• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
11:12
İstanbul Üniversitesi'ne kadro ihdasına AYM'den iptal
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Mümtazer Türköne ve Ülkücüler
SİYASET
Yayınlanma: 24 Haziran 2020 - 02:51
Güncelleme: 24 Nisan 2026 - 14:54

Mümtazer Türköne ve Ülkücüler

 Zaman Gazetesi yazarlarından olan Türköne, Kasım ayının başından bu yana ülkücü camiaya yakın Habererk sitesi için yazılar kaleme alıyor. Haluk Kırcı'nın da...

SİYASET
24 Haziran 2020 - 02:51
Güncelleme: 24 Nisan 2026 - 14:54
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Mümtazer Türköne ve Ülkücüler
 


Zaman Gazetesi yazarlarından olan Türköne, Kasım ayının başından bu yana ülkücü camiaya yakın Habererk sitesi için yazılar kaleme alıyor. Haluk Kırcı'nın da yazarları arasında olduğu sitede Türköne'nin yazıları düzenli olarak yayınlanmaya başladı.

12 Eylül öncesi Ülkü Ocaklarında yönetici olan Mümtaz’er Türköne, Zaman’daki yazılarıyla ülkücü camiadan çok tepki alıyordu. Türköne’nin habererk’te yazmaya başlaması da, ülkücüler arasında büyük tartışma yarattı. Odatv'nin edindiği bilgilere göre; sitenin yazarlarından Ülkü Ocakları eski başkanı Suat Başaran, Mümtaz’er Türköne’nin gelmesiyle birlikte yazılarına son verdi.Türköne'ye karşı site yazarlarından Bilgehan Mustafa Baylan çok sert bir yazı kaleme aldı. Baylan, Türköne'nin ülkücü kesimle fikri bağının kalmadığını iddia etii.

İşte Baylan'ın Türköne'ye yazdığı o yazı:

"Şaşırdım doğrusu..!

Meğer, ne kadar da seveni, dostu varmış..

Yazdığı yazılara yapılan yorumlara bakılacak olursa, Habererk gibi “ülkücü çizgide yayın yapan” tanımıyla nam salmış bir platformda hala atıp tutabiliyor.

Suat Başaran'ın “mikrop” göndermesi yaparak, onunla ilgili kaleme aldığı yazıyı da okudum.

Onu MHP kurmaylarına havale ediyor.

Haksız da değil...

Kolaycı yaklaşım(!)larla onu suçlamak yada aşağılamak yerine, MHP'den şöyle adamakıllı bir cevap verildiğine de şahit değilim.

Mümtazer Türköne'den söz ediyorum...

Bir dönem rahmetli Turgut Özal'ın çevresini kuşatan “Yeni Osmanlıcı” gurubun içinde yer aldı. Sabatayist olduğu iddia edildiği yıllarda Tansu Çiller'in yanında danışmanlık yaparak “kimlik” aradı...

Ardından, taa Amerika'larda ikamet eden efendisinin sesini dinleyerek Zaman Gazetesi'nde yazmaya başladı.

Popularitesini artırdığı gibi, “kimlik arayışı”nı da sürdürdü.

Bugünlerde adı, “Kürt Açılımının Mimarlarından” diye anons ediliyor.

AKP eliyle Polis Akademisi'nde organize edilen “Kürt Çalıştayı”nın da, fikir babası olarak karşımıza çıkıyor.

Kürt yada Kürt Milliyetçiliği diye söz ettiğiniz zaman başını kaldırıyor, heyecanlanıyor, hemen harekete geçiyor..

Sakın ola ki, şaşırmayın..!

Zaten, “Kürtler”le ilgili sayısız makale ve araştırması var.

Sayın Türköne, adına Kürdistan(!) dedikleri toprakların başkenti Erbil'de 2009 yılının başında PKK'lı yöneticiler ve peşmergelerle birlikte “Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak- Kürt Sorunu” başlıklı konferansın öncülüğünü yapmış, oradaki ilk açılış konuşmasında da şunları söylüyor:

“Hepimiz Kürd'üz. Türkiye'de yaşayan 72 milyon insan gibi ben de biraz kürdüm. Bir kürt gibi düşünüyor, yaşıyor ve geleceğe bakıyorum. Ortada büyük bir Kürdistan haritası var. İsteyen rüya görsün, isteyen kabus. Artık, bu gerçeklerle yüzleşmemiz lazım.”



 


Sevgili okurlar,

Sayın Türköne'nin kurduğu hayali görebiliyor musunuz..?

Sanmayın ki, herşey buraya kadar...

Mümtazer Türköne'nin öncülüğünü yaptığı Fethullahçı Abant Platformu ve Medialog Platformu'nun gerçekleştirdiği bu konferanslar dizisi taa Washington'lara kadar uzanıyor.

Emekli CIA ajanları Henri Barkey ve Mark Parris'in, Vatikan'a bağlı John Esposito gibilerin sponsorluğunda gerçekleşen konferanslar bunlar.

Sayın Türköne bu organizasyonların ne anlama geldiğini çok iyi bilir.

Sabah gazetesinde yayınlanan bir röportajında ise, Sayın Türköne hızını alamayarak : “Siyasi çözüm evresine girdik. Ana dilde dilekçe, referandumla bir kentin adını değiştirme hakkı verilebilir.. Diyarbakır'ın adı, “AMED” olabilir.” diyor.

Devam ediyor...

“Osmanlı İmparatorluğunu milliyetçilik mikrobu parçalamıştır. Evet, milliyetçilik bir mikroptur. Ancak, buna rağmen ben bir milliyetçiyim. Milliyetçilik dendiği zaman herkes neden Türkçülüğü anlıyor ki..? Karşımızda bir de Kürt Milliyetçiliği var..Ayrı bir millet olduğunu düşünmeye başlayan Kürdün karşısına Türkçülük yaparak çıkarsan bu ülkeyi bölen o değil sen olursun. ”

“ Korkma(!) diye başlayan bir milli marşımız var. Varlığını korkulara dayandırmış bir devletin vatandaşlarıyız. Koca Osmanlı imparatorluğunu çökerten milliyetçilik mikrobuna karşı, Türkiye Cumhuriyetini korumak için inşa edilen milliyetçiliğin akıl ve izan sınırları dışına çıkması da, ancak iliklere kadar işlemiş bir korku ile açıklanabilir”

Kerameti Fethullahçı Gladyo'ya mensup oluşundan menkul Sayın Türköne, 4 ve 6 Haziran 2006 tarihli Zaman Gazetesi'nde yazdığı “TÜRK KANI ve KANGAL KÖPEĞİ- ERGENEKON” başlıklı yazılarla zehir kusarcasına saldırmaya devam ediyor.

Bakın neler diyor:

“Saf Türk Kanı” diye, tek tip bir kan cinsi mevcut değildir. Bu topraklarda “saf kan” bir ırk ararsanız, ancak Türk çoban köpeği olan Kangal'ı bulabilirsiniz. Şayet Türk milletini bir hayvanla sembolize etmek gerekirse, bu sıfata layık tek canlı, damarlarında yüzde yüz Türk kanı dolaşan asil Kangal köpeği olabilir. Türk milletinin tarih boyunca en büyük dostu, sürülerini koruyan ve sonuna kadar sadık kalan köpek olmuştur. Bu toplumun liderlerinden ve koruyucularından beklediğini de ancak Kangal karşılar.”

“Profesör Doktor” ünvanına sahip, akademik kariyeri olan birisinin düştüğü şu acziyeti ve zavallılığı görebiliyor musunuz ey dostlar, arkadaşlar..!

Bunun adı, “fikir fukaralığı”ndan başka ne olabilir ki..?

Sayın, Türköne'ye buradan soruyorum:

Bu öfke, bu kin, bu nefret niye..?

Bir milleti hangi haklı gerekçeyle bu denli aşağılıyorsunuz...!

Türk'e ve Türk Milliyetçiliği'ne niye bu kadar düşmansınız..?

Ya siz,

Bu güzelim ülkede yaşayan siz, kime hizmet ediyorsunuz..?

Sayın Türköne'nin bu insafsız ve acımasız saldırısı bana 2007 yılında hayatını kaybeden ermeni Hrant Dink'in söylediği “Türk'ten boşalacak olan o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeninin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur” sözünü hatırlattı.

Sizin lügatınızda ihanet nedir ki, Sayın Türköne..?

Var mı bir cevabınız...

Siz ki, 2009'un sonlarına doğru Zaman Gazetesi'nde yayınlanan bir haberde, çok açık ve net olarak, “Kürt sorununun çözümü için Öcalan'ın da dahil edileceği bir genel affın şart olduğunu” söyleyerek “PKK'yı Meşrulaştırma Açılımı”nın öncülüğünü yaptığınızı adeta teyid ediyorsunuz...!!!

Buyurun o haberden bir bölümü aynen aktarıyorum:

“Profesör Mümtaz'er Türköne, Kürt sorununun çözümü için Öcalan'ın da dahil edileceği bir genel affın şart olduğunu söyledi. Türköne, Osmanlı'nın isyan bastırırken, elebaşıları affedip, 'Başıbozuk paşası' olarak sürüp, maaş bağladığını hatırlattı. Abdullah Öcalan için de benzer bir fomül uygulanmasını gündeme getirdi: 'Apo da Bodrum Türkbükü'ne gönderilebilir. Kürt konusundaki çalışmaları ile oldukça iyi tanınan bir isim olan Türköne, Kürt açılımı kapsamında Polis Akademisi'nde düzenlenen üçüncü çalıştaya da davet edilen isimlerden. 'Türklük ve Kürtlük' adlı kitabı ile Türkiye'nin Kürt açılımına neden ihtiyacı olduğunu anlatan Profesör Türköne, Osmanlı'nın isyanları bastırmak için ele başıları affedip, paşalık rütbesi vererek maaşa bağladığını anımsattı ve şu öneriyi yaptı: 'Osmanlı gibi büyük düşünülmesini öneriyorum. Yani Apo'ya paşa rütbesi verilebilir. Osmanlı mantığıyla yaklaşırsanız, Bodrum Türkbükü'ne gönderilmesini öneriyorum.”

Bu sözler size ait..!

Yalan mı..?

Buda aynı haberin linki:

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=905979&title=turkone-osmanli-ocalani-pasa-yapar-maasa-baglardi

Bu yazıp çizdiklerim yenilir yutulur cinsten değil Sayın Türköne Efendiii..!

Cevabınızı bekliyorum.

Tabi hala, konuşacak, söz söyleyecek ve Habererk okuyucularına cevap verebilecek gücünüz varsa..

Yüzünüz varsa...

Habererk'de yazıyor olmanız hiç umurumda değil...

Yazmanıza da karşı değilim aslında..

Bu sizin sorununuz...

Ancak, bir şeyi rahatlıkla ifade edeyim ki, “ben evime herkesi davet etmem. Orası özeldir benim için.. Hele hele, Anadolu coğrafyası üzerinde dış destekli beslenen ve onların kirli senaryolarına alet olanları ise asla...”

Habererk'in yayın kurulunda yer alan arkadaşların tercihlerine de saygı duyuyorum.

Bu onların tercihi...

Bir adı da, “eski ülkücü”...

Bunu, 2009 yılında Fethullahçı Aksiyon Dergisi'ne verdiği mülakatta bizzat kendisi bakın nasıl anlatıyor:

“...Ülkücülerle birlikte hareket etmeye başladım. Onlara mecburen katıldım. Tek başınıza yaşayamıyorsunuz.. Hiç, MHP'li olmadım. Türkeş'i hiç bir zaman sevmedim..”

***

Birkaç cümle de, Sayın Türköne'nin en son kaleme aldığı “Kurtlukta düşeni yemek kanundur” başlıklı yazısı üzerine konuşayım.

Şöyle diyor:

“Gelelim kurt meselesine. Bilgehan Baylan’ın ‘nereye?’ diye sorduklarına da cevap vermeye başlamış olayım.

Türk tarihinde, Türk kültüründe, Türk geleneklerinde bir sembol olarak kurt figürü, hele Bozkurt figürü hiç yoktur. Vardır diyen bulsun göstersin. Bozkurt’un Türkleri temsil eden bir sembol olduğu iddiası ilk defa 20. Yüzyıl başlarında ortaya atılmıştır. Ergenekon Efsanesi’nin devreye girmesi de bu zaman aralığına tesadüf eder. Her ikisi de sahte. Türk tarihinde ne Bozkurt var, ne de Ergenekon efsanesi.”

Sayın yazar, bu konuyu yıllardır kaşıyor, dillendiriyor...

Anlaşılan o ki, Bozkurt'tan da, Ergenekon'dan da oldukça rahatsız..

Bu müthiş rahatsızlık niye acaba..?

Her ikisinin de birer sembol ve efsane olduğunu bizzat kendisi söylüyor zaten...

O halde anlaşılamayan ne var ki..?

Bakın, Göktürk devletini kuranlar, “kurt başlı” sembolü kendilerine bayrak yaptılar.

Atatürk'ün de üyesi olduğu Türk Ocakları 1912 yılında bozkurt amblemi ile kurulmuş ve halen o amblemle devam eden bir sivil toplum hareketidir.

Atatürk hükümet ve devlet adına o yıllarda bastırdığı pullara ve paralara “bozkurt” amblemini yerleştirmedi mi..?

Bozkurt'un asaleti, cesareti, bağımsızlığı, düşman sürülerine saldığı korku, kolay kolay teslim olmayan ve köleliği asla kabul etmeyen özellikleri ile Türk Milletini temsil eden “milli” bir sembol olması mı sizi rahatsız ediyor Sayın Türköne...

“Damarlarında yüzde yüz Türk Kanı dolaşan asil Kangal köpeği..” ifadenizden çok rahatsız olduğumu söylemeliyim.

Oldukça ürkütücü ve aşağılayıcı bulduğum bu ifadeyi sizin gibi birisine yakıştıramadım doğrusu..!

Yazık size...

Suat Başaran, her ne hikmetse, size olan hayranlığını da gizleyememiş o yazısında...

Size atıf yaparak “Yüzümüze ayna tuttuğu için mi rahatsız oluyoruz, eksikliklerimizi hatırlattığı için mi kızgınlığımız…” demiş...

Ben de bu vesileyle Suat Başkan'a şunu söylemek isterim:

“Sayın Türköne, o sözünü ettiğiniz aynayı önce kendi yüzüne tutsun..”

Burada ortaya koyduğum aslında Mümtazer Türköne'nin “çirkin” yüzüdür.

Bunu artık, kendisinin de görmesini isterim.

Onun için “aynaya baksın” diyorum.


O sözünü ettiği “köpekler”e de dikkat etmesini öneriyorum.

Çünkü, onlar dışardan beslendikleri gibi, artık “tasma”sız dolaşıyorlar.

Benden söylemesi..

Odatv

26.11.2010


Tahmini okuma suresi: 8 dakika.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Kirli Anlayış: Listeyi vermeyen memur kimse gereğini yapacağız
Kirli Anlayış: Listeyi vermeyen memur kimse gereğini yapacağız
Fındığın başkentinde maden isyanı: AK Partili vekil protestolara dayanamadı köyü terk etti
Fındığın başkentinde maden isyanı: AK Partili vekil protestolara dayanamadı köyü terk etti
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan görevden uzaklaştırıldı
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Son Haberler
İstanbul Üniversitesi'ne kadro ihdasına AYM'den iptal
İstanbul Üniversitesi'ne kadro ihdasına AYM'den iptal
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
YÖK’ten
YÖK’ten "Bilgi Üniversitesi" Açıklaması: Mağduriyet Yaşanmayacak
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türkiye´De Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Uygulamaları Raporu (Taşımalı Eğitim)
Türkiye´De Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Uygulamaları Raporu (Taşımalı...
ÖSYM’den YKS uyarısı!
ÖSYM’den YKS uyarısı!

Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo