Balıkesir'de sahte belgeyle atama skandalı

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi (BANÜ), kamu vicdanını zedeleyen araştırma görevlisi atamasıyla gündeme geldi.

Reklam
Reklam

Yeniçağ Gazetesindeki haber göre; Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi'ndeki bir atama kamu vicdanını zedelerken, liyakat cellatlığının artık nasıl rutin bir işleme döndüğünü de gözler önüne serdi. Kadro için tüm şartları taşıyan H.B.’nin hakkı, masa başında kurulan atama düzeniyle gasp edildi. Diğer iki üniversitenin evrakını reddettiği A.Ö.Y. için ise Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi'nin (BANÜ) kapıları sonuna kadar açıldı.

Nefes Gazetesi'nden Tarık Işık'ın haberine göre; 29 Kasım 2024’te "Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü lisans mezunu olmak, ilgili alanda tezli yüksek lisans yapıyor olmak" şartıyla ilan edilen kadroda, koşulları tam olarak taşıyan H.B. elendi; aranan şartları karşılamayan A.Ö.Y. ise kadroya yerleştirildi. H.B., CİMER başvurusunda "Hukuka ve devletime güveniyorum," diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Buna karşın, yaşanan usulsüzlüğü gündeme taşıyanlar ise hedef haline getirildi.

Olmayan Bölümden Belge Düzenlendi

Skandalın merkezinde, BANÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nde mevcut olmayan bir alan üzerinden düzenlenen belge bulunuyor. A.Ö.Y., Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları alanında lisansüstü eğitim görüyormuş gibi gösterilerek kadroya alındı. Oysa söz konusu lisansüstü alanın üniversite bünyesinde yer almaması, atamanın temelini oluşturan belgenin açık biçimde usulsüz olduğunu gösteriyor. Bu belgeyi imzalamayı reddeden Enstitü Müdürü’nün görevden alınması ise sürecin yalnızca bir personel alımı meselesi olmadığını, üniversite içinde karara itiraz edenlerin tasfiye edildiğini ortaya koydu.

A.Ö.Y., aynı evrakla Bartın Üniversitesi ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi tarafından açılan benzer ilanlara da başvurmuş, ancak şartları taşımadığı gerekçesiyle elenmişti. Başka üniversitelerin kabul etmediği evrak, BANÜ’de kadro kapılarını ardına kadar açtı.

Sınav Soruları Kurayla Belirlendi

Atama sürecinin sınav ayağı da baştan sona skandal bir tablo ortaya koydu. Alanında uzman kurul tarafından önceden hazırlanıp mühürlenmesi gereken sorular, sınav sırasında adaylara sayfa sayısı sorularak kura yöntemiyle belirlendi.

Sınav komisyonunun tam olarak hazır bulunmadığı, buna rağmen dosyadaki imzaların tamamlandığı iddialar arasında yer alıyor. Sınav salonunda bulunan tek komisyon üyesinin ise kadroya yerleştirilen A.Ö.Y.’nin danışmanı Ü.A. olması, sınavın tarafsızlık ilkesini fiilen ortadan kaldırdı. BANÜ’nün kısa süre önce aldığı ve Türkiye’deki 208 üniversite içinde yalnızca 34 üniversitenin sahip olduğu "tam akreditasyon" statüsü de bu dosyayla birlikte tartışmalı hale geldi.

Bu Sorulara Yanıt Aranıyor

A.Ö.Y. ilan şartlarını hangi belgeyle karşıladı?

Üniversitede mevcut olmayan bir lisansüstü alan üzerinden nasıl belge düzenlendi?

Bu belgeyi kim, hangi yetkiyle verdi?

Aynı evrak başka üniversitelerde geçersiz sayılırken BANÜ’de neden kabul edildi?

Şartları taşıyan H.B. neden elendi?

Sınav komisyonu neden eksik toplandı?

Sorular neden sınav sırasında belirlendi?

İtiraz edenler niye soruşturma baskısıyla karşı karşıya bırakıldı?

YÖK bu dosya karşısında neden sessiz?