Vakıflarda lisans kontenjanı arttı, devlette düştü



LYS oturumlarından önce YÖK, üniversitelerin örgün eğitim kontenjanlarını açıkladı. Buna göre vakıf üniversitelerindeki lisans kontenjanları yaklaşık 5 bin arttı, devlette ise yaklaşık 9 bin kontenjan düşüş yaşandı. En önemli artış ise vakıf üniversitelerinin ön lisans programlarında oldu. Bu bölümlerin kontenjanında yaklaşık 15 bin artış görüldü. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç da, LYS’de adaylara başarılar diledi. 

YÖK, Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) öncesinde üniversite adaylarına sürpriz yaparak üniversite kontenjanlarını açıkladı. Buna göre devlet üniversitelerinde geçen yıl 337 bin 584 olan lisans programı kontenjanı bu yıl 328 bin 973’e düştü. Devlet üniversitelerindeki ön lisans programlarında büyük bir fark olmadı. Devletteki ön lisans kontenjanları geçen yıl 301 bin 635 iken bu yıl 301 bin 804 oldu. Ön lisans programlarında en önemli artış vakıf üniversitelerinde gerçekleşti. 2014’te vakıflarda 59 bin 403 olan ön lisans programı kontenjanları bu yıl 74 bin 6’ya çıkarıldı. Devlet üniversitelerinin toplam kontenjanı 630 bin 777, vakıf üniversitelerinin ise 153 bin 965 olarak açıklandı.

YÖK’ün açıkladığı örgün eğitim kontenjanları şöyle:

Öğrenci talepleri dikkate alındı

Öte yandan YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, LYS öncesi adaylara başarılar dileyerek şunları söyledi:

“13 Haziran Cumartesi günü başlayacak Lisans Yerleştirme Sınavı için bu yıl yaklaşık dokuz yüz bini aşkın aday başvurmuştur. Adayların bir kısmının geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu sınavlara girmemesi bu sayıyı belli bir oranda düşürecek. Yükseköğretim Kurulu olarak arzumuz öğrencilerimizin kendilerinin mutlu olacağı programlara kaydolmalarıdır. Fakat maalesef, dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde de olduğu gibi  herkesin istediği üniversitelerin istedikleri programlarına kaydolabilmelerini sağlayabilme imkânı -bu imkânı her yıl daha da genişletmekle birlikte- bulunmamaktadır. Bununla birlikte programlar arası yatay ve dikey geçişleri kolaylaştırmakta, çift anadal imkânını teşvik ediyoruz.

Bu vesile ile hem öğrencilerimiz hem de velilerimizle kurumsal olmamakla birlikte şahsi bir kanaatimi paylaşmak isterim. Elbette bir yükseköğretim kurumuna girme ve orada eğitim alma, üniversite mezunu olma günümüz dünyasında gittikçe önem kazanmaktadır. Bu kurumlardan alınan diplomalar tabii ki yaşam standardını doğrudan etkilemektedir. İnsanın kendisine, toplumuna ve kâinata bakış açısını, hayatı yorumlayış tarzını geliştirmektedir. Fakat adaylarımızın, bu sınavların sonuçlarını bireysel mutlulukları için tek faktör, aileleri için verebilecekleri en güzel hediye, topluma hizmet etmek için tek yol olarak kabul etmemeleri de gerekir.

Bu sınavların sonuçları ne olursa olsun onların varoluşları aileleri için en değerli hediyedir, ailelerine ve çevrelerine verdikleri mutluluğun karşılığı yoktur,  onlar toplumumuzun güvencesi, ülkemizin geleceğinin inşasının en önemli unsurlarıdır. Bu düşünceler ile öğrencilerimize sınavlarında başarılar, hayatları boyunca güzellikler ve mutluluklar diliyorum. Bu sene kontenjanlar belirlenirken öğrenci talepleri, doluluk oranları, fiziki imkânlar, ikinci öğretimlerin durumları, geçtiğimiz yıllarda aşırı yükleme yapılan programların rahatlatılması, program açma için şart koşulan öğretim elemanlarının sayısal ve niteliksel yeterlikleri, ülkemizdeki istihdam imkânları, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının planlamaları ve görüşleri gibi pek çok faktör dikkate alınmış daha önceki senelere göre daha rasyonel bir planlama yapıldı.” Hürriyet