İstanbul Erkek Lisesi'nde mezuniyet protestosu

Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından İstanbul Erkek Lisesi’nin mezuniyet töreni, hafızalardan silinmeyecek bir protestoya sahne oldu. Okul Müdürü Hikmet Konar konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada, mezuniyet cübbeleriyle alanı dolduran öğrenciler eş zamanlı olarak arkalarını döndü.

Sırt dönme eyleminin ardından hep bir ağızdan okul marşını söylemeye başlayan öğrenciler, müdürün konuşmasını tamamen kesti. Tören alanında tansiyonun yükselmesi üzerine okul yönetimi radikal bir karar alarak mezuniyet programının geri kalan kısmını tamamen iptal etti. Hayatlarının en özel günlerinden birinde törenin yarıda kalması, hem okul çevrelerinde hem de sosyal medyada büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

Tarih Tekerrür Etti: 2016’daki "Liseli Direnişi" Yeniden Hafızalarda

Bu çarpıcı protesto, İstanbul Erkek Lisesi’nde tam 10 yıl önce, 2016 yılında yaşanan ve Türkiye gündemine damga vuran tarihi mezuniyet eylemini yeniden akıllara getirdi.

İlginç olan şu ki, o dönemki eylemin hedefinde de yine aynı isim, Şubat 2015'te okula müdür olarak atanan Hikmet Konar vardı. 2016'da fitili ateşlenen bu protesto dalgası, kısa sürede dalga dalga yayılarak Kabataş Erkek Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi ve Atatürk Fen Lisesi gibi diğer köklü okullara da sıçramış; kamuoyunda günlerce "liseli direnişi" olarak tartışılmıştı.

Tepkinin Arka Planı: "Proje Okul" Tartışmaları

Öğrencilerin yıllardır süregelen bu köklü tepkisinin temelinde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği "Proje Okul" uygulaması yatıyor.

Geleneklerin Değişimi: Bu sistemden önce okulun yöneticileri, kurumun kendi tarihi gelenekleri ve vakıf görüşleri dikkate alınarak belirleniyordu.

Atama Yetkisi: Proje Okul statüsüyle birlikte öğretmen ve idareci atama yetkisi doğrudan bakanlığa devredildi.

Kurumsal Hafıza Kaygısı: İstanbul Erkek Lisesi’nin de bu kapsama alınması ve Hikmet Konar’ın atanması, okulun köklü kurumsal hafızasına ve yönetim anlayışına bir müdahale olarak değerlendirildiği için öğrenciler ile mezunların tepkisini çekmişti.

Sonuç olarak; Aradan geçen uzun yıllara rağmen İstanbul Erkek Lisesi’nde yönetim anlayışına karşı duyulan rahatsızlığın dinmediği bir kez daha gözler önüne serildi. Son yaşananlar; eğitim kurumlarında ifade özgürlüğü, öğrenci protestolarının sınırları ve okul yönetimlerinin refleksleri üzerine yeni bir kamusal tartışmanın kapısını araladı.