Büyük Atatürk'ün dediği gibi "Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar". Bir davaya gönül verenler; para, mevki, menfaat tuzağına düşmezler; korkudan, tehditten, ölümden yılmazlar; çakıla, çalıya, dikene takılsalar da yollarından dönmezler. Olumsuzluklar karşısında paniklemezler, geri adım atmazlar, sabırla yürüyüşlerini sürdürürler. Bu yürüyüş, davanın zaferine kadar sürer. Bu konuda iki büyük örneğimiz var; Cahiliye döneminin putlarını yıkan Peygamberimiz Hz. Muhammet ve her şeyini kaybeden Türk milletinin önüne düşerek "Ya istiklal, ya ölüm" parolasıyla bağımsızlık meşalesini tutuşturan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Bu satırları yazmamın sebebi, Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının çekilmesini istememizden, davamızdan vazgeçtiğimiz algısına kapılanların yanıldıklarını belirtmek içindir.Tam aksine bundan sonra davamıza daha çok sahip çıkacağız. Biz emanetçi değiliz. Bizim oyla, milletvekili ile işimiz yok. Hepsi hedefe giden yolda
birer araçtır. Biz kaldığımız yerden, yüzde 12 (5,5 milyon) çekirdek oyla yola devam ederiz. Bu yürüyüş MİLLİYETÇİ TÜRKİYE'nin kuruluşuna kadar devam edecektir. Bu böyle biline.
Bu satırları yazmamın sebebi, Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının çekilmesini istememizden, davamızdan vazgeçtiğimiz algısına kapılanların yanıldıklarını belirtmek içindir.Tam aksine bundan sonra davamıza daha çok sahip çıkacağız. Biz emanetçi değiliz. Bizim oyla, milletvekili ile işimiz yok. Hepsi hedefe giden yolda
birer araçtır. Biz kaldığımız yerden, yüzde 12 (5,5 milyon) çekirdek oyla yola devam ederiz. Bu yürüyüş MİLLİYETÇİ TÜRKİYE'nin kuruluşuna kadar devam edecektir. Bu böyle biline.









