SÜRGÜNÜNÜN 71. YILI
KIRIM TATAR SÜRGÜNÜNÜN 71. YILI
(18 MAYIS 1944 – 18 MAYIS 2015)
Geçen yıl tam 70 yıl önce 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Tatarları tarihi yurtları Kırım’dan insanlık dışı bir muamele ile hayvan vagonlarına istif edilerek Sibirya ve Orta Asya çöllerine sürgüne gönderilmişti. Bu yıldan sanki yeni bir sayı başlamıştı. Son 23 yıldan beri ilk kez Akmescit’in merkez meydanında Kırım tatar sürgününün münasebetiyle düzenlenen matem mitingi geçiyordu. Fakat 70. yıl dönümü Kırım Tatarlarının toplu şekilde yaşadığı Akmesçit semtinde bulunan caminin önündeki alanda yapıldı. Daha önce dua merasimi olarak anons edilen etkinlik mitinge dönüştü. Kırım yeni Yönetimi mitingi yasaklama kararı. Bu yılda Kırımda miting sorusu kapatıldı.
18 Mayıs 1944 tarihi insanlık tarihinin en büyük facialarından birinin tarihidir. Dünyanın en büyük soykırımlarından biridir. Dünyanın en büyük hayvanı, insanlıktan nasibini almamış Stalin denen insanlık kasabının yaptırdığı yok etme icraatlarının sadece bir tanesidir.
Kırım Tatar için asıl büyük felaket, Stalin tarafından 11 Mayıs 1944’de imzalanan ve Kırım Tatarlarının son ferdine kadar Kırım’dan sürülmesini emreden karardan sonra gerçekleşti. Bu kararın icrası NKVD birlikleri tarafından 17 Mayıs’ı 18 Mayıs’a bağlayan gece Kırım’ın her yerinde aynı anda yerine getirildi. Gece NKVD askerleri tarafından yataklarından kaldırılan Kırım Tatarı, hazırlanmaları için yalnızca 15-20 dakika zaman ve ancak ellerinde taşıyabilecekleri kadar eşya almalarına izin verilerek hayvan vagonlarına yüklendiler. Kırım Türklerini taşıyan vagonların hemen hemen hepsi Orta Asya (özellikle Özbekistan), Urallar ve Sibirya’da boşaltıldılar. Pek çoğunda oturmaya yer kalmayacak derecede insanla doldurulan vagonlar dışarıdan mühürlendiler ve en az üç-dört hafta sürecek olan yolculuğa çıkarıldılar. Buna rağmen toplam insan kaybının binlerce kişiden az olmadığı ve 1944’de sürülenlerin yarısına yakınının hayatını kaybettiği genel olarak kabul edilmektedir. Günlerce yiyecek ve su verilmeyen, cesetlerin dışarı çıkarılmasına müsaade edilmeyen ve hiç bir tıbbi yardımın söz konusu olmadığı bu ölüm yolculuğu sırasında açlık, susuzluk, hastalık, bitkinlik ve havasızlıktan on binlerce insan hayatını kaybetti.
Sürgün edilen kişilerin sayısı 238500 k (86,4%); Tüm kaybolan kişilerin sayısı: 100.000 (42%); İlk altı ayın kaybolan kişilerin sayısı 16 052 k. (10,6 %)İstisnasız iki halk da sürgün edildi. Dağlardan inen Kırım Tatarı Sovyet partizanları ve Kızıl Ordu askerleri ile birlikte her rütbeden; 35 000 kişi Kırım Tatardan, Komünist Partisi mensupları dahi sürülenler arasındaydı. Kızıl Ordu saflarında cephede bulunan Kırım Tatar askerleri ise her şeyden habersiz savaşmaya devam edecekler, savaş biter bitmez de (en yüksek Sovyet madalyası olan “Sovyetler Birliği Kahramanı” madalyasını alanlar dahi Kırım Tatarlar – 10 kişi. 1944’te kendilerince haklı gördükleri toplu sürgün operasyonu Stalin tarafından hazırlanmıştı. Halk sürgün düştüğü yerlerde ekmeksiz, yersiz, yurtsuz, işsiz, yoksul ve sefil kalmıştı.
Savaştan dönen Kırım Tatarı askerleri de sürgün topraklarına yerleştirilen ailelerin yanına gönderilmiştir. Orta Asya sürülen iki kardeş halk, buranın ucuz çalışma gücü açığını kapatmıştır. Böylece o bölgelerin sanayi, ziraat ve üretimi hızlı bir gelişme göstermiştir.
Bu “hücün yolculuktan” hiç bir şey anlamayan sürgün halkını geldikleri istasyonlarda yerli halk karşıladı. Yerlilere, halk düşmanı ilan edilen bir milletin getirileceği daha önceden söylenmişti.
Yerleştirildikleri yerlerde, Özbek köylerinde Kırım Tatarlar çok katı bir kontrol rejimi altında yaşıyorlardı. Baskı rejimi altında bulunan halk, hakların ihlalini her dakika hissediyordu. Hakların ihlali Kırım Tatar gençlerinin eğitim alma hakkından mahrum edildiğiyle başlar. Hâlbuki bu durum, “sürgün yerlerinde barınma ve eğitim alma hakları” kararnamesinde verilmiştir.
Adı geçen kararnameye göre; buraya sürgün edilen Kırım Tatarlarına devlet tarafından yer-mesken, inşaat malzemesi, gıda vb. ihtiyaçlar temin edilerek maddi destek sağlanacaktı.
Devlet, halkın kendi vatanında bu olanakları bıraktığı/kaybettiği için, aynı olanakları tekrar sağlamaya karar vermişti.
Sürgün düştüğü yerde halk; maddî destekten, basit bir lokma ekmekten mahrum bırakıldı. Bazı durumlarda ise bu durum bilerek yapıldı.
İnsanî yardım çok nadir kimseye verilmiş olsa da; halkın büyük kısmı, kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar, sakatlar, zayıf düşenler ve moral çöküntüsü yaşayan birçok insan ruhi bunalıma kapılarak tifo, sıtma, dizanteri, hepatit gibi salgın hastalıklardan resmen kırılmıştır.
Bu arada zaten 18 Mayıs 1944 Büyük Sürgünü ile Kırım Tatar Halkı’nın uğratıldığı muazzam maddî ve manevi zararların hemen hiç birisi bugüne kadar tazmin edilmemiş, Vatan topraklarındaki Millî Hakları’nın hemen hiç birisi iade edilmemiştir.
Ona bakmadan, Kırım Tatarlar Kırıma döndüler ve yerli halk olarak insan haklarını talep ediyorlar. 18 Mayıs Kırım tatar halk için çok değerli ve acı gün. Yollarda ve sürgünlük yerlerde ölen soydaşlarını hatırlamak, onlara dua eylemek. Bu Hatıra günü. 18 mayıs 2015 Giresun Üniversitesinin öğrencileri karanfiller Karadeniz dalgalarına atacaklar. O çok önemli tedbir. Onun amacı bütün sürgün halklara anılma davranış.