Danıştay 8'inci Dairesi, üniversite öğrencilerinin disiplin cezalarının sicilde süresiz tutulmasına son noktayı koydu. İstanbul'daki bir vakıf üniversitesinde okuyan hukuk öğrencisinin açtığı davayı değerlendiren mahkeme, bu uygulamanın hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığına hükmederek YÖK ve üniversitenin ret işlemlerini iptal etti.
Süreç Nasıl Başladı?
Kopya Cezası ve Reddedilen Başvuru: Hukuk fakültesi öğrencisi, 28 Haziran 2019'da kopya çektiği gerekçesiyle uyarma cezası aldı. Kısa süre sonra cezanın sicilinden silinmesini talep etti ancak üniversite rektörlüğü bu isteği reddetti.
KDK Kararı ve YÖK Çıkmazı: Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) öğrenci lehine tavsiye kararı verse de üniversite, düzenlemenin ancak YÖK tarafından yapılabileceğini öne sürerek talebi geri çevirdi. Öğrencinin YÖK'e yaptığı başvuru da yanıtsız (zımnen ret) kalınca konu yargıya taşındı.
Danıştay'ın Gerekçeleri: "Ömür Boyu Saklanması Kabul Edilemez"
Danıştay 8'inci Dairesi, yükseköğretim mevzuatında disiplin cezalarının ne zaman silineceğine dair açık bir hüküm bulunmamasının büyük bir eksiklik olduğuna dikkat çekti:
Belirsizlik ve Korumasızlık: Düzenleme eksikliğinin öğrencileri korumasız bıraktığı ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu vurgulandı.
Adli Sicil Vurgusu: En ağır suçlara ilişkin adli sicil kayıtlarının bile belirli süreler sonunda silinebildiği hatırlatıldı. Üniversite çağındaki anlık hataların bir ömür boyu dosyada tutulmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.
Eşitlik İlkesi: Cezaların süresiz saklanmasının ve kurumlarla paylaşılmasının, öğrencilerin gelecekteki başvuru ve kariyer fırsatlarında dezavantaj yaratarak eşitliği zedelediğine işaret edildi.
Mahkeme, hem YÖK'ün zımni ret kararını hem de üniversitenin ret işlemini oy çokluğuyla iptal etti.








