~~BAŞBUĞUMUZ ALPARSLAN TÜRKEŞ; saygı ve edeple yapılan önerileri ve tenkitleri dinler, açıklamalar yapar ve gereğini de yerine getirirdi.O GERÇEK BAŞBUĞDU, VE LİDERDİ...
Önemli olayları görüştüğümüz gibi, 1995 Genel Seçimleri sonrasında, az bir farkla BARAJ ALTINDA KALMIŞ, Türkiye genelinde çok üzülmüş ve ne yapmamız gereğini tartışmış ve CENNET MEKAN BAŞBUĞUMUZ ile görüşmeye karar verdik. Genel Merkeze müracaat ederek rahmetliden randevu aldık.
Değişik Üniversitelerden 30 civarında öğretim üyesi arkadaşlarla Ankara'ya gelerek, o zamanki Karanfil Sokaktaki Genel Merkez Binasının Toplantı Salonunda RAHMETLİ BAŞBUĞUMUZ ile 2 saat civarında, genelde MHP'izin genel durumunu, baraj altında kalmamızın nedenlerini teferruatlıca tam bir demokratik hava ve saygı içerisinde konuşup tartıştık.
Öyle olmuştu ki; uzun toplantı masasının başında Rahmetli otururken hemen sol taraftaki yanına da ben oturmuştum. İçerideki öğretim üyelerinin çoğu söz alarak konuşup görüşlerini sıraladılar.Benim konuşmalarım biraz da heyecanlı olmuştu.Ben; kendimce son yıllarda Genel Merkez ve Teşkilatlardaki olumsuzlukları anlatarak özetle şunları vurgulamıştım: "BAŞBUĞUM SİZE SAYGIMIZ, SEVGİMİZ VE İNANCIMIZ SONSUZ .SİZ BİZİM LİDERİMİZ VE GENEL BAŞKANIMIZSINIZ VE SİZİN BİR HATANIZ YOK. ANCAK GENEL MERKEZ KARARGAHI YETERSİZ YAPILAN SEÇİM ADAY LİSTELERİ ÇOK HATALI " diyerek bazı illeri örnek gösterip, hatta yaşantısı MHP'ye hiç de uygun olmayan kişilerin adlarını verdim...Bunun üzerine, Rahmetli hiddetle bağırarak "BEN BUNADIM MI? NE SÖYLÜYORSUNUZ? GELİN SAHİP ÇIKIN"dedi. Sonradan, bazıları dekan, bakan, genel müdür, hatta genel başkan yardımcısı olan arkadaşlar hatırlarlar. Ben "HAYIR BAŞBUĞUMUZ SÖZÜMÜZ ASLA SİZE DEĞİL. GENEL MERKEZDEKİ BAZILARINA" diye cevap verdim.
Toplantı devam etti.Toplantı çıkışında bazı hocalar" iyi kurtardın seni tokatlamadı" diyerek şakalaştılar... " Onun tokatı da şereftir. Ama kimi tokatlıyacağını o bilir" diye cevapladım....
Sonra, Başbuğumuz bizi, ALTIN PARKTA AKŞAM YEMEĞİNE DAVET ETTİ. Yemekte aynı masada oturmuştuk .Yemek sonrası. ayrılmak için müsaade isterken , şöyle dedi "Yakında sizi toplayacağım, tüm meseleleri uzun uzadıya tartışıp, en iyisini yapacağız, Güle güle gidin" diyerek bizi kucakladı.
Fazla zaman geçmeden, değişik üniversitelerden 100 civarında öğretim üyesini davet ederek BURSA ULUDAĞ'daki 1 haftalık toplantıyı gerçekleştirdi. Değişik konularda 11 komisyon oluşturarak çok verimli çalışmalar yapıldı. Bu toplantı ile bazı hususları ileride yazmak ümidiyle...
İşte CENNET MEKAN BAŞBUĞUMUZ BÖYLE BİR LİDERDİ. ONU YALNIZ BİZ DEĞİL...TÜM TÜRKİYE ARIYOR VE ÖZLÜYOR...
Önemli olayları görüştüğümüz gibi, 1995 Genel Seçimleri sonrasında, az bir farkla BARAJ ALTINDA KALMIŞ, Türkiye genelinde çok üzülmüş ve ne yapmamız gereğini tartışmış ve CENNET MEKAN BAŞBUĞUMUZ ile görüşmeye karar verdik. Genel Merkeze müracaat ederek rahmetliden randevu aldık.
Değişik Üniversitelerden 30 civarında öğretim üyesi arkadaşlarla Ankara'ya gelerek, o zamanki Karanfil Sokaktaki Genel Merkez Binasının Toplantı Salonunda RAHMETLİ BAŞBUĞUMUZ ile 2 saat civarında, genelde MHP'izin genel durumunu, baraj altında kalmamızın nedenlerini teferruatlıca tam bir demokratik hava ve saygı içerisinde konuşup tartıştık.
Öyle olmuştu ki; uzun toplantı masasının başında Rahmetli otururken hemen sol taraftaki yanına da ben oturmuştum. İçerideki öğretim üyelerinin çoğu söz alarak konuşup görüşlerini sıraladılar.Benim konuşmalarım biraz da heyecanlı olmuştu.Ben; kendimce son yıllarda Genel Merkez ve Teşkilatlardaki olumsuzlukları anlatarak özetle şunları vurgulamıştım: "BAŞBUĞUM SİZE SAYGIMIZ, SEVGİMİZ VE İNANCIMIZ SONSUZ .SİZ BİZİM LİDERİMİZ VE GENEL BAŞKANIMIZSINIZ VE SİZİN BİR HATANIZ YOK. ANCAK GENEL MERKEZ KARARGAHI YETERSİZ YAPILAN SEÇİM ADAY LİSTELERİ ÇOK HATALI " diyerek bazı illeri örnek gösterip, hatta yaşantısı MHP'ye hiç de uygun olmayan kişilerin adlarını verdim...Bunun üzerine, Rahmetli hiddetle bağırarak "BEN BUNADIM MI? NE SÖYLÜYORSUNUZ? GELİN SAHİP ÇIKIN"dedi. Sonradan, bazıları dekan, bakan, genel müdür, hatta genel başkan yardımcısı olan arkadaşlar hatırlarlar. Ben "HAYIR BAŞBUĞUMUZ SÖZÜMÜZ ASLA SİZE DEĞİL. GENEL MERKEZDEKİ BAZILARINA" diye cevap verdim.
Toplantı devam etti.Toplantı çıkışında bazı hocalar" iyi kurtardın seni tokatlamadı" diyerek şakalaştılar... " Onun tokatı da şereftir. Ama kimi tokatlıyacağını o bilir" diye cevapladım....
Sonra, Başbuğumuz bizi, ALTIN PARKTA AKŞAM YEMEĞİNE DAVET ETTİ. Yemekte aynı masada oturmuştuk .Yemek sonrası. ayrılmak için müsaade isterken , şöyle dedi "Yakında sizi toplayacağım, tüm meseleleri uzun uzadıya tartışıp, en iyisini yapacağız, Güle güle gidin" diyerek bizi kucakladı.
Fazla zaman geçmeden, değişik üniversitelerden 100 civarında öğretim üyesini davet ederek BURSA ULUDAĞ'daki 1 haftalık toplantıyı gerçekleştirdi. Değişik konularda 11 komisyon oluşturarak çok verimli çalışmalar yapıldı. Bu toplantı ile bazı hususları ileride yazmak ümidiyle...
İşte CENNET MEKAN BAŞBUĞUMUZ BÖYLE BİR LİDERDİ. ONU YALNIZ BİZ DEĞİL...TÜM TÜRKİYE ARIYOR VE ÖZLÜYOR...









