~~Ahmet YAVUZ
Devekuşu hikayesi...
Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın hatta Başbakan Ahmet Dovutoğulu’nun yerle bir olan beyanları.. Çelişkili açıklamalar… Aba altından sopa göstermeler… Anayasa Mahkemesi üzerinde koparılan fırtınalar… 11 yıl boyunca iktidarı sırtında taşıyan AYM’ye güvenilemeyeceği izahatları… Manşet yönlendirmeleri… Sayfa sayfa gazete reklamları… Bir yıl boyunca yolsuzlukları konuşulan 4 Bakan’ın Yüce Divan’a gönderilmesi ‘devekuşu’ hikayesine döndü; kafalar kuma gömüldü…
Süleyman’dan Hakkın Alır Karınca…
Kanuni Sultan Süleyman, Topkapı Sarayı’nın bahçesindeki meyve ağaçlarına zarar veren karıncaların itlaf edilmesinin dinen caiz olup olmadığını Şeyhülislâm Ebussuud Efendi’ye sorar: “Eğer karınca ağaca zarar veriyor, onu kurutuyorsa, karıncayı yok etmenin bir günahı var mıdır?”
Ebussuud Efendi, zamanın şeyhülislâmıdır. Kanuni’ye hoş görünmek için, “karıncanın ölmesinden ne olur padişahım”, diyebilirdi. Fakat o, ince bir nükteyle bakın ne diyor:
Yarın Hakk’ın dîvânına varınca
Süleyman’dan hakkın alır karınca.
Osmanlı Devleti’nin zirvede olduğu bir devirde, zirve bir cihan Sultanı ve şahsiyetli, zirve bir Şeyhülislâm...
Meclis Soruşturma Komisyonu 22 Aralık 2014 günü toplandığında Ankara’da hava dünden biraz farklıydı. “Bu kadar yolsuzluk ithamının altında kalmayalım, Meclis çoğunluğumuzla Aklamayalım. En azından 2 ismi Yüce Divan’a gönderelim” eğilimi ile vicdanlar kısmen devredeydi. İktidar partisi vekillerinin de çoğunlukla taşıdıkları bu kanaate ise, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Hırsızlık yapan kardeşim de olsa kolunu koparırız” çıkışı neden olmuştu. Üç dönemliklerden TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da, Bakanların Yüce Divan’da yargılanmaları gerektiğini söylemişti.
Bu açıklamalar üzerine, “Dördü birlikte mi gider, 2+2 mi olur” tahminleri yürütülmeye başlanmıştı.
Vicdanlı olur gibi olmuşlardı...
Meclis Soruşturma Komisyonu 22 Aralık 2014 günü toplandığında Ankara’da hava dünden çok daha farklıydı. “Bu kadar yolsuzluk ithamının altında kalmayalım, Meclis çoğunluğumuzla ‘Ak’lamayalım. En azından 2 ismi Yüce Divan’a gönderelim” eğilimi ile vicdanlar kısmen devredeydi. İktidar partisi vekillerinin de çoğunlukla taşıdıkları bu kanaate ise, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Hırsızlık yapan kardeşim de olsa kolunu koparırız” çıkışı neden olmuştu. TBMM Başkanı Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Arınç da, Bakanların Yüce Divan’da yargılanmaları gerektiğini söylemişti. Bu açıklamalar üzerine, “Dördü birlikte mi gider, 2+2 mi olur” tahminleri yürütülmeye başlanmıştı.
14 Günde Havayı Tersine Çevirdiler
Ancak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan devreye girince işler değişmeye başladı. Uzlaşma olmadığı için Komisyon, kararını 5 Ocak’a erteledi. Komisyonun toplandığı 22 Aralık günü, Ekonomi Eski Bakanı Zafer Çağlayan Saray’a çıkınca, hava gün gün tersine dönmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu bu süreçte birkaç görüşme yaptı.
Komisyon Başkanı ve üyelerden “Kafası karışık” olanlar tek tek yakın markaja alındı. Üyelerin Beştepe’de teker teker görüşüldüğü ve şuna ikna edildiği de biliniyor: “17-25 Aralık sürecinde İktidarımıza yönelik ‘Paralel Yapının’ başarılı olamayan darbe girişimi, Yüce Divan denilerek bugünkü Anayasa Mahkemesi eliyle yapılıyor. AYM bir kumpastır. Bu oyuna gelmeyelim!”
Manşet Operasyonu İşi Değiştirdi
İktidara yakın gazeteler operasyonel manşetlerle çıkmaya başladı. Geçtiğimiz yıl henüz Başbakan iken Erdoğan’ı Gömlekten Vuran Haşim Kılıç ve AYM, “Üst Aklın” ve Paralel Yapının karargahı gibi gösterildi. Komisyonun toplandığı dün, Sivil Dayanışma Platformu adıyla dün gazetelerin arka sayfasında AYM, “Vesayet rejiminin son kalıntısı” olarak nitelendi. Oysa Anayasa Mahkemesi’nin halen mevcut 17 üyesinden 10’unu AKP’nin oylarıyla Köşk’e çıkan Abdullah Gül seçmişti. İki üye de TBMM’de iktidar vekillerinin oylarıyla Yüksek Mahkeme’ye seçilmişti. Ancak şimdi kendi seçtikleri üyelerin hiç birine güven duyulmuyor. AYM’nin mevcut 4 üyesini Ahmet Nejdet Sezer, 1 üyeyi de Turgut Özal seçmişti.
“Adalet” İşlemedi
Komisyonun çok tartışılacak bu kararıyla Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Hırsızlık yapan kardeşinin kolunu koparamadı” ama, Davutoğlu’nun dolu dizgin yaklaşan seçimler öncesi sırtına kocaman bir kambur sarılmış oldu. İktidar partisi bırakın kol kesmeyi, kirli sakallarından bile vazgeçemedi. “Adalet” güçlülere işlemedi.
5’e karşı 9 oyla reddedildi
Meclis Soruşturma Komisyonu, yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan 4 eski bakanın Yüce Divan’a gönderilip gönderilmemesine karar verdi. Komisyon oy çokluğuyla bakanların “Yüce Divan’a sevk edilmemesi” yönünde karar aldı. 17-25 Aralık 2013 tarihinde yapılan yolsuzluk operasyonunda isimleri geçen eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, eski Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında 5 Mayıs 2014 tarihinde kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu “Yüce Divan” konusunda son kararını vermek üzere toplandı. 22 Aralık’ta yapılması planlanan ancak itirazlar üzerine 5 Ocak’a ertelenen oylamanın sonucu, bakanların kaderi hakkında kesin olarak belirleyici olmasa da kritik bir gösterge olacak. Çalışmalarını tamamlayan komisyon, kurulduğu günden 245 gün sonra Meclis Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü başkanlığında toplandı. Saat 14.00’da başlayan toplantı yaklaşık 3.5 saat sürdü. Toplantıda 9 AK Parti, 4 CHP ve 1 MHP’li üye oy kullandı.
Basın Mensuplarından Yoğun İlgi
Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı sırasında sinyal kesiciler kullanıldı. Komisyon toplantısının yapıldığı koridora gazeteciler yaklaştırılmadı. Görüntü ve fotoğraf alınmasının yasak olduğu Meclis koridorunda komisyon sürecini sadece muhabirlerin takip etmesine izin verildi. Yaklaşık 50 muhabir, komisyon toplantısının yakınındaki Başbakanlık makamının bulunduğu koridorda uzun süre açıklanacak kararı bekledi. Toplantının ardından açıklama yapan Komisyon Üyesi ve CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger komisyonda oy çokluğuyla 4 eski bakanın “Yüce Divan’a sevk edilmemesi” yönünde karar alındığını açıkladı. Aksünger, komisyonda 5’e karşı 9 oyla “Yüce Divan” kararı reddedildiğini belirtti. Bugün Meclis Soruşturma Komisyonu’ndan çıkan bu karar da tartışmaları bitirmeyecek. Bakanlar hakkında 245 gündür soruşturma yürüten Komisyon’dan çıkacak karar her ne kadar yol gösterici olsa da 4 eski bakanın Yüce Divan’a sevki konusunda son kararı Meclis Genel Kurulu verecek. Nihai karar Meclis Genel Kurulu’nda yapılacak gizli oylamayla belli olacak. Genel Kurul’un eski bakanlar hakkındaki oylamayın en geç 29 Ocak 2015 tarihine kadar gerçekleştirmek zorunda.
Milli gazete
Devekuşu hikayesi...
Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın hatta Başbakan Ahmet Dovutoğulu’nun yerle bir olan beyanları.. Çelişkili açıklamalar… Aba altından sopa göstermeler… Anayasa Mahkemesi üzerinde koparılan fırtınalar… 11 yıl boyunca iktidarı sırtında taşıyan AYM’ye güvenilemeyeceği izahatları… Manşet yönlendirmeleri… Sayfa sayfa gazete reklamları… Bir yıl boyunca yolsuzlukları konuşulan 4 Bakan’ın Yüce Divan’a gönderilmesi ‘devekuşu’ hikayesine döndü; kafalar kuma gömüldü…
Süleyman’dan Hakkın Alır Karınca…
Kanuni Sultan Süleyman, Topkapı Sarayı’nın bahçesindeki meyve ağaçlarına zarar veren karıncaların itlaf edilmesinin dinen caiz olup olmadığını Şeyhülislâm Ebussuud Efendi’ye sorar: “Eğer karınca ağaca zarar veriyor, onu kurutuyorsa, karıncayı yok etmenin bir günahı var mıdır?”
Ebussuud Efendi, zamanın şeyhülislâmıdır. Kanuni’ye hoş görünmek için, “karıncanın ölmesinden ne olur padişahım”, diyebilirdi. Fakat o, ince bir nükteyle bakın ne diyor:
Yarın Hakk’ın dîvânına varınca
Süleyman’dan hakkın alır karınca.
Osmanlı Devleti’nin zirvede olduğu bir devirde, zirve bir cihan Sultanı ve şahsiyetli, zirve bir Şeyhülislâm...
Meclis Soruşturma Komisyonu 22 Aralık 2014 günü toplandığında Ankara’da hava dünden biraz farklıydı. “Bu kadar yolsuzluk ithamının altında kalmayalım, Meclis çoğunluğumuzla Aklamayalım. En azından 2 ismi Yüce Divan’a gönderelim” eğilimi ile vicdanlar kısmen devredeydi. İktidar partisi vekillerinin de çoğunlukla taşıdıkları bu kanaate ise, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Hırsızlık yapan kardeşim de olsa kolunu koparırız” çıkışı neden olmuştu. Üç dönemliklerden TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da, Bakanların Yüce Divan’da yargılanmaları gerektiğini söylemişti.
Bu açıklamalar üzerine, “Dördü birlikte mi gider, 2+2 mi olur” tahminleri yürütülmeye başlanmıştı.
Vicdanlı olur gibi olmuşlardı...
Meclis Soruşturma Komisyonu 22 Aralık 2014 günü toplandığında Ankara’da hava dünden çok daha farklıydı. “Bu kadar yolsuzluk ithamının altında kalmayalım, Meclis çoğunluğumuzla ‘Ak’lamayalım. En azından 2 ismi Yüce Divan’a gönderelim” eğilimi ile vicdanlar kısmen devredeydi. İktidar partisi vekillerinin de çoğunlukla taşıdıkları bu kanaate ise, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Hırsızlık yapan kardeşim de olsa kolunu koparırız” çıkışı neden olmuştu. TBMM Başkanı Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Arınç da, Bakanların Yüce Divan’da yargılanmaları gerektiğini söylemişti. Bu açıklamalar üzerine, “Dördü birlikte mi gider, 2+2 mi olur” tahminleri yürütülmeye başlanmıştı.
14 Günde Havayı Tersine Çevirdiler
Ancak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan devreye girince işler değişmeye başladı. Uzlaşma olmadığı için Komisyon, kararını 5 Ocak’a erteledi. Komisyonun toplandığı 22 Aralık günü, Ekonomi Eski Bakanı Zafer Çağlayan Saray’a çıkınca, hava gün gün tersine dönmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu bu süreçte birkaç görüşme yaptı.
Komisyon Başkanı ve üyelerden “Kafası karışık” olanlar tek tek yakın markaja alındı. Üyelerin Beştepe’de teker teker görüşüldüğü ve şuna ikna edildiği de biliniyor: “17-25 Aralık sürecinde İktidarımıza yönelik ‘Paralel Yapının’ başarılı olamayan darbe girişimi, Yüce Divan denilerek bugünkü Anayasa Mahkemesi eliyle yapılıyor. AYM bir kumpastır. Bu oyuna gelmeyelim!”
Manşet Operasyonu İşi Değiştirdi
İktidara yakın gazeteler operasyonel manşetlerle çıkmaya başladı. Geçtiğimiz yıl henüz Başbakan iken Erdoğan’ı Gömlekten Vuran Haşim Kılıç ve AYM, “Üst Aklın” ve Paralel Yapının karargahı gibi gösterildi. Komisyonun toplandığı dün, Sivil Dayanışma Platformu adıyla dün gazetelerin arka sayfasında AYM, “Vesayet rejiminin son kalıntısı” olarak nitelendi. Oysa Anayasa Mahkemesi’nin halen mevcut 17 üyesinden 10’unu AKP’nin oylarıyla Köşk’e çıkan Abdullah Gül seçmişti. İki üye de TBMM’de iktidar vekillerinin oylarıyla Yüksek Mahkeme’ye seçilmişti. Ancak şimdi kendi seçtikleri üyelerin hiç birine güven duyulmuyor. AYM’nin mevcut 4 üyesini Ahmet Nejdet Sezer, 1 üyeyi de Turgut Özal seçmişti.
“Adalet” İşlemedi
Komisyonun çok tartışılacak bu kararıyla Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Hırsızlık yapan kardeşinin kolunu koparamadı” ama, Davutoğlu’nun dolu dizgin yaklaşan seçimler öncesi sırtına kocaman bir kambur sarılmış oldu. İktidar partisi bırakın kol kesmeyi, kirli sakallarından bile vazgeçemedi. “Adalet” güçlülere işlemedi.
5’e karşı 9 oyla reddedildi
Meclis Soruşturma Komisyonu, yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan 4 eski bakanın Yüce Divan’a gönderilip gönderilmemesine karar verdi. Komisyon oy çokluğuyla bakanların “Yüce Divan’a sevk edilmemesi” yönünde karar aldı. 17-25 Aralık 2013 tarihinde yapılan yolsuzluk operasyonunda isimleri geçen eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, eski Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında 5 Mayıs 2014 tarihinde kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu “Yüce Divan” konusunda son kararını vermek üzere toplandı. 22 Aralık’ta yapılması planlanan ancak itirazlar üzerine 5 Ocak’a ertelenen oylamanın sonucu, bakanların kaderi hakkında kesin olarak belirleyici olmasa da kritik bir gösterge olacak. Çalışmalarını tamamlayan komisyon, kurulduğu günden 245 gün sonra Meclis Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü başkanlığında toplandı. Saat 14.00’da başlayan toplantı yaklaşık 3.5 saat sürdü. Toplantıda 9 AK Parti, 4 CHP ve 1 MHP’li üye oy kullandı.
Basın Mensuplarından Yoğun İlgi
Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı sırasında sinyal kesiciler kullanıldı. Komisyon toplantısının yapıldığı koridora gazeteciler yaklaştırılmadı. Görüntü ve fotoğraf alınmasının yasak olduğu Meclis koridorunda komisyon sürecini sadece muhabirlerin takip etmesine izin verildi. Yaklaşık 50 muhabir, komisyon toplantısının yakınındaki Başbakanlık makamının bulunduğu koridorda uzun süre açıklanacak kararı bekledi. Toplantının ardından açıklama yapan Komisyon Üyesi ve CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger komisyonda oy çokluğuyla 4 eski bakanın “Yüce Divan’a sevk edilmemesi” yönünde karar alındığını açıkladı. Aksünger, komisyonda 5’e karşı 9 oyla “Yüce Divan” kararı reddedildiğini belirtti. Bugün Meclis Soruşturma Komisyonu’ndan çıkan bu karar da tartışmaları bitirmeyecek. Bakanlar hakkında 245 gündür soruşturma yürüten Komisyon’dan çıkacak karar her ne kadar yol gösterici olsa da 4 eski bakanın Yüce Divan’a sevki konusunda son kararı Meclis Genel Kurulu verecek. Nihai karar Meclis Genel Kurulu’nda yapılacak gizli oylamayla belli olacak. Genel Kurul’un eski bakanlar hakkındaki oylamayın en geç 29 Ocak 2015 tarihine kadar gerçekleştirmek zorunda.
Milli gazete









