Bugun...
ÖĞRETMEN, GARSONLAR


Kadriye Demirel(Eğitimci) Güçlü Türkiye için
demirelkadriye@kamudannethaber.com
 
 

       

           Atanamayan öğretmenler konumuz…

“ÖĞRETMEN OLACAĞIM” hayaliyle dört yılını, üniversite sıralarında tüketen gençlerimiz. “ÇOCUĞUM ÖĞRETMEN OLACAK” diye sevinen anne babaların ve dört yıl boyunca çocuğunu okutmak için verdikleri mücadeleler ifade edilememiş bir çok fedakarlık örneklerindir…. Eğitim gören gençler ve ailesinin çektikleri geçim sıkıntısı ise ayrı bir mücadele örneğidir. Eğitimini başarıyla bitiren gençler daha sonra  törenlerle yapılan mezuniyetin ardından biten bir masalla karşı karşıya kalırlar. Ve masalın sonunda yüzleşilen gerçekler...

Bugün misafir olarak gittiğim bir otelin restoranında  yemekteyken garson  boşları alıyor, bardaklara içecekleri dolduruyordu. Temiz yüzlü ,ışıl  ışıl genç  bir kızımız garson... İşveren tanıştırdı masadakilerle ve garson kızımızın öğretmen olduğunu söyledi. O da “ATANAMAYAN ÖĞRETMEN” olduğu parantezini açtı. Bunun üzerine işveren dostumuz   otelde çalışanlarının  çoğunun  öğretmen olduğunu söyledi. Ve yemek masalarını toplayan, müşterilere  hizmet eden    diğer  garsonları çağırdı, tanıştırdı. Fizik öğretmeni, kimya öğretmeni, biyoloji öğretmeni, sınıf öğretmeni olarak kendilerini tanıttılar. Otelin diğer bölümlerinde de yine öğretmenlerin çalıştıklarını söyledi gençlerimiz. O ara içtiğim su boğazımda düğümlendi. Meslektaşlarım benim, ders verecekleri sınıflarında değil  bir otelin restorancındaydılar…. Karşılarında da ders verdikleri öğrencileri değil  yemek yiyen insanlar vardı. Asgari ücretle hayata tutunmaya çalışıyorlardı. İşte masalla  gerçeğin yüzleşti mekan ve an buydu. Hayallerin  bittiği, umudun tükendiği an. Mutsuz ve umutsuz  ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER”

      Evet  “ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER” var… Aynı zamanda ülkemizde öğretmen ihtiyacı da var. Öğretmensiz köy okulları var. Öğretmen yetersizliği yüzünden 40-50 kişilik sınıflarımız var. Yapılması gereken de yetkililerin bu sorunlara çözüm üretmesi elbette. “ATANAMAYAN  ÖĞRETMENLER” öğrencilerle buluşturulmalı.  Öğrenciler  öğretmenlerine, öğretmenler de öğrencilerine kavuşmalı. Hayalleri elinden alınmış, kaderleriyle başbaşa bırakılmış “ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER” kendi mesleklerini icra edebilmeli.

        Ve yine, daha önce de hamallık yapan “ATANAMAYAN ÖĞRETMEN” ile tanışmıştım. Öğretmenin yükü öğrencisi olmalı, kitabı olmalı, kalemi olmalı. 

        Ve semt pazarımızda  tanıştığım bir başka “ATANAMAYAN ÖĞRETMEN” domates, biber patlıcan  diye mahcup  ve  kısık sesle tezgahta  satış yapıyordu.  Oysa  öğretmen    domates, biber  diye kısık sesle değil;  öğrencisine bilgi vermek için güven telkin eden bir sesle  öğrencilerinin gönüllerine haykırmalıydı.  Semt pazarında değil de okuldaki dersliğinde olmalıydı….

 Ve inşatta demircilik yaparken düşen “ATANAMAYAN ÖĞRETMEN”  cansız bedeniyle inşaatın temelinde  bulmamalıydı kendini. Sınıfında verdiği eğitimle öğrencilerinin geleceğini sağlam temellere bağlamalıydı, inşaatta demir bağlamak yerine.

        Ve  daha bir çok hüzün dolu “ATANMAYAN ÖĞRETMEN” hayatları ne yazık ki…

       Dilerim bu yaz, Milli Eğitim Bakanlığı  öğretmen ihtiyaçlarını gidermek için  yeterli sayıda öğretmen ataması yapar. Öğretmenler öğrencilerine , öğrenciler de öğretmenlerine kavuşur. İşsiz, hayali elinden alınmış gençler geleceğe daha umutla bakar. Gelecek planları kurar kendisine, Anne ve babalar  üniversite mezunu işsiz çocuğunun kaygısından kurtulur. İşsiz ordusu eğitim ordusundaki yerini alır. Ve   “TANAMAYAN ÖĞRETMEN” terimi de unutulur.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI