• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
  3. Sessizliğin İçinde İyileşmek
Yayınlanma: 05 Eylül 2025 - 21:58

Sessizliğin İçinde İyileşmek

05 Eylül 2025 - 21:58
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürekkep Damlası

 

“Hastalık sadece bedeni değil, ruhun yalnızlığını da sınar.”

Hastalık, çoğu zaman yalnızca bir beden meselesi sanılır. Oysa insan hasta olduğunda fark eder ki, aslında en çok ruhu da sınanır. Ateş yükseldiğinde, boğazda bir sızı belirdiğinde, eklemler ağırlaştığında insan yalnızca biyolojik bir rahatsızlık yaşamaz; aynı zamanda ruhunun en karanlık odalarına doğru bir yolculuğa çıkar.

Normalde günün telaşında unuttuğumuz bedenimiz, birden bütün ağırlığıyla karşımıza dikilir. Her yudum su, boğazımızdan geçerken farkına varmadığımız bir mucizeye dönüşür. Baş ağrısı, en küçük ışığı bile hançer gibi saplarken, aslında şunu fısıldar: “Ben de buradayım, benimle ilgilen.” O an anlarız ki beden, yalnızca bize hizmet eden bir araç değil; kimi zaman bize ayna tutan, bizi bize hatırlatan sadık bir dosttur.

Ama hastalık, sadece bedenle yüzleşmek değildir. Hastalık, aynı zamanda yalnızlıkla baş başa kalmaktır. Gecenin en ıssız saatinde öksürükle uyanırsın; odanın sessizliğinde kendi nefesinden başka hiçbir sese kulak veremezsin. Yastığın gölgeleri uzar, tavandaki ışık sızıntısı birdenbire büyür, boş bardağın sessizliği kulaklarında uğuldar. İşte o anda, aslında sadece ateşinle değil, yalnızlığınla da mücadele ettiğini fark edersin.

Bir doktorun reçetesi, eczaneden aldığın ilaçlar, antibiyotiklerin şeffaf kartelaları… Hepsi bedenine yöneliktir. Oysa ruhunun boşluğunu dolduracak bir ilaç yoktur. Termometre ateşini ölçer ama içindeki o görünmez ıssızlığı ölçecek bir cihaz hâlâ icat edilmemiştir.

İşte tam da bu yüzden, hastalık zamanlarında insan en çıplak hâliyle kendisiyle tanışır. Güçlü görünmeye çalıştığın bütün maskeler düşer. Ne kadar dirayetli, ne kadar sabırlı, ne kadar “dayanıklı” olduğuna inansan da, bir anda güçsüzlüğün sarmalına yakalanırsın. Ve belki de en büyük ders, burada gizlidir: Asıl iyileşme, antibiyotiğin mikrobu öldürmesinde değil, insanın kendi kırılganlığını kabullenmesinde başlar.

Bu kabulleniş, bir çeşit sessiz şifadır. Çünkü yalnız kaldığında, kendi içindeki boşluğa bakmayı öğrenirsin. Kimi zaman geçmiş kayıpların belirir: giden dostların, yitirilen sevgiler, toprağa emanet ettiğin canların… Onların eksikliği, ateşinle birlikte yükselir. Kimi zaman da geleceğe dair belirsizlikler, yarınların kaygısı seni yoklar. Böylece hasta yatağı, yalnızca bir dinlenme alanı değil; ruhunun defterini açtığı, uzun zamandır yazılmamış satırların kendiliğinden belirdiği bir masaya dönüşür.

Fakat tüm bu karanlığın içinde bir başka gerçek daha vardır: Şefkatin iyileştirici gücü. İnsanın kendi kendine bile göstereceği şefkat, çoğu zaman en etkili ilaçtır. Bir dostun telefonla “Geçmiş olsun” demesi, küçük bir köpeğin sessizce yanına kıvrılması, bir bardak çayın sıcaklığı… Bunlar, reçetelerde yazmayan ama insanı ayağa kaldıran tedavilerdir. Bazen tek başına bile olsan, kendi kendine söylediğin küçücük bir cümle bile şifaya dönüşür: “Geçecek.”

Evet, hastalık geçer, beden iyileşir. Ama o yalnızlığın bıraktığı iz kolay kolay silinmez. Belki de bu yüzden, sağlıklıyken bile kendimize daha çok şefkat borçluyuz. Çünkü aslında her gün, içimizde gizli bir yalnızlık taşıyoruz. Bazen bastırıyoruz, bazen unutuyoruz ama ateş yükseldiğinde, beden zayıf düştüğünde o yalnızlık yeniden yüzeye çıkıyor.

Şunu kabul etmek gerek: İnsan her ne kadar kalabalıklar içinde yaşasa da, en temel deneyimlerini hep tek başına yaşar. Doğmak, sevmek, acı çekmek, hastalanmak ve ölmek… Bunların hepsi en özünde bireysel yolculuklardır. Hastalık, işte bu gerçeği hatırlatan sessiz bir öğretmendir.

Belki de bu yüzden, sağlıklıyken yapmamız gereken şey sadece hızlı koşmak değil; arada durup nefes almak, bedenimizi dinlemek, ruhumuza dokunmaktır. Çünkü en zorlu gecelerde anlıyoruz ki, iyileşmek için antibiyotikler kadar, kalpten bir dokunuşa da ihtiyacımız var.

Her daim kendi içimizdeki şefkati hatırlayabilmek ve kalbimizin yanı başında atan dost yürekleri hissedebilmek temennisiyle,

Sağlıcakla, şefkatle ve dostça kalın.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
turkandemirci55@gmail.com
8 ay önce

Çok güzel bir yazı olmuş kalemine sağlık hocam

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları - 19 Mayıs 2026
  • Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları - 10 Mayıs 2026
  • Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti - 27 Şubat 2026
  • Zamanın İki Yüzü: Unutmak ve Hatırlamak - 20 Ocak 2026
  • İyileşmenin Kırık Ritmi - 22 Aralık 2025
  • Ruhumuzu Kilitleyen Pranga: Mobbing - 14 Kasım 2025
  • Yorgun Ruhların Sessizliği - 05 Kasım 2025
  • Hayatı Saklayan Eşikler - 17 Ağustos 2025
  • Hayatın Satır Araları: Gündelik Anların Derinliği - 03 Temmuz 2025
  • Sessiz Sadakat Vefa - 20 Haziran 2025
  • Annem'e - 20 Nisan 2025
  • Mutluluğumuzun Hüznümüzü Gülümsettiği Nice Bayramlara - 31 Mart 2025
  • Bol Köpüklü Kahve Sohbetleri - 14 Şubat 2025
  • Yaşama Kuş Bakışı Bakmak - 13 Ocak 2025
  • Biz Zaten Böyle Miyiz? - 17 Aralık 2024
  • Bozkırın Börteçinesi Tomris Hatun - 22 Ekim 2024
  • Türklerin Beyaz Kuğusu Ayzıt - 30 Eylül 2024
  • Kartal Savaşçıları - 06 Eylül 2024
  • At Türk'ün Kanadı - 18 Ağustos 2024
  • Mürekkep Damlası - 01 Ağustos 2024
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo