<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>SENDİKA</title>
         <link>https://www.kamudannethaber.com/sendika/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[Meclis'i Karıştıran "Fakirlik Belgesi" Skandalı: CHP’den Sert Tepki, AK Partili Vekilden Özür Geldi!]]></title>
			<description><![CDATA[Siyaset gündemi, AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşinin bir tapu davasında mahkeme harcı ödememek için muhtarlıktan "fakirlik belgesi" (fakirlik ilmühaberi) aldığı iddiasıyla çalkalanıyor. CHP’nin sert suçlamalarıyla başlayan tartışmaların ardından, AK Partili Altınsoy sessizliğini bozarak kamuoyundan özür diledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP'li Akdoğan Gündeme Taşıdı: "Çeyrek Yüzyıllık Çürümüşlük"

Olayı sosyal medya hesabından paylaştığı bir video ile ilk kez kamuoyuna duyuran CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, durumu büyük bir skandal olarak nitelendirdi. Akdoğan, bir milletvekili eşinin devlete vergi ve harç ödememek için böyle bir belgeye "tenezzül etmesini" sert bir dille eleştirdi.

Sürecin adliyeye taşındığını belirten Akdoğan şu detayları paylaştı:


	
	Fark Eden Avukat Oldu: Davalı tarafın avukatı, dosyadaki fakirlik belgesini görüp "Davacı hanımefendinin kocası milletvekili, nasıl devletine harç ödeyemeyecek durumda olur?" diyerek itiraz etti.
	
	
	Savcılık Soruşturma Başlattı: Mahkemenin durumu aktarması üzerine Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı, hem belgeyi düzenleyen muhtar hem de belgeyi alan milletvekili eşi hakkında soruşturma açtı.
	



CHP'li Akdoğan'dan Çağrı: "Bu AK Parti iktidarının çeyrek yüzyıllık çürümüşlüğünün bir göstergesidir. AK Parti bu kişiyi derhal ihraç etmeli, Hüseyin Altınsoy da milletvekilliğinden istifa etmelidir."



AK Partili Altınsoy’dan Savunma: "Benim Bilgim Yok, Konu İstismar Ediliyor"

İddiaların ardından yazılı bir açıklama yapan AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy, yaşananlardan dolayı derin üzüntü duyduğunu belirterek kamuoyundan özür diledi. Ancak olayın CHP tarafından siyasi malzeme yapıldığını savundu.

Altınsoy, olayın perde arkasını şu sözlerle açıkladı:


	
	Miras Davası Ortak Açıldı: Söz konusu dava, eşi dahil 4 kız kardeşin erkek kardeşlerine karşı açtığı bir miras (muris muvazaası) davasıdır.
	
	
	Diğer Kardeşler İçin Alındı: Eşinin kız kardeşlerinin ekonomik durumu zayıf olduğu için adli yardımdan faydalanmak istemişlerdir. Dava müşterek açıldığı için belge dosyaya girmiştir.
	
	
	"Kabul Etmemiz Mümkün Değil": Ne eşinin ne de kendisinin adli yardımı hukuken ve vicdanen kabul etmesinin mümkün olmadığını belirten Altınsoy, mahkemenin verdiği süre içinde eksik harcın tamamlanacağını duyurdu.
	



Hüseyin Altınsoy: "Tarafımın bilgisi ve ilgisinin olmadığı bir hususun bu şekilde dile getirilmesi nedeniyle üzgünüm. CHP konuyu istismar ediyor. Aynı hassasiyeti Uşak, İstanbul ve Antalya'da devam eden kendi hukuki süreçleri için de göstermelerini beklerim."


Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürerken, eksik harç bedelinin mahkemeye yatırılıp yatırılmayacağı ise kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/05/meclis-i-karistiran-fakirlik-belgesi-skandali-chp-den-sert-tepki-ak-partili-vekilden-ozur-geldi-3776.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/05/meclis-i-karistiran-fakirlik-belgesi-skandali-chp-den-sert-tepki-ak-partili-vekilden-ozur-geldi-3776.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/05/meclis-i-karistiran-fakirlik-belgesi-skandali-chp-den-sert-tepki-ak-partili-vekilden-ozur-geldi-3776-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/05/meclis-i-karistiran-fakirlik-belgesi-skandali-chp-den-sert-tepki-ak-partili-vekilden-ozur-geldi-3776.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/meclis-i-karistiran-fakirlik-belgesi-skandali-chp-den-sert-tepki-ak-partili-vekilden-ozur-geldi/8494/</link>
			<pubDate>Sat, 16 May 2026 12:17:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

(İstanbul Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olarak çalışan Yıldırım Demirci Bey'in feryadına sessiz kalmayı  insani ve vicdani olarak uygun görmeyerek bize yayınlanmak üzere yolladığı mektubu hiçbir şey katmadan ve eksiltmeden aynen yayınlamayı uygun gördük. Kamudannethaber.)  

İdari ve Adli mercilerden istedikleri sonuç alınmayınca Ali Yalçın’ın oğlu tarafından ölümle tehdit edilen ve bu tehditlere boyun eğmeyen bir kamu görevlisi, Sayın Cumhurbaşkanımıza açık mektup yazdı! İşte o mektup:

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA AÇIK MEKTUP

Sayın Recep Tayyip Erdoğan                                                                    11.05.2026

T.C. Cumhurbaşkanı 

 

Sayın Cumhurbaşkanım,

Memur-Sen’e yakın yayın yapan “Sendika Bülteni” adlı platformun, idari ve adli makamların kararlarını hedef alan yayınları; yürütme ve yargı erkini baskı altına alma girişimi niteliği taşımaktadır. Hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde hiçbir yapı, sendikal gücünü kullanarak devlet kurumlarına yön verme cüreti gösteremez.

Ali Yalçın, sendikanın örgütsel gücü ve kamu nüfuzunu kullanarak televizyon ekranlarında ve sosyal medya platformlarında şahsımı sistematik biçimde hedef göstermekte; hakaret, iftira ve algı operasyonlarıyla itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Süreç, oğlunun ölüm tehdidine kadar varmıştır.

06.05.2026 tarihinde TV100 yayınında şahsımı hedef alarak: “Bu iddiayı ilk ortaya atan, kendini bilmez, sendikadan ihraç edilmiş bir kamu görevlisi tazminata mahkûm oldu.” ifadelerini kullanmıştır.

Oysa Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2025/476 Esas sayılı dosyasında verilen karar kesinleşmemiş, gerekçeli karar dahi yazılmamıştır. Buna rağmen karar kamuoyuna kesin hüküm gibi sunularak masumiyet karinesi açıkça ihlal edilmiştir.

Ben, Eğitim-Bir-Sen Tuzla İlçe Teşkilatı’nın ilk kurucularından ve ilk ilçe başkanıyım. Milyonlarca memur kirada yaşarken bazı kooperatif üyelerinin ikişer, üçer, beşer, onar hatta bir üyenin altmış altı konut sahibi olması kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bu nedenle anayasal ifade özgürlüğü hakkımı kullanarak, Memur-Sen’e bağlı Bayındır-Memur-Sen’le ilintili Paraf Yapı Kooperatifi’nin Kuşadası’nda TOKİ arazisi üzerine yaptırdığı lüks konutlarla ilgili eleştirel yazılar kaleme almaya başladım.

Bu süreçte sistematik biçimde hedef alındım. “Sendika Bülteni” sitesinde müstear isimle yayımlanan yazılarla tehdit edildim. Ayrıca kooperatifin yüklenici firma yetkilileri tarafından da baskı kurulmaya çalışıldı. Can güvenliğim açısından yakın koruma talebinde bulunmak zorunda kaldım.

03.05.2026 tarihinde yayımlanan bazı haberlerin ardından aynı gün Ali Yalçın’ın oğlu tarafından WhatsApp üzerinden aranarak ölümle tehdit edildim. Yaptığım suç duyurusu üzerine 2026/92079 soruşturma numarasıyla işlem başlatılmıştır.

Bugüne kadar yazılarımız hakkında verilmiş tek bir erişim engeli veya yayından kaldırma kararı bulunmamaktadır. Hakkımızda açılmış herhangi bir hakaret, iftira veya ceza davası da yoktur.

Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılan 9 (dokuz) ayrı suç duyurusunun tamamında “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar verilmiş, yapılan tüm itirazlar reddedilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’na yapılan şikâyetlerde de yazılarımın görevimle ilgili olmadığı değerlendirilmiştir.

Açılan tazminat davası Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Buna rağmen aynı içeriklerle yeni davalar açılarak şahsım yargı baskısıyla sindirilmeye çalışılmıştır.

Son günlerde Memur-Sen’e yakın yayın organlarında; idarenin ve yargının sendika lehine olmayan kararları hedef alınmakta, kamu bürokrasisi ve bağımsız Türk yargısı baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. Karar sendika lehine olursa “hukuk”, aleyhine olursa “tukaka” anlayışı kabul edilemez.

Sayın Cumhurbaşkanım,

İki ayrı onkolojik hastalığı bulunan ve % 81 engelli eşimle birlikte yaşam mücadelesi veren bir kamu görevlisi olarak; sendikanın örgütsel gücü kullanılarak üzerime sistematik baskı kurulmuş, adli ve idari süreçlerden istedikleri sonucu alamayınca ölüm tehdidine kadar varan bir süreç yaşanmıştır.

Zat-ı Devletleri 20.05.2014 tarihli paylaşımınızda: “Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır.” buyurmuştunuz.

36 yıllık devlet hizmeti boyunca kamu yararını her şeyin üstünde tutarak görev yaptım. Bugün de aynı inanç ve sorumlulukla devletime hizmet etmeye devam ediyorum.

Bilgilerinize saygılarımla arz ederim.

                                                                                                              Yıldırım Demirci

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/05/egitimci-yildirim-demirci-tarifsiz-baskiyi-cumhurbaskanina-sikayet-etti-798.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/05/egitimci-yildirim-demirci-tarifsiz-baskiyi-cumhurbaskanina-sikayet-etti-798.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/05/egitimci-yildirim-demirci-tarifsiz-baskiyi-cumhurbaskanina-sikayet-etti-798-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/05/egitimci-yildirim-demirci-tarifsiz-baskiyi-cumhurbaskanina-sikayet-etti-798.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/egitimci-yildirim-demirci-tarifsiz-baskiyi-cumhurbaskanina-sikayet-etti/8487/</link>
			<pubDate>Mon, 11 May 2026 19:11:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siverek Saldırısı Sonrası Birçok Eğitim Sendikaları İş Bırakıyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne düzenlenen ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından eğitim sendikaları tepki olarak ülke genelinde iş bırakma kararı almıştır.

Saldırıda 4 öğretmen, 10 öğrenci, bir polis memuru ve bir kantin çalışanının yaralanması üzerine sendikalar, okullardaki güvenlik zafiyetine ve eğitimcilere yönelik artan şiddete dikkat çekmek amacıyla şu eylem takvimini duyurmuşlardır:

İş Bırakma Kararı Alan Sendikalar ve Tarihler  


	
	Türk Eğitim-Sen 15 Nisan (Bir gün süreyle)
	
	
	Eğitim-İş: 15-16 Nisan tarihlerinde (iki gün süreyle) 
	
	
	Hürriyetçi Eğitim-Sen: 15-16 Nisan tarihlerinde (iki gün süreyle) 
	
	
	Eğitimin Gücü -Sen 15-16 Haziran tarihlerinde (iki gün süreyle) tüm illerde iş bırakma eylemi yapacağını duyurmuştur.
	
	
	Anadolu Eğitim-Sen 15-16 Haziran tarihlerinde (iki gün süreyle) tüm illerde iş bırakma eylemi yapacağını duyurmuştur.
	
	
	Mil Maarif-Sen 15 Nisan (Bir gün süreyle)
	
	
	Eğitim Bir -Sen 15 Nisan (Bir gün süreyle) 
	
	
	Eğitim-Sen: 15 Nisan (1 Gün süreyle)
	


Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne düzenlenen ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından eğitim sendikaları tepki olarak ülke genelinde iş bırakma kararı almıştır.

Saldırıda 4 öğretmen, 10 öğrenci, bir polis memuru ve bir kantin çalışanının yaralanması üzerine sendikalar, okullardaki güvenlik zafiyetine ve eğitimcilere yönelik artan şiddete dikkat çekmek amacıyla şu eylem takvimini duyurmuşlardır:

Temel Talepler

Sendikalar, bu eylemlerle birlikte Milli Eğitim Bakanlığı'ndan şu önlemlerin ivedilikle alınmasını talep etmektedir:


	
	Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlilerinin bulundurulması.
	
	
	Okullardaki rehber öğretmen ve psikososyal destek personelinin sayısının artırılması.
	
	
	Okulların şiddet mahalli olmaktan çıkarılıp en güvenli alanlar haline getirilmesi.
	


Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Şanlıurfa İl Temsilciliği saldırı ile 

ilgili açıklaması 

OKULLARIMIZDA ŞİDDETE GEÇİT VERMEYECEĞİZ!
Bugün sabah saatlerinde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen silahlı saldırı haberiyle sarsılmış durumdayız. Okul bahçesine kadar giren bir saldırganın rastgele ateş açması sonucu eğitim ortamının savaş alanına dönmesi, hepimizi derinden yaralamıştır.

Bu saldırı sadece oradaki öğrenci ve öğretmenlerimize değil, tüm eğitim camiasına ve toplumun huzuruna yapılmıştır.

Anadolu Eğitim Sendikası Şanlıurfa İl Temsilciliği olarak şunları vurguluyoruz:

Güvenlik Zafiyeti Kabul Edilemez: Bir şahsın elinde silahla bir eğitim kurumuna bu kadar kolay girebilmesi, okullarımızdaki güvenlik önlemlerinin ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha acı bir şekilde göstermiştir.

Eğitim Yuvaları Kaleye Dönüşmeli: Okullarımız; ideolojilerin, kavgaların veya bireysel öfkelerin boşaltılacağı yerler değil; bilimin ve güvenin adresidir. Milli Eğitim Bakanlığı’nı okullarda profesyonel güvenlik personeli istihdamı ve fiziki güvenlik önlemleri konusunda acil adımlar atmaya çağırıyoruz.

Şiddet Yasası Şart: Eğitim çalışanlarına ve eğitim ortamlarına yönelik şiddetin cezaları caydırıcı olmalı, "Eğitimde Şiddet Yasası" bir an önce en sert haliyle hayata geçirilmelidir.

Olayda yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor, saldırı sırasında büyük korku yaşayan öğrenci, öğretmen ve velilerimize "geçmiş olsun" dileklerimizi iletiyoruz.

Eğitimin huzur içinde sürdürülebilmesi için bu sürecin takipçisi olacağımızı, şiddetin her türlüsüne karşı dimdik duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz,



Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Şanlıurfa İl Temsilciliği" şeklinde açıklama yapmıştır.

 

Not: Saldırının gerçekleştiği Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eğitim öğretime 4 gün süreyle ara verilmiştir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/siverek-saldirisi-sonrasi-bircok-egitim-sendikalari-is-birakiyor-1440.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/siverek-saldirisi-sonrasi-bircok-egitim-sendikalari-is-birakiyor-1440.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/siverek-saldirisi-sonrasi-bircok-egitim-sendikalari-is-birakiyor-1440-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/siverek-saldirisi-sonrasi-bircok-egitim-sendikalari-is-birakiyor-1440.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/siverek-saldirisi-sonrasi-bircok-egitim-sendikalari-is-birakiyor/8438/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 18:43:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Liyakat-Sen: Hiyerarşik Ücret Dengesizliklerini Cumhurbaşkanlığına Bildirdik]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[         

Yıllar İçerisinde kamu kurum ve kuruluşlarında belirli hizmet sınıflarında görev yapan bazı unvanlara yönelik  özlük haklarıyla ilgili iyileştirici düzenlemeler yapılmış ise de Genel İdare Hizmetleri Sınıfında ve Yönetim Hizmetleri Grubunda olan 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 509. Maddesinde bakanlıkların taşra teşkilatı yönetim kademelerinden sayılan Şefler bu düzenlemelerden yararlanamamışlardır.  

 Belirli bir mesleki tecrübeden sonra meslekleriyle ilgili olarak yapılan yazılı ve mülakat sınavlarında başarılı olduktan sonra kurum içerisinde göreve atanan Şefler; kurumsal hafızaya hakimlik ve mevzuatsal donanımlarıyla kamu kurum ve kuruluşlarının işleyişinde önemli bir role sahip olmanın yanında sevk ve idaresinden sorumlu olduğu birimlerinde vatandaşlarımızın ve kurumların sorunlarının çözümü noktasında da en öncelikli müracaat merciidir.

 Hiyerarşik pozisyonları açık bir şekilde 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde belirlenmiş Şeflerin kamu kurum ve kuruluşlarının vatandaşa hizmet sunumunda üstlendiği rolü de dikkate alındığında, nimet-külfet dengesi içerisinde maiyeti altında görev yapan bazı çalışanlardan daha az ücret aldıkları net bir şekilde bilinmektedir (Tekniker, Sayman gibi)

Hatta hiçbir kariyere ve sınava tabi olmadan kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsünde olan ve  657 SDMK’na göre  YHS Personelleriyle aynı  görevi  yapan kamu işçileri tediye, ikramiye gibi ek ödemeleriyle birlikte 85000TL-90.000TL aralığında ücretler alırken, 32 yıllık hizmeti olan ve aile yardımı alan bir Kamu Şef’inin aldığı aylık ücreti 75.880 TL’dir.  

Diğer taraftan 666 SKHK ile her ne kadar farklı kurumlarda aynı işi yapan kamu çalışanlarının ücretlerinin eşitlenmesi düşünülse de  Adalet Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı gibi bazı kurumlarda görev yapan Şef’ler (iş yüklerinin  daha az olmasına rağmen)  diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan şeflere göre yaklaşık 5000 TL daha fazla ücret almaktadırlar.  

Hal böyle iken Meclisten Devlet Memurları Kanunu ile bazı kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. Maddesinde “Genel İdare Hizmetleri Sınıfına ” haiz tüm yöneticiler ve bazı alt meslek grupları  3600 ek göstergeden yararlanırken,  1 Nolu Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre taşra teşkilatı yöneticilerinden sayılan “Şefler” yine bu iyileştirici düzenlemelerden yararlanamamıştır.Kamu Şeflerinin mağduriyetlerini gerek dernek gerekse sendika olarak yıllar içerisinde hükümetimizin çeşitli organlarına, bakanlık birimlerine gerek yazılı gerekse birebir görüşmelerde çeşitli vesilelerle bildirilmiş sorun bilinmesine rağmen bu zamana kadar herhangi bir olumlu adım atılmamıştır. (örnek Maliye Bakanlığının 26.12.2013 tarih ve 13103 sayılı yazısı)

Yıllar içerisinde bazı meslek gruplarında  özlük haklarına yönelik  iyileştirmeler yapılmış olmasına rağmen şeflerin kapsam dışı bırakılması ve bu iyileştirici düzenlemelerden yararlanamaması;  görevlerindeyken ücret ve iş yükü anlamında zaten mağduriyet yaşayan şeflerin, emekli olduklarında da mağduriyetlerinin artarak devam etmesine neden olmuştur.  

Bu çerçevede; kamuda görev yapan Şeflerin Özel Hizmet Tazminatlarının, Ek göstergelerinin ve taban aylıklarının; hiyerarşik denge, eğitim durumları ve görevlerinin önemi dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Aksi takdirde sistemde yaşanan sorunlar giderilemeyecek, adalet duygusu pekiştirilmeyecek ve kamu görevlileri arasındaki hiyerarşik düzenin temini sağlanamayacaktır.



 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/liyakat-sen-hiyerarsik-ucret-dengesizliklerini-cumhurbaskanligina-bildirdik-40.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/liyakat-sen-hiyerarsik-ucret-dengesizliklerini-cumhurbaskanligina-bildirdik-40.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/liyakat-sen-hiyerarsik-ucret-dengesizliklerini-cumhurbaskanligina-bildirdik-40-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/liyakat-sen-hiyerarsik-ucret-dengesizliklerini-cumhurbaskanligina-bildirdik-40.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/liyakat-sen-hiyerarsik-ucret-dengesizliklerini-cumhurbaskanligina-bildirdik/8426/</link>
			<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 00:58:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tenakuz: Memur Sendikası Çalışanlarının Hakları İçin İşçi Sendikası Grev Kararı Aldı!]]></title>
			<description><![CDATA[Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) çalışanları, 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi sürecinin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından eylem sürecini sürdürüyor. Yapılan açıklamada, "Çarşamba günü bir günlük iş bırakıyoruz" denildi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Gazetesindeki habere göre; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) çalışanları, 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi sürecinin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından eylem sürecini sürdürüyor. 

Alınan karar doğrultusunda Çarşamba günü bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirilecek.

DİSK Sosyal-İş'ten yapılan açıklamada başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere birçok kentte üyeler belirlenen noktalarda bir araya gelecek. Buna göre, Eğitim-Sen'de çalışan üyeler, 8 Nisan Çarşamba günü işyerlerinde tüm gün iş bırakarak taleplerini dile getirecek.

"DAYANIŞMAYA DAVET EDİYORUZ"

Yapılan açıklama şu şekilde:

"Eğitim-Sen’de hak mücadelesi devam ediyor: Çarşamba günü bir günlük iş bırakıyoruz. 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi sürecinin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından aldığımız eylemsellik kararının ikinci adımı olarak Eğitim-Sen'de Çarşamba günü bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştiriyoruz.

Eğitim Sen'de çalışan üyelerimiz 8 Nisan Çarşamba günü işyerlerinde tüm gün iş bırakarak emekten gelen güçlerini kullanacak. Üyelerimiz, iş bırakma günü Ankara, İstanbul ve İzmir'de aşağıda belirtilen noktalara diğer yerlerde ise işyerlerine giderek iş bırakma eylemi gerçekleştirecek.

Tüm demokratik kamuoyunu ve kurumları Eğitim-Sen emekçileriyle dayanışmaya, iş bırakma eylemimize destek vermeye davet ediyoruz.

Ankara | Eğitim-Sen Genel Merkezi

İstanbul | Eğitim-Sen 2 Nolu Şube

İzmir | Eğitim-Sen 1 Nolu Şube"


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/tenakuz-memur-sendikasi-calisanlarinin-haklari-icin-isci-sendikasi-grev-karari-aldi-1587.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/tenakuz-memur-sendikasi-calisanlarinin-haklari-icin-isci-sendikasi-grev-karari-aldi-1587.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/tenakuz-memur-sendikasi-calisanlarinin-haklari-icin-isci-sendikasi-grev-karari-aldi-1587-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/04/tenakuz-memur-sendikasi-calisanlarinin-haklari-icin-isci-sendikasi-grev-karari-aldi-1587.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/tenakuz-memur-sendikasi-calisanlarinin-haklari-icin-isci-sendikasi-grev-karari-aldi/8420/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 13:04:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Liyakat-Sen tepki verdi: Cumhuriyet narkoz değil, özgürlüktür!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Basın Açıklaması Cumhuriyet Değerlerini Yok Sayan Açıklamalara Karşı

Cumhuriyet narkoz değil, özgürlüktür!

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın, “Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor” sözleri, Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve kazanımlarını hiçe sayan, tarihsel gerçeklerle bağdaşmayan bir yaklaşımı yansıtmaktadır.  
 
Cumhuriyet, milletimizin iradesini özgürleştiren, halkı yurttaş yapan, eşitliği ve özgürlüğü esas alan en büyük toplumsal devrimdir. Bu değerleri “narkoz” benzetmesiyle küçümsemek, Cumhuriyet’in kurucu felsefesine ve halkımızın ortak mücadelesine hakarettir.  
 
Bugün eğitim emekçileri ve kamu çalışanları olarak bizler, Cumhuriyet’in sağladığı özgürlükler sayesinde örgütleniyor, hak arıyor ve demokratik taleplerimizi dile getirebiliyoruz. Cumhuriyetin değerlerini yok saymak, aslında bu hakların da yok sayılması anlamına gelir.  
 
Bizler, Cumhuriyet’in kazanımlarını korumayı ve geliştirmeyi görev biliyoruz. Cumhuriyet, geçmişin değil; bugünümüzün ve geleceğimizin teminatıdır. Hiçbir kişi ya da kurum, bu değerleri itibarsızlaştırmaya, halkın ortak iradesini gölgelemeye hakkı yoktur.  
 
Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, Cumhuriyetin eşitlikçi ve özgürlükçü ruhunu savunmaya devam edeceğiz. Cumhuriyetin değerlerini yok sayan her söylemin karşısında duracak, halkımızın ortak iradesini ve kazanımlarını koruyacağız.  
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

---
 
- “Cumhuriyet narkoz değil, özgürlüktür!”  
 
- “Cumhuriyetin değerleri geleceğimizin teminatıdır!”
 
 Liyakat-Sen Genel Merkezi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/liyakat-sen-tepki-verdi-cumhuriyet-narkoz-degil-ozgurluktur-375.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/liyakat-sen-tepki-verdi-cumhuriyet-narkoz-degil-ozgurluktur-375.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/liyakat-sen-tepki-verdi-cumhuriyet-narkoz-degil-ozgurluktur-375-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/liyakat-sen-tepki-verdi-cumhuriyet-narkoz-degil-ozgurluktur-375.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/liyakat-sen-tepki-verdi-cumhuriyet-narkoz-degil-ozgurluktur/8410/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 12:15:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kamu 399 İletişim Sendikası Basın Açıklaması]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Konya Karatay’da, PTT A.Ş. bünyesinde dışarıdan hizmet alımı yöntemiyle çalıştırılan 43 yaşındaki dağıtım emekçisi Samet Cingöz, görev sırasında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybeden Samet Cingöz, üç çocuk babasıdır ve çocuklarından biri henüz 2 aylıktır.

Ancak bu olayın adı “kaza” değildir. Bu olay; iş güvenliği kurallarının sistematik biçimde ihlal edilmesinin, performans baskısının ve denetimsiz taşeron çalışma düzeninin ortaya çıkardığı ağır bir kurumsal sorumluluk krizidir. Elde edilen bilgiler, hayatını kaybeden dağıtım personelinin motosikletinin ön kısmına güvenli taşımaya uygun olmayan çuvallar yerleştirilmiş şekilde dağıtıma çıkarıldığını, buna rağmen hiçbir önleyici tedbir alınmadan çalıştırıldığını göstermektedir.

Bu tablo yalnızca bir çalışanın hayatını değil, trafikte bulunan herkesin güvenliğini de tehlikeye atan açık bir ihmal zinciridir. Bir çalışan, yük taşıma kapasitesi ve güvenliği olmayan bir motosikletle, performans baskısı altında, tehlikeli koşullarda çalışmaya zorlanmış ve sonuç olarak geri dönülmez bir felaket yaşanmıştır.

Bugün sorulması gereken soru şudur: Bu çalışan neden bu koşullarda çalıştırılmıştır? Türkiye’de yürürlükte bulunan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverene; riskleri önleme, tehlikeleri ortadan kaldırma ve çalışanların hayatını koruyacak sistemi kurma yükümlülüğü getirmektedir. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmeleri, özellikle;


	ILO 155 İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi
	ILO 187 İş Sağlığı ve Güvenliği Teşvik Çerçeve Sözleşmesi


çalışanların güvenli koşullarda çalışmasının sağlanmasını bir insan hakkı olarak tanımlamaktadır. Dolayısıyla bu olay yalnızca idari bir sorun değildir. Bu olay aynı zamanda hukuki, vicdani ve kurumsal sorumluluk meselesidir.

Bir dağıtım emekçisi hayatını kaybetmişken şu sorular cevapsız bırakılamaz:


	Motosiklet üzerinde güvenli taşımaya uygun olmayan yüklerle dağıtıma çıkılmasına kim izin vermiştir?
	İş güvenliği riskleri açıkça ortadayken neden müdahale edilmemiştir?
	Performans baskısı altında çalışan personelin hayatı neden korunmamıştır?


Unutulmamalıdır ki; bir çalışanı tehlikeli bir çalışma düzeni içinde görevlendiren sistem, meydana gelen sonuçtan hukuken de ahlaken de sorumludur. Bir insan hayatı kaybedilmiş, bir aile evladını, eşini, babasını yitirmiştir. Henüz 2 aylık bebeği olan üç çocuk babası Samet Cingöz’ün hayatını kaybetmesi, yaşanan ihmaller zincirinin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açık biçimde göstermektedir.

Bu noktadan sonra hiçbir açıklama sorumluluktan kaçmaya yönelik bürokratik bir cümleyle geçiştirilemez. Kamu 399 İletişim Sendikası olarak açık şekilde ifade ediyoruz: Bu olay sadece bir trafik kazası olarak kapatılmaya çalışılırsa, bu durum yalnızca kamu vicdanında değil, hukuk önünde de ciddi sonuçlar doğuracaktır.

Sendikamız;


	Olayın tüm yönleriyle adli ve idari soruşturma konusu yapılmasını,
	İş güvenliği ihlallerinde sorumluluğu bulunan kişiler hakkında cezai ve idari süreçlerin başlatılmasını,
	Taşeron çalışma sistemi içinde çalışan dağıtım personelinin gerçek iş güvenliği korumasına kavuşturulmasını


talep etmektedir. Aksi halde bu olay yalnızca bir çalışanı değil, kurumsal sorumluluğu tartışmalı hale gelen bir sistemi de tarihe not düşecektir. Çünkü unutulmamalıdır: İş güvenliği ihmali kader değildir. İhmal varsa sorumluluk da vardır. Bir dağıtım emekçisinin hayatı, hiçbir performans hedefinden, hiçbir dağıtım istatistiğinden, hiçbir bürokratik rapordan daha değersiz değildir.

Kamu 399 İletişim Sendikası olarak Samet Cingöz’ün hatırasına ve tüm dağıtım emekçilerinin yaşam hakkına sahip çıkacağımızı, bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve hukuki ile toplumsal mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyururuz.

KAMU 399 İLETİŞİM SENDİKASI
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/kamu-399-iletisim-sendikasi-basin-aciklamasi-301.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/kamu-399-iletisim-sendikasi-basin-aciklamasi-301.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/kamu-399-iletisim-sendikasi-basin-aciklamasi-301-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/kamu-399-iletisim-sendikasi-basin-aciklamasi-301.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/kamu-399-iletisim-sendikasi-basin-aciklamasi/8385/</link>
			<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 18:08:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bir Sendika Kamu Çalışanlarına Ek Zam Ve Bayram İkramiyesi Talep Etti]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Memur ve Emekli İçin Ek Zam Çağrısı  

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin ekonomik koşullar karşısında giderek zorlandığını görüyoruz. Açıklanan maaş artışları, hayat pahalılığına karşı yetersiz kalmakta; çalışanlarımızın alım gücü her geçen gün daha da düşmektedir. Bu nedenle, memur ve memur emeklilerine ek zam yapılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

TÜİK’in Enflasyon Rakamlarına Eleştiri  

TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri, sahadaki gerçeklerle örtüşmemektedir. Çarşıda, pazarda, markette yaşanan fiyat artışları ile resmi rakamlar arasındaki uçurum, çalışanların güvenini zedelemektedir. Gerçeği yansıtmayan bu veriler, memurun ve emeklinin hakkını gasp etmektedir. Bizler, enflasyon hesaplamalarının şeffaf, bağımsız ve halkın yaşadığı gerçekleri yansıtan bir şekilde yapılmasını talep ediyoruz.

Memura Bayram İkramiyesi Talebi  

Emeklilere verilen bayram ikramiyesi, memurlar için de bir haktır. Kamu çalışanları, ülkenin yükünü omuzlayan, eğitimden sağlığa her alanda fedakârca görev yapan bireylerdir. Bu nedenle, memurlara da bayram ikramiyesi verilmesi adaletin gereğidir. Çalışan ile emekli arasında ayrım yapılmamalı; eşitlik ve hakkaniyet ilkesi gözetilmelidir.

Sonuç ve Çağrı  

85 milyon nüfusun yarısının açlık sınırının altında gelirle yaşamaya çalıştığı, resmi verilere göre 16 milyon vatandaşın ise sosyal yardıma muhtaç düzeyde olduğu ülkemizde ekonomik krizin şiddetini tüm dar gelirli kesimlerle birlikte yaşıyoruz. Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak;

Memur ve emekliye ek zam yapılmasını,

TÜİK’in enflasyon verilerinin gerçekçi ve bağımsız şekilde açıklanmasını,

Memurlara da bayram ikramiyesi verilmesini,

ısrarla talep ediyoruz. Çalışanlarımızın alın teri ve emeği, günübirlik hesaplara kurban edilemez. Adalet, eşitlik ve liyakat için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

 

Liyakat-Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu

Çankaya/Ankara
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/bir-sendika-kamu-calisanlarina-ek-zam-ve-bayram-ikramiyesi-talep-etti-9848.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/bir-sendika-kamu-calisanlarina-ek-zam-ve-bayram-ikramiyesi-talep-etti-9848.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/bir-sendika-kamu-calisanlarina-ek-zam-ve-bayram-ikramiyesi-talep-etti-9848-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/03/bir-sendika-kamu-calisanlarina-ek-zam-ve-bayram-ikramiyesi-talep-etti-9848.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/bir-sendika-kamu-calisanlarina-ek-zam-ve-bayram-ikramiyesi-talep-etti/8352/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 19:54:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eğitim Gücü Sen’de neler oluyor?]]></title>
			<description><![CDATA[Eğitim Gücü Sen’de Olağanüstü Kongre Talebi Sonrası Görevden Almalar Başladı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eğitim ve Bilim İşgörenleri Güç Birliği Sendikası (Eğitim Gücü Sen) içerisinde sular durulmuyor. Sendika tabanında değişim rüzgarları eserken, Genel Başkan Oğuz Özat yönetiminin muhalif isimlere yönelik sert tasarrufları "tasfiye" tartışmalarını beraberinde getirdi.

96 Delege "Değişim" Dedi

Sendika kulislerinden sızan bilgilere göre, Eğitim Gücü Sen bünyesinde görev yapan 96 delege, mevcut yönetimin politikalarına ve Genel Başkan Oğuz Özat’ın tutumuna karşı olağanüstü kongre çağrısında bulundu. Demokratik bir hak olan kurultay talebinin imza altına alınmasının ardından sendika genel merkezinin attığı adımlar ise "misilleme" olarak yorumlandı.

İl Temsilcileri ve Şube Başkanlarına "Görevden El Çektirme" Operasyonu

Kongre talebinin hemen ardından sendika yönetiminin gerçekleştirdiği operasyonun bilançosu ağır oldu. Edinilen bilgilere göre:

Dokuz il temsilcisinin görevine son verildi.

Sekiz şube başkanının "profesyonel yöneticilik" statüleri iptal edildi.

Profesyonel statüsü elinden alınan başkanların, sendikal görevlerinden uzaklaştırılarak esas kadrolarının bulunduğu okullara geri gönderildiği öğrenildi.

Eğitim camiası, bu kararların doğrudan olağanüstü kongre talebiyle bağlantılı olduğunu ve muhalif sesleri susturmaya yönelik bir hamle olduğunu değerlendiriyor.

Mahkeme Kararı Genel Başkan’ın Meşruiyetini Tartışmaya Açtı

Yaşanan bu idari depremin arka planında ise Genel Başkan Oğuz Özat hakkında yargıdan çıkan şok edici bir karar bulunuyor. Samsun Asliye Ceza Mahkemesi tarafından "Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme" suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 03.12.2025 tarihinde onanarak kesinleşti.

Söz konusu mahkeme ilamında, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına hükmedildiği açıkça görülmektedir. Bu hukuki durum, bir kişinin sendika yöneticisi veya denetçisi olmasının önünde yasal bir engel teşkil etmektedir.

Sendika "Yok Hükmünde" mi?

Hukukçular, mahkûmiyet kararı kesinleşen ve hak mahrumiyeti alan bir ismin 2026 yılındaki genel kurulda aday olamayacağını, dolayısıyla mevcut yönetimin ve yapılan işlemlerin "yok hükmünde" sayılabileceğini ifade ediyor. 96 delegenin olağanüstü kongre çıkışının altında yatan temel nedenin, sendikanın bu hukuki çıkmazdan kurtarılması ve meşruiyet zeminine geri çekilmesi olduğu belirtiliyor.

Görevden alınan temsilciler ve şube başkanlarının süreci yargıya taşıması beklenirken, Eğitim Gücü Sen’in bu krizden nasıl çıkacağı merak konusu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/02/egitim-gucu-sen-de-neler-oluyor-3710.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/02/egitim-gucu-sen-de-neler-oluyor-3710.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/02/egitim-gucu-sen-de-neler-oluyor-3710-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/02/egitim-gucu-sen-de-neler-oluyor-3710.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/egitim-gucu-sen-de-neler-oluyor/8323/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 22:46:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ram Müdürlüklerinde Özel Eğitim Öğretmenlerine Yer Verilmeli]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, Bakanlık tarafından yayımlanan ve yürürlüğe giren yeni yönetmelikte Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde (RAM) müdür olarak görevlendirilecek personelin yalnızca rehber öğretmenler arasından seçileceği, özel eğitim öğretmenlerinin ise bu görevden tamamen dışlandığı düzenlemeyi kaygıyla karşılıyoruz.  

RAM’lar; özel eğitim değerlendirme, tanılama, yönlendirme, izleme ve destek eğitim hizmetlerinin yürütüldüğü, özel eğitimin temel unsurlarını bünyesinde barındıran kurumlardır. Bu kurumlarda yapılan iş ve işlemlerin önemli bir bölümü özel eğitim alan bilgisi, mevzuatı ve uygulama deneyimi gerektirmektedir.  

Özel eğitim öğretmenleri;  

- Özel gereksinimli bireylerin eğitsel değerlendirme ve tanılama süreçlerinde,  

- Özel eğitim hizmetleri kurul kararlarının hazırlanması ve uygulanmasında,  

- Kaynaştırma/bütünleştirme uygulamalarının planlanması ve izlenmesinde,  

- Destek eğitim hizmetlerinin koordine edilmesinde  

doğrudan görev ve sorumluluk üstlenmekte, RAM’ın asli işleyişine katkı sunmaktadır. Ayrıca uzun yıllardır RAM’larda görev yapan özel eğitim öğretmenleri; kurum işleyişi, personel yönetimi, mevzuat uygulamaları ve saha koordinasyonu konularında önemli bir deneyime sahiptir.  

Bu öğretmenlerin müdürlük görevlerinden tamamen dışlanması;  

- Kurumların çok disiplinli yapısına aykırı,  

- Hizmetin niteliğini sınırlayıcı,  

- Alanlar arası eşitlik ilkesini zedeleyici bir sonuç doğurmaktadır.  

Önceki düzenlemelerde RAM’larda görev yapan özel eğitim öğretmenlerine müdürlük görevlendirmelerinde öncelik sırası farklı olsa da imkân tanınmışken, yeni yönetmelikle bu hakkın tamamen kaldırılması mesleki motivasyonu olumsuz etkilemekte ve kurum içi çalışma barışını zedelemektedir.  

Sendikamız, liyakat ve alan uzmanlığının esas alınması gerektiğini vurgulamaktadır.  

Bu gerekçeler doğrultusunda; Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde yönetici görevlendirme şartları arasına “rehber öğretmen veya özel eğitim öğretmeni olmak” ibaresinin eklenmesi hususunda gerekli düzenlemenin yapılmasını talep ediyoruz.  

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/02/ram-mudurluklerinde-ozel-egitim-ogretmenlerine-yer-verilmeli-2978.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/02/ram-mudurluklerinde-ozel-egitim-ogretmenlerine-yer-verilmeli-2978.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/02/ram-mudurluklerinde-ozel-egitim-ogretmenlerine-yer-verilmeli-2978-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/02/ram-mudurluklerinde-ozel-egitim-ogretmenlerine-yer-verilmeli-2978.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/ram-mudurluklerinde-ozel-egitim-ogretmenlerine-yer-verilmeli/8280/</link>
			<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 12:05:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Öğrenci Gelişim Raporlarında Atatürk Resminin Yer Almaması Üzerine Basın Açıklaması ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Öğrenci Gelişim Raporlarında Atatürk Resminin Yer Almaması Üzerine

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, son dönemde öğrenci gelişim raporlarında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün resmine yer verilmemesini büyük bir eksiklik ve kabul edilemez bir durum olarak görüyoruz.

Atatürk, yalnızca Cumhuriyetimizin kurucusu değil; aynı zamanda çağdaş eğitimin, bilimin ve özgür düşüncenin en güçlü savunucusudur. Eğitim sistemimizin her aşamasında onun ilke ve değerlerinin yaşatılması, gelecek nesillere aktarılması en temel sorumluluklarımızdan biridir.Öğrenci gelişim raporları, çocuklarımızın eğitim yolculuğunda önemli bir belge niteliği taşımaktadır. Bu belgelerde Atatürk’ün resminin bulunmaması, hem tarihsel hem de kültürel açıdan ciddi bir boşluk yaratmaktadır. Atatürk’ün varlığı, öğrencilerimize yalnızca bir

hatırlatmaktadır.

Bizler

lideri değil, aynı zamanda bilime, akla ve ilerlemeye adanmış bir vizyonu , eğitim çalışanları olarak, bu eksikliğin derhal giderilmesini ve öğrenci gelişim raporlarında Atatürk’ün resmine yeniden yer verilmesini talep ediyoruz. Bu, yalnızca bir sembol değil; Cumhuriyetimizin değerlerine bağlılığın ve eğitimde milli kimliğin korunmasının da göstergesidir.

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, Atatürk’ün ilke ve inkılaplarının eğitim sistemimizin her alanında yaşatılması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/01/ogrenci-gelisim-raporlarinda-ataturk-resminin-yer-almamasi-uzerine-basin-aciklamasi-1395.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/01/ogrenci-gelisim-raporlarinda-ataturk-resminin-yer-almamasi-uzerine-basin-aciklamasi-1395.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/01/ogrenci-gelisim-raporlarinda-ataturk-resminin-yer-almamasi-uzerine-basin-aciklamasi-1395-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2026/01/ogrenci-gelisim-raporlarinda-ataturk-resminin-yer-almamasi-uzerine-basin-aciklamasi-1395.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/ogrenci-gelisim-raporlarinda-ataturk-resminin-yer-almamasi-uzerine-basin-aciklamasi/8256/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 12:47:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Norm Kadro Sistemi Çöktü! ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BEDELİ ÖĞRETMENE ÖDETİLEN BU PLANSIZLIK DURDURULMALIDIR!

Öğretmenlerin yerinden edilmesine yol açan norm fazlası uygulamaları artık istisna değil, sistematik bir krize dönüşmüştür. Plansızlığın bedeli öğretmene ödetilemez. Norm hesaplamalarında yaşanan öngörüsüzlük; öğretmenleri belirsizlik, okulları ise sürekli kaos ortamına sürüklemektedir. Bu anlayış derhâl terk edilmelidir!

Artık sorunu dolandırmanın, kelimeleri yumuşatmanın bir anlamı kalmamıştır.
Millî Eğitim Bakanlığının norm kadro, atama ve yer değiştirme sistemi fiilen çökmüştür.

Ortada bir norm sorunu yoktur.
Ortada açık bir sistemsizlik, plansızlık ve öngörüsüzlük vardır.

Eylül ayında atanan öğretmen Ekim ayında norm fazlası ilan edilmekte, Aralık ayında aynı işlem yeniden tebliğ edilmektedir. Bir öğretmen, bir yıl dolmadan iki kez “fazla” sayılmakta; ilçe millî eğitim müdürlükleri öğretmenler için adeta bekleme salonuna, okullar ise sürekli personel sirkülasyonunun yaşandığı belirsizlik alanlarına dönüşmektedir.

Bu tablo bir teknik aksaklık değildir.
Bu tablo, yönetim zafiyetinin, sistemin çöktüğünün açık göstergesidir.

Atama yapılmaktadır ama planlama yoktur.
Yer değiştirme yapılmaktadır ama öngörü yoktur.
Norm belirlenmektedir ama istikrar yoktur.

Öğretmen evini taşımakta, çocuğunu okula yazdırmakta, hayatını yeniden kurmakta; ardından tek bir yazıyla her şey başa sarılmaktadır. Bu bir yönetim anlayışı değil, sürekli kriz üreten bir idari kaostur.

Norm kadro uygulaması, öğretmeni korumak için vardır. Ancak bugün; öğretmeni belirsizliğe mahkûm eden, sürekli yer değiştirme tehdidi altında tutan bir araca dönüşmüştür. Ortaya çıkan her boşluk, sistemi düzeltmek yerine öğretmeni yerinden ederek kapatılmaya çalışılmaktadır.

Daha vahimi şudur: Aynı okulda, aynı branşta, aynı anda çok sayıda öğretmenin norm fazlası ilan edilmesi artık istisna değil, yaygın bir uygulamaya dönüşmüştür. Bu durum ne mevzuatla, ne eğitim bilimiyle, ne de idari akılla açıklanabilir.




SOMUT VE TARTIŞMASIZ ÖRNEKLER

Elazığ / Merkez – Elazığ Özel Eğitim Uygulama Okulu II. Kademe
• Branş: Özel Eğitim
• Norm fazlası: 11 öğretmen

Tek bir okulda 11 özel eğitim öğretmeninin “fazla” ilan edilmesi, norm sisteminin tamamen işlevini yitirdiğini göstermektedir. Bu artık hata değil, idari akıl tutulmasıdır.

Elazığ / Merkez – TOKİ Yemişlik İlkokulu
• Branş: Özel Eğitim
• Norm fazlası: 9 öğretmen

Bir ilkokulda özel eğitim alanında 9 öğretmenin norm fazlası ilan edilmesi; öğrenci, şube ve ihtiyaç hesaplarının sahada değil, tamamen masa başında yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır.

Antalya / Konyaaltı – Alper Duru Anaokulu
• Branş: Okul Öncesi
• Norm fazlası: 10 öğretmen

Okul öncesi eğitimde norm, doğrudan şube ve grup esasına bağlıdır. Bir anaokulunda 10 öğretmenin birden norm fazlası ilan edilmesi; ya okulun fiilen kapatılması ya da norm hesaplamasının baştan sona hatalı yapılması anlamına gelir.

Antalya / Aksu – Aksu Anadolu Lisesi
• Matematik: 3
• Fizik: 2
• İngilizce: 2
• Türk Dili ve Edebiyatı: 2
• Tarih: 1
• Coğrafya: 1

Bir Anadolu lisesinde temel ders branşlarında bu ölçekte toplu norm fazlası tespiti yapılması; okulun akademik yapısı, haftalık ders çizelgeleri ve eğitim bütünlüğüyle bağdaşmamaktadır. Bu tablo, önce atama yapıldığını, ardından normun düşürüldüğünü ve bedelin öğretmene ödetildiğini açıkça göstermektedir.

Elazığ / Kovancılar – Kovancılar Atatürk Ortaokulu
• Branş: Özel Eğitim
• Norm fazlası: 6 öğretmen

Bir ortaokulda aynı branşta 6 öğretmenin norm fazlası ilan edilmesi, bu uygulamanın artık istisnai değil, sistematik hâle getirildiğinin göstergesidir.




Bu örnekler münferit değildir.
Sorun öğretmenlerde değildir.
Sorun; atama yapılırken öngörülmeyen, sonradan değiştirilen ve bedeli öğretmene ödetilen çökmüş sistemdedir.

Bakanlık artık şunu görmezden gelemez:
Öğretmen bir rakam değildir.
Öğretmen “fazla” değildir.
Fazla olan plansızlıktır.
Fazla olan öngörüsüzlüktür.
Fazla olan, öğretmeni yerinden yurdundan eden bu anlayıştır.

Bu anlayış sürdükçe; öğretmen huzuru bozulacak, okullarda aidiyet duygusu yok olacak, eğitimde kalite değil kaos büyüyecektir.

Buradan yetkililere açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz:
Norm kadro fazlası işlemleri ve bu gerekçeyle yürütülen resen atama süreçleri derhâl durdurulmalıdır. Atama ve yer değiştirme sistemi; öğretmen lehine, öngörülebilir, istikrarlı ve hakkaniyetli biçimde yeniden düzenlenmelidir.

Maarif-Sen olarak; norm fazlası gerekçesiyle yapılacak resen atamalar dâhil olmak üzere bu süreçlerden doğacak tüm mağduriyetlerde üyelerimize ücretsiz hukuki destek sağlayacağımızı, hukuki, sendikal ve kamusal mücadelemizi kararlılıkla ve sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.

Mil Maarif-Sen
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/12/norm-kadro-sistemi-coktu-7049.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/12/norm-kadro-sistemi-coktu-7049.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/12/norm-kadro-sistemi-coktu-7049-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/12/norm-kadro-sistemi-coktu-7049.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/norm-kadro-sistemi-coktu/8216/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 11:56:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kamu Yönetiminde Adalet ve İş Barışı İçin: MEB Şefleri ve MEB Şube Müdürleri Görmezden Gelinemez]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kamu Yönetiminde Adalet ve İş Barışı İçin: MEB Şefleri ve MEB Şube Müdürleri Görmezden Gelinemez

Son dönemde yaşanan ekonomik gelişmeler, kamu çalışanlarının özellikle de yönetici konumundaki personelin reel alım gücünü ciddi şekilde azaltmıştır. Bu bağlamda, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve bazı üst düzey kadroların maaşlarında önemli iyileştirmeler öngören teklif, kamu yönetiminde yeni bir adaletsizlik dalgasını beraberinde getirme riski taşımaktadır.

Kabul Edilen Düzenleme ile;

- Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı, Kariyer Uzmanı ve Denetim Elemanlarının maaşlarında ciddi artışlar öngörülmektedir.

- Örneğin;

- Daire Başkanı maaşı: 165.000 TL'ye

- Kariyer Uzmanı maaşı: 150.000 TL'ye ulaşacaktır.

Bu düzenleme, yalnızca belirli kadroları kapsaması nedeniyle kamu yönetiminde görev yapan diğer yöneticiler arasında: eşitsizlik, motivasyon kaybı ve iş barışının zedelenmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracaktır.

MEB Şefleri ve MEB Şube Müdürleri Yine Dışarıda Bırakıldı

Kamuda idareci olup makam ve görev tazminatı almayan tek yönetici grubu, MEB Şefleri ve MEB Şube Müdürleri ile diğer müdürlük kadrolarında görev yapanlardır. Bu durum, hem yönetim hiyerarşisi hem de görev-sorumluluk dengesi açısından kabul edilemez bir adaletsizliktir.

LİYAKAT-SEN Olarak Taleplerimiz Açıktır:

Planlanan düzenlemeye, daha önce iki ayrı Toplu Sözleşme Teklif Metni’nde de yer alan şu maddenin eklenmesini talep ediyoruz:

1-MEB Şeflerine ve MEB Şube Müdürlerine Makam ve Görev Tazminatı Verilmesi,

2-MEB Şube Müdürlerine Başöğretmenlik tazminatı verilmesi,

3-MEB Şeflerine yönetim görevi karşılığı haftalık 25 saat ekders ücreti ödenmesi,

4-MEB Şube Müdürlerine yönetim görevi karşılığı haftalık 40 saat ekders ücreti ödenmesi,

5-MEB Şeflerine 3600 ek gösterge hakkı verilmesi,

Bu taleplerin yasalaşması;

- Kamu yönetiminde adaletin sağlanması,

- İş barışının korunması,

- Yönetim bütünlüğünün güçlenmesi açısından elzemdir.

 Sonuç Olarak:

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak çağrımız nettir:

Yapılacak maaş iyileştirmeleri, yalnızca belirli kadroları değil, tüm yönetici pozisyonlarını kapsamalıdır. Aksi takdirde, kamu yönetiminde yıllardır süregelen gelir ve statü adaletsizliği daha da derinleşecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

LİYAKATLİ EĞİTİM VE BİLİM ÇALIŞANLARI SENDİKASI (LİYAKAT-SEN)

Basın Açıklaması

[02.12.2025]

Çankaya/Ankara 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/12/kamu-yonetiminde-adalet-ve-is-barisi-icin-meb-sefleri-ve-meb-sube-mudurleri-gormezden-gelinemez-1664.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/12/kamu-yonetiminde-adalet-ve-is-barisi-icin-meb-sefleri-ve-meb-sube-mudurleri-gormezden-gelinemez-1664.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/12/kamu-yonetiminde-adalet-ve-is-barisi-icin-meb-sefleri-ve-meb-sube-mudurleri-gormezden-gelinemez-1664-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/12/kamu-yonetiminde-adalet-ve-is-barisi-icin-meb-sefleri-ve-meb-sube-mudurleri-gormezden-gelinemez-1664.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/kamu-yonetiminde-adalet-ve-is-barisi-icin-meb-sefleri-ve-meb-sube-mudurleri-gormezden-gelinemez/8168/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 22:53:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AES, Hilvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Dosyasını Açıyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Anadolu Eğitim Sendikası Şanlıurfa İl Temsilciliği olarak, ilimiz Hilvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde yaşanan bazı sorunları kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Ve yetkilileri belirttiğimiz sorunlara çözüm üretmeye davet ediyoruz.

1. MTSK ve E-Sınav Görevleri:
İlçe Milli Eğitim Müdürü, görev aldığı MTSK ve e-sınavlarda fiilen görev yerine gitmeden ücret almış mıdır?

Görev almış ve gitmemişse, sisteme girişi kim tarafından yapılmıştır?

İlçede benzer durumda olup sınav görevine gitmeyen başka kişilere de ücret ödenmiş midir?

Gitmeyenler hakkında herhangi bir cezai işlem uygulanmış mıdır?

Hem göreve gitmeyip hem ücret alarak usulsüz işlem yaptıran İlçe Milli Eğitim Müdürü, üst makam olarak görevini kötüye kullanmış sayılmaz mı?

2. Sendika Temsilcisi Görevlendirmesi:
4688 sayılı Kanun’un 18. maddesinde “İl ve ilçe temsilcilerinin işyerleri açık ve kesin olarak belirtilmedikçe değiştirilemez.” hükmü bulunmasına rağmen, İl Temsilcisi Hilvan Halk Eğitimi Merkezinde kadrolu Okul Öncesi Öğretmeni olarak görev yaparken ve haftalık 40 saatlik kursu (20 saat Oyun Odası + 20 saat Özel Eğitime İhtiyaç Duyan Bireylere Yaklaşım Kursu) açıkken, ayrıca kurumda aynı branşta usta öğretici de çalıştırılıyorken nasıl “ihtiyaç fazlası” sayılmıştır?

3. Foed Kodları ve Eğitici Nitelikleri:
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü yazısında, Okul Öncesi Öğretmenlerinin FOED kodlarında “Okul Öncesi Öğretmeni” ibaresi geçen kursları açabileceği belirtilmesine rağmen, neden yalnızca “Oyun Odası” kursu ile sınırlandırılmaya çalışılmaktadır?

4. Norm Güncelleme Takvimi Dışı İşlem:
Görevlendirme listeleri 19.09.2025 tarihinde yayımlanmasına rağmen, bugün Halk Eğitimi Merkezine gönderilen yazı ile “Okul Öncesi normunun kapatılması” istenmiştir.
Hayat Boyu Öğrenme Yönetmeliğinde norm güncelleme takvimi açıkça belirlenmişken, takvim dışı bu işlem neden yapılmak istenmiştir?

5. Murat Topal’ın Görevlendirmesi:
Hilvan Halk Eğitimi Merkezi Müdür Yardımcısı iken Şube Müdürlüğüne görevlendirilen Murat Topal, daha sonra Haliliye ilçesine Müdür Yardımcısı olarak atanmasına rağmen 23 Eylül 2025 tarihine kadar yeni görevine başlamamıştır.

Halk Eğitimi Merkezinde 2 norm kadrosu bulunmasına rağmen nasıl 3 müdür yardımcısı olarak çalıştırılmıştır?

Bu döneme ait ek ders ödemesi hangi maddeye göre yapılmıştır?

6. Promosyon Hakkı ve Eşitsizlik:
İl içi ve il dışı yer değişikliği yapan öğretmen ve idarecilerin, promosyon anlaşması gereği temmuz maaşını Hilvan ilçesinden aldıkları takdirde promosyon hakkı kazandıkları bilinmektedir.

Ancak bazı öğretmenlerin temmuz maaşı öncesi ilişiği resen kesilerek promosyon alamadıkları, buna karşın aynı durumda olan bazı öğretmenlerin (örneğin Murat Topal) promosyon aldığı iddia edilmektedir.

Bu konuda promosyon alan kişilerin sendika bilgileriyle birlikte açıklanması talep edilmektedir.

7. Ücretli Öğretmen Alımı Kılavuzu:
Ücretli öğretmen alımıyla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan kılavuz, Hilvan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün resmi internet sayfasından neden kaldırılmıştır?
8. ARGE Biriminde Yarı Zamanlı Görev:
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE biriminde yarı zamanlı çalışan öğretmenler, bağlı bulundukları okullarda da fiilen görev yapmaktalar mı?
9. Aşiret Uslubu İddiası:
İlçe Milli Eğitim Müdürünün bazı okul ziyaretlerinde “Ben falan aşirettenim.” şeklinde ifadeler kullanarak okul müdürlerine gözdağı vermeye çalıştığı iddiası doğru mudur?

10. MTSK Kursları ve Katılım Durumu:

İlçede açılan MTSK kurslarına katılım zorunlu mudur?

Katılmayan kaç kursiyer bulunmaktadır?

Kursa katılmayanlara geçme notu verilmiş midir?

Toplam kaç saat ders fiilen işlenmiştir?

11. Anaokullarında Ayrımcılık:
Yan yana bulunan iki anaokulundan birinde servis hizmeti yasaklanırken, diğerine tüm imkânların sağlandığı iddia edilmektedir.

Ayrıcalıklı okula görevlendirilen müdür yardımcısı atandığında okulun öğrenci sayısı kaçtı?

12. İdareci Görevlendirmelerinde Kriterler:
İlçede idareci görevlendirmeleri hangi kıstaslara göre yapılmaktadır?

Bu görevlendirmelerde objektif bir değerlendirme süreci işletilmekte midir?

13-İs sağlığı ve güvenliği gorevlendirmesinde ilçesinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olduğu ve kişinin görevlendirme istiyorum diye dilekçesini birkaç farklı yoldan ilçe milli eğitim ve il milli eğitime bildirdiği halde kamu zararı oluşturup merkez ilçeden is sagligi ve güvenliği uzmani çekip kişiye hem tam ekders hem de ıs sagligi ve güvenliği ödemesi yapmasının sebebi nedir ve bunun altında kendi çıkarı nedir?

Anadolu Eğitim Sendikası ŞanlıUrfa İl Temsilciliği olarak yerkililere çağrı yapıyoruz.

 Hilvan İlçe Milli Eğitim Müdür'lüğü kaynaklı yaşanan sorunların be mağduriyetlerin ilgili merciler tarafından incelenmesini, gerekli idari ve hukuki işlemlerin yapılmasını talep ediyoruz.

Kamu vicdanının rahatlaması, devlet memurlarının haklarının korunması ve kanunlar karşısında eşitlik ilkesinin sağlanması açısından konunun titizlikle ele alınmasını bekliyoruz.

İbrahim Halil Azger
Anadolu Eğitim Sendikası
Şanlıurfa İl Temsilcisi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/aes-hilvan-ilce-milli-egitim-mudurlugu-dosyasini-aciyor-1539.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/aes-hilvan-ilce-milli-egitim-mudurlugu-dosyasini-aciyor-1539.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/aes-hilvan-ilce-milli-egitim-mudurlugu-dosyasini-aciyor-1539-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/aes-hilvan-ilce-milli-egitim-mudurlugu-dosyasini-aciyor-1539.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/aes-hilvan-ilce-milli-egitim-mudurlugu-dosyasini-aciyor/8122/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 01:05:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk Eğitim-Sen İstanbul 12 Nolu Şube Başkanı Alp Arslan: Ekonomik Sıkıntıları Dile Getirdi]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim ayına ilişkin verilerine göre, mal ve hizmet fiyatları ortalama %2,55 oranında artarken, yıllık enflasyon %32,87 olarak açıklandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Enflasyon Verileri

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim ayına ilişkin verilerine göre:


	Mal ve hizmet fiyatları: Ortalama %2,55 artış
	Yıllık enflasyon: %32,87


Alp Arslan'ın Açıklamaları

Türk Eğitim-Sen İstanbul 12 Nolu Şube Başkanı Alp Arslan, memur ve emekli maaşlarının enflasyon karşısında hızla eridiğini belirtti.

Dört Ayda Verilen Zam Eriyip Gitti


	Temmuz-Ekim döneminde enflasyon %10,83’e ulaştı.
	Temmuz ayında verilen %5’lik maaş artışı, ilk aylarda tamamen eridi.
	Resmi verilere göre, kamu çalışanlarının alım gücü üç ayda 5,83 puan azaldı.
	Dört ayda gerçekleşen enflasyon, altı aylık zammı iki katına çıkardı.


Maaşlar Sürekli Geriye Gidiyor

Arslan, enflasyonun hayatın gerçekleriyle hissedildiğini vurguladı:


“Çarşıda, pazarda, mutfakta yaşanan fiyat artışları memur ve emeklilerin bütçesini her geçen gün sarsmaktadır. Maaş artışları artık bir zam değil, sadece bir enflasyon düzeltmesi hâline gelmiştir.”


Talepler

Arslan, toplu sözleşme masasında dile getirdikleri uyarıların haklılığını bir kez daha vurgulayarak şu talepleri sıraladı:


	Refah payı: Bir lüks değil, yaşam zorunluluğu.
	Enflasyon farkı: Oluştuğu anda maaşlara yansıtılmalı.
	Seyyanen zam: Kamu ücret adaletsizliğini gidermeli.


Sürdürülemez Gidişat

Arslan, mevcut maaşlarla kamu çalışanlarının bu ekonomik koşullarda ayakta kalmasının mümkün olmadığını belirtti:


“Yalnızca %5’lik artışla geçinmeye çalışan memurlar; artan kira, gıda, eğitim ve sağlık giderleri karşısında çaresiz kalmıştır. İş yükü artarken ücretler eriyor, alın terinin karşılığı her geçen gün yok oluyor. Bu gidişat sürdürülemez.”


Gerçekçi Düzenlemeler

Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu çalışmalarında memur ve emeklilere yönelik gerçekçi düzenlemelere yer verilmesi gerektiğini vurguladı:


“Hayat pahalılığının ve enflasyonun gerçek etkileri dikkate alınmadan, alım gücünü artıracak kalıcı bir maaş artışı yapılmadan sorun çözülemez.”


Mücadele Vurgusu

Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:


“Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen olarak, kamu çalışanlarının hak ettiği refah payını alana, ücret adaleti sağlanana ve memur-emekli kesimi insanca yaşam koşullarına kavuşana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/turk-egitim-sen-istanbul-12-nolu-sube-baskani-alp-arslan-ekonomik-sikintilari-dile-getirdi-341.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/turk-egitim-sen-istanbul-12-nolu-sube-baskani-alp-arslan-ekonomik-sikintilari-dile-getirdi-341.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/turk-egitim-sen-istanbul-12-nolu-sube-baskani-alp-arslan-ekonomik-sikintilari-dile-getirdi-341-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/turk-egitim-sen-istanbul-12-nolu-sube-baskani-alp-arslan-ekonomik-sikintilari-dile-getirdi-341.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/turk-egitim-sen-istanbul-12-nolu-sube-baskani-alp-arslan-ekonomik-sikintilari-dile-getirdi/8106/</link>
			<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 12:58:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[TES İstanbul 3. Nolu Şb Başkanı Caner Kıran: "Enflasyon Karşısında Maaşlar Eriyor"  Dedi.]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TÜRK EĞİTİM SEN İSTANBUL 3 NOLU ŞUBE BAŞKANI CANER KIRAN ‘IN  ENFLASYON KARŞISINDA MAAŞLAR ERİYOR AÇIKLAMASI

TÜİK’in ekim ayına ilişkin açıkladığı verilere göre, geçtiğimiz ay mal ve hizmet fiyatları ortalama %2,55 oranında artmıştır. Yıllık enflasyon oranı ise %32,87 olarak gerçekleşmiştir. Kıran Sadece Temmuz-Ekim arasındaki dört aylık dönemde enflasyon %10,83’e ulaşmış; temmuz ayında memur ve emeklilere verilen %5’lik maaş artışıiçinde tamamen eriyip yok olmuştur dedi. Resmî verilere göre bile kamu çalışanlarının alım gücü üç ayda 5,83 puan azalmıştır. Yani 4 ayda gerçekleşen enflasyon, 6 ay için verilen zammı ikiye katlamıştır.
Kıran
Ne yazık ki bu tablo artık sürpriz olmaktan çıkmış , adeta bir alışkanlığa dönüşmüştür.Dedi Enflasyon hedefleri tutmamakta, maaşlar sürekli geriye gitmektedir. Çarşıda, pazarda, mutfakta, markette yaşanan fiyat artışları; memur ve emeklilerin bütçesini her geçen gün biraz daha sarsmaktadır. Enflasyonun hedeflenen oranlara göre değil, hayatın gerçeklerine göre hissedildiği bu ortamda maaş artışları bir zam değil, sadece önceden yapılmış bir enflasyon düzeltmesi hâline gelmiştir.
Toplu sözleşme masasında dile getirdiğimiz uyarı ve taleplerin ne kadar haklı olduğu bir kez daha açık biçimde görülmüştür. Kamu çalışanlarının ücretleri sadece bütçe kalemleriyle ya da maliyet hesabıyla değerlendirilemez; emeğin, fedakârlığın ve sosyal adaletin göz ardı edildiği hiçbir ücret politikası sürdürülebilir değildir. Artık hedeflerle değil, gerçeklerle yüzleşme zamanı gelmiştir.
Bu nedenle;
• Refah payı talebimiz bir lüks değil, yaşam zorunluluğu haline gelmiştir.
• Enflasyon farkı, oluştuğu anda maaşlara gecikmeksizin yansıtılmalıdır.
• Seyyanen zam uygulamasıyla kamudaki ücret adaletsizliğigiderilmeli, aynı işi yapan kamu çalışanları arasında statü farkından dolayı uçurum oluşmasına izin verilmemelidir.
Kamu çalışanlarının mevcut maaşlarıyla bu ekonomik koşullarda ayakta kalması mümkün değildir. Yalnızca %5’lik artış ile geçinmeye çalışan memurlar; 4 ay içinde %11’e dayanan enflasyon ve artan kira, mutfak, eğitim ve sağlık giderleri karşısında çaresiz kalmıştır. İş yükü artarken ücretler eriyor, sosyal maliyetler katlanıyor, alın terinin karşılığı her geçen gün biraz daha yok oluyor. Bu gidişat sürdürülemez.
Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu çalışmalarında mutlaka memur ve emeklilere yönelik gerçekçi düzenlemelere yer verilmelidir. Türkiye Kamu-Sen olarak sürekli dile getirdiğimiz gibi, hayat pahalılığının ve enflasyonun gerçek etkileri dikkate alınmadan, alım gücünü artıracak kalıcı bir maaş artışı yapılmadan sorun çözülemez.
Unutulmamalıdır ki, ülkenin dört bir yanında fedakârca görev yapan kamu çalışanları; geçim sıkıntısı, ücret adaletsizliği ve yoksulluk arasında ezilmemelidir. Çalışanın alın terine değer vermek, sosyal devlet olmanın en temel gereğidir.
Türkiye Kamu-Sen, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kamu çalışanlarının hak ettiği refah payını alana, ücret adaleti sağlanana ve memur-emekli kesimi insanca yaşam koşullarına kavuşana kadar mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/tes-istanbul-3-nolu-sb-baskani-caner-kiran-enflasyon-karsisinda-maaslar-eriyor-666.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/tes-istanbul-3-nolu-sb-baskani-caner-kiran-enflasyon-karsisinda-maaslar-eriyor-666.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/tes-istanbul-3-nolu-sb-baskani-caner-kiran-enflasyon-karsisinda-maaslar-eriyor-666-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/11/tes-istanbul-3-nolu-sb-baskani-caner-kiran-enflasyon-karsisinda-maaslar-eriyor-666.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/tes-istanbul-3-nolu-sb-baskani-caner-kiran-enflasyon-karsisinda-maaslar-eriyor/8104/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 23:13:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Görev Tanımında Olmayan İsler, Kamu Çalışanına Dayatılamaz!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[GÖREV TANIMINDA OLMAYAN İSLER, KAMU ÇALIŞANINA DAYATILAMAZ!



Bingöl İli Solhan İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde şef olarak görev yapan bir üyemize, şefin görev tanımında olmayan işleri yapmadığı gerekçesiyle açılan soruşturma neticesinde verilen uyarı cezasını, İdare mahkesine götürerek cezanın iptalini sağladık. Ayrıca aynı ilçe millî eğitim müdürlüğü daha önce personel görevlendirme yazısında şef'e memur görevlerini tebliğ etmiş liyakat Sen olarak bizlerde kanun ve yönetmeliklere aykırı olduğu gerekçesiyle bu görev tebliğini mahkeme konusu etmiş ve iptalini sağamıştık. Kamu yöneticileri uyuşmazlık konusu olan ve mahkemeye intikal eden davalarda mahkemelerin gerekçeli kararlarını idrak etmesi elzem arz etmektedir. Ak takdirde söz konusu olan yöneticilerle ilgili görev yetkisini kötüye kullanma ve keyfi olarak kamu zararı oluşturma dahil her türlü hukukî takip değerlendirilecektir.

Liyakat-sen genel merkezi 

 




 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/gorev-taniminda-olmayan-isler-kamu-calisanina-dayatilamaz-6069.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/gorev-taniminda-olmayan-isler-kamu-calisanina-dayatilamaz-6069.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/gorev-taniminda-olmayan-isler-kamu-calisanina-dayatilamaz-6069-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/gorev-taniminda-olmayan-isler-kamu-calisanina-dayatilamaz-6069.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/gorev-taniminda-olmayan-isler-kamu-calisanina-dayatilamaz/8096/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 23:05:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Anadolu Eğitim Sendikası Temsilciler Toplantısı Yapıldı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Anadolu Eğitim Sendikası temsilciler toplantısı Antalya Alanya Ümit Atalay Uygulama Oteli'nde büyük bir coşku ile gerçekleştirildi.

Ülkemizin her köşesinden bağımsız sendikal mücadelemize omuz veren temsilci arkadaşlarımızla temsilciliğin önemi ve sorumlulukları, sendikamızın vizyonu, misyonu ve Türkiye sendikal hareketindeki yeri üzerine konuşuldu.

Toplantıda açılış konuşmasını yapan Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanımız Mehmet Alper Öğretici, Türkiye'de gerçek anlamda bağımsız sendikal mücadeleyi veren Anadolu Eğitim Sendikasını hak ettiği konuma getirmek için herkese düşen sorumluluklar olduğunu belirtti.

Genel Başkanımız Mehmet Alper Öğretici şöyle dedi:

"Anadolu Eğitim Sendikası, öğretmenler odasında öğretmenlere sorularak 2005 yılında bağımsız sendikaya duyulan ihtiyaç neticesinde kurulmuş bir sendika olarak bu zamana kadar çizgisini bozmamıştır. Bu anlamda bağımsız sendikal mücadelenin taşıyıcı kolonları olan temsilci arkadaşlarımızın tarihi sorumluluğu var.20 yıllık bir geçmişte verilen mücadeleyi canlı tutmak, eğitim çalışanı arkadaşlarımızın sorunlarına çözüm bulmak için her zaman hareketli olmalıyız. 

Milli Eğitim Müdürlüklerinde, okullarda yaptığımız ziyaretlerde sendikamızın eğitim sorunlarına bakışını, yaptıklarını ve yapacaklarını anlatarak sendikamızı tanıtmak bizlerin varlık sebebidir. Burada toplanan arkadaşlarımızın da bu bilinçle hareket edeceklerine güveninim ve inancım tamdır. Anadolu Eğitim Sendikası temsilcisi üyenin sorunları ile yakından ilgilendiği gibi yerelde yaşanan veya yaşanabilecek sorunları takip eden, gerekli yerlere ileten ve çözen bir sendikal mücadele verir. Bunun için de gerekli donanıma sahiptir. İletişime açıktır. Ulaşılabilirdir. Hiçbir siyasi oluşumla sendikamız bağdaştıracak davranış içinde olmaz. Bundan dolayı Anadolu Eğitim Sendikası Türkiye'de güvenilir sendikacılığın adresidir. Arkadaşlarımızın birbirlerini daha iyi tanımaları için, sendikamızı ve eğitim sorunlarını konuşmak için düzenlediğimiz temsilci toplantımızın hepimize hayırlı olmasını diliyorum."

Toplantının ilerleyen saatlerinde MYK üyelerinin bilgilendirici sunumlarının ardından sendika temsilcilerimizin görüş ve önerilerinin dinlenmesinin ile toplantı sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/anadolu-egitim-sendikasi-temsilciler-toplantisi-yapildi-1039.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/anadolu-egitim-sendikasi-temsilciler-toplantisi-yapildi-1039.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/anadolu-egitim-sendikasi-temsilciler-toplantisi-yapildi-1039-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/anadolu-egitim-sendikasi-temsilciler-toplantisi-yapildi-1039.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/anadolu-egitim-sendikasi-temsilciler-toplantisi-yapildi/8095/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 23:01:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[4+4+4 Sistemi ve Lise Süresinin Düşürülmesi Üzerine]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BASIN AÇIKLAMASI

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası

Eğitimde Plansızlık Gençliğe Zarar Veriyor: 4+4+4 Sistemi ve Lise Süresinin Düşürülmesi Üzerine

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, yıllardır eğitim politikalarında gözlemlediğimiz plansızlık ve öngörüsüzlüklerin Türk gençliği üzerinde yarattığı derin tahribatı kamuoyunun dikkatine sunmak istiyoruz.

2012 yılında yürürlüğe giren 4+4+4 eğitim sistemi, hiçbir bilimsel altyapıya dayanmadan, pedagojik değerlendirmelerden uzak biçimde uygulanmıştır. Bu sistem, öğrencilerin gelişim dönemlerini göz ardı ederek eğitim sürecini parçalara ayırmış, lise eğitiminin bir anda 4 yıla çıkarılması özellikle ergenlik çağındaki bireylerin akademik ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemiştir. Henüz soyut düşünme becerisini geliştiremeyen 6 yaşındaki çocukları 1. sınıfa başlamaya zorlanmıştır.

2012 yılında getirilen 4+4+4 sistemi sonucu; 5. sınıfın ortaokul kapsamına alınmasıyla on binlerce sınıf öğretmeni kadro fazlası durumuna düşürmüştür. 

Bu fazlayı eritmek amacıyla eğitimin son yirmi yılında niteliği, kaliteyi düşürecek akıllara ziyan bir yöntemle yurt genelinde sınıf oğretmenlerine branş değiştirme hakkı verilmiştir.

 Bu sebeple İngilizce konuşamayan ingilizce öğretmenleri, basketbolun kurallarını bilmeyen beden eğitimi öğretmenleri, LGS matematik sorusu çözemeyen matematik öğretmenleri branş derslerine girer olmuştur. 

Bugün geldiğimiz noktada, açık liselere yönelimdeki artış, okul terk oranlarındaki yükselme ve eğitimde fırsat eşitsizliğinin derinleşmesi bu sistemin doğrudan sonuçlarıdır.

Son günlerde gündeme gelen lise eğitiminin tekrar 3 yıla düşürülmesi planı ise, geçmişe dönüş niteliği taşımaktadır. Bu değişiklik, eğitimde istikrarı daha da zedeleyecek, öğrencilerin üniversiteye hazırlık sürecini sıkıştıracak ve öğretmen kadrolarında ciddi bir fazlalık yaratacaktır.

 Özellikle atama bekleyen öğretmen adaylarının hayallerinin suya düşmesi anlamına gelecektir. 

Lise eğitiminin ani, plansız bir kararla kısaltılması pek çok şubenin kapanmasına, okulların ders yükünün azalmasına ve küçük ilçelerdeki Çok Programlı Liselerin kapısına kilit vurulmasına neden olacaktır.

Bu durum; Norm kadro fazlası durumuna düşecek öğretmenler açısından mesleki motivasyonu ve iş güvencesini tehdit eden bir gelişmedir.

4+4+4  hatalı sisteminden geri dönüş; "ani ve plansız" olursa başka sorunlar ve mağduriyetler ortaya çıkarır. 

Sendika olarak çağrımız şudur:

- Eğitim politikaları bilimsel veriler ışığında, paydaşların katılımıyla şekillendirilmelidir.

- Öğrencilerin gelişimsel ihtiyaçları gözetilmeli, eğitim süreci pedagojik bütünlük içinde ele alınmalıdır.

- Öğretmenlerin hakları ve istihdam güvenceleri korunmalı, ani sistem değişiklikleriyle mağduriyet yaratılmamalıdır.

Eğitim bir ülkenin geleceğidir. Bu geleceği plansızlıkla değil, liyakatle ve akılla inşa etmeliyiz.

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası

Eğitimde Bilim, Bilimde Vicdan.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/4-4-4-sistemi-ve-lise-suresinin-dusurulmesi-uzerine-6612.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/4-4-4-sistemi-ve-lise-suresinin-dusurulmesi-uzerine-6612.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/4-4-4-sistemi-ve-lise-suresinin-dusurulmesi-uzerine-6612-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/4-4-4-sistemi-ve-lise-suresinin-dusurulmesi-uzerine-6612.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/4-4-4-sistemi-ve-lise-suresinin-dusurulmesi-uzerine/8090/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 21:08:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kalemle Başlayan Mücadele, Artık Sahada!]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Sendikal mücadelemizde ikinci aşamaya geçiyoruz. Yazılarımıza ilaveten artık bundan sonra daha çok sahalardayız, alanlardayız ve meydanlardayız… Genç kardeşlerimiz ve hanım kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm üyelerimize sendikamızın kurumsal hafızasını ve Akif İnan’ın dava sendikacılığını dilimiz döndüğünce ve gücümüz yettiğince anlatmaya çalışacağız. Üyelerimizle ve teşkilat mensuplarımızla yüz yüze, el ele, omuz omuza, göz göze, gönül gönüle bir araya gelerek kendilerine dokunmaya çalışacağız. Kalemden gönüllere uzanan yeni dönem teşkilatımıza hayırlı olsun.

Susturmaya çalıştılar, susmadık. Bıktırmaya çalıştılar, bıkmadık. Yıldırmaya çalıştılar, yılmadık. Korkutmaya çalıştılar, korkmadık. Tehdit ettiler, boyun eğmedik. Dosdoğru istikamet üzere; samimiyet, sabır ve sebatla mücadelemizi verdik. Böylece algıları yıktık. Haykırdığımız hakikatlerle, elhamdülillah, teşkilatımızda bir bilinç ve farkındalık oluşturmayı başardık.

Sendika üst yöneticilerinin sendikanın örgütsel gücünü öncelikli olarak şahsi çıkar, menfaat ve ikballeri için kullanmalarının yanlışlığını yapıcı ve seviyeli bir şekilde anlatmaya çalıştık. Ancak, fikirlerimizden istifade etmeyi bırakın; teşkilat içerisinde söz hakkı bile vermediler. Hatta “O İlçe Müdürü olamadığı için teşkilata zarar veriyor” algısı oluşturdular. Bu algı üzerinden itibar suikastları yaparak ve ötekileştirerek sendika üyelerinin gerçeklerden haberdar olmalarını engellemeye çalıştılar. Başaramayınca A. Tanıl Karakuş kod isimli sanal karakter üzerinden teşkilatımızın vakarına yakışmayan ve hanım kardeşlerimizin edeplerinden okuyamadıkları aşağılık yazılarla güya kendilerince tehdit etmeye çalıştılar. Kurucu üyesini tehditlerle susturamayınca, kamu nüfuzlarını kullanarak Bakanlığımıza ardı ardına verdikleri şikâyet dilekçeleriyle bizi görevden aldırmaya çalıştılar fakat; yine başaramadılar. Günün sonunda dava maskesi takmış bir avuç rantiyecinin tüm kumpasları boşa çıktı. Teşkilata kimin veya kimlerin zarar verdiği üyeler tarafından ve kamuoyunca müşahade edildi.

Bugüne kadar yazılarımızın hiçbirisinin erişiminin engellenmesi veya içeriğinin yayından çıkarılması yönünde herhangi bir Mahkeme kararının bulunmaması kalemimizin saygınlığının, onurunun ve namusunun en önemli ispatıdır.

Niyetimiz, asla teşkilatımıza zarar vermek değil; bilakis teşkilatımızın kurucu değerleri üzerinden büyümesini sağlamaktır. Niyetimiz halis olunca fikirlerimiz haber ajanslarında yayımlanmaya başladı. Kamuoyuna doğru, tarafsız ve ilkeli haber verme göreviyle kamu vicdanının sesi olan basın aracılığıyla fikirlerimiz bir anda bir milyonun üzerindeki üyemize ulaştı. Sendikaya çöreklenmiş bir avuç menfaatperestin algı girişimleri boşa çıktığı gibi rantlarının kılıfı yaptıkları dava maskeleri de yüzlerinden düştü ve gerçekler kamuoyuna mal oldu. Basın, dedikleri gibi gerçekten dördüncü kuvvetmiş. Baskılara boyun eğmeyen, özgür basınımızı yürekten kutluyorum. Teşekkürler basınımızın cesur yürekli emekçilerine…

Düşüncelerimizin bir milyon üyeye ve kamuoyuna duyrulmasında sesimiz, soluğumuz, nefesimiz ve hayat damarımız olan kamu haberciliğinin amiral gemisi  Kamudan Haber’e, Türkiye’nin sesi olan Rizenin Sesin’e, Karadeniz fırnası gibi tüm Türkiye’yi etkileyen Samsun Bülteni’ne; yazılarımızın tamamını yayımlayan Kamudan Net Haber’e, Kamudan Ajans’a, Öğretmenler Sitesin’e, Memurların Sesin’e, Eğitimden Haberler’e, Öğretmen Sitemiz’e; yazılarımızın bazılarını yayımlayan Kamu Ajans’a, Meb Personel’e, Ajans Kamu’ya, Kamu Biz’e, Türkiye Eğitim’e, Gündem Haber’e, Öğretmen Meb’e, Öğretmenler İçin’e, Sancak Haber’e, Anadolu Yakası Haber’e, Sağlık Personeli Haber Net’e, Taşköprü Gazetesi’ne, Öğretmen Cafe’ye, SLK Ajans’a, Ada Haber’e, Mektepli Gazete’ye, Medya 90’a, Yerel Hayat’a, Eğitim Sitesin’e, Kamu Bülteni’ne, Öğretmen Haber’e, Personel Sağlık Net’e,  Meb Hocam’a, Kayseri Tempo’ya, Kamusal Gündem’e, Medya Notu’na ve Dudullu Haber’e saygılarımızı ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Sendikal mücadelemizde ikinci aşamaya geçiyoruz. Yazılarımıza ilaveten artık bundan sonra daha çok sahalardayız, alanlardayız ve meydanlardayız… Genç kardeşlerimiz ve hanım kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm üyelerimize sendikamızın kurumsal hafızasını ve Akif İnan’ın dava sendikacılığını dilimiz döndüğünce ve gücümüz yettiğince anlatmaya çalışacağız. Üyelerimizle ve teşkilat mensuplarımızla yüz yüze, el ele, omuz omuza, göz göze, gönül gönüle bir araya gelerek kendilerine dokunmaya çalışacağız. Kalemden gönüllere uzanan yeni dönem teşkilatımıza hayırlı olsun.

                                                                                        Yıldırım Demirci

 https://www.facebook.com/share/19t83SWYtg/?mibextid=wwXIfr

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/kalemle-baslayan-mucadele-artik-sahada-1474.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/kalemle-baslayan-mucadele-artik-sahada-1474.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/kalemle-baslayan-mucadele-artik-sahada-1474-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/kalemle-baslayan-mucadele-artik-sahada-1474.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/kalemle-baslayan-mucadele-artik-sahada/8073/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 20:49:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yargıya Ali Yalçın Verildi Ses Müteahhitten Geldi]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kurucusu ve üyesi olduğumuz sendikanın örgütsel gücünü rant ve zenginleşme aracına dönüştüren Ali Yalçın’ı ve uygulamalarını Yargıya taşıdığımız haber, ajanslara düştükten sonra ses Ali Yalçın’dan değil de Kuşadası Konaklarının müteahhitinden geldi.

Yazılarımızda proje müteahhitin ne tüzel kişiliği ne de gerçek kişiliği ile ilgili bir tek cümlemiz bulunmamaktadır. Müteahhit ile ilgili herhangi bir şikâyetimizin de olmamasına rağmen müteahhitten bir görüşme talebi gelmesini açıkçası yadırgadık. Hâlbuki milyonlarca memur kirada otururken TOKİ arazisine amacı dışında lüks konut yapılmasına öncülük eden, tasarrufta bulunan, irade ortaya koyan, destek ve onay veren Memur-Sen genel başkanı Ali Yalçın eleştirilerimizin odağındaki kişidir.

Müteahhiti bulan biz değiliz, görüşmeleri yapan biz değiliz ve sözleşmeyi imzalayan da biz değiliz. Eğer müteahhite: Lüks konut değil de TOKİ arazisine amacına uygun sosyal konut yapılacak denilseydi müteahhit sosyal konut yapacaktı. Sözleşme kat karşılığı değil de ücret (bedel) karşılığı yapılsaydı tüm konutlar kooperatifin uhdesinde kalacaktı. Bu proje sendika üyelerine duyurulsaydı, konut sayısından fazla başvuru olduğunda ortaklar şeffaf bir şekilde kura ile belirlenmiş olsaydı işte o zaman emek örgütüne yakışan bu çalışmayı herkes ayakta alkışlardı. Ancak Ali Yalçın’ın derdi kirada oturan ve geçim sıkıntısı çeken memur değil de şahsi çıkar ve menfaati olunca maalesef böyle üzücü bir tablo ortaya çıktı.

                                                                       Yıldırım Demirci 

 https://www.facebook.com/share/p/176t1KaK2u/?mibextid=wwXIfr 

Sendika içi tartışmalardan proje müteahhitinin etkilenmesi doğaldır. Ancak bu durumun müsebbibi sendikanın kurucu değerlerine aykırı uygulamalarını eleştiren kurucu üyesi değil, sendikanın maddi ve insan gücünü kişisel çıkar ve menfaati için kullanan Ali Yalçın’dır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın buyurdukları üzere devletimizin gücünün üstünde bir güç bugüne kadar tanımadık ve bundan sonra da tanımayacağımızı kamuoyunun huzurunda deklare ediyoruz. Can güvenliğimizin teminatı olan Devletimize ve güvenlik güçlerimize, güvenimiz de inancımız da tamdır. Devletimizin ve tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan kamu malının koruyucusu olacağımızı en üst perdeden her dâim haykırıyoruz.

Kök mülkiyeti hazineye ait olan sendikacıların kooperatif marifetiyle TOKİ arazisine amacı dışında yaptırmakta oldukları ve 86 milyon vatandaşımızı ilgilendiren lüks konutlarla ilgili bu konu artık Yargıdadır. Herkes hukuka saygılı olmalı, adil yargılamaya gölge düşürecek tutumlardan kaçınmalı, Yargının vereceği kararı sükûnetle, itidalle ve soğukkanlılıkla beklemelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir ve Yargı bağımsızdır, Nokta.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/yargiya-ali-yalcin-verildi-ses-muteahhitten-geldi-8620.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/yargiya-ali-yalcin-verildi-ses-muteahhitten-geldi-8620.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/yargiya-ali-yalcin-verildi-ses-muteahhitten-geldi-8620-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/yargiya-ali-yalcin-verildi-ses-muteahhitten-geldi-8620.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/yargiya-ali-yalcin-verildi-ses-muteahhitten-geldi/8057/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 13:55:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mil-Sen Konfederasyonu İnsanlığın Vicdanı İçin İş Bırakıyor!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mil-Sen Konfederasyonu 3 Ekim'de iş bırakıyor

Mil-Sen Konfederasyonu, İsrail’in uluslararası sularda Küresel Sumud Filosu’na düzenlediği saldırıyı ve sivil gemilerin alıkonulmasını protesto etmek amacıyla 3 Ekim 2025 Cuma günü ülke genelinde iş bırakma kararı aldığını duyurdu.

Konfederasyondan yapılan yazılı açıklamada, saldırının insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suç olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“İsrail’in uluslararası sularda gerçekleştirdiği bu saldırı, sadece barış ve insanlık değerlerine değil, aynı zamanda uluslararası hukuka da açık bir meydan okumadır. İçinde farklı ülkelerden aktivistlerin bulunduğu, yardım ve dayanışma amacıyla yola çıkan gemilere saldırmak, insan vicdanında ve tarihin hafızasında silinmeyecek bir yara açmıştır. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin bu saldırıyı ‘terör eylemi’ olarak nitelendirmesi yerindedir. Bizler de aynı kararlılıkla bu barbarlığı kınıyoruz.”

Açıklamada, Filistin’de yaşanan zulmün yalnızca Filistin halkının değil, bütün insanlığın meselesi olduğu vurgulandı:
“Gazze’de açlığa, susuzluğa ve ölüme mahkûm edilen çocukların çığlığı, dünyanın dört bir yanındaki emekçilerin yüreğinde yankılanmaktadır. Bu nedenle, Gazze’deki zulme dikkat çekmek, Sumud Filosu’na yapılan müdahaleyi protesto etmek ve hükümetleri harekete geçmeye çağırmak için 3 Ekim’de iş bırakıyoruz.”

Mil-Sen Konfederasyonu, alınan iş bırakma kararının yalnızca bir sendikal eylem değil, aynı zamanda bir “vicdan nöbeti” olduğuna dikkat çekerek, kamuoyuna şu çağrıyı yaptı:
“İsrail’in saldırıları karşısında sessiz kalmayın. Filistin’in yanında durmak, insanlığın yanında durmaktır. Uluslararası hukuku ve insan haklarını hiçe sayan bu barbarlığa karşı birlik olma zamanıdır.”

Mil-Sen Konfederasyonu’nun 3 Ekim’deki eylemi, Filistin halkıyla dayanışma amacı taşıyor.



 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/mil-sen-konfederasyonu-israil-i-protesto-icin-3-ekim-de-is-birakiyor-1523.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/mil-sen-konfederasyonu-israil-i-protesto-icin-3-ekim-de-is-birakiyor-1523.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/mil-sen-konfederasyonu-israil-i-protesto-icin-3-ekim-de-is-birakiyor-1523-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/10/mil-sen-konfederasyonu-israil-i-protesto-icin-3-ekim-de-is-birakiyor-1523.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/mil-sen-konfederasyonu-israil-i-protesto-icin-3-ekim-de-is-birakiyor/8051/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 20:57:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Heybeliada Ruhban Okulu´nun Yeniden Açılması Tartışmaları Üzerine Eğitim Sendikasının Basın Açıklaması ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, son dönemde kamuoyunda yeniden gündeme gelen Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması yönündeki talepleri dikkatle izlemekteyiz. Bu konuda kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğumuz gereği, anayasal ve yasal çerçevede görüşlerimizi paylaşmak isteriz.

Anayasal Çerçeve: Laiklik İlkesi

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi, devletimizin temel niteliklerinden biri olarak laikliği açıkça tanımlar. Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını, eğitim ve kamu hizmetlerinin dini esaslara göre değil, bilimsel ve evrensel normlara göre düzenlenmesini zorunlu kılar. Ruhban Okulu’nun yeniden açılması, dini bir kurumun eğitim alanında faaliyet göstermesi anlamına gelecek ve bu durum laiklik ilkesini zedeleyecektir.

Tevhidi Tedrisat Kanunu’na Aykırılık

3 Mart 1924 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu, eğitim ve öğretimin birliğini sağlayarak tüm okulların Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlanmasını hükme bağlamıştır. Bu yasa, dinî kurumların bağımsız olarak eğitim vermesini yasaklamış ve eğitim sisteminin laik, bilimsel ve merkezi bir yapıya kavuşmasını sağlamıştır. Ruhban Okulu’nun yeniden açılması, bu yasanın ruhuna ve lafzına açıkça aykırıdır.

Anayasa Mahkemesi Kararıyla Kapatılmış Bir Kurumun Yeniden Açılması Hukuken Mümkün Değildir

Heybeliada Ruhban Okulu, geçmişte Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatılmış bir kurumdur. Bu karar, yalnızca idari değil, aynı zamanda anayasal bir değerlendirme sonucunda verilmiştir. Bu bağlamda, söz konusu okulun yeniden açılması hukuki bir boşluk yaratacak ve anayasal düzeni zedeleyecektir.

Sonuç ve Çağrımız

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, eğitimde laiklik ilkesinin ve Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun titizlikle korunması gerektiğine inanıyoruz. Ruhban Okulu’nun yeniden açılması yönündeki girişimler, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal barış ve eğitimde eşitlik ilkeleri açısından da ciddi riskler taşımaktadır.

Yetkilileri, anayasal düzeni ve eğitim sistemimizin temel ilkelerini gözeterek bu tür girişimlerden uzak durmaya; kamuoyunu ise bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Saygılarımızla,

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/heybeliada-ruhban-okulu-nun-yeniden-acilmasi-tartismalari-uzerine-egitim-sendikasinin-basin-aciklamasi-3838.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/heybeliada-ruhban-okulu-nun-yeniden-acilmasi-tartismalari-uzerine-egitim-sendikasinin-basin-aciklamasi-3838.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/heybeliada-ruhban-okulu-nun-yeniden-acilmasi-tartismalari-uzerine-egitim-sendikasinin-basin-aciklamasi-3838-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/heybeliada-ruhban-okulu-nun-yeniden-acilmasi-tartismalari-uzerine-egitim-sendikasinin-basin-aciklamasi-3838.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/heybeliada-ruhban-okulu-nun-yeniden-acilmasi-tartismalari-uzerine-egitim-sendikasinin-basin-aciklamasi/8043/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 09:51:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yetim Hakkı Üzerinden Rant Villaları: "Kuşadası Skandalı Yargıda"]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Yaklaşık iki yıldan beri kamu vicdanının sesi olmaya çalıştığımız TOKİ arazisine amacı dışında yapılmakta olan Kuşadası Villaları, kooperatif ve bazı sendika üst yöneticileri ile ilgili konuları Yargıya taşıdık!

Ali Yalçın’ın genel başkanı olduğu Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Bayındır-Memur-Sen’le ilintili Paraf Konut Yapı Kooperatifinin TOKİ arazisine amacı dışında kat karşılında yaptırmakta olduğu Kuşadası Villaları (Marin Panorama Konakları), kooperatif ve bazı sendika üst yöneticileriyle ilgili konuları yargıya taşıdık. Bu konuları yargıya taşıdık ki yarın başka birileri de çıkıp işi kitabına uydurarak tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan hazine arazileri üzerinden zenginleşmeye cesaret edemesinler. 

Yargıya başvurumuz asla kişisel bir başvuru olmayıp 86 milyonun, fakir fukaranın, garip gurabanın, hatta hutbede belirtildiği üzere daha doğmamış çocukların hakkı için ve torunlarımıza yarın daha güzel bir çevrede yaşayabilecekleri yeşil bir Türkiye bırakmak için kamu yararı adına yapılmış başvurudur.

Sendikacıların kooperatif adı altındaki masumiyet perdesiyle, TOKİ arazisi üzerinden şahsi rant elde ettikleri; Türkiye’de ikinci bir örneği olmayan Kuşadası Villaları kamuoyunun gündemine geldikten hemen sonra, 02.10.2023 tarihli “TOKİ’den Elinizi Çekiniz” başlıklı yazımızdan bu yana yaklaşık iki yıldır haykırıyoruz: Evi olmayan milyonlarca dar gelirli vatandaşımızın bir ev sahibi olma hayali kurduğu TOKİ arazisine amacı dışında lüks villa yaptırılması; sadece hukuka değil, ahlaka ve vicdana da ihanettir.

Kamuoyunun vicdanını derinden yaralayan TOKİ arazisindeki lüks konut inşaatları ve kooperatifin ortaklarıyla ilgili ne sendika ne de kooperatif cenahından bugüne kadar herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Bu durumda sendikal aidiyet duygusu ve vatandaşlık sorumluluğu gereği olarak 11 sayfalık dilekçe ve 159 sayfadan oluşan 29 adet ek belgeyle birlikte konuyu Yargıya taşıdık.

Artık bu saatten sonra yargıya intikal eden konularla ilgili söz de karar da, büyük Türk Milleti adına karar veren bağımsız Türk Yargısının ve Devletimizin ilgili kurumlarınındır. Yine adli süreçle birlikte kamuoyuna mal olmuş bu konular, Sayın Cumhurbaşkanımıza bağlı Devlet Denetleme Kurulu başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve MASAK tarafından da gerekli idari soruşturmaların başlatılacağına dair inancımız tamdır. 

Bağımsız Türk Yargısına, Devletimize, devletimizin kurumlarına ve devlet büyüklerimize güveniyoruz. Adli ve İdari Makamların vereceği kararın şimdiden aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Dünya Lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ellerinden öpüyor, devlet büyüklerimize, Memur-Sen teşkilatımıza ve Kamuoyuna saygılarımı sunuyorum. Her şey yarınların daha büyük, daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye’si için…

                                                                                                  Yıldırım Demirci

  https://www.facebook.com/share/p/14LsGMqFwEg/?mibextid=wwXIfr

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/yetim-hakki-uzerinden-rant-villalari-kusadasi-skandali-yargida-5813.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/yetim-hakki-uzerinden-rant-villalari-kusadasi-skandali-yargida-5813.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/yetim-hakki-uzerinden-rant-villalari-kusadasi-skandali-yargida-5813-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/yetim-hakki-uzerinden-rant-villalari-kusadasi-skandali-yargida-5813.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/yetim-hakki-uzerinden-rant-villalari-kusadasi-skandali-yargida/8042/</link>
			<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 15:39:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gazze Söylemiyle Toplu Sözleşme İhaneti Örtülmez!]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Elinde en büyük kul hakkı olan kamu hakkı olanların Gazze söylemlerinde samimi oldukları söylenemez. Ebû Ubeyde’nin dediği gibi nasıl ki birliklerinde kaza namazı olanlar yoksa eline yetim hakkı bulaşanların da Gazze konusunda söz söylemeye yüzleri yoktur.

Sendikacılığın er meydanı olan toplu sözleşme masasının altında da başarısız olan bir genel başkan profiliyle karşı karşıyayız. Hatta ve hatta 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında başarısızlığının yanında itibarı, inandırıcılığı ve güveni de yerle yeksan oldu. Noter görevi yaptığını, iradesinin olmadığını, inanmadığını ve güvenmediğini en üst perdeden söyleyen Ali Yalçın, sanki bu sözleri kendisi söyleme mişçesine iki gün sonra Hakem Kuruluna üye gönderdi. Hadi bununla da yetinse… Üstüne üstlük Hakem Kurulunun üyeleri tutanaklara imzalarını attı ve kurulun toplantısı fiilen bittiği halde Ali Yalçın adeta emekçinin aklıyla alay edercesine “HAKEM KURULUNDAN ÇEKİLDİK” söylemiyle kaybolan itibarını her ne kadar düzeltmeye çalışsa da kendini daha da rezil etti ve sendikacılığının fecaati oldu.

Ali Yalçın yapamadığı sendikacılığının üstünü örtmek için: Teşkilat toplantısı düzenliyor, devlet büyüklerimizle fotoğraf veriyor ve Gazze söylemi üzerinden duyar kasıyor. Bu yöntem 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde de değişmedi. Sürecin bitiminden hemen sonra yeni bir Gazze paylaşımıyla toplu sözleşme sürecindeki memuru sattığını her ne kadar unutturmaya çalışsa da emekçi aldatılmışlığını asla unutmayacaktır. Sendikacılık adına gündemi olmayanlar kurum ziyaretleri paylaşımlarıyla gündemde kalmaya çalışıyorlar. Artık emekçinin Ali Yalçın ve bir avuç menfaatperest ekibine zerre miktar inancı da güveni de kalmamıştır.

Kişisel ikbal ve menfaatlerini önceleyen uygulamalarıyla mahallemizi, teşkilatımızı, davamızı, emekçimizi ve emeklimizi rezil eden zihniyetin Gazze konusuyla ilgili söyleyecek hiçbir sözü olamaz ve olmamalıdır.

“Birliklerimizin içinde kaza namazı olan hiçbir kimse yok. Kaza namazı olanı işgale karşı savaştırmıyoruz” diyen Ebû Ubeyde ibadetin, ahlakın ve İslami ölçülerin olmadığı bir mücadelenin cihad olamayacağını bizlere tekrar hatırlattı.

Sendikanın örgütlülükten gelen gücüyle kurdukları kooperatifler marifetiyle TOKİ arazisine amacı dışında yaptırmakta oldukları villaların hukuki, kanuni, ahlaki ve vicdani olmadığını söyledik, yazdık ve çizdik. Yaklaşık iki yıldan beri yazdığımız yazılarda belirtilen konuların hiçbirisini muhatapları yalanlayamadıkları gibi cevap da vermediler. Yine muhatapları, teşkilatı ve kamuoyunu bilgilendirici açıklama yapmayarak sessizliklerini sürdürmektedir.  Sendikacıların Kuşadası Villalarıyla ilgili yaklaşık 40’ın üzerindeki yazımızın ne erişimin engellenmesi ne de yayından çıkarılması yönünde herhangi bir mahkeme kararı bulunmamaktadır.  

Bir takım kanuni boşluklardan yararlanarak değil hayatta olanların daha doğmamış çocukların hakkı olan hazine arazilerine çökerek haksız kazanç sağlamanın büyük bir vebal, haram ve zulüm olduğunu minberden vicdanlara imam efendiler haykırdı. Elinde en büyük kul hakkı olan kamu hakkı olanların Gazze söylemlerinde samimi oldukları söylenemez. Ebû Ubeyde’nin dediği gibi nasıl ki birliklerinde kaza namazı olanlar yoksa eline yetim hakkı bulaşanların da Gazze konusunda söz söylemeye yüzleri yoktur.

Sözlerimizi sözlerin en güzeli, yerlerin ve göklerin hükümranı olan Yüce Allah’ın sözleriyle bitirelim: “İyi bilin ki, mallarınız ve evlatlarınız sizin için ancak birer imtihan sebebidir. Büyük mükâfatın ise yalnız Allah’ın yanında olduğunu unutmayın.” (Enfal-28)

kaynak:   https://www.facebook.com/share/176cJGQVJi/?mibextid=wwXIfr

                                                                                                 Yıldırım Demirci

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/gazze-soylemiyle-toplu-sozlesme-ihaneti-ortulmez-566.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/gazze-soylemiyle-toplu-sozlesme-ihaneti-ortulmez-566.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/gazze-soylemiyle-toplu-sozlesme-ihaneti-ortulmez-566-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/gazze-soylemiyle-toplu-sozlesme-ihaneti-ortulmez-566.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/gazze-soylemiyle-toplu-sozlesme-ihaneti-ortulmez/8003/</link>
			<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 21:05:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hakem Kuruluna Giden Yol: “Ali Yalçın Sendikacılığının Sonu Oldu."]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Hakem Kuruluna üye göndererek memur ve memur emeklisinin lehine TBMM’de dahaiyi sonuç alınmasına engel olan ve kamuoyundan gelen tepkiler üzerine çekildik algısı yaratarak 6,5 milyon emekçiye ihanet eden Buçuk Ali’nin sendikacılığı fiilen bitmiştir.

Son 10 yıllık süreci kapsayan 6 Toplu Sözleşme masasında alınan yarımşar ve bir puanlık zamlarla memurlar geçim sıkıntısı yaşarken sendika üst yöneticileri örgütlülükten gelen güçleriyle kurdurdukları yedi ayrı kooperatif marifetiyle gayrimenkullerine yenilerini ekleyerek zenginleştiler. 

Yaklaşık olarak 4 milyon memur ve 2,5 milyon memur emeklisinin ve bu emekçilerin aileleri ve yakınlarını da hesaba kattığımızda yaklaşık 30 milyon kitleyi ilgilendiren 2026-2027 yıllarına ait mali ve sosyal hakların belirlendiği 8. Dönem Toplu Sözleşme kararları 27.08.2025 tarih ve 32999 sayılı Resmi Gazetede yayımlandı.

2015-2025 yılları arasında kurulan 6 Toplu Sözleşme Masasında Kamu İşveren Heyetine başkanlık eden Sayın Bakanlardan son iki dönem hariç, sürekli değişirken kamu görevlileri heyet başkanı ise tüm dönemlerin değişmeyen isimi olan Ali Yalçın’dı.10 yıl boyunca gerçekleştirilen her toplu sözleşmede, emekçilerin umudunu boşa çıkarmasına rağmen memurları ve memur emeklilerini aynı ismin temsil etmesi dikkatleri sendika seçimlerine çevirmiştir. Eğer 1.078.831 üyesiyle dünyanın en büyük emek örgütlerinden biri olan Memur-Sen’in genel başkanı sadece ve sadece 267 oy ile seçiliyorsa işte asıl dengesizlik budur. Temsildeki bu dengesizliğin giderilmesi gerektiğini hiçbir kimse göz ardı edemez. Görüşmeler boyunca yasanın sınırlıklarına sığınan Ali Yalçın, memuru ne derece temsil ettiğine hiç değinmemiştir.

İşçi kardeşlerimizin maaşları üzerinden karşılaştırma yaparak ilk düğmeyi yanlış ilikleyerek işe başlayan Ali Yalçın’ın ikircikliği, tutarsızlığı ve çelişkileri 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerine damgasını vurdu. Sürecin en kritik aşaması ise, Ali Yalçın’ın 20 yıllık sendikacılığında tarihi hatası olarak nitelendirilen ve yıllar geçse de hafızalardan çıkmayacak olan kararı: Hakem Kuruluna üye göndermesi olmuştur.

Ali Yalçın sendikacılığını kendi diliyle ve eliyle bitirdi. Hakem Kuruluna: Noter görevi yaptığını söyledi mi, evet söyledi! İnanmadığını söyledi mi, evet söyledi! Güvenmediğini söyledi mi, evet söyledi! İradesi olmadığını söyledi mi, evet söyledi! Kurula gitmeyeceklerini söyledi mi, evet söyledi!

Ali Yalçın iki gün sonra üst perdeden söylediklerinden 180 derece çark ederek kendi eliyle iki üyesini hakem kuruluna götürdü. Gerekçe olarak da 58 kazanımın riske atılmaması gösterildi. Hadi oradan… Bu kazanımların çoğu önceki yıllardaki kazanımların tekrarı niteliğindedir. Rakamsal değerleri ise dişin kovuğunu doldurmayacak cinstendir. Kazanımların çokluğu üzerinden güya kendilerince algı yaratıyorlar. 

Yetkili sendikanın Hakem kuruluna üye göndermesine kamuoyundan büyük tepki geldi. Bunun üzerine imzalar atıldıktan ve kurul görevini bitirdikten hemen sonra Buçuk Ali, 6,5 milyon emekçiyi adeta aldatırcasına manipülatif bir açıklama yaparak hakem kurulundan çekildiklerini duyurdu. Kimi inandıracaksa… Sendikacılık cesareti, duruşu, kararlılığı, kapasitesi, kifayeti ve kalibresi olmayandan başka ne beklenebilirdi. 

Kurulun çalışmalarını bitirmesine müteakiben Ali Yalçın’ın yaptığı: “HAKEM KURULUNDAN ÇEKİLDİK” açıklamasının hiçbir hukuki hükmü yoktur. Çünkü kurula üye göndererek konunun TBMM’ye gelmesine engel oldu. Memur ve memur emeklisinin mali ve sosyal hakları TBMM’ye gelmiş olsaydı mevcut şartlardan çok daha iyi sonucun çıkacağı herkesin ortak düşüncesiydi. TBMM’de emekçilerin lehine çıkacak iyileştirmelere engel olan Ali Yalçın, emekçiye ihanet etmiştir. Bu ihanetin bedeli, sendika genel başkanlığından istifa etmesini gerektirir. Altı dönemdir tiyatronun başrol oyuncusu rolünde yaptığı görsel şovlarla emekçinin hayallerini, hayal kırıklığına uğratan Ali Yalçın’ın sendikacılığı da fiilen bitmiştir.

                                                                                               Yıldırım Demirci

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/hakem-kuruluna-giden-yol-ali-yalcin-sendikaciliginin-sonu-oldu-9909.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/hakem-kuruluna-giden-yol-ali-yalcin-sendikaciliginin-sonu-oldu-9909.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/hakem-kuruluna-giden-yol-ali-yalcin-sendikaciliginin-sonu-oldu-9909-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/09/hakem-kuruluna-giden-yol-ali-yalcin-sendikaciliginin-sonu-oldu-9909.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/hakem-kuruluna-giden-yol-ali-yalcin-sendikaciliginin-sonu-oldu/7983/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 00:59:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sendikadan Şef ve Şube Müdürleri Arasındaki Maaş Farkının Derinleşmesine Dair Eleştiri]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BASIN AÇIKLAMASI

Tarih: [20.08.2025]

Çankaya/ANKARA

Konu: Şef ve Şube Müdürleri Arasındaki Maaş Farkının Derinleşmesine Dair Eleştiri

8. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmeleri sonucunda şef kadrosunda görev yapan çalışanlara 10 puan, şube müdürü kadrosundakilere ise 20 puan tazminat artışı sağlanmıştır. Bu düzenleme, ne yazık ki kamu yönetiminde liyakat ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayan bir tabloyu daha da derinleştirmiştir.

Adil Değil, Ayrıştırıcı Bir Artış

Şeflerle şube müdürleri arasındaki maaş farkı zaten belirginken, yapılan bu orantısız artışla fark daha da büyümüştür. Oysa şef kadrosunda görev yapan çalışanlar, kurumların işleyişinde kritik rol üstlenmekte; çoğu zaman operasyonel yükün büyük kısmını taşımaktadır. Bu nedenle, tazminat artışlarının görev sorumlulukları ve iş yüküyle orantılı olması gerektiğini savunuyoruz.

Liyakat ve Emeğe Saygı Esastır

Sendikamız, kamu çalışanlarının görev unvanı ne olursa olsun, emeklerinin karşılığını adil biçimde almasını savunmaktadır. Şef kadrosundaki çalışanların görmezden gelinmesi, sadece maddi değil, manevi bir kırgınlığa da yol açmaktadır. Bu durum, çalışma barışını zedeleyebilir ve kurumsal verimliliği olumsuz etkileyebilir.

Talebimiz Net: Adil ve Dengeli Bir Düzenleme

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, şef kadrosundaki çalışanların haklarının gözetilmesini, tazminat artışlarının daha dengeli biçimde yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz. Kamu yönetiminde adaletin tesisi, sadece rakamlarla değil, çalışanların emeğine duyulan saygıyla mümkündür.

Saygılarımızla,

Liyakatli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/sendikadan-sef-ve-sube-mudurleri-arasindaki-maas-farkinin-derinlesmesine-dair-elestiri-9487.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/sendikadan-sef-ve-sube-mudurleri-arasindaki-maas-farkinin-derinlesmesine-dair-elestiri-9487.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/sendikadan-sef-ve-sube-mudurleri-arasindaki-maas-farkinin-derinlesmesine-dair-elestiri-9487-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/sendikadan-sef-ve-sube-mudurleri-arasindaki-maas-farkinin-derinlesmesine-dair-elestiri-9487.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/sendikadan-sef-ve-sube-mudurleri-arasindaki-maas-farkinin-derinlesmesine-dair-elestiri/7982/</link>
			<pubDate>Sun, 31 Aug 2025 22:30:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ali Yalçın Yine Memuru Sattı!]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Allah aşkına sizin bu memuru kaçıncı satışınız! 2017 yılında kalemin mürekkebi yok dediniz, bir gün sonra gittiniz mürekkebi olmayan kalemle imza attınız. Her toplu sözleşme döneminde memur, aldatılmaktan İllallah dedi! Beceremediğiniz, elinize ve yüzünüze bulaştırdığınız sendikacılığı bırakın.

Hazineden kupon araziler alanlar memuru yine sattı. Devletimizin yasal ve meşru bir kurumuna ağızlarına geleni söyleyenler bu söylediklerinden çark ederek kurula üye gönderdiler. Hâlbuki konu TBMM’ye gelseydi memurun lehine olacağı aşikârdı, ancak kime ne anlatacaksın! Seçimlerde üyesinin iradesine itibar etmeyenlerden milli iradenin tecelligahı olan TBMM’ye itibar etmeleri beklenmez. Ali Yalçın’ın avaneleri ise emekçinin aklıyla dalga geçercesine koro halinde 58 kazanımın korunması için kurula üye gönderdiklerini söyleyerek memurları satmalarına kılıf bulmaya çalışıyorlar. Her toplu sözleşme döneminde aynı tiyatroyu izlemekten emekçi bıktı. 

Allah aşkına sizin bu memuru kaçıncı satışınız! 2017 yılında kalemin mürekkebi yok dediniz, bir gün sonra gittiniz mürekkebi olmayan kalemle imza attınız. Her toplu sözleşme döneminde memur, aldatılmaktan İllallah dedi! Beceremediğiniz, elinize ve yüzünüze bulaştırdığınız sendikacılığı bırakın. 

Teşkilatta oluşturduğu korku iklimiyle koltuğunu koruyan Ali Yalçın, bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde yaptığı basın açıklamasında adeta suç bastırırcasına ses tonunu hiç olmadık kadar yükseltti. Birilerine gözdağı verircesine üst perdeden yaptığı konuşmasıyla toplu sözleşme sürecinde ikircikli, tutarsız ve çelişkili tutumunu unutturmaya çalıştı. Hakeme başvurmadığını söylüyor ama üye gönderen de kendisinden başkası değildi. Hakeme üye göndermek dolaylı da olsa bir şekilde hakeme başvurmak demektir. Yani: “Ha kel Ali, ha Ali kel.” Emekçinin Ali Yalçın’a inancı da güveni de kalmamıştır. 

Ali Yalçın ve avanesi, emekten gelen güçlerini kooperatif adı altında aldıkları hazine arazileriyle ranta dönüştürdüler. Kişisel ikbal uğuruna yapılan bu ve benzeri uygulamalarla mahallemizi de sendikamızı da davamızı da emekçimizi de emeklimizi de rezil ettiler. Yeter artık! Sizde biraz utanma varsa o pahalı koltuklarınızda bir dakika bile oturmamalısınız. Sizler Kuşadası’nın zirvesinde geleceğe dair hayallerinizi kurarken emekçinin Ankara’nın Anadolu Meydanındaki hayalleri 9. Dönem Toplu Sözleşmesine kaldı. 

Memur-Sen Ailesinin çok değerli üyeleri, lütfen istifa ederek sendikaya çöreklenmiş olan bir avuç rantçı tayfasını sevindirmeyin. Sizden boşalan yerleri aday memurların adaylık süreçlerini fırsata çevirerek dolduruyorlar. Siz kaybederken onlar kazanıyor.

Bu sendikadan istifa etmesi gerekenler emeğinin, ekmeğinin ve geleceğinin peşinde koşan samimi üyeler değil; üyenin omuzlarına basarak gayrimenkul zengini olan Ali Yalçın ve bir avuç avanesidir. Biz evimiz ve yuvamız olarak gördüğümüz sendikamızda kalmaya devam edeceğiz. Emekçinin ve devlet erkânının nezdinde karşılıkları kalmayan, raf ömürlerini tamamlamış bir avuç rantiyeciyi göndermekte kararlıyız, inançlıyız ve inatçıyız. Emekçiyi aldatan sendika baronlarını yok sayıyoruz. Emeğimizi sömürerek zenginleşenleri istifaya davet ediyoruz. 

                                                                                                  Yıldırım Demirci

Kaynak: https://www.facebook.com/share/1CWcYbgJxo/?mibextid=wwXIfr

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/ali-yalcin-yine-memuru-satti-3842.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/ali-yalcin-yine-memuru-satti-3842.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/ali-yalcin-yine-memuru-satti-3842-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/ali-yalcin-yine-memuru-satti-3842.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/ali-yalcin-yine-memuru-satti/7978/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 23:03:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Memurların zammı belli oldu]]></title>
			<description><![CDATA[Memur ve memur emeklisine 2026 yılı için yapılan zam teklifi 11+7 olarak kalırken, 2027 yılı için yapılan son zam teklifi 1 puan artırılarak 5+4 oldu. Buna ek olarak kamu görevlilerinin taban aylıklarının 2026 yılı birinci dönem için bin TL artırılması da kabul edildi. Memur Sen ve Kamu-Sen Hakem Kurulu'ndan çekildiklerini açıklarken, Hakem Kurulu zammı onayladı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, memur ve memur emeklilerinin 2026-2027 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere dördüncü kez toplandı.

Kamu işveren heyeti, toplantıda 2026 yılı için önceki teklifini değiştirmeyerek yüzde 11+7'de bıraktı. 2027 için ise bir puan artırıldı ve yüzde 5+4 zam teklif edildi.

HAKEM KURULU'NUN KARARLARI ŞU ŞEKİLDE:

23/08/2025 tarihinde başlayan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu süreci aşağıdaki kararlar alınarak 26/08/2025 tarihinde sonuçlandırılmıştır.

1- 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde genele ilişkin mali ve sosyal haklara yönelik uzlaşılan 58 madde kabul edilmiştir.
Bu kapsamda; kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen teknik (mühendis, mimar, tekniker teknisyen gibi), sağlık (veteriner hekim, ebe, hemşire gibi), avukatlık hizmetleri sınıflarındaki personelin yanı sıra şef, amir, müdür yardımcısı ve müdür unvanlı personel ile herhangi bir ilave ödemesi bulunmayan yardımcı hizmetler sınıfı ve genel idare hizmetleri sınıfı personelinin mali haklarında önemli iyileştirmeler yapılmıştır.

2- Kamu görevlilerinin genel zam oranı artışı;

Günün Trend Haberleri

2026 yılı birinci dönem için %11, ikinci dönemi için %7

2027 yılı birinci dönem için %5, ikinci dönemi için %4
olarak kabul edilmiştir.

3- Kamu görevlilerinin taban aylıklarının 2026 yılı birinci dönem için 1000 TL artırılması kabul edilmiştir.

Kamu tarafı 5 maddede ilave iyileştirme teklif etti. Kurulda;

- Genel İdare Hizmetleri ile Yardımcı Hizmetler Sınıfında bulunup ilave ödemeden faydalanmayanlara yönelik artışın 10 puana yükseltilmesi,

- Kamu görevlilerinin yabancı dil tazminatlarının artırılması,

- Koruma ve güvenlik personeline resmi ve dini bayramlarda fazla çalışma ücreti ödenmesi,

- Engelli çocuk aile yardımına ilişkin mevcut oranda artış yapılması,

- Kamu konutlarından yararlanmada kamu görevlisinin engelli olan eşi ve çocukları için süre uzatımı kararı alındı.

Ara vermenin ardından toplanan Hakem Kurulu son teklifi onayladı ve milyonlarca memur ve memur emeklisinin zam oranı netleşti.

MEMUR-SEN BAŞKANI: HAKEM KURULU'NDAN ÇEKİLDİK

Hakem Heyeti'nin kararının ardından Memur-Sen masadan kalktıklarını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: Hakem Kurulu'ndan çekildik

"Uzlaşmazlıkla sonuçlanan Toplu Sözleşmede Toplantı Tutanağı ile kayıt altına aldığımız 58 Kazanım Hakem Kurulunda oylandı

Verdiğimiz tepkiler ve Hakem Kurulu’ndaki ısrarımızla bazı olumlu adımlar atıldı ama bunlar sorunu çözmez

HÜKÜMETİN TEKLİFİ NE OLMUŞTU?

2026 yılı ilk 6 ay için yüzde 11, ikinci 6 ay için yüzde 7 artış,

2027 yılı ilk 6 ay için yüzde 4, ikinci 6 ay için yüzde 4 artış öngörülmüştü.

Ayrıca 15 Ağustos 2025’te verilen 1.000 TL taban aylığı artışı teklifinin de yinelendiği açıklanmıştı.

Gerçekleşen son düzenleme ile 2027 yılı ilk 6 ay için yüzde 4 olarak öngörülen zam oranı yüzde 5 olmuş oldu. 

MEMURLAR NE İSTİYOR?

Yetkili sendika Memur-Sen, 2026 yılı için 10 bin lira taban aylığa zam yapılmasını, yüzde 10 refah payı ile ilk 6 ay için yüzde 25 oransal zam verilmesini talep etmişti.

2027 yılı için ise 7 bin 500 lira taban aylığa zam yapılması ve ilk 6 ay için 20, ikinci 6 ay için yüzde 15 zam istenmişti.

Böylece 2026 için yüzde 88, 2027 için yüzde 47 oranında zam talep edilmişti.

 

İŞTE MEMURLARIN ZAMLI MAAŞLARI

 

Mevcut maaş + zam miktarı > 2026 ilk 6 ay zamlı maaş

Antrenör - 48 bin 533 TL + 3 bin 829 TL > 52 bin 362 TL

Araştırma Görevlisi - 70 bin 51 TL + 5 bin 527 > 75 bin 578 TL

Arşiv Memuru - 51 bin 630 TL + 4 bin 73 TL > 55 bin 704 TL

Aşçı - 46 bin 378 TL + 3 bin 659 TL > 50 bin 37 TL

Avukat - 66 bin 214 TL + 5 bin 224 TL > 71 bin 439 TL

Bahçıvan - 46 bin 378 TL + 3 bin 659 TL > 50 bin 37

Başkomiser - 69 bin 833 TL + 5 bin 509 TL > 75 bin 343 TL

Başmüfettiş - 78 bin 178 TL + 6 bin 168 TL > 84 bin 346 TL

Başkanlık Müşaviri - 92 bin 223 TL + 7 bin 276 TL > 99 bin 500 TL

Başmüfettiş - 78 bin 179 TL + 6 bin 168 TL > 84 bin 346 TL

Başmühendis - 70 bin 754 + 5 bin 582 TL > 76 bin 336 TL

Cezaevi Müdür - 61 bin 894 TL + 4 bin 883 TL > 66 bin 778 TL

Cumhurbaşkanlığı Birim Başkanları - 84 bin 874 TL + 6 bin 696 TL > 91 bin 571 TL

Çocuk Gelişimcisi - 49 bin 554 TL + 4 bin 228 TL > 57 bin 855 TL

Daire Başkanı - 104 bin 603 TL + 8 bin 253 TL > 112 bin 856 TL

Daire Tabibi - 74 bin 303 TL + 5 bin 863 TL > 80 165 TL

Denetçi/ Başdenetçi - 95 bin 312 TL + 7 bin 520 TL > 102 bin 833 TL

Denizcilik Sörvey Mühendisi - 80 bin 815 TL + 6 bin 376 TL > 87 bin 192 TL

Destek Hizmetleri Daire Başkanı - 104 bin 620 TL + 8 bin 254 TL > 112 bin 875 TL

Doktor Öğretim Üyesi - 75 bin 37 TL + 5 bin 920 TL > 80 bin 958 TL

Eczacı - 58 bin 41 TL + 4 bin 579 TL > 62 bin 621 TL

Eğitim Görevlisi - 61 bin 598 TL + 4 bin 860 TL > 66 bin 558 TL

Emniyet Amiri - 70 bin 805 TL + 5 bin 586 TL > 76 bin 391 bin

Emniyet Müdürü 3. Sınıf - 78 bin 101 TL 6 bin 162 TL > 84 bin 263 TL

Fakülte Sekreteri - 72 bin 906 bin + 5 bin 752 TL > 78 bin 658 TL

Genel Müdür - 133 bin 249 TL + 10 bin 513 TL > 143 bin 763 TL

Genel Müdür Yardımcısı - 114 bin 116 TL + 9 bin 3 TL > 123 bin 119 TL

Genel Sekreter (Üniversite) - 86 bin 761 TL + 6 bin 845 TL > 93 bin 607 TL

Hakim - 140 bin 930 TL + 11 bin 119 TL > 152 bin 50 TL

Hakim Adayı - 66 bin 901 TL + 5 bin 278 TL > 72 bin 169 TL

Hazine Avukatı - 65 bin 112 TL + 5 bin 137 TL > 70 bin 249 TL

Hukuk Müşaviri - 61 bin 714 TL + 4 bin 869 TL > 66 bin 583 TL

İcra Müdür - 61 bin 564 TL + 4 bin 857 TL > 66 bin 421 TL

İç Denetçi - 69 bin 55 TL + 5 bin 448 TL > 74 bin 503 TL

İl Emniyet Müdür Yardımcısı - 78 bin 172 TL + 6 bin 167 TL > 84 bin 340 TL

İl Emniyet Müdürü - 101 bin 121 TL + 7 bin 978 TL > 109 bin 99 TL

İl Müdür Yardımcısı - 74 bin 887 TL + 5 bin 908 TL > 80 bin 795 TL

İl Müdürü - 104 bin 623 TL + 8 bin 254 TL > 112 bin 877 TL

İl Nüfus Ve Vatandaşlık Müdürü - 73 bin 132 TL + 5 bin 770 TL > 80 bin 795 TL

İlçe Emniyet Müdürü - 75 bin 868 TL + 5 bin 986 TL > 81 bin 854 TL

İlçe Emniyet Müdürü Yardımcısı - 75 bin 831 TL + 5 bin 5 bin 983 TL > 81 bin 814 TL

İlçe Müdür - 71 bin 918 TL + 5 bin 674 TL > 77 bin 592 TL

İnfaz Koruma Başmemuru - 59 bin 478 TL + 4 bin 688 TL > 64 bin 117 TL

İşletme Müdür Yardımcısı - 79 bin 212 TL + 5 bin 539 > 75 bin 751 TL

İşletme Müdürü - 73 bin 606 TL + 5 bin 807 TL 79 bin 414 TL

Kaymakam - 113 bin 451 TL + 8 bin 951 TL > 122 bin 402 TL

Kaymakam Adayı - 71 bin 766 TL + 5 bin 662 TL > 77 bin 429 TL

Kit Müşaviri - 71 bin 369 TL + 5 bin 631 TL > 77 bin TL

Malı Hizmetler Uzmanı - 71 bin 263 TL + 5 bin 622 TL > 76 bin 886 TL

Matematikçi - 58 bin 382 TL + 4 bin 606 TL > 62 bin 988 TL

Memur - 48 bin 398 TL + 3 bin 818 TL > 51 bin 217 TL

Muhasebeci - 50 bin 373 TL + 3 bin 914 TL 54 bin 347 TL

Müdür - 63 bin 958 TL + 5 bin 46 TL > 69 bin 5 TL

Müdür Yardımcısı - 62 bin 821 TL + 4 bin 956 TL > 67 bin 778 TL

Müfettiş - 79 bin 517 TL + 6 bin 273 TL > 85 bin 791 TL

Mühendis - 69 bin 783 TL + 5 bin 505 TL > 75 bin 289 TL

Mülkiye Müfettişi - 99 bin 157 TL + 7 bin 823 TL > 106 bin 981 TL

Müsteşar - 126 bin 683 TL + 9 bin 995 TL > 136 bin 678 TL

Müsteşar Yardımcısı - 114 bin 970 TL + 9 bin 71 TL > 124 bin 41 TL

Müşavir - 101 bin 165 TL + 8 bin 22 TL > 109 bin 697 TL

Öğretim Görevlisi - 65 bin 216 TL + 5 bin 145 TL > 70 bin 361 TL

Özel kalem Müdürü - 77 bin 167 TL + 6 bin 88 TL > 83 bin 255 TL

Polis - 63 bin 391 TL + 5 bin 1 TL > 68 bin 392 TL

Profesör - 93 bin 463 TL + 7 bin 374 TL > 100 bin 838

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı - 115 bin 17 TL + 9 bin 74 TL > 124 bin 92 TL

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı - 137 bin 606 TL + 10 bin 857 TL > 148 bin 464 TL

SGK Müdür Yardımcısı - 69 bin 866 TL + 5 bin 512 TL > 75 bin 379 TL

Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürü - 71 bin 918 TL + 5 bin 674 TL > 77 bin 592 TL

Strateji Geliştirme Başkanı - 115 bin 17 TL + 9 bin 74 TL > 124 bin 92 TL

Şehir plancısı - 69 bin 783 TL + 55 bin 5 TL > 75 bin 289 TL

Tabip (Uzman) - 75 bin 335 TL + 5 vbin 943 TL > 81 bin 279 TL

TBMM Genel Sekreteri - 145 bin 658 TL + 11 bin 492 TL > 157 bin TL 151 TL

Teknisyen - 50 bin 217 TL + 3 bin 962 TL > 54 bin 179 TL

Uzman (Kariyer) - 80 bin 892 TL + 6 bin 378 TL > 87 bin 239 TL

Üniversite Genel Sekreteri - 86 bin 761 bin TL + 6 bin 845 TL > 93 bin 607 TL

Vali - 143 bin 687 TL + 11 bin 336 TL > 155 bin 23 TL

Vali Yardımcısı - 107 bin 562 TL + 8 bin 486 TL > 116 bin 48 TL

Vergi Dairesi Müdürü - 64 bin 125 TL + 5 bin 59 TL > 69 bin 976 TL

Veteriner Hekim - 70 bin 100 TL + 5 bin 530 TL > 75 bin 631 TL

Yazı işleri Müdürü - 63 bin 375 TL + 5 bin TL > 68 bin 375 TL

Yurt Müdürü - 71 bin 955 TL + 5 bin 677 TL > 77 bin 632 TL

Yüksekokul Sekreteri - 72 bin 906 TL + 5 bin 752 TL > 78 bin 659 TL

Zabıt Katibi - 51 bin 116 TL + 4 bin 37 TL > 55 bin 203 TL

Zabıta - 49 bin 683 TL + 3 bin 920 TL > 53 bin 603 TL
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/memurlarin-zammi-belli-oldu-6350.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/memurlarin-zammi-belli-oldu-6350.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/memurlarin-zammi-belli-oldu-6350-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/memurlarin-zammi-belli-oldu-6350.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/memurlarin-zammi-belli-oldu/7977/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 23:00:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ali Yalçın’ın İki Günlük Çelişkisi: “Memurun Güveni Tükendi”]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
 

Ali Yalçın’ın her toplu sözleşme döneminde takındığı ikircikli tutumu ve samimiyetsizliği; memurun Ali Yalçın’a karşı duyduğu güvensizlik hissini perçinlemiştir. Erdemliler hareketindeki bu tıkanıklığı ve güven bunalımını aşmak için Ali Yalçın’ın istifa etmesi en erdemli hareket olarak görülmektedir.

Emeğinin, ekmeğinin ve geleceğinin peşinde koşan memur, Ali Yalçın’ın tutarsızlığı sonucu yine hayal kırıklığına uğramıştır. Yetkili sendikanın etkisiz yöneticileri, daha iki gün önce aldıkları kararlarından 180 derece çark etti. Sendikanın örgütsel gücünü rant ve zenginleşme aparatına dönüştüren bu zihniyetten başka ne beklenebilirdi.

Ali Yalçın’ın sözlerinden nasıl çark ettiğini görmek için 20.08.2025 tarihinde yaptığı basın toplantısına gidelim ve söylediklerine kulak verelim. 

“Farklı statüde aynı işi yapan çalışanlar arasındaki makas, memurunun lehine iken memurun aleyhine dönmüştür. Bunu kabul etmek, sineye çekmek ve meşrulaştırmak kendimizi inkâr, sendikacılığımıza verdiğimiz emeğe saygısızlık, kamu görevlisine de ihanet olurdu. Herkes artık her şeyi biliyor, mızrak çuvala sığmıyor. Sendikacıya düşen maliyenin gerekçelerini değil, memurun gerçeklerini haykırmaktır. Sendikacıya düşen hükümetin doğrularını değil, hükümete doğruları söylemektir.

Artık 4688 sayılı yasayla buraya kadar. Bak! Buraya kadar. Bundan sonrası çıkmaz sokak. Bununla bir daha bizi toplu sözleşme masasına oturmaya mecbur bırakmasınlar, beklenmedik sonuçlarla karşılaşırlar!

Önümüzde hakem süreci var. Hakeme ne bizim ne de kamu görevlilerinin zerre miktarı inancı da güvenci de yoktur. Çünkü geçmişte hakemlik edenlerin hakkaniyetten uzak tutumları, adil olmayan kararları, olmayan iradeleri hakemi Kamu Görevlileri Hakem Kurulu olmaktan çıkarıp, Kamu İşveren Hakemi haline getirmiştir. Bizim için atılacak yeni bir adım kalmadı.” Şeklindeki konuşmasıyla adeta Hükümete, yasal ve meşru kurumlara meydan okuyarak sözlerini tamamladı. 

Şimdi biz de kamu görevlileri olarak, yetkili sendikanın genel başkanına diyoruz ki iki günde ne değişti de noter konumunda nitelendirdiğiniz ve güvenmediğiniz hakem kuruluna üye göndermeye karar verdiniz. 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine her zaman olduğu gibi Ali Yalçın’ın çelişkileri ve tutarsızlıkları damgasını vurdu. Her toplu sözleşme döneminde 7 milyona yaklaşan memur ve memur emeklisi aynı tiyatroyu izlemekten gına geldi. Ali Yalçın, “Ben 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde başarısız oldum.” demiyor, yasanın sınırlıklarına sığınıyor. Evet, yasa değişmeli. Eğer 1.078.831 üyesiyle dünyanın en büyük emek örgütlerinden biri olan Memur-Sen’in genel başkanı sadece ve sadece 267 oy ile seçiliyorsa işte asıl dengesizlik budur.

Sendika genel sekreterinin dediği gibi arşiv unutmaz. Şimdi de arşive bakalım, Ali Yalçın’ın tutarsızlıklarına bir kez daha şahit olalım. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın 21.08.2017 tarihinde 4. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde son teklifi: “Bugün ifade edilen ‘2018 için 3.5+3.5’, ‘2019 için 4+5’lik teklif, elimize kalemi veriyor ama içine mürekkebi koymuyor.” sözleriyle değerlendiren Ali Yalçın, 0,5 puanlık artışa sözlerini yutarcasına gitti masada imzayı attı. Bu tarihten sonra Ali Yalçın, Buçuk Ali olarak anılmaya başlandı. Ali Yalçın! Allah aşkına bu memuru senin kaçıncı hayal kırıklığına uğratışın!

Ali Yalçın’ın her toplu sözleşme döneminde takındığı ikircikli tutumu ve samimiyetsizliği; memurun Ali Yalçın’a karşı duyduğu güvensizlik hissini perçinlemiştir. Ali Yalçın’ın kendi ifadesiyle söylemek gerekirse herkes artık her şeyi biliyor, mızrak çuvala sığmıyor. Bu tıkanıklığı ve güven bunalımını aşmak için Ali Yalçın’ın istifa etmesi en erdemli hareket olarak görülmektedir.

https://www.facebook.com/share/v/1755cyv53T/

                                                                                                  Yıldırım Demirci

Kaynak: https://www.facebook.com/share/v/1BLuVBa9Cx/?mibextid=wwXIfr

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/ali-yalcin-in-iki-gunluk-celiskisi-memurun-guveni-tukendi-3968.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/ali-yalcin-in-iki-gunluk-celiskisi-memurun-guveni-tukendi-3968.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/ali-yalcin-in-iki-gunluk-celiskisi-memurun-guveni-tukendi-3968-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/ali-yalcin-in-iki-gunluk-celiskisi-memurun-guveni-tukendi-3968.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/ali-yalcin-in-iki-gunluk-celiskisi-memurun-guveni-tukendi/7974/</link>
			<pubDate>Mon, 25 Aug 2025 12:34:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kamu işveren tarafı hakem heyetine başvurdu]]></title>
			<description><![CDATA[Kamu İşveren Heyeti, 8. Dönem Toplu Sözleşme çerçevesinde Kamu Görevlileri Hakem Heyeti'ne başvurusunu yaptı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gazete Nefesteki habere göre, Kamu İşveren Heyeti, 8. Dönem Toplu Sözleşme’de Kamu Görevlileri Hakem Heyeti’ne başvurdu. Yaklaşık 4 milyon memur ve 2 buçuk memur emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde takvim işliyor.

Kısmi anlaşma ile biten müzakere süreci sonucunda 11 hizmet kolunda anlaşma sağlanırken, genele ilişkin hükümlerde yapılan zam teklifinde ise uzlaşma sağlanamadı.

Müzakere sürecinin ardından 8. Dönem Toplu Sözleşme’de yetkili konfederasyon olan Memur-Sen, Kamu Görevlileri Hakem Heyeti’ne başvurmayacağını açıkladı.

Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’na göre toplu sözleşmeyi Kamu Görevlileri Hakem Heyeti'ne götürme yetkisi bulunan Kamu İşveren Heyeti ise, Hakem Heyeti’ne başvurusunu gerçekleştirdi. Üyelerinin 14 Temmuz’da seçildiği kurulun 6 üyesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 üyesi Memur-Sen, 1’er üyesi ise Kamu-Sen ve Birleşik Kamu-İş tarafından belirleniyor.

Son üye de yetkili konfederasyon tarafından tavsiye edilen akademisyenler arasından yine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından seçiliyor.

Hakem Heyeti sürecinin nasıl ilerleyeceğine bakıldığında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Kamu Görevlileri Hakem Heyeti Başkanı seçilen Metin Yener, çalışmaların ilk gününde Hakem Kurulu sürecinin takvimini belirleyecek ve belirlenen diğer Hakem Kurulu üyelerine çağrıda bulunacak.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nda müzakere sürecinde hizmet kollarında uzlaşma sağlandığı için hizmet kollarındaki kazanımlara görüşmelerde değinilmeyecek. Fakat genele ilişkin uzlaşıya varılan 58 maddede ileriye veya geriye dönük müzakereler yapılabilecek.

Kamu Görevlileri Hakem Heyeti’nin aldığı karar nihai olacak ve itiraz edilemeyecek. Kamu İşveren Heyeti, 2026 yılı ilk altı ayı için yüzde 11, ikinci altı ayı için yüzde 7, 2027 yılı ilk altı ayı için yüzde 4, ikinci altı ayı için yine yüzde 4 zam teklifinde bulunmuştu.

MEMUR-SEN: HAKEM KURULU FIRSATI İYİ DEĞERLENDİRMELİ

Sürece ilişkin Memur-Sen'den yazılı açıklama yapıldı. Memur-Sen, X hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

- "Memur-Sen olarak, bugüne kadar Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun 'Kamu İşvereni Hakem Kurulu' olarak işlev gördüğünü, hakkaniyetli karar vermek yerine noterlik yaptığını, bu nedenle Hakeme güvenmediğimizi ifade ettik. Bu sebeple 8. Dönem Toplu Sözleşmeyi Hakeme götürmeme kararı aldık ve başvuru yapmadık. Ancak Kamu İşvereni, bugüne kadar sürdürdüğü teamüllerin dışına çıkarak kendisi Hakem Kurulu'na başvuru yaptığı için Hakem süreci bugün itibariyle başlamış oldu. Milyonların gözü artık Hakem Kurulu'ndadır.

- Görüşmelerde uzlaşarak Toplantı Tutanağı ile kayıt altına alınan 58 maddenin olduğu gibi kabul edilmesi, oransal artış, taban aylığa zam ve refah payı başta olmak üzere tekliflerimiz doğrultusunda kamuda ücret dengesini tesis edecek, adil gelir dağılımını sağlayacak, çalışma barışını koruyacak, vergide adaleti ve aileyi güçlendirmeyi mümkün kılacak diğer tekliflerimizin de adil bir şekilde değerlendirilerek karara bağlanması bugünden itibaren Hakem Kurulu'nun sorumluluğundadır.

SENDİKA YASASI TALEBİ

- Bu süreç Hakem Kurulu için bozulan imajını düzeltme, zedelenmiş itibarının iadesi için bir fırsat oluşturmaktadır. Hakem Kurulu bu süreci iade-i itibarı için kullanmalı, bu fırsatı iyi değerlendirmelidir! Yasada çarpıklık olmasaydı, üzerinde uzlaşılan ve tutanakla imza altına alınan 58 maddenin hayata geçmesi Hakem Kurulu'nun insafına bırakılmamış olacaktı. Nitekim, mevcut sendika yasasıyla toplu sözleşmeyi yürütmek artık mümkün değildir. Grev hakkının olduğu, örgütlenme özgürlüğünün tam sağlandığı, Hakem Kurulu'nun bağımsız karar verecek şekilde yapılandırıldığı, adil toplu sözleşme sisteminin inşa edildiği yeni bir Sendika Yasası çıkarılmalıdır."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/kamu-isveren-tarafi-hakem-heyetine-basvurdu-3208.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/kamu-isveren-tarafi-hakem-heyetine-basvurdu-3208.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/kamu-isveren-tarafi-hakem-heyetine-basvurdu-3208-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/kamu-isveren-tarafi-hakem-heyetine-basvurdu-3208.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/kamu-isveren-tarafi-hakem-heyetine-basvurdu/7970/</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 23:16:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Emekçi Gibi Yaşamayan Sendikacının Karşılığı Yoktur!]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Memur gibi geçim sıkıntısı çekmeyen, konfor ve şatafat içerisinde yaşayan haliyle memurun derdine derman olamaz.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay 05 Temmuz 2022 tarihinde katıldığı bir televizyon programında maaşı ve mal varlığı ile ilgili bütün soruları samimiyetle ve açık yüreklilikle cevapladı. Atalay sözlerine şöyle devam etti: "Her zaman işçiye yakınım. Hiç ikramiye almıyorum. 25 bin 750 TL maaşım var. Adapazarı dışında evim yok. İzmir'de, Antalya'da evim olmadı. Ne bankada param ne de arabam var. Harcırahlarımı hayatımda kullanmadım."

Beş yıl öncesine kadar kirada oturan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise maaşı ve yakınlarının üzerindekilerle birlikte mal varlığı ile ilgili sorular karşısında herhangi bir açıklamada bulunmadı. Hatta ekip arkadaşları kamuoyu ile adeta dalga geçercesine tüzüğün 58. maddesini adres olarak gösterdi. Bu ülkede Sayın Cumhurbaşkanımızın maaşı bilinirken memur sendikasının başkanının maaşının bilinmemesinde sizce de bir tuhaflık yok mu? Sanki sendikacı maaşları bir devlet sırrı. Kaldı ki sendikanın örgütsel gücünü kişisel menfaatleri için kullanarak elde ettikleri gayrimenkullerinin yanında devede kulak misali olan maaşlarından söz edilmesinin anlamı da kalmamıştır.

Ali Yalçın 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde memurların beklentilerine cevap verememesinin iki temel nedeni vardır: Birincisi, işçi kardeşlerimizin zor koşullarda beden gücüyle ve alın teriyle helalinden kazandıkları ve daha da fazlasını hak ettikleri maaşlarını gündemde tutarak düğmeyi yanlış ilikleyerek işe başlamış olmasıdır. İkincisi ise bir emek örgütünün lideri emekçi gibi yaşamalı ki samimiyetinden şüphe etmeyelim. Bakıyoruz, oturduğu konut, memurların oturabileceği cinsten değil; maaşı memur maaşı kadar değil ve mal varlığı da herhalde memurla kıyas bile edilemez. Memur gibi geçim sıkıntısı çekmeyen, konfor ve şatafat içerisinde yaşayan kişinin bu haliyle memurun derdine derman olması beklenemez. İşte, bu temel iki faktör toplu sözleşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanmasını doğurmuştur.

İşçi kardeşlerimizi temsil eden Sayın Ergün Atalay, mütevazı maaşı ve mal varlığı ile bir işçi gibi yaşıyor. Bu samimi duruşu hem işçi kardeşlerimizin nezdinde hem de devlet erkânı nezdinde karşılık buluyor ve işçi kardeşlerimiz de hak ettiklerini alabiliyor, ya memurlar…

                                                                                                  Yıldırım Demirci

Kaynak: https://www.facebook.com/share/v/1BY4sfsRwj/?mibextid=wwXIfr

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/emekci-gibi-yasamayan-sendikacinin-karsiligi-yoktur-2400.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/emekci-gibi-yasamayan-sendikacinin-karsiligi-yoktur-2400.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/emekci-gibi-yasamayan-sendikacinin-karsiligi-yoktur-2400-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/emekci-gibi-yasamayan-sendikacinin-karsiligi-yoktur-2400.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/emekci-gibi-yasamayan-sendikacinin-karsiligi-yoktur/7969/</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 01:15:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[TOKİ Arazisini Talan Edenler mi Emekçinin Hakkını Savunacak!]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Evi olmayan memurlara sosyal konut yapmak taahhüdüyle kooperatif adının masumiyeti altında devletten aldıkları TOKİ arazisine, amacı dışında muhteşem deniz ve adalar manzaralı lüks konut yaptırarak devletimizin iyi niyetini suistimal edenler mi emekçinin hakkını savunacak!

Memurlar mütevazı maaşlarıyla geçinmeye çalışırken 16.02.2009 tarihinde tüzüğün 58. maddesini değiştirerek sendikacı maaşlarını astronomik rakamlara yükseltirken memurun menfaatini mi düşündünüz! Bazı memurlar ve eğitim yöneticileri 4 yılda bir rotasyona tabi iken, 12.06.2022 tarihinde üç dönem kuralını yürürlükten kaldırarak ömür boyu konforlu ve şatafatlı sendikal saltanatlığın önünü açarken memurun menfaatini mi düşündünüz! Milyonlarca memurun oturacak bir evi olmadığı için maaşının yarısından fazlasını kiraya ödemesi nedeniyle geçim sıkıntısı çektiği bir ortamda, sendikacılardan ve sendikacıların yakınlarından, ilki 24.12.2021 tarihinde Paraf Yapı Kooperatifi adıyla kurulan ve müteakibinde kurulan 7 ayrı kooperatiflerde aile boyu kooperatifçilik yaparken memurun menfaatini mi düşündünüz!

Türkiye’nin hiçbir yerinde TOKİ arazisi üzerinde kişilerin rant edinmelerine yönelik ikinci bir örneği olmayan Kuşadası Villalarını yaptıranlar mı memurun hakkını savunacak! Hiç de samimi değiller, hiç de inandırıcı değiller.

Hazine ve TOKİ arazileri kamu malıdır. Kamu malı, 86 milyon vatandaşımızın ortak menfaat alanıdır. Hiç kimse bu mallar üzerinde şahsi menfaat sağlayamaz. Kamu malı; sadece hayatta olanların değil, henüz doğmamış çocukların, tüyü bitmemiş yetimlerin, bütün muhtaçların, garip gurebanın da hakkıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın hutbelerinde sık aralıklarla aynı hadis-i şerife veya 

ayet-i kerimeye yer vermesi pek rastlanır bir durum değildir. Ancak 06.12.2024, 27.06.2025 ve 15.08.2025 tarihli hutbelerde Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in: “Hiç kimse hakkı olmayan bir karış toprağı bile almasın! Şayet alırsa, kıyamet gününde Allah, yedi kat yeri onun boynuna geçirir.” uyarısına ısrarla vurgu yapması, Diyanet İşleri Başkanlığının kamu malını amacı dışında kullanarak haksız kazanç sağlayanlara net bir mesajıdır.

 

15.05.2025 tarihli basın açıklamasında sesini duyuran basın emekçilerine teşekkür eden Ali Yalçın, TOKİ arazisine amacı dışında yapılmakta olan Kuşadası Villaları (Marin Panorama Konakları)’nı kamuoyuna duyuran basın emekçilerini de ceza ve tazminat davalarıyla tehdit ediyor. Hatta “Paraf Yapı’da Neler Oluyor? TOKİ’den Alınan Arsa, Paralar ve Soru İşaretleri…” başlıklı haberinden dolayı Kuşadası’nda yayın yapan yerel bir haber ajansında çalışan basın emekçisine birileri hakaretler, tehditler ve galiz küfürler yaparken, Ali Yalçın en ufak bir tepki bile göstermemiştir. Söz konusu kendi sesini kamuoyuna duyurmak olunca, ne hikmetse Ali Yalçın’ın aklına basın emekçileri geliyor. Samimiyetsizlik her yerde ve her alanda kendini gösteriyor.

Emekçiler gibi aynı mahallede oturmayanların, emekçiler gibi aynı evlerde oturmayanların, emekçiler gibi aynı halk pazarından ve mağazaların indirim günlerinde alışveriş yapmayanların, emekçiler gibi aynı sofraya bağdaş kurmayanların; kısaca tabanıyla ekonomik ve duygusal bağını koparanların temsil ettiği kitlenin dertlerine derman olmaları beklenemez.

Ali Yalçın ve yönetiminin kurucu değerlere aykırı kişisel menfaati önceleyen uygulamaları sendikacılığı ve davayı bitirmiştir. Yeniden Akif İnan çizgisinde sendikamızı ve emekçilerin alım gücünü büyüteceğiz. Bunu hanım kardeşlerimizin gücüyle, gençlerimizin enerjisiyle ve kurucu iradenin bilgi birikimiyle başaracağız.

                                                                                             Yıldırım Demirci

Kaynak:  https://www.facebook.com/share/1JeAbMvSTJ/?mibextid=wwXIfr 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/toki-arazisini-talan-edenler-mi-emekcinin-hakkini-savunacak-1904.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/toki-arazisini-talan-edenler-mi-emekcinin-hakkini-savunacak-1904.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/toki-arazisini-talan-edenler-mi-emekcinin-hakkini-savunacak-1904-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/toki-arazisini-talan-edenler-mi-emekcinin-hakkini-savunacak-1904.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/toki-arazisini-talan-edenler-mi-emekcinin-hakkini-savunacak/7963/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Aug 2025 22:19:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Memurlar iş bırakma kararı aldı]]></title>
			<description><![CDATA[8’inci dönem toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin verdiği zam teklifini protesto etmek üzere Memur-Sen, Kamu-Sen, Birleşik Kamu-İş ve KESK yarın iş bırakma kararı aldı. Konfederasyonlar, ayrıca kitlesel açıklama yapacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hükümet, ilk toplantının ardından memur ve memur emeklisine 2026 ilk altı ayında yüzde 10, ikinci altı ayında yüzde 6, 2027'in ilk altı ayında yüzde 4 ve ikinci altı ayında yüzde 4 artış teklif etmişti ancak konfederasyonlar teklifi reddetmişti. 2'nci toplantıda Kamu İşveren Heyeti zam teklifine ek olarak memurların taban aylığına bin liralık artış teklif etti. Bu teklifi reddeden konfederasyonlar yarın iş bırakma ve miting yapma planlarını duyurdu. 

ANADOLU MEYDANINA YÜRÜYECEKLER

8'inci dönem toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin verdiği zam teklifini protesto etmek için iş bırakan Memur Sendikaları Konfederasyonu üyeleri Memur-Sen Genel Merkezi'nden Anadolu Meydanı'na yürüyecek.

BAKANLIK ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPACAKLAR

8’inci dönem toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin verdiği zam teklifini protesto etmek için iş bırakan Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları (Kamu-Sen) Konfederasyonu üyeleri Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde basın açıklaması yapacak.  

8’inci dönem toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin verdiği zam teklifini protesto etmek için iş bırakan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu üyeleri Anıtpark'tan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yürüyecek.

KESK BAKANLIĞA YÜRÜYECEK

KESK ise 18 Ağustos 2025 Pazartesi günü iş bırakma eylemi gerçekleştirilecek ve Milli Kütüphane önünde toplanılarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önüne yürünecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/memurlar-is-birakma-karari-aldi-5221.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/memurlar-is-birakma-karari-aldi-5221.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/memurlar-is-birakma-karari-aldi-5221-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/memurlar-is-birakma-karari-aldi-5221.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/memurlar-is-birakma-karari-aldi/7962/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Aug 2025 01:21:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Teşkilatta Ali Yalçın Huzursuzluğu]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Bir numaralı üyeden on numaralı çıkış: “Üyesi kadar maaşa razı olan, sendikacılığı menfaati için değil, idealler için yapanlar, kubbede hoş bir seda bırakabilir.”

İrfan Coşkun 06.08.2025 tarihli sosyal medya hesabında: “Makamlar büyüdükçe ve gelir arttıkça, helal dairesini kendince genişleten, haramları daraltan idareciler, mensup oldukları kültür ve medeniyet iklimine zarar verir. İz bırakmış insanlar, parayı ve makamı kutsamayanlardır. En yüksek maaş alan üyesi kadar ücrete razı olan, sendikacılığı para kazanmak için değil, idealler için yapmayı şiar edinen sendikacılar, kubbede hoş bir seda bırakabilir.” şeklinde ders niteliğinde bir paylaşımda bulundu. 

Memur-Sen Konfederasyonun 2000-2003 yılları arasında Genel Başkanı olan Mehmet Fatih Uğurlu ve Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Kurucu Şube Başkanlığını yapan Şükrü Mutlu gibi teşkilatın ağır toplarının bu paylaşımı beğenmeleri dikkatleri İrfan Coşkun’un paylaşımına çekmiştir.

Ali Yalçın ve yönetimi, sendikanın örgütsel gücünü kullanarak kişisel çıkar, menfaat ve ikballerini öncelemeleri sonucu mahallemizi, teşkilatımızı ve davamızı rezil etti. Sendikacılar kendilerinin, çocuklarının eşlerinin ve kardeşlerinin yönetici olduğu yedi ayrı kooperatif marifetiyle aldıkları hazine arazilerini kat karşılığında müteahhitlerle sözleşmeler imzalamak suretiyle gayrimenkul zengini oluyorlar.

Ali Yalçın’ın kurucu değerlere aykırı uygulamalarına seslerini çıkarmayan genel merkez yöneticilerini ve üç dönemden daha fazla görev yapan şube başkanlarını da bu teşkilat istemiyor. Duyduğumuza göre bazı şube başkanları kendi kendilerine gelin güvey olup Ali Yalçın’a karşı liste hazırlıyorlarmış. Beyler kusura bakmayın! Adama demezler mi: Şimdiye kadar neredeydiniz, niçin bu zamana kadar sesiniz çıkmadı!

Memur-Sen’in 1 milyon 78 bin 831 üyesi Ali Yalçın’ı göndermekte kararlıdır. Teşkilatın bağrından çıkacak olan Akif İnan’ın yol ve dava arkadaşlarından oluşan yepyeni bir ekip, sendikayı ve memurun alım gücünü büyütmek için gümbür gümbür geliyor. Bunun adı Anadolu hareketi, irfan hareketi, kendin olma hareketi, özüne dönme hareketi, değişim hareketi ya da siz bu hareketin adına ne derseniz deyin. Bu hareket üyeyi, aidat ödeyen kelle sayısı değerinde gören zihniyete karşı bir başkaldırı hareketidir.

                                                                                                          Yıldırım Demirci

 

Kaynak:  https://www.facebook.com/share/178zVZniXn/?mibextid=wwXIfr

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/teskilatta-ali-yalcin-huzursuzlugu-4676.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/teskilatta-ali-yalcin-huzursuzlugu-4676.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/teskilatta-ali-yalcin-huzursuzlugu-4676-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/08/teskilatta-ali-yalcin-huzursuzlugu-4676.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/teskilatta-ali-yalcin-huzursuzlugu/7944/</link>
			<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 01:18:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'de Bir İlk: "TOKİ Arazisinde Rant Konakları!"]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üyelerin konut ihtiyacını karşılamak amacıyla faaliyette bulunan bir kooperatifte bazı üyelerin 2’şer, 3’er, 5’er, 10’ar hatta bir üyenin 66 tane hissesinin bulunması işi çığırından çıkarmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, TOKİ arazisi amacı dışında kullanıldığından dolayı arsa satışını iptal etmelidir. Burası tüm memurların aileleriyle birlikte ucuz, konforlu ve kaliteli bir tatil yapmalarına imkân sağlayacak “Eğitim ve Dinlenme Tesisi”ne dönüştürülmelidir. Artık gelinen bu noktada kamu yararı adına bu dönüşüm elzem olmuştur.

Kocaeli’nin en değerli yerinden 63 dönümlük araziyi satın alan Paraf Grup, araziyi satın almadan daireleri satışa çıkardı. Tüm paranın bir ay içinde istenmesi, pek çok kişinin dikkatini çektiği gibi yerel basının da dikkatini çekti. Bu bağlamda Paraf Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı Veysel Yılmaz, Kocaeli’nde yayın yapan yerel bir haber ajansına 25.06.2025 tarihinde verdiği röportajda ağzındaki baklayı çıkardı. O röportajda; sendika kökenli olduklarını, memurlara ev yapmak için işe başladıklarını, ilk projelerinin arsasını TOKİ’den aldıkları Kuşadası Projesi olduğunu söyledi. Sözlerinin devamında 941 hisseli olan bu projede 650 kişinin olduğunu çünkü bazı kişilerin 2’şer, 3’er, 5’er, 10’ar aldığını hatta 66 tane alan bir üyesinin olduğunu söyledi. Bu nasıl kooperatif ki memuru ev sahibi yapmak için kuruluyor ve bir üyesinin 66 tane hissesi olabiliyor!

02.10.2023 tarihli “TOKİ’den Elinizi Çekin” başlıklı yazımızda, “Ya mevcut üyelerin bazılarının 2’şer, 3’er daire ortaklıkları var ya da isimlerinin kamuoyunda bilinmemesi için başvuruları gizli tutuluyor. Eğer üçüncü bir izahı var ise buyrun onu da siz söyleyin.” Biz bu açıklamamızı Veysel Yılmaz’ın röportajından iki yıl önce yaptık. O gün bir üyenin 66 tane dairesinin olduğunu yazmış olsaydık şahsımıza yapılmadık iftira, hakaret ve tehdit kalmazdı. Geldiğimiz bu noktada yazılarımızın ne derece gerçekçi, ölçülü ve seviyeli olduğu anlaşılmıştır.

Veysel Yılmaz, kooperatif ortaklık aidatı 33.200 TL olan Kuşadası projesine, aidatı 35.000 TL olan Akhisar projesine ve aidat miktarını belirtmediği Ankara projelerine üye olduğunu ve tek gelirinin Kuşadası kooperatifinden gelen 40.000 TL huzur hakkı olduğunu açıklıyor. Matematik bilimiyle çelişen bu açıklamayı yapan Veysel Yılmaz acaba huzur hakkına güvenerek mi memuriyetten istifa etti? Beyan ettiği geliriyle hem üç kooperatif hissesinin taksitlerini hem de evinin iaşesini nasıl karşılayabiliyor? 

Basın kuruluşlarına para karşılığında yazı yazmak suretiyle ticari kazanç sağladığımız iftirasını utanmadan üzerimize atan Veysel Yılmaz, röportajın devamında: “Daha önce sendikadan uzaklaştırılan bir arkadaş var, davası devam ediyor, 2021'de bir yazı yazmış: “Ben bundan sonra sizinle hesaplaşacağım. Göreceksiniz…” diye. Olumsuz iddiaların çoğu sendikadan atılan o kişinin gündeme getirdiği şeyler.” diyerek asılsız isnatlarına devam etmektedir.

Mesnetsiz ithamlarla kişinin lekelenmeme hakkını ihlal eden bu açıklamalar bize, "Kurban" konusunu yanlış anlatan adamın hikâyesini hatırlattı. Dinleyenlerden bir dayanamamış: "Yahu bunun neresini düzelteyim… Hz. Davut değil Hz. İbrahim, kız değil erkek, Ayşe değil İsmail, Azrail değil Cebrail, keçi değil, koç olacaktı!" demiş. Biz de bu açıklamaların neresini düzeltelim: Birincisi, sendikamızın saygın ve onurlu bir üyesiyim. Bir gün dahi üyeliğim düşmemiştir. İkincisi, hakkımızda Paraf Yapının şikâyeti üzerine açılmış herhangi bir dava bulunmamaktadır. Üçüncüsü, “… sizinle hesaplaşacağım. Göreceksiniz…” şeklinde bir yazı kesinlikle yazılmamıştır. Çünkü Peygamber Efendimizin ahlakıyla, Hz. Ömer’in adaletiyle, Hz. Ali’nin cesaretiyle, Hz. Eyüp’ün sabrıyla, Hz. Yusuf’un güzelliğiyle ve Yunus’un sevgisiyle yola çıktık.

Memurlara sosyal konut yapma taahhüdüyle devletten alınan TOKİ arazisine kooperatif adının masumiyeti altında lüks konut yapılıyor olması kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Başını sokacak bir evi olmayıp maaşının yarısıyla kira ödeyen ve geçim sıkıntısı çeken milyonlarca memurumuzun olduğu ortamda bir üyenin 66 tane lüks konuta sahip olmasının takdirini kamuoyuna bırakıyoruz.

Bir kişiye 66 hisse vererek mi memurlara konut kazandırıyorsunuz yoksa bir avuç sendikacı ve kooperatif üst yöneticisine mi kazandırıyorsunuz? Muhataplarına soruyoruz: Ortakların konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuş bir kooperatifin Kuşadası Projesinde 66 konutu olan kişi, bir konutun aylık taksiti 33,200 TL olduğuna göre 66 konut için aylık 2.191,200 TL’yi nasıl ödeyebiliyor? Bu mudur memurlara konut kazandırmak! Bu olsa olsa TOKİ arazisi üzerinden bir avuç kişinin rant devşirmesidir.

Eşi çalışıyor olsa bile bir memurun her ay iki milyonun üzerindeki aidatı ödemesi mümkün değildir. Velev ki bir an için ödediğini düşünmüş olsak bile bunun kaynağının sorusu akıllara gelmektedir. Bu üyenin memur değil de bir iş insanı olduğunu farz edersek her ay milyonları bulan aidat, daha karlı yatırım araçları dururken kooperatife ödemesi hayatın olağan akışıyla pek fazla örtüşmemektedir. Geriye son bir ihtimal kalıyor: Bazı kooperatif ortaklarının isimlerinin kamuoyu tarafından öğrenilmesi sansasyona yol açacağından şimdilik bir kişi üzerinde toplanmıştır. Bu ortakların 1163 sayılı Kanunun 81. maddesine göre kooperatifin tüm işlemlerinin tamamlanıp sonlandırılacağı son gün, tapu tescil ve diğer resmi prosedürlerini yapacakları sonucu çıkmaktadır.

Sosyal konut diye başlayan memur konut projesi, bir anda hayret verici bir şekilde bir avuç üst yöneticinin rantına evrildi. Şimdi ise bir üyenin 66 hissesiyle durum bambaşka bir boyuta dönüşerek iş çığırından çıkmıştır. Gelinen bu noktada çözüm nettir: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız TOKİ arazisi amacı dışında kullanıldığından dolayı arsa satışını iptal etmelidir. Burası tüm memurların aileleriyle birlikte ucuz, konforlu ve kaliteli bir tatil yapmalarına imkân sağlayacak “Eğitim ve Dinlenme Tesisi”ne dönüştürülmelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Liderliğinde şehirlerimizi dirençli hale dönüştüren Bakanımız Sayın Murat Kurum, kamu yararı adına bu dönüşümü gerçekleştirecek, iradeye, inanca, güce ve kararlılığa sahiptir. 

Yazımızı Üstat Necip Fazıl’ın sanki bu konuyu biliyormuşçasına kaleme aldığı şu dizeleriyle bitirelim:

Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul;

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;

Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

 

                                                                                                                      Yıldırım Demirci

Kaynak: https://www.facebook.com/share/p/1Jf8wuxdpW/?mibextid=wwXIfr
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/turkiye-de-bir-ilk-toki-arazisinde-rant-konaklari-5327.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/turkiye-de-bir-ilk-toki-arazisinde-rant-konaklari-5327.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/turkiye-de-bir-ilk-toki-arazisinde-rant-konaklari-5327-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/turkiye-de-bir-ilk-toki-arazisinde-rant-konaklari-5327.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/turkiye-de-bir-ilk-toki-arazisinde-rant-konaklari/7924/</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 22:01:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mahkemeden kritik karar: 'Sendikal eyleme ceza verilemez']]></title>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) öğretmenleri iş bıraktıkları için eğitim hakkını engellemekle suçladı. Mahkeme ise “Sendikal eyleme ceza verilemez” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eğitim emekçileri 13 Ocak 2025 tarihinde ‘sefalet ücretlerine, açlığa ve güvencesizliğe’ karşı 1 günlük iş bırakma haklarını kullandı. Sonrasında MEB sendikaların aldığı karar doğrultusunda iş bırakma eylemine katılan öğretmenlere uyarı yazısı gönderdi.

Bakanlığın gönderdiği yazıda, "Sendikal hak kapsamında gerçekleştirildiği iddia edilen iş bırakma fiili öğrencilerimizin eğitim haklarının engellenmesi, güvenliklerinin tehlikeye atılması başta olmak üzere bir çok açıdan veli ve öğrencilerimizin temel hak ve özgürlüklerini engelleyici niteliktedir" ifadeleri yer aldı. 

"MEB’E DERS OLSUN"

Eğitim-İş konuyu mahkemeye taşıdı. Ankara 5. İdare Mahkemesi'nden 'sendikal eyleme ceza verilemez' kararı çıktı. Bu kararla eğitim emekçilerinin hakkı bir kere daha tescil edildi.

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay kararı “MEB’in hukuk tanımazlığı bir kez daha yargıdan döndü” sözleriyle değerlendirdi. Özbay, sözlerine şöyle devam etti: “Bu karar, siyasi iktidara ve MEB’e ders olmalı; keyfilik ve hukuk tanımazlık artık son bulmalıdır! Bu karar, eğitim emekçilerinin büyük bedellerle kazandığı sendikal hakların meşruluğunun bir kez daha teyididir. Sendikal hakkımızdır, iş bırakırız. İş bırakma eylemlerine disiplin cezası verilemez. Tehditlerle, baskılarla bu mücadele bitmez!”

Kaynak: Cumhuriyet
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/mahkemeden-kritik-karar-sendikal-eyleme-ceza-verilemez-9307.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/mahkemeden-kritik-karar-sendikal-eyleme-ceza-verilemez-9307.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/mahkemeden-kritik-karar-sendikal-eyleme-ceza-verilemez-9307-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/mahkemeden-kritik-karar-sendikal-eyleme-ceza-verilemez-9307.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/mahkemeden-kritik-karar-sendikal-eyleme-ceza-verilemez/7909/</link>
			<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 23:48:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hitit Üniversitesi'ndeki Akademik Atama Mahkemece Uygun Olmadığı Kararı]]></title>
			<description><![CDATA[Eğitim Sen’in Çorum İdare Mahkemesinde Açtığı Davada Hitit Üniversitesi’ndeki Akademik Atamada Dava Konusu İşlemlerin Hukuka Uygun Olmadığı Sonucuna Varıldı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eğitim Sen üyesi bir akademisyen, Hitit Üniversitesi İktisat Bölümü İktisat Teorisi Anabilim Dalı’nda açılan Dr. Öğr. Üyesi kadrosuna başvuruda bulundu. Ancak kadroya başvuran diğer adayın atanması üzerine yargı yoluna başvurdu. Çorum İdare Mahkemesi dava konusu işlemlerin iptaline karar verdi.

03 Eylül 2023 tarihli ve 32298 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ilana göre, Hitit Üniversitesi İktisat Bölümü İktisat Teorisi Anabilim Dalı’na bir Dr. Öğr. Üyesi alınacağı duyuruldu. Açılan kadroya başvuran iki adaydan biri, Eğitim Sen üyesi akademisyendi. İlan sonrası oluşturulan jüri, biri Hitit Üniversitesi’nden, diğer ikisi farklı üniversitelerden olmak üzere üç öğretim üyesinden oluştu. Jüri üyeleri tarafından hazırlanan bilimsel değerlendirme raporlarında, Eğitim Sen üyesi akademisyen yerine diğer adayın atanması yönünde görüş bildirildi. Bu doğrultuda Hitit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Kurulu, diğer adayın atanmasını Rektörlük makamına teklif etti. Rektörlük Makamı’nın Olur’u ile ilgili aday, öğretim üyesi kadrosuna atandı.

Eğitim Sen tarafından açılan davada, atama işleminin objektiflikten uzak olduğu ve adaylar arasında akademik kriterler bakımından büyük fark bulunmasına rağmen daha düşük nitelikteki adayın tercih edildiği öne sürüldü. Çorum İdare Mahkemesi, uyuşmazlığın bilimsel ve teknik yönlerinin uzman görüşü gerektirmesi nedeniyle, üç profesörden oluşan bir bilirkişi heyeti atayarak dosyayı inceletti. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor, başvuran iki adayın bilimsel faaliyetlerini Hitit Üniversitesi’nin kendi Öğretim Üyeliği Kadrolarına Yükseltilme ve Atanma Yönergesi çerçevesinde puanlayarak karşılaştırmalı analiz sundu. Değerlendirme sonuçlarına göre:

Davacı adayın toplam akademik puanı: 227,3

Ataması yapılan adayın puanı: 86

Puan farkının yanı sıra, davacının uluslararası yayınlarda daha fazla yer aldığı, atıf sayılarının yüksek olduğu, ulusal hakemli dergilerdeki yayınlarının nitelik ve nicelik açısından daha güçlü ve ilgili öğretim üyeliği kadrosu için daha uygun aday olduğu tespit edildi.

Bilirkişi raporunun dikkat çeken bir diğer yönü ise jüri üyelerince adaylar hakkında hazırlanan raporların ilgili Üniversitenin mevzuatında belirtilmiş olan kapsamda hazırlanmadığı şeklindeki tespiti oldu. Bilirkişi raporuna davalı idare ve atanan aday tarafından itiraz edildi. Ancak mahkeme, söz konusu itirazların bilirkişi raporunu kusurlandıracak nitelik ve yeterlilikte olmadığı kanaatine vardı. 

Çorum İdare Mahkemesi, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, 


	davacının ilanda belirtilen özel şartın yanında diğer şartları taşıdığı, 
	jüri üyelerince adaylar hakkında hazırlanan raporların Hitit Üniversitesi Öğretim Üyeliği Kadrolarına Yükseltilme ve Atanma Yönergesi hükümlerine uygun olarak düzenlenmedikleri, 
	davacının kadroya atanmamasına ilişkin işlemin ve anılan kadroya diğer adayın atanmasına ilişkin işlemin 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesi ve Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği ile Hitit Üniversitesi Öğretim Üyeliği Kadrolarına Yükseltilme ve Atanma Yönergesi'ne aykırı olduğu, 
	akademik hizmet gereklerine uyarlık taşımadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olmadığı sonucuna vardı.


Mahkemenin bu kararı, Türkiye’de uzun süredir eleştirilen akademik atamalarda liyakat sorununa dikkat çeken önemli bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır. Atama süreçlerinde akademik yeterliliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koyan karar, üniversitelerin iç mevzuatına uygun, şeffaf ve objektif değerlendirme mekanizmalarının zorunluluğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Bilgi üretiminin emeğin karşılığını alabildiği, adil ve liyakate dayalı bir yapıda artacağı şüphesizdir. Tam da bu nedenle, yükseköğretim kurumlarında alın teriyle çalışan eğitim ve bilim emekçilerinin ücretleri her yıl biraz daha erirken, siyasi baskılarla kuşatılmış, içi boşaltılmış üniversitelerde öğretim elemanları kadro ve atama adaletsizliğine mahkum edilirken, ekonomik ve özlük hakları oldukça kısıtlı olan idari ve teknik personelin kayıpları artarken, üniversitelerimizde koşulları iyileştirilmek bir yana, hak gaspları her geçen gün daha da derinleşirken; Eğitim Sen Çorum Şubesi olarak soruyoruz:


	Liyakatin yok sayıldığı bir düzende, akademik başarıdan nasıl söz edilebilir?
	Liyakatın olmadığı bir üniversitede, yükselen binaların, artan kampüs yatırımlarının bilime nasıl bir katkısı olabilir?
	Adil ve şeffaf atamalar yapılmazken, kalite ve akreditasyon belgeleri gerçekten başarı mıdır, yoksa sadece kurumsal bir illüzyon mudur?
	Akademik olarak hak eden yerine hak etmeyen ödüllendirilirken, fakültenin adını değiştirerek bilim üretimini artırabilir mi?
	Liyakatsiz atamaların gölgesinde öğrenci kontenjanlarını doldurmanın, doluluk oranlarını %100’e ulaştırmanın ne anlamı kalır?
	Bilimsel kariyer planlaması adaletsizliğe teslim olmuşken, Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu almanın gerçekten bir değeri olabilir mi?
	Liyakatın ayaklar altına alındığı bir yapıda, hangi yatırım, hangi belge, hangi istatistik üniversitenin itibarını kurtarabilir?


Eğitim Sen Çorum Şubesi olarak, üniversitelerdeki liyakatsizliğe alışmayacağız, susmayacağız, boyun eğmeyeceğiz! Ortak geleceğimiz için insan, toplum ve doğa yararına üniversite mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bundan sonraki kadro ve atama süreçlerinde yaşanan her türlü adaletsizliğin takipçisi olacağız. 

Eğitimin tüm kademelerinde görev yapan eğitim ve bilim emekçilerinin farklı adlar altında aynı baskılara, aynı eşitsizliklere ve aynı adaletsizliklere maruz kaldıkları bilinciyle, tüm üniversite emekçilerini ortak tavırla hak mücadelesini büyütmeye davet ediyoruz. Birlikte Güçlüyüz! Birleşirsek Kazanırız!

Eğitim Sen Çorum Şubesi Yürütme Kurulu

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/hitit-universitesi-ndeki-akademik-atamada-mahkemece-uygun-olmadigi-karari-9911.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/hitit-universitesi-ndeki-akademik-atamada-mahkemece-uygun-olmadigi-karari-9911.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/hitit-universitesi-ndeki-akademik-atamada-mahkemece-uygun-olmadigi-karari-9911-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/hitit-universitesi-ndeki-akademik-atamada-mahkemece-uygun-olmadigi-karari-9911.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/hitit-universitesi-ndeki-akademik-atamada-mahkemece-uygun-olmadigi-karari/7905/</link>
			<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 23:24:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Villa Ali “Paraf”landı!]]></title>
			<description><![CDATA[  Haysiyet celladı müfterilerin: “Yıldırım Demirci basın kuruluşlarına para karşılığında yazı yazarak ticari kazanç elde ediyor.” iddiaları yüzlerine tokat...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Haysiyet celladı müfterilerin: “Yıldırım Demirci basın kuruluşlarına para karşılığında yazı yazarak ticari kazanç elde ediyor.” iddiaları yüzlerine tokat gibi yapıştı. 

“Çamur at izi kalsın”ı deyim olmaktan çıkarıp, hayat felsefesine dönüştüren haysiyet celladı müfterilerin: “Yıldırım Demirci basın kuruluşlarına para karşılığında yazı yazarak ticari kazanç elde ediyor.” iddiaları yüzlerine tokat gibi yapıştı. Haysiyet cellatlarına karşı hukuka başvurulacak; müfteriler adalete hesap vereceklerdir. Müfterilere karşı söyleyeceğimiz en hafif tabir, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan‘ın: “Hukukta bir kaide vardır: Müddei iddiasını ispatla mükelleftir, aksi halde müfteridir!” sözleridir.

 

T.C. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre ortakların konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuş olan 54.996 konut yapı kooperatifi vardır. Bu kooperatifler içerisinden Paraf Konut Yapı Kooperatifinin dışında, ortaklarına TOKİ arazisi üzerinden yüksek rant sağlayan başka bir kooperatif bulunmamaktadır. Paraf Konut Yapı Kooperatifini diğer kooperatiflerden ayıran en temel özellik, dolaylı olarak arkasında sendikanın örgütsel gücünün bulunmasıdır. Ali Yalçın’ın :“Bu işin bizimle alakası yoktur.” algısını oluşturmak için inşaat sahasına yönlendirme tabelasında kooperatif adı bulunmamakta olup sadece yüklenici firma ve projenin adı bulunmaktadır. Hâlbuki bu yer, memurlara sosyal konut yapmak taahhüdüyle devletten alınarak Paraf Konut Yapı Kooperatifine tescil edilmiştir. Devletimizin iyi niyetini suiistimal eden ve teşkilatımızı aldatan bir lider istemiyoruz. Ali Yalçın, derhal istifa etmelidir!

Ali Yalçın’ın genel başkanı olduğu Memur-Sen’le ilintili Paraf Yapı Kooperatifinin TOKİ arazisinde amacı dışında yaptırmakta olduğu villalarla ilgili yazdığımız onlarca yazıda sorduğumuz soruların hiçbirisine cevap vermeyerek kulaklarının üstüne yattılar. Bir yazımızı dahi erişim engeli veya yayından çıkarma için Sulh Ceza Mahkemesine başvuru yapmadılar. Bunca iddialara cevap vermek yerine tehditlerle, baskılarla, hakaretlerle ve iftiralarla kamu vicdanını derinden yaralayan TOKİ talanlarını örteceklerini zannettiler. En son iftiraları ise: “Basın kuruluşlarına para karşılığında yazı yazarak ticari kazanç sağlamak.” Attıkları çamur tutmadı ve atanların utanmaz yüzlerine döndü. Hayatın belli gerçekleri, gerçeklerin de bir gün mutlaka ortaya çıkma özellikleri vardır. Her daim doğru olan hakkı ve hakikati savunan kazanır. Kaybedenlerse sendikayı rant ve zenginleşme aparatına dönüştüren ve yüzlerine dava maskesini takmış bir avuç menfaatperesttir.

Memurların, maaşlarının yarısından fazlasını kira gideri olarak ödemelerinden dolayı geçim sıkıntısı çektiği bir ortamda TOKİ arazisine amacı dışında lüks villa yaptıranlar, hangi yüzle 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında memuru temsil edecek! Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın memura vereceği zammı sahiplenerek kendilerinin kazanımıymış gibi algı oluşturacaklar. Zaten Ali Yalçın, bugüne kadar Memur-Sen genel başkanlığı koltuğunu, oluşturduğu algı üzerinden korumadı mı! Eğitim-Bir-Sen’in eskimeyen genel başkan yardımcılarından Murat Bilgin’in 2022 yılında twitter hesabından, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’a yönelik olarak: “Üç twitle başkan olmuştun…? 3.5 twit ile gideceksin..!”, ”Memurun Cebi Değil Başkanın Cebi Doldu.” , “Utan! Utan! Utan!” paylaşımı bugün teşkilatımızda daha da anlam kazanarak karşılık bulmaktadır.

                                                                                                Yıldırım Demirci

Kaynak:   https://www.facebook.com/share/1Cgxm5trno/?mibextid=wwXIfr

 


Tahmini okuma suresi: 3 dakika.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/villa-ali-paraf-landi-3940.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/villa-ali-paraf-landi-3940.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/villa-ali-paraf-landi-3940-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/villa-ali-paraf-landi-3940.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/villa-ali-paraf-landi/7903/</link>
			<pubDate>Wed, 16 Jul 2025 23:45:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Memur Sendikalarına Ait Güncel Üye Sayıları Açıklandı Yazdır]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Resmi Gazete'de 5 Temmuz 2025 tarihinde yayımlanan tebliğe göre, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonların 2025 Temmuz ayı üye sayıları belli oldu.

Üye sayılarını öğrenmek için tıklayınız.

http://file:///C:/Users/M.A/Downloads/2025-temmuz-kamu-gorevlileri-sendikalarinin-uye-sayilari%20(2).pdf
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/memur-sendikalarina-ait-guncel-uye-sayilari-aciklandi-yazdir-1920.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/memur-sendikalarina-ait-guncel-uye-sayilari-aciklandi-yazdir-1920.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/memur-sendikalarina-ait-guncel-uye-sayilari-aciklandi-yazdir-1920-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/memur-sendikalarina-ait-guncel-uye-sayilari-aciklandi-yazdir-1920.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/memur-sendikalarina-ait-guncel-uye-sayilari-aciklandi-yazdir/7893/</link>
			<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 01:14:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Öğretici: Açlık Sınırı 26.115 TL, Yoksulluk Sınırı 85.066 TL Olmuşken Refah Payı Şarttır!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BASK ve Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Mehmet Alper ÖĞRETİCİ açlık- yoksulluk sınırı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Açıklamaları şöyle;

TÜRK-İŞ Araştırmasının 2025 Haziran ayı sonucuna göre;

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 26.115 TL’ye,

Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 85.066 TL’ye,

Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 33.587 TL’ye yükseldi.

Asgari ücretin 22.104 TL, ortalama emekli sandığı aylığının 20 bin 554 TL, BAĞKUR-SSK emekli aylığının 14 bin 469 TL ve ortalama memur maaşının 46 bin TL olduğu günümüzde sabit gelirliler ne yapsın?

Ortalama memur maaşı YOKSULLUK SINIRI’ nın neredeyse yarısına gelmiştir.

Sabit gelirlilerin artışları her daim enflasyon altında kaldığı ve enflasyon altında artışlara imza atıldığı için bu duruma gelinmiştir.

2025 enflasyon beklentisi bile % 24 iken göz göre göre memur ve emeklilerine %6+%5 artış öngörülmüş ve enflasyon altında kalmaya devam edin denilmiştir.

Memur ve emeklilerin ücretlerine EK ARTIŞ olarak REFAH PAYI verilmelidir.

Mehmet Alper Öğretici
BASK ve Anadolu Eğitim Sendikası  Genel Başkanı
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/ogretici-aclik-siniri-26-115-tl-yoksulluk-siniri-85-066-tl-olmusken-refah-payi-sarttir-4926.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/ogretici-aclik-siniri-26-115-tl-yoksulluk-siniri-85-066-tl-olmusken-refah-payi-sarttir-4926.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/ogretici-aclik-siniri-26-115-tl-yoksulluk-siniri-85-066-tl-olmusken-refah-payi-sarttir-4926-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/07/ogretici-aclik-siniri-26-115-tl-yoksulluk-siniri-85-066-tl-olmusken-refah-payi-sarttir-4926.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/ogretici-aclik-siniri-26-115-tl-yoksulluk-siniri-85-066-tl-olmusken-refah-payi-sarttir/7884/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 00:09:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kamu Hakkı Dokunulmazdır, Kuşadası Villaları Durdurulmalıdır!]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bir takım kanuni boşluklardan yararlanıp kamu imkânlarını amacı dışında kullanmak
suretiyle adeta gayrimenkul mafyası oluşturarak kamunun malına haksız yere el
koymak ve yalan beyanlarla bunları haksızca ele geçirmek haramdır, zulümdür.
Adeta iki yıldan beri mücadelesini vermekte olduğumuz Kuşadası’nda bulunan TOKİ
arazisine sendikacıların kooperatif adının masumiyeti altında amacı dışında yaptırmakta
oldukları muhteşem deniz manzaralı lüks villaların hukukla, kanunla, ahlakla ve vicdanla
bağdaşmadığını bu defa da Diyanet İşleri Başkanlığımızın değerli hoca efendileri bugün
tüm Türkiye’de hutbelerden haykıracaklardır.
Akif İnan Hocamızın bizlere bir dava hareketi olarak emanet bıraktığı bu sendikayı
zenginleşme aparatına dönüştüren bir avuç rantiyecinin, ellerini başlarının arasına koyup
bugünkü hutbeyi çok daha dikkatli dinlemelerini tavsiye ediyoruz. Hutbe bitiminde de bir
basın açıklaması yaparak istifa etmelerini 1 milyon 150 bin Memur-Sen Ailesi ve 86 milyon
vatandaşımız adına bekliyoruz.
Diyanet İşleri Başkanlığımızın Bugünkü Cuma Hutbesinin Özeti:
Kimi zaman görsel ve yazılı yayın organlarında gündeme gelen, kimi zaman dijital
mecralarda dillendirilen, kimi zaman da insanlar arasında sohbet konusu olarak geçen
kamu hakkı ihlallerini ve yüce dinimiz İslam’ın bu konuya bakışını bugün bir kez daha
hatırlayalım.
Kamu malı ise; topyekûn bir milletin ortak menfaat alanıdır. Hiç kimse bu mallar üzerinde
şahsi ve keyfi bir tasarrufta bulunamaz. Kamu malı; sadece hayatta olanların değil, henüz
doğmamış çocukların, tüyü bitmemiş yetimlerin, bütün muhtaçların, garip gurebanın da
hakkıdır. Kur’an-ı Kerim’de ‘Gulûl’ olarak isimlendirilen hazine, kamu, belediye, vakıf ve
dernek mallarına el uzatmak; insanı dünyada zillete, ahirette büyük bir azaba sürükleyen
ağır bir vebal, büyük bir günahtır. Nitekim Yüce Rabbimiz, “…Kim, kamu malına ihanet
ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı, boynuna asılı olarak gelir...”
buyurmaktadır.
Hazineye, vakıflara, derneklere, kamu kurum ve kuruluşlarına ait menkul veya
gayrimenkulleri zimmete geçirmek, işgal etmek ya da vasıflarını değiştirerek gayr-i meşru
kazanç sağlamak ateşten bir korla karnı doldurmaktır. Bu hususta Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in
uyarısı gayet açıktır: “Hiç kimse hakkı olmayan bir karış toprağı bile almasın! Eğer alırsa,
kıyamet gününde Allah yedi kat yeri onun boynuna dolar.”
Bir takım kanuni boşluklardan yararlanıp kamu imkânlarını amacı dışında kullanmak
suretiyle adeta gayrimenkul mafyası oluşturarak kamunun malına haksız yere el koymak
ve yalan beyanlarla bunları haksızca ele geçirmek haramdır, zulümdür.
Hutbemi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyorum: “Kamu malından haksız
kazanç sağlayanlar için kıyamet günü ancak cehennem azabı vardır.”

 https://www.facebook.com/share/v/1few5DT9xt/?mibextid=wwXIfr

Yıldırım Demirci
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/kamu-hakki-dokunulmazdir-kusadasi-villalari-durdurulmalidir-518.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/kamu-hakki-dokunulmazdir-kusadasi-villalari-durdurulmalidir-518.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/kamu-hakki-dokunulmazdir-kusadasi-villalari-durdurulmalidir-518-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/kamu-hakki-dokunulmazdir-kusadasi-villalari-durdurulmalidir-518.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/kamu-hakki-dokunulmazdir-kusadasi-villalari-durdurulmalidir/7880/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 23:24:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AES Antalya İl Temsilcisi K. Demirel: MEB, Okullarda Güvenliği Sağlamalı!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Köşe yazarımız ve Anadolu Eğitim Sendikası Antalya İl Temsilcisi olan Kadriye Demirel bir öğretmennin okulunda katledilmesi üzerine bakanlığı önlem almaya çağırmıştır. Demirel haber merkezimize yolladığı yazı,

"Konya Karatay Fetihkent imam Hatip Ortaokulu'nda görevli meslektaşımız öğretmen Muhammed Öz, okulda silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Ailesinin, sevenlerinin ve eğitim camiamızın başı sağolsun.

Bu acı kaybımız okullardaki güvenlik sorununun büyüklüğünü ortaya koymuştur. Okullarımız silahla elini kolunu sallayarak içeriye girilebilen mekanlar olmamalıdır. MEB, okullarda güvenliği sağlamak için gerekli tedbirleri almalıdır.
Okullarda güvenliği sağlamak MEB'in sorumluluğundadır.

MEB, en kısa zamanda öğrencilerin  ve öğretmenlerin güvenliğini sağlamak  için her okula güvenlik memuru verilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmalıdır.

Kadriye Demirel
Anadolu Eğitim Sendikası Antalya İl Temsilcisi" gibidir. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/aes-antalya-il-temsilcisi-k-demirel-meb-okullarda-guvenligi-saglamali-9644.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/aes-antalya-il-temsilcisi-k-demirel-meb-okullarda-guvenligi-saglamali-9644.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/aes-antalya-il-temsilcisi-k-demirel-meb-okullarda-guvenligi-saglamali-9644-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/aes-antalya-il-temsilcisi-k-demirel-meb-okullarda-guvenligi-saglamali-9644.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/aes-antalya-il-temsilcisi-k-demirel-meb-okullarda-guvenligi-saglamali/7860/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 11:19:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sendikadan Basına Baskı mı Var?]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bugüne kadar hiçbir yazımızı yalanlayamadıkları gibi cevap da vermediler. Yine hiçbir yazımızın ne erişimin engellenmesi ne de içeriğin çıkarılması kararı bulunmamaktadır. Buna rağmen; “Haber ajanslarına ihtarname gönderdiğimiz halde yazılarına devam ediyor.” diyerek, kamuoyunu ve kamu görevlilerini yanıltıyorlar. Bu durum kendilerinin ne kadar acziyet ve sıkışmışlık içerisinde olduklarını göstermektedir.

Sendikacıların, kooperatif adının masumiyeti altında yaptırmakta oldukları Kuşadası villaları 24.09.2023 tarihinde bazı haber ajanslarında “Memur-Sen’den Kuşadası’nda Cennet Gibi Konutlar” başlığı ile sürmanşetten flaş haber olarak okuyucularına duyuruldu. Bu haberden sonra paniğe kapılan sendikacılar, araya hatırı sayılır insanları koyarak haber ajanslarının Kuşadası villalarıyla ilgi haber yapmamaları için ricacı oldular mı?

Kuşadası’nda bulunan yerel bir haber ajansı 27.02.2025 tarihinde “Paraf Yapı’da Neler Oluyor? TOKİ’den Alınan Arsa, Paralar ve Soru İşaretleri…” başlıklı bir haber yayımladı. Bu haberde Kooperatifin ödemesi gereken arsa bedelinin taksitini yüklenici firma, Arap asıllı bir iş insanından finansman temin ederek kooperatif adına ödediği iddiasında bulundu. Bu haber için herhangi bir tekzip veya mahkeme kararı olmadığı halde yayımlandıktan bir gün bile geçmeden alelacele haberin kaldırılması, “Acaba basın kuruluşuna ve basın emekçisine baskı mı yapılıyor?” sorusunu akıllara getirmiştir.

Eğer bu haberin doğru olmadığına inanıyorsanız yapılacak işlemler mevzuatlarda yazılıdır. Biz yine de bu işlemleri kısaca açıklamaya çalışalım:

Birinci yöntem, haber gerçeği yansıtmıyorsa düzeltme ve cevap hakkınızı kullanabilirsiniz (5187 SK/14). İkinci yöntem, haberde kişilik haklarınız ihlal ediliyorsa erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından çıkarılması için Sulh Ceza Hâkimliğine başvurabilirsiniz (5651 SK/9). Üçüncü yöntem, haberin içeriğinde hakaret, tehdit ve iftira varsa Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilirsiniz (5237SK/106, 125 ve 267). Elinizde bu kadar hukuki argüman varken neyin endişesi içerisindesiniz ki basına ve basın emekçisine baskı yapıyorsunuz?

Sendikal aidiyetimizin gereği ve sendikanın kurucu üyesi olarak; Ali Yalçın’ın 2019 yılından itibaren kişisel ikbal ve menfaati önceleyen uygulamalarıyla sendikayı kurucu değerlerinden uzaklaştırarak rant ve zenginleşme aparatına dönüştürmesini 15.06.2023 tarihinden itibaren eleştirel yazılar ve sendikamızın daha da büyümesi için öneriler sunmaya başladık. Anayasamızca güvence altına alınan düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde, kişi hak, hukuk, onuruna ve saygınlığına tüm yazılarımızda özenle riayet ettik.

Hiçbir yazımınızın ne bir düzeltme ne de bir yayından çıkartma kararı bulunmamaktadır. Onlar da biliyorlar yazıların hepsinin hakikat ve gerçek olduğunu. Bugüne kadar hakkımızda açılmış herhangi bir iftira davası bulunmamaktadır. Onlar da biliyorlar yazılardaki tüm bilgilerin belgelere dayandığını. Yine bu güne kadar hakkımızda açılmış herhangi bir hakaret davası da bulunmamaktadır. Onlar da biliyorlar hocalarımızın bizlere öğrettiği Kur’ani ve Peygamberi öğretide en yüce değer olan; edep, hayâ ve ahlaki ölçülere ne kadar dikkat ettiğimizi. Onların, rahatsız oldukları konu, üyelerin bu gerçekleri öğrenmiş olmalarıdır. Yüzlerine taktıkları dava maskesiyle ikinci ajandalarındaki rant işlerini ne de güzel yürütüyorlardı, şimdilerde keyifleri kaçmışa benziyor. 

Yazılarımızdaki hiçbir bilgiyi bugüne kadar yalanlayamadılar. Buna rağmen; “Haber ajanslarına ihtarname gönderdiğimiz halde yazılarına devam ediyor.” diyerek, kamuoyunu ve kamu görevlilerini yanıltıyorlar. Bu durum kendilerinin ne kadar acziyet ve sıkışmışlık içerisinde olduklarını göstermektedir. İşin aslı neymiş birlikte görelim:

24.062024 tarihli ve “Memur-Sen "Paraf" ladı: Ali Yalçın'ın Oğlu Kurucularından... Kardeş, Yenge, Özel Kalem… Hiç kimse dışarıda bırakılmamış” başlıklı yazımızda Ali Yalçın’ın oğlunun Paraf Ankara Konut Yapı Kooperatifinin kurucusu olduğu bilgisi verildi.

Yazıyı yayımlayan haber ajansına Ali Yalçın 27.06.2024 tarihli bir ihtarname gönderiyor. İki sayfalık ihtarnamede Ali Yalçın; “Benim oğlum kooperatif kurucusu değildir.” diyebiliyor mu? Hayır, diyemiyor. İhtarname, kamuoyuna “biz o yazıya ihtarname gönderdik” demek için gönderilmiştir. Yazımızın hiçbir cümlesini ve kelimesini tekzip edici herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Üyelerin akıllarıyla dalga geçercesine laf olsun torba dolsun babında kelime oyunlarıyla adeta ortada top çevrilen laf kalabalığından ibaret bir ihtarnamedir. Hatta ihtarnamenin sonunda haber ajanslarına ve yazara baskı ve tehdit niteliğinde “Maddi ve manevi tazminat hakkımızı saklı tuttuğumuzu, ilgililer hakkında ceza yargılamasına başvuracağımızın bilinmesini bildiririz.”  şeklinde aba altında sopa gösterilmiştir. 

Dostlar alışverişte görsün formatında düzenlenen ihtarnameye, 08.07.2024 tarihinde “Ali Yalçın'ın Cevaplamadıkları: Tekzibin Tekzibi” başlıklı yazımızda cevap verdik. Bu yazımızda: Ali Yalçın’ın oğlunun kooperatifin kurucusu olduğu bilgisinin kaynağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Resmi Gazetesi olan, “Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi” dir. Eğer haberin içeriğine yönelik bir yanlışlık veya hata olduğunu düşünüyorsanız, haber ajanslarına ihtarname göndermek yerine Türkiye Ticaret Sicil Gazetesine başvurarak yanlışlığın düzeltilmesi talebinde bulunabilirdiniz. Amacınız yanlışlığı düzeltmek değil, gerçekleri kamuoyunun ve üyelerin öğrenmesini engellemek için özgür basını susturmak ve yazarı korkutmak. 

Her konuda ahkâm kesen heyecanlı konuşmalarıyla salonları coşturan Ali Yalçın’a ne hikmetse bugüne kadar üyeler adına sorduğumuz sorulara her ne kadar cevap alamasak da bulunduğu konumun mesuliyeti gereği biz yine de şu sualleri kendisine yöneltelim: Arsa ihalesinin teminat bedelini sendika gelirlerinden mi ödediniz? Sendikanın örgütsel gücüyle alınan arsaya yapılacak proje üyelere duyurulmadığına göre kooperatif ortakları nasıl belirlendi? Arsanın ilk taksiti TOKİ’ye hangi kaynaktan ödendi? Arsa alındığında imar durumu neydi, daha sonra imar durumu ne oldu? Villa projenizin kusursuz işlemesi ve yereldeki bürokratik problemlerin daha kolay çözülebileceğini düşündüğünüz için mi 80.789 mimar arasında siyasi kimliği ön planda olan bir mimarı tercih ettiniz? 

Teşkilatımızın omurgasını oluşturan şube başkanları! Sizler de teşkilat buluşmalarında bu sualleri genel başkanınıza yöneltin ki teşkilat buluşmaları sadece Ali Yalçın’ın konuşmalarını alkışlamaktan ibaret olmaktan çıksın ve toplantıların asıl gayesi olan istişare kültürü teşkilatımızda tek tipçiliğin önüne geçsin.

                                                                                                    Yıldırım Demirci
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/sendikadan-basina-baski-mi-var-948.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/sendikadan-basina-baski-mi-var-948.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/sendikadan-basina-baski-mi-var-948-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/06/sendikadan-basina-baski-mi-var-948.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/sendikadan-basina-baski-mi-var/7856/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 22:07:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[8. Dönem toplu sözleşme görüşmelerinin konusu yüzdelik zamlar değil hiyerarşik ücret dengesinin sağlanması olmalıdır.]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bilindiği üzere Tüm kamu personelini yakından ilgilendiren, 2026 ve 2027 yıllarını kapsayacak olan 8. dönem toplu sözleşme görüşmeleri Ağustos ayında başlayacaktır. Yetkilendirilmiş "yetkili sendikalar' kamu işveren heyetiyle yapacakları sözde zam pazarlıklarına ilişkin  çalıştaylar yaparak oynayacakları olan tiyatro sahnesi için senaryo hazırlamaktadırlar. Liyakat -Sen olarak açıkça ifade ediyoruz ki bir kamu işçisinin aynı işi yapan devlet memurundan hatta üstlendiği görev ve sorumluluk açısından da üst amiri konumunda olan bir amirinden daha fazla ücret aldığı ücret politikasını reddediyor, nimet külfet dengesi açısından da vicdanen kabul etmiyoruz.
 
Son yıllarda kamuda aynı işi yapan ama farklı özlük haklarına sahip birden fazla istihdam tiplerinin ortaya çıkması kamu hizmeti sunumunda zaafiyetlere sebebiyet vermekle birlikte özlük hakları noktasında da karmaşalara neden olmaktadır. Her ne kadar 666 SKHK ile kamuda aynı işi yapan kamu çalışanlarının ücretleri esitlenmek istense da son yıllarda özlük hakları noktasında bazı ünvanlar lehine yapılan yasal düzenlemeler,  işçi ve memur arasındaki ücret farklılıkları, yüzdelik zamların memurlara eşit bir şekilde uygulanması gibi sebeplerden dolayı kamu çalışanları arasındaki ücret makasları açılmış, hiyerarşik ücret dengesi de alt üst olmuştur.
 
Yetkilendirilmiş sendikayla kamu işveren heyeti arasında yapılacak olan 8. Dönem toplu sözleşme görüşmelerinin konusu; memurlara verilecek yüzdelik zammın oranı değil öncelikli olarak hiyerarşik ücret dengesinin tesisi olması gerekmektedir. Aksi takdirde yüzdelik zam politikaları çalışanlar arasındaki ücret makasının daha da fazla açılmasına sebebiyet verecek nimet külfet dengesini de tamamen ortadan kaldıracaktır.
 
Emir KAZAK
Liyakat-Sen Genel Başkanı
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/8-donem-toplu-sozlesme-gorusmelerinin-konusu-yuzdelik-zamlar-degil-hiyerarsik-ucret-dengesinin-saglanmasi-olmalidir-3817.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/8-donem-toplu-sozlesme-gorusmelerinin-konusu-yuzdelik-zamlar-degil-hiyerarsik-ucret-dengesinin-saglanmasi-olmalidir-3817.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/8-donem-toplu-sozlesme-gorusmelerinin-konusu-yuzdelik-zamlar-degil-hiyerarsik-ucret-dengesinin-saglanmasi-olmalidir-3817-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/8-donem-toplu-sozlesme-gorusmelerinin-konusu-yuzdelik-zamlar-degil-hiyerarsik-ucret-dengesinin-saglanmasi-olmalidir-3817.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/8-donem-toplu-sozlesme-gorusmelerinin-konusu-yuzdelik-zamlar-degil-hiyerarsik-ucret-dengesinin-saglanmasi-olmalidir/7842/</link>
			<pubDate>Thu, 29 May 2025 21:12:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Memur-Sen 11 yıl sonra bir hizmet kolunda yetkiyi kaybediyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İktidara yakınlığıyla bilinen Memur-Sen, yıllardır en fazla üyeye sahip konfederasyon olduğu için yetkili konfederasyon konumunda bulunuyor. Toplu sözleşme masasında sendikalara heyet başkanlığı yapan Memur-Sen, imza ve itiraz yetkisini de tek başına elinde bulunduruyor. Memur-Sen toplu sözleşmenin genelinde yetkili konfederasyon olmasının yanı sıra bağlı sendikaları da hizmet kollarının tamamında yetkiliydi. 11 hizmet kolunun 11’inde de 2014 yılından bu yana Memur-Sen’e bağlı sendikalar yetkili konumda bulunuyordu. Bu nedenle de toplu sözleşme masasında tüm hizmet kollarında memurları 11 yıldır Memur-Sen’e bağlı sendikalar temsil ediyordu. Ancak bu yıl dikkat çeken bir gelişme yaşandı. 

29 ÜYE FARKLA TÜRKİYE KAMU-SEN'E GEÇTİ

Kültür ve sanat hizmetleri kolunda çoğunluğun Memur-Sen’e bağlı Kültür Memur-Sen’den Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Kültür Sanat-Sen’e geçtiği öğrenildi. Türk Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Uğur Yıldırım, 6 bin 858 üyeyle, sadece 29 farkla yetkinin sendikalarına geçtiğini duyurdu. Ancak bu durumun kesinleşmesi için memur sendikalarına ilişkin istatistiklerin temmuz ayında Resmi Gazete’de yayınlanması gerekiyor. Resmi Gazete’de yayınlanan istatistiklerde de Türk Kültür Sanat-Sen hizmet kolunda en fazla üyeli sendika olursa, ağustos ayındaki toplu sözleşme görüşmelerinde kültür ve sanat hizmet kolunda bulunan memurları bu sendika temsil edecek. 11 yıl sonra Memur-Sen, bir hizmet kolundaki yetkiyi kaybedecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/memur-sen-11-yil-sonra-bir-hizmet-kolunda-yetkiyi-kaybediyor-8196.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/memur-sen-11-yil-sonra-bir-hizmet-kolunda-yetkiyi-kaybediyor-8196.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/memur-sen-11-yil-sonra-bir-hizmet-kolunda-yetkiyi-kaybediyor-8196-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/memur-sen-11-yil-sonra-bir-hizmet-kolunda-yetkiyi-kaybediyor-8196.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/memur-sen-11-yil-sonra-bir-hizmet-kolunda-yetkiyi-kaybediyor/7841/</link>
			<pubDate>Thu, 29 May 2025 10:50:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kim Soruşturmalı: “Savunan mı Savuran mı?”]]></title>
			<description><![CDATA[  Sen memurlara sosyal konut yapma taahhüdüyle devletten aldığın TOKİ arazisine lüks villa yaptırarak rant edineceksin. Öte yandan kamu vicdanını derinden...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Sen memurlara sosyal konut yapma taahhüdüyle devletten aldığın TOKİ arazisine lüks villa yaptırarak rant edineceksin. Öte yandan kamu vicdanını derinden yaralayan villa skandalını eleştiren vicdan sahibini de şikâyet ederek susturmaya çalışacaksın, öyle mi? 

Bizler devlet memuru olarak bir ay maaş alamazsak sıkıntı yaşarız, ikinci ayda maaş alamazsak aç kalırız. Devletimiz sağolsun, var olsun. Allah devletimize zeval vermesin. Bu realite karşısında eğer bir kişi memuriyetten kendi isteğiyle istifa edebilme cesaretini kendinde buluyorsa bir güvencesi var demektir. 

Devlet memuriyetinden istifa eden Veysel Yılmaz 24.12.2021 tarihinde kurulan Paraf Yapı Kooperatifinin başkanıdır. Aynı zamanda Paraf İzmir ve Paraf Ankara Yapı Kooperatifinin kurucularındandır. Yetmedi, Paraf 2, Paraf Oran ve Mahal Kooperatiflerinde de dört yakını yöneticilik yapmaktadır. Bir kişi kooperatif başkanı olarak görev yaptığı dört yıl gibi kısa bir sürenin sonunda devlet memuriyetinden istifa edebilme cesaretini kendinde bulabiliyorsa araştırılması gereken bir konu olarak karşımızda durmaktadır. Veysel Yılmaz, memuriyetten istifa ederek hesap vermekten kurtulacağını zannediyorsa eğer, kendisine diyoruz ki: Bu sefer “Atı alan Üsküdar’ı geçemeyecek".

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 102 maddeden oluşmuştur. Bu maddelerin hangisinde kooperatif yönetim kuruluna veya başkanına diğer ortaklardan farklı bir imtiyaz tanınmıştır? Bir kooperatif başkanı görevinin dördüncü yılında devlet memuriyetinden istifa etme cesaretini gösterebiliyor? Allah aşkına bir kişi de çıksın desin ki: “Yıldırım Hocam senin gözlerin mi görmüyor, yoksa okuduğunu mu anlamıyorsun? Kanunun şu maddesinin şu fıkrasının şu bendinde kooperatif yönetim kurulu üyelerine veya başkanına o kadar yetki vermiştir ki isterse kısa sürede Karun kadar zenginleşebilir!” Kanunu okuyan herkes böyle bir imtiyazın olmadığını görecektir.

Sendika ile Paraf Yapı ruh ikizidir. Bayındır-Memur-Sen genel yönetim kurulunun tamamı aynı zamanda kooperatiflerin yönetim kurullarında da yöneticilik yapmaktadır. Kendileri yetmezmiş gibi Ali Yalçın’ın oğlu, Soner Can Tufanoğlu’un eşi, kardeşleri ve yengesi de kooperatiflerin yönetimlerindedir. Hatta sendikanın kurucu üyesinin yazılarının göreviyle ilgili olmadığı yönünde Bakanlık Müfettişlerince kanaat bildirilmesine rağmen ikinci şikâyet dilekçesinde imzası olan Paraf Yapının avukatı daha önce Bayındır-Memur-Sen’in avukatıydı. Kısaca sendika ile kooperatifler her ne kadar formal olarak aynı yapılar olmasa da informal olarak et ile tırnak gibi iç içe geçmiş ve birbirleriyle ilintili iki ayrı yapıdır.

Sendika yöneticilerinden Talat Yavuz ve Ramazan Çakırcı’nın üç ay önce Milli Eğitim Bakanlığına sendikal konularla ilgili yazılarımızdan dolayı yaptıkları şikâyet sonucu Bakanlık Müfettişlerinin 28.01.2025 tarihli soruşturma raporunda, yazılarımızın görevimizle ilgili olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuç Ali Yalçın’ı memnun etmemiş olacak ki bu seferde Paraf Yapı Kooperatifine şikâyet ettirmiştir. Ali Yalçın, sendikanın örgütsel gücüyle ve kamu nüfuzuyla üzerimize orantısız güç kullanmaktadır.

Evi olmayan milyonlarca vatandaşımızın bir ev sahibi olma hayalini kurduğu TOKİ arazisine amacına aykırı bir şekilde lüks villa yaptırılmasının hukuki, kanuni, ahlaki, vicdani, insani ve İslami olmadığını düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde fikrini belirten kişinin soruşturulması yerine; asıl soruşturulması gereken çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayabilecekleri bir Türkiye bırakabilmek için seksen altı milyon vatandaşımızın hakkı olan hazine arazilerini amacı dışında kendi rantları için kullananlar olmalıdır.

Daha beş yıl öncesine kadar kirada oturup da şimdi mal varlığını, yakınlarının üzerindekilerle birlikte, açıklayamayan Ali Yalçın soruşturulmalıdır. Memurların konut ihtiyacını karşılamak için kurulmuş olan kooperatiflerin gayrimenkullerini oğlunun sattığı Ali Yalçın soruşturulmalıdır. Paraf Oran Yapı Kooperatifinin başına oğlunu geçirerek bulunduğu ünvanıyla kendisine ve yakınlarına menfaat sağlayarak görevini kötüye kullanan Ali Yalçın soruşturulmalıdır.

Genel Merkez Yönetim Kurulunun istisnasız hepsinin aynı zamanda kooperatiflerde de görev aldığı Bayındır-Memur-Sen genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu’nun mal varlığı yakınlarının üzerindekilerle birlikte araştırılmalıdır. Eşini, kardeşlerini ve yengesini sendikayla ilintili kooperatiflerde yöneticilik yaptırarak görevini kötüye kullanan Soner Can Tufanoğlu soruşturulmalıdır.

Düne kadar Karayolları Genel Müdürlüğünde devlet memuru olarak görev yapan Veysel Yılmaz, bir devlet memurunun binmesi hayatın olağan akışında mümkün olmayan lüks aracıyla gündem olan ve aynı zamanda 2021 yıldan beri Paraf Yapı Kooperatifinin de başkanlığını yapan Veysel Yılmaz’ın yakınlarının üzerindekilerle birlikte mal varlığı araştırılmalıdır.

Ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuş olan Paraf Yapı Kooperatifinin dört yıldan beri başkanlığını yapan Veysel Yılmaz, nasıl bir imkân elde etti ki geçtiğimiz günlerde devlet memurluğundan istifa etme cesaretini gösterebildi? 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, kooperatif başkanına ortaklardan farklı bir ayrıcalık tanımazken nasıl oluyor da bir kooperatif başkanı dört yılda memuriyetten istifa edecek cesareti kendinde bulabiliyor. Acaba ortaklarının konut ihtiyacını karşılamanın yanında kanuna aykırı bir şekilde kendisine bir ayrıcalık tanıyarak görevini kötüye kullandı mı? Bu konuların kamu yararı adına incelemeye değer konular olduğunu düşünüyoruz.

              Yıldırım Demirci

 


Tahmini okuma suresi: 5 dakika.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/kim-sorusturmali-savunan-mi-savuran-mi-7517.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/kim-sorusturmali-savunan-mi-savuran-mi-7517.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/kim-sorusturmali-savunan-mi-savuran-mi-7517-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/kim-sorusturmali-savunan-mi-savuran-mi-7517.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/kim-sorusturmali-savunan-mi-savuran-mi/7836/</link>
			<pubDate>Mon, 26 May 2025 20:21:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ali Yalçın'ın Baskısına Boyun Eğmeyeceğiz!]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Sendika üst yöneticileri, kooperatif adının masumiyeti altında Kuşadası’nda bulunan TOKİ arazisine amacı dışında yaptırmakta oldukları lüks villaları her ne kadar kitabına uydurmuş olsalar da helal değildir.

Sendikanın kurucu üyesi ve aynı zamanda otuz dördüncü yılını vatan, millet ve devlet sevdasıyla alnımızın ve yüzümüzün akıyla çalışan bir kamu görevlisi olarak ilk kez karakolda ifade verdik. İfademiz yedi sayfa ve yetmiş yedi adet ek belgeden oluşmaktadır. “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.” atasözü mukabilinde sendikanın kurucu iradesini susturmak ve üyelerin gerçekleri görmesini perdelemek için haksız, hukuksuz, mesnetsiz şikâyetlerle ve suç duyurularıyla ilgili olarak söyleyeceğimiz tek şey: “Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın.” sözü yeterlidir. 

Oturacak bir evi olmayan milyonlarca vatandaşımızın bitmeyen borcu olan her ay kira ödemelerinden dolayı geçim sıkıntısı çektiği bir ortamda kooperatif marifetiyle işi kitabına uydurarak Kuşadası’nda bulunan TOKİ arazisine amacı dışında lüks villa yaptıranlar, kamu vicdanında hapsolmuşlardır. Olup biteni Rahmetli Alev Alatlı, “Her yasal olan hak helal değildir ve olamaz.” sözüyle ne de güzel anlatıyor.

Emek, ekmek ve özgürlük mücadelesi verdiğini belirten Ali Yalçın, sendikanın örgütsel gücüyle istediğin kadar suç duyurusunda bulundurt! Ey Ali Yalçın, kamu nüfuzunu kullanarak istediğin kadar görevimizle ilgili olmayan yazılarımızı şikâyet ettir! İstediğin kadar orantısız güç kullanarak bizi davalarla ve soruşturmalarla boğmaya çalış! 

Şahsi ikbal ve menfaatlerini merkeze alan uygulamalarıyla sendikayı kurucu değerlerinden uzaklaştırarak rant ve zenginleşme aparatına dönüştüren Ali Yalçın ve saz arkadaşlarıyla kanunlar ölçüsünde ve hukuk çerçevesinde mücadelemizden zerre kadar geri adım atmayacağız. Bilakis bu baskılar bizim mücadele azmimizi ve kararlılığımızı artırmaktadır. Bir milyon Memur-Sen ailesinin hakkı için, tüyü bitmemiş yetimin hakkı için ve 86 milyon vatandaşımızın hakkı için hakikatleri haykırmaktan geri durmayacağız!

Ali Yalçın! Eğer cesaretin varsa kooperatiften villaları ayırtılıp da sözleşmesini hâlâ imzalamayan 307 mülk sahibinin isimlerini açıklarsın. Lakin açıklayamazsın. Sen de biliyorsun ki bu isimleri açıkladığın takdirde o koltukta bir saniye bile oturamazsın.

Selam olsun alın teriyle helalinden ekmeğini kazananlara. Yazıklar olsun TOKİ arazisine lüks villa yaptıranlara!

https://www.facebook.com/share/1B9DQHu1vH/?mibextid=wwXIfr

                                                                                                     Yıldırım Demirci

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/ali-yalcin-in-baskisina-boyun-egmeyecegiz-9784.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/ali-yalcin-in-baskisina-boyun-egmeyecegiz-9784.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/ali-yalcin-in-baskisina-boyun-egmeyecegiz-9784-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/ali-yalcin-in-baskisina-boyun-egmeyecegiz-9784.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/ali-yalcin-in-baskisina-boyun-egmeyecegiz/7824/</link>
			<pubDate>Sat, 24 May 2025 01:19:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kuşadası Seni Kuşa Çevirdi!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Ali-Soner-Veysel Konsorsiyumu: “Daha Büyük ve Kalıcı İşlere İmza Atar.”

Ali-Soner-Veysel işbirliğinin sendikayı, Kuşadası’nı ve Türkiye’yi getirdikleri manzara işte bu. Yaban hayvanların yaşam alanı olan Kalafat Dağı’nı; rantları uğuruna beton yığınına çevirince yaban hayvanları da ne yapsın, çareyi insanların yaşam alanlarına gitmekte buldu.

Ali-Soner-Veysel Konsorsiyumu, dava maskesi altında daha büyük ve kalıcı işler yapmaya karar verdiler. Kendi aralarında bir görev taksimatı da yaptılar. Üyeleri çevre, şehircilik, tapu ve kadastro çalışanlarından oluşan Memur-Sen genel başkan yardımcısı ve Bayındır-Memur-Sen genel başkanı Soner Can Tufanoğlu; bu imkânı avantaja çevirmenin yollarını ararken bir anda karşısına çıkan Kuşadası zirvesinde bulunan muhteşem deniz ve adalar manzarasıyla göz kamaştıran devasa hazine arazisine göz koydu. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen genel başkanı Ali Yalçın, genel başkanlığını konuşturarak her zaman olduğu gibi işi bağladı. Kısa bir süre önce Karayolları Genel Müdürlüğündeki memuriyetinden istifa eden Paraf Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu başkanı Veysel Yılmaz’a ise sacayağının üçüncü ayağı olan imza atmak kaldı. İşin özü: Soner araziyi buldu, Ali işi bağladı ve Veysel imzayı attı.

Onlar, sendikanın örgütsel gücüyle kooperatif adının masumiyeti altında mülklerine yenilerini katarak zenginleştiler ama Türkiye’nin yeşili ve doğal güzellikleri, betona yenik düşerek fakirleşme riskiyle karşı karşıya kaldı. Ali-Soner-Veysel işbirliğinin sendikayı, Kuşadası’nı ve Türkiye’yi getirdikleri manzara işte bu. Yaban hayvanların yaşam alanı olan Kalafat Dağı’nı; rantları uğuruna beton yığınına çevirince yaban hayvanları da ne yapsın, çareyi insanların yaşam alanlarına gitmekte buldu. Çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayabilecekleri daha yeşil ve daha güzel bir çevre bırakma karnemize her geçen gün eksi bir puan yazılmaktadır. Gözlerini hırs bürümüş kendi menfaatlerini önceleyen sendikacıların sayesinde bu duruma geldik!

Ali Yalçın; utanmadan ve sıkılmadan insanların akıllarıyla dalga geçercesine, “Burasının bizimle alakası yoktur.” diyebiliyor. Burasıyla nasıl bir alakası yoksa oğlu alakasının olmadığı yerden mülk satabiliyor. Ali Yalçın istediği kadar üç maymunu oynarsa oynasın. İstediğin kadar arkadandolanarak ve kamu nüfuzunu kullanarak Yıldırım Demirci’yi şikâyetlerle ve soruşturmalarla boğarsa boğsun. Ortada inkâr edilemez ve görmezden gelinemez bir gerçeklik var: Ali Yalçın’ın, TOKİ arazisine yapılan Kuşadası Villaları işinin; tam da merkezinde, göbeğinde ve içinde olduğudur.

Ali Yalçın, kooperatif adının masumiyeti altında yapılan rantsal işlere korunan marka statüsünde olan Memur-Sen’i alet ederek sendikamıza en büyük zararı bizatihi kendisi vermiştir. Kuşadası seni kuşa çevirdi, Ali Yalçın! Kendi ellerinle; mahallemizi de sendikamızı da davamızı da rezil ettin. Yazıklar olsun sana! Yuh olsun sana 



https://www.facebook.com/share/p/15S7PsxZLb/

              Yıldırım Demirci

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/kusadasi-seni-kusa-cevirdi-9258.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/kusadasi-seni-kusa-cevirdi-9258.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/kusadasi-seni-kusa-cevirdi-9258-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/kusadasi-seni-kusa-cevirdi-9258.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/kusadasi-seni-kusa-cevirdi/7810/</link>
			<pubDate>Tue, 20 May 2025 13:25:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Engellenen Kapılar Arkasında  Hangi Gizli Hesapları Yapıyorsunuz?]]></title>
			<description><![CDATA[Yıldırım Demirci yazdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Hani dava sizin ellerinizde yükselecekti? İnşaatların, villaların ve rezidansların ellerinizde yükseldiğini gördük. Hani sizin derdiniz Gazze’nin, Filistin’in ve ümmetin masum çocuklarıydı? Sizin derdiniz şahsi menfaatleriniz ve çocuklarınızın hayatını garanti altına alacak gayrimenkul edinmek olduğunu gördük.

Şahsımın erişimine; Paraf Grup İnstagram hesabını, Veysel Yılmaz instagram hesabını ve son olarak da Soner Can Tufanoğlu X hesabının takibini engelledi. Engellenen kapılar arkasında hangi gizli hesapları yapıyorsunuz? Şahsıma ait tüm sosyal medya hesaplarım herkese açık ve hiçbir kimse engelli değildir. Dahası profilimde şahsi telefon numaram da olmak üzere tüm bilgilerim herkese açıktır.  Herhalde gizli hesapları olanlar, güneşi balçıkla sıvayacaklarını zannediyorlar. Siz ancak beton duvarları harçla sıvarsınız.  Hani dava sizin ellerinizde yükselecekti? İnşaatların, villaların ve rezidansların ellerinizde yükseldiğini gördük. Hani sizin derdiniz Gazze’nin, Filistin’in ve ümmetin masum çocuklarıydı? Sizin derdiniz şahsi menfaatleriniz ve çocuklarınızın hayatını garanti altına alacak gayrimenkul edinmek olduğunu gördük.

Teknolojiye aşina olmamıza rağmen daha düne kadar tuşlu telefon kullandığımız arkadaşlarımızca malumudur. Ta ki; Talat Yavuz’un, Memur-Sen İstanbul İl Başkanlığı ve Eğitim-Bir-Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanlığı görevlerine üstüne üstlük ilksan delege adayı olana kadar. Ne yani! Sendikanın muazzam insan ve maddi kaynağı hep bir avuç beyaz yakalıların menfaatleri için mi kullanılacak? Bir milyon üye de aidat ödeyen kelle sayısı değerinde ve salonlarda genel başkanın konuşmalarını alkışlayacak dolgu malzemesi olarak görülecek. Sendika üyelerini ilgilendiren konularda alınacak kararlar üyeye danışmaya veya görüşüne başvurmaya bile gerek duyulmayacak. Üyelerin olup bitenler karşısında seyirci olması istenilecek. Yok böyle bir dünya! Bizler sendikanın üyesi ve asli unsurları olarak sadece aidat ödeme sorumluluğunuz yoktur. Aidiyetimiz gereği olarak sendikanın uygulamalarını sorgulama hakkımız vardır. 

Bu sorumluluk doğrultusunda sendikada iki koltuğu birden işgal eden Talat Yavuz’un bu koltuklar kendisine yetmemişçesine bir de ilksan delege adayı olmasını doğru bulmadığımızı arkadaşlarımızla istişare ettik. Bu teşkilatta birbirinden yetenekli ve becerikli binlerce değerli üyemiz varken niçin her koltuğa Talat Yavuz önerilir? Şeklinde öz eleştiri yaptık. Eleştirilerimizde ne kadar haklı olduğumuz bugün ortaya çıkmıştır. Her makama Talat Yavuz’un önerilmesi karşısında üyeler sandıkta tepkilerini ortaya koydular. Umduğunu bulamadığı ilksan ile ilgili 05.05.2025 tarihli yazısından sonra Talat Yavuz’un “İlksan Sendromu” devam ettiği yorumları yapılmıştır.  

Talat Yavuz ilksan seçim sürecinde  şahsımı arayarak: “Benim ilksan delege adayı olmamı genel merkez istedi. Ben genel merkezin bu talimatına karşı mı geleyim? Sen başka teşkilatta olsaydın senin ağzını ve burnunu kırarlardı.” dedi. İşte o görüşmeden sonra bizzat yaşayarak anladım ki, Akif İnan’ın: “Benim düşüncemin tam zıddı da olsa insanlar ayrı muamelelere tabi tutulmamalı, yeter ki kişi dinime küfretmesin ve vatan haini olmasın.” sözleriyle özetlediği özgürlüğün yerini; baskı, dayatma, tahakküm, tehdit, korkutma, yıldırma ve sindirme aldığını. 

Teşkilat içerisinde düşüncelerimizi açıklamamıza fırsat verilmediği için sosyal medyayı ve dokunmatik telefonu kullanmayan biri olarak ilk kez 15.06.2021 tarihinde “Tutturmuşlar Bir İlksan, Nedir Bu İlksan?” paylaşımımızla sosyal medyayı aktif olarak kullanmaya başladık. Bu paylaşımımızı birçok haber ajansı “Sendikanın Kurucu Üyesi ve Pendik İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Yıldırım Demirci’den İlksan Çıkışı” manşetiyle okuyucularına duyurdu. Kötü komşu adamı ev sahibi yapar minvalinde iyi ki sosyal medyayı; teşkilatımızın, kamunun ve tüm insanlığın faydasına olacak şekilde kullanmaya başlamışız.

Seviyeli ve yapıcı paylaşımlarımızla teşkilatımızda bir şuurlanmaya bir uyanışa bir bilince bir farkındalığa vesile olduk. Artık bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Sahnenin önünde Gazze, Filistin, ümmet, mazlum, mağdur, kutsal ve soylu gibi kavramlarla dava edebiyatı yapanlar; sahnenin arkasında ise rant hesaplarını eskisi gibi rahat yapamayacaklar. Yakın zamanda sendikamızda kadro hareketi başta olmak üzere daha birçok şeyin değişeceğini göreceğiz.

 

                        Yıldırım Demirci

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/engellenen-kapilar-arkasinda-hangi-gizli-hesaplari-yapiyorsunuz-2296.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/engellenen-kapilar-arkasinda-hangi-gizli-hesaplari-yapiyorsunuz-2296.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/engellenen-kapilar-arkasinda-hangi-gizli-hesaplari-yapiyorsunuz-2296-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamudannethaber.com/images/haberler/2025/05/engellenen-kapilar-arkasinda-hangi-gizli-hesaplari-yapiyorsunuz-2296.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamudannethaber.com/engellenen-kapilar-arkasinda-hangi-gizli-hesaplari-yapiyorsunuz/7806/</link>
			<pubDate>Sat, 17 May 2025 20:29:45 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>