Eğitim Gücü Sen'de neler oluyor?
Eğitim Gücü Sen'de Olağanüstü Kongre Talebi Sonrası Görevden Almalar Başladı
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Güç Birliği Sendikası (Eğitim Gücü Sen) içerisinde sular durulmuyor. Sendika tabanında değişim rüzgarları eserken, Genel Başkan Oğuz Özat yönetiminin muhalif isimlere yönelik sert tasarrufları "tasfiye" tartışmalarını beraberinde getirdi.
96 Delege "Değişim" Dedi
Sendika kulislerinden sızan bilgilere göre, Eğitim Gücü Sen bünyesinde görev yapan 96 delege, mevcut yönetimin politikalarına ve Genel Başkan Oğuz Özat’ın tutumuna karşı olağanüstü kongre çağrısında bulundu. Demokratik bir hak olan kurultay talebinin imza altına alınmasının ardından sendika genel merkezinin attığı adımlar ise "misilleme" olarak yorumlandı.
İl Temsilcileri ve Şube Başkanlarına "Görevden El Çektirme" Operasyonu
Kongre talebinin hemen ardından sendika yönetiminin gerçekleştirdiği operasyonun bilançosu ağır oldu. Edinilen bilgilere göre:
Dokuz il temsilcisinin görevine son verildi.
Sekiz şube başkanının "profesyonel yöneticilik" statüleri iptal edildi.
Profesyonel statüsü elinden alınan başkanların, sendikal görevlerinden uzaklaştırılarak esas kadrolarının bulunduğu okullara geri gönderildiği öğrenildi.
Eğitim camiası, bu kararların doğrudan olağanüstü kongre talebiyle bağlantılı olduğunu ve muhalif sesleri susturmaya yönelik bir hamle olduğunu değerlendiriyor.
Mahkeme Kararı Genel Başkan’ın Meşruiyetini Tartışmaya Açtı
Yaşanan bu idari depremin arka planında ise Genel Başkan Oğuz Özat hakkında yargıdan çıkan şok edici bir karar bulunuyor. Samsun Asliye Ceza Mahkemesi tarafından "Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme" suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 03.12.2025 tarihinde onanarak kesinleşti.
Söz konusu mahkeme ilamında, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına hükmedildiği açıkça görülmektedir. Bu hukuki durum, bir kişinin sendika yöneticisi veya denetçisi olmasının önünde yasal bir engel teşkil etmektedir.
Sendika "Yok Hükmünde" mi?
Hukukçular, mahkûmiyet kararı kesinleşen ve hak mahrumiyeti alan bir ismin 2026 yılındaki genel kurulda aday olamayacağını, dolayısıyla mevcut yönetimin ve yapılan işlemlerin "yok hükmünde" sayılabileceğini ifade ediyor. 96 delegenin olağanüstü kongre çıkışının altında yatan temel nedenin, sendikanın bu hukuki çıkmazdan kurtarılması ve meşruiyet zeminine geri çekilmesi olduğu belirtiliyor.
Görevden alınan temsilciler ve şube başkanlarının süreci yargıya taşıması beklenirken, Eğitim Gücü Sen’in bu krizden nasıl çıkacağı merak konusu.