Şuayip ÖZCAN MEB Eski Bürokratı, TES Eski Gn Bşk

Şuayip ÖZCAN MEB Eski Bürokratı, TES Eski Gn Bşk

suayipozcan@kamudannethaber.com

Reform

22 Kasım 2020 - 17:12

 

                Günlerdir bir reform propagandasıdır gündemi meşgul edip gidiyor. Neymiş efendim, yabancı yatırımcıyı ülkemize çekmek için yargı ve ekonomi reformu yapılacakmış. Yani bu ülke insanı için değil de ülkeyi yabancı cenneti yapmak içinmiş. Dilerim bu reform daha önce defalarca yapılan reformlar gibi bizleri aç, yoksul ve demokrasiden yoksun bırakıp yabancılar da demokrasi sopasıyla kovalarcasına ülke dışına kaçmalarına neden olduğu cinsten olmaz. Bu güne kadar yapılan reformlar tecrübeyle sabit ki hep ülkemiz ve insanımız aleyhine olup, belli azınlığın lehine olmuştur da korkumuz ve endişemiz ondandır. Reform adını duyunca acaba yine başımıza bir şey mi gelecek diye düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz da.

                Kimileri efendim bunca yapılan reformlarda ne oldu da, reform deyince böyle korkar oldunuz diye sorabilir. Reformlar bizlere iyilik ve güzellikler getirdiği için mi durmadan yapılır sanırsınız. Ey bu soruyu bize soranlar, reformların neleri getirip götürdüğünü sizler bizlerden çok daha iyi bilenlerdensiniz. Ne getirdiğini bildiğim kadarıyla sizler yediniz içtiniz, çaldınız çırptınız sonunda da çıkan aflarla ensenizi kalınlaştırdıkça kalınlaştırdınız. Ya bizler? Bizler ise  fakirleştikçe fakirleşip, açlığa mahkum olduk. Açız işsiziz diye konuşmaya kalkınca da susturulduk. Hülasa her yapılan reform sonucudur ki reform öncesi halimizi arar olduk. Hatta o reformlar o kadar ileri gitti ki içimizden bazıları ancak olanların etkisinden ölerek kurtulabildi. Bu nedenledir ki reform sözünü duyunca bacaklarımızın dermanı kesilip, dizimizin bağı çözülmektedir.

                Madem yapılacak reformlar derdimize derman olacaksa, bizi bu iflah olmaz dertlere kim düşürdü de reforma muhtaç hale geldik? Yapılan reformlar bizim derdimize deva değil de bizlere daha fazla acı verecekse neden sık sık yapılır oldu? Reform deyince benim anladığım ve herkesinde düşündüğü yaşantımızda huzur mutluluk ve lehimize yenilikler getirilmesi demektir. Bu güne kadar yapılanlarda böyle bir şeye rastlanmadı. İsterseniz hep birlikte yapılmaya çalışan reformlarla hayatımızda neler değişecek veya değişmeyecek birlikte sorgulayalım da reformu yapanlar bilmediğimiz bir şeyler varsa bizleri bilgilendirsinler. Yapılması planlanan reformun adı demokrasi, yargı ve ekonomi reformuymuş. İsim oldukça manidar ve kulağa hoş gelen anlam ifade etmektedir. Demek oluyor ki, benim ülkemde bunlar bozulmuş veya yoktu ki yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulur olmuş. Acaba bu hale gelmemizin müsebbibi kimler? Önce bunların karşımıza çıkıp sizleri bu hale getirdiğimiz için özür dileriz, şimdi ise bu hatamızı telafi edeceğiz demeleri gerekmez mi?

                Acaba yapılacak bu reformla, Çürük bina yapan müteahhitlerle milletin anasına küfredenlerin vergi borçları affedilenlerin şu anki düzenleri devam edecek mi? Binalar için tekrar aflar çıkarılarak insanların ölümleri seyredilecek mi? Vergi aflarıyla belli kişilerin borçları affedilirken, küçük esnafın yok olmasına göz yumulup, müteahhitlere tarım arazilerinin peşkeş çekilmesine devam edilecek mi? Elektrik su ve doğalgazda kullandıklarının paralarını ödemeyenlerin paraları, borçlarını zamanında ödeyen dürüst vatandaşlara ödettirilmeye devam edecek mi? Hırsızların insanların mal ve canını almalarının önüne geçilebilecek mi yoksa tamamen serbest bir meslek haline mi getirilecek? Kapkaççılar için yapılacak işlem bugünkünden ileriye gidecek mi yoksa bu günü de arar halemi getirileceğiz?

                Devam edelim mi? Kadın cinayetleri için ne düşünülüyor? Ağzı dili olmayan hayvanların işkenceyle öldürülmesi durdurulabilecek mi? İşlenen suçlar sonrası yakalanan suçluların serbest bırakılıp kamu oyu tepkisi gelince ancak tutuklanmalarına hükmeden yargıçların yaptıkları ayıpları yanlarına kar kalmaya devam edecek mi? Suçlular için bunlar kader kurbanı diyerek ikide bir aflar çıkarılarak masumların canlarını yakmaya devam mı denilecek? Merdiven altı ve hileli mal üreterek halkın sağlığı ile oynayanlara karşı halkı o malları almayın diyerek mi avutacaksınız yoksa bunlara karşı bir müeyyide uygulanacak mı? Eksik gramajlı mal satanlar, kafalarına göre zam yapanlar, istifçi ve stokçular için ne düşünülüyor? Yakıta günlük zamlar yapılması, kur yükselmesi durdurulacak mı yoksa bizim bunlarla işimiz olamaz, biz bunlara bakmayız denmeye devam mı edilecek?

                Bazıları beş altı yerden maaş alırken işi olmadığı için evine ekmek götüremeyenlerin durumu ne olacak? Fabrika kurma yerine satılmayan meskenler ve alış veriş merkezleri yapılmaya veya Deli Dumrul misali geçenden üç geçmeyenden beş akçe istenen, yetmediği yerde milletin vergileriyle maliyetinden fazlası ödenen yap işlet devret modeli devam mı edecek? Okul kantincisinden servisçisine, özel okulcusundan kıyafetçisine kadar velilerin yolunmasına bir çare bulunabilecek mi? Dolmuşta otobüste bir biri üstünde yolculuk yaparken kışın donan yazın yanan ve ter kokusundan bunalanlara bir yol gösterilecek mi? Taksicilerin kısa mesafeye yolcu almaması, fazla ücret talep etmesi, kendi vatandaşımız yerine yabancıyı tercih etmesine mani olunacak mı?

                İnsanların özgürce konuşup, eleştirmelerine ve protestolarına izin çıkacak mı? Maden arıyoruz veya HES yapıyoruz diye derelerin ve ormanların talanı durdurulabilecek mi? Her alanda devlet denetimi yapılacak, yapmayan veya yanlı davrananlar cezalandırılacak mı? Dahası işçiye iş, aşsıza aş bulunup insanlarımız bugünde doyduk çok şükür diyebilecek mi, yoksa bir lokma ekmek için başkalarının eline bakmaya devam mı edecek? Hani "deveye boynun eğri demişlerde, oda nerem doğru ki demiş ya." İşin özü; bu reformla eğriler doğrultulup doğrular üzerinde gidilecek mi? Görülen o ki hukuk reformuyla bir kısım hain ve vatan düşmanlarının salına cağı işaretleri verilirken, herhalde ekonomi kısmıyla da bazı soyguncular affedilecek. Cefa kısmı ve acısı yine bize kalacak.