Remzi ÖZMEN Kamu-Sen İst Başkanı

Remzi ÖZMEN Kamu-Sen İst Başkanı

remzi_ozmen1453@hotmail.com

ON BEŞ YÖNETMELİK NE ANLAMA GELİYOR*

06 Şubat 2021 - 13:05

                                       

    Son on yedi yılımızda Milli Eğitim ile oynandığı kadar hiçbir kurum ile oynanmadı. Burada hiç kuşkusuz ki hesap yapan çok oldu ve yapmaya devam ediyorlar. Bunun ispatı tarih ve sayılarıyla yönetici atama yönetmeliklerinde saklıdır. Gelin bunları hep birlikte hatırlayalım. Yönetici atama yönetmeliklerinin ilki 11 Ocak 2004 tarih ve 25343 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliktir.

   İkincisi 13 Nisan 2007 tarih ve 26492 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Üçüncüsü “24 Nisan 2008 tarih ve 26856 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 08 Ağustos 2008 tarihinde ve 15 Ekim 2008 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik ile değiştirilmiştir.

   Dördüncüsü 13 Ağustos 2009 tarih ve 27334 sayılı resmi gazetede yayımlanmış. Beşincisi 10 Eylül 2009 tarih ve 27345 resmi gazetede yayımlanmış. Altıncısı 15 Mayıs 2010 tarih ve 27587 R.G Yedincisi  25.08. 2011 ve Sekizincisi 28.02.2013 tarihlerinde değişiklikler yapılmıştır. Onuncu yönetmelik  10 haziran 2014 tarih ve 29026 sayılı RG de yayımlanmıştır. On birinci 6 Ekim 2015 tarih ve 29818 sayılı RG de yayımlanmıştır. On birinci yönetmelik 1 Eylül 2016 tarih ve 29818 sayılı RG de yayımlanmıştır. On ikinci yönetmelik 22 Nisan 2017 tarih ve 30046 sayılı RG de yayımlanmıştır. On üçüncü yönetmelik 21 Haziran 2018 tarih ve 30453 sayılı RG de yayımlanmıştır. On dördüncü yönetmelik 01 Mart 2020 tarih ve 31055 sayılı RG de yayımlanmıştır. Son olarak On beşinci yönetmelik 5 Şubat 2021 tarih ve 31 386 sayılı RG de yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir.  

   Peki, neden bu kadar çok yönetmelik değişikliklerine ihtiyaç duyuldu. Hiç kuşkusuz ki dün olduğu gibi bugünde Milli Eğitim üzerinde amaçlarını gerçekleştirmek isteyenler vardır. Bunun en açık örneğini 15 Temmuzda yaşadık. Milli Eğitimin tüm birimlerine sızanlar bu sayede girmedikleri hiçbir kurum bırakmadılar. Uzun süre bu anlayış Milli Eğitim Bakanlığında da hükümran oldu ve gerçekten de facia diyebileceğimiz davranışlara imzayı attı. Bunun en bariz örneğinden biri 2010 KPSS yolsuzluğuydu. Onlardan kalan artıklar 2014 yılında yönetici atama yönetmeliğini değiştirerek sınavla ya da yirmi yıldan fazladır idarecilik yapan ne kadar tecrübeli idareci varsa sistemin dışına attı. Bununla da yetinmeyenler yalnızca mülakatı esas alarak 1709 şube müdürünü haksız bir şekilde atamış oldular. İşte bu girişimler Milli Eğitimin adeta ayarını bozdu. Tabi ki yalnız bunlar yapılmadı. Şube Müdürlüğünün verilen listelere göre tanzim edilmesi ardından mülakat denilen ucube sistemi devreye soktu. Kimlerin müdür olacağı bir sendikanın ellerine tutuşturduğu listeleri emir görüp değerlendirenler de bu şube müdürleri oldu.

    Ziya Selçuk’un gelmesiyle bazı şeylerin değişeceği umudu herkeste belirdi. Nitekim kısmen de olsa geçmişe göre daha adil yönetmelikler yapıldı. Ancak Sayın Selçuk’un da yaralara neşter vurmaya cesaret etmediği görüldü. Söz gelimi Şube Müdürlüklerinde hala keyfiyet sürmektedir. Proje okulları hala sınav havuzuna alınmadı. Başarı belgesi dağılımında adalet olmadığı halde değerlendirmede önemli puanlar verilmektedir. Mülakatın yönetmelikte var olması başlı başına bir sıkıntıdır. Ayrıca yeni yönetmelikte sınav puanın düşürülmesi de bir hesabın olduğu düşündürmektedir.

   Sonuç olarak; Milli Eğitim camiası yönetmelik takip etmekten yoruldu. Hesap peşinde koşanların kirli hesaplarından usandı. Milli Eğitim camiası artık adaletin, liyakatin, ahlakın, erdemin, vicdanın yönetmeliklere hakim olmasını bekler, yapılan işlerin günlük hesaplar değil uzun vadede millete ne kazandıracağı düşünülerek yapılmasını ister. Bunun içinde her sene yönetmelik değiştirmek yerine ortak akılla uzun süre yürürlükte kalacak bir yönetmeliğin yapılmasını temenni eder.