Türkiye'de ve Türk Dünyası'nda tarih bilincinin uyanmasına büyük katkısı olan Profesör Doktor İlber Ortaylı hoca, tedavi gördüğü hastanede 13 Mart Cuma günü hayatını kaybetmiştir. Türk tarihine yön veren İlber Ortaylı hoca, pratik zekası, müstesna hitabeti ve geniş tarih bilgisiyle yediden yetmişe herkesin sevgisini kazanmış, geride devasa bir entelektüel miras bırakmıştır. O, bütün hayatında tam bir "Türk Savunma Hattı Cephesi Komutanı" gibi hareket etmiştir. Bu konuda kesinlikle taviz vermemiştir. Bilge kişiliği ve ikna edici üslubuyla hak eden herkese hak ettiği dersini vermiştir.İlber Ortaylı, katıldığı bir panelde Makedonya için sürekli "Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti" ifadesini kullanan Yunan akademisyene, "Eski Osmanlı Yunanistan Cumhuriyeti" diyerek karşılık vermiş ve diplomatik nezaket çerçevesinde tarihi bir ayar vermiştir. Bu zeki karşılık, Yunanistan'ın Osmanlı geçmişine atıfta bulunarak tezi çürütmüştür.Tarih Baba ve tarihin gülen yüzü Prof. İlber Ortaylı, Tahran'daki bir UNESCO toplantısında besmeleyi Arapça çekmemesi yönündeki uyarılmasına karşılık, esprili bir dille Farsçasını söylediğini belirtmiştir. Ortaylı, bu anısını "Sakın Bismillahirrahmanirrahim deme dediler. Ben de Farsçasını söyledim. O da kızmadı, o da anlamadı." şeklinde aktararak, diplomatik veya kültürel bir duruma mizahi bir yaklaşım getirmiştir.Tarih Baba ve Türk tarihinin gülen yüzü Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cenaze namazına haber sitemizin yazarı ve genel yayın sorumlumuz Mehmet Arslan da katılmıştır. Haber merkezimize aktardığına göre; Tarihin gülen yüzü ve tarihi sevdiren adam Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın cenazesine katılabilmek için insanlar çeşitli güzergahları kullanarak cenazenin kaldırılacağı Fatih Camii'ne ulaşabilmek için yollara düştüler. Biz de arkadaşlarla yola çıktık. Yenikapı metro istasyonunda görevli hanımefendiye Fatih'e en yakın hangi metro gider sorumuza, genç hanımefendi "İlber Ortaylı'nın cenazesine mi gideceksiniz? Allah rahmet eylesin. Çok üzüldüm." dedikten sonra bineceğimiz metro ve ineceğimiz durağı söyledi. Bu genç hanımefendinin duyarlılığı bizi mutlu etti.Fatih Sultan Mehmet Han'ın yaptırdığı muhteşem Fatih Camii'ne geldik. Cami avlusuna her taraftan yoğun bir insan akışı vardı. İnsanlar çok önceden gelmişti. Biz de alanda dolmaya başlayan alanda dolaşırken birçok arkadaşımıza rastladık.İkindi ezanı okunmasıyla muhteşem Fatih Camii'nin içi tıklım tıklımdı. Ek cemaat yerinde de yer bulamayan bizler yine şanslıydık; caminin iç avlusuna serilen hasırlarda namaz kılabilme imkânımız oldu. Camiye ait bütün hasırlar avluya serilmesine rağmen yetmediği için büyük bir kalabalık cemaatle namaz kılamadı. Onlardan kat kat fazlası da dışarıdaydı. Devasa büyüklükteki Fatih Camii'nin dış avlusu ve hemen yanındaki parklar da insanlarla doluydu.Alan o kadar kalabalıktı ki biz ne kadar gayret etsek de önlere kalabalıktan geçmek mümkün olmadı. Hatta bazı kısımlarda kımıldamaya bile imkân yoktu. Cenaze namazını kıldık. Hakkımızı helal ettik. Tekbir sesleriyle duygulandık. Tarih Baba'nın defnedileceği hazire kısmına daha önce adları belirlenmiş kişilerin ve ailesinin girişine izin verildi. Ama kalabalık caminin dış avlusundan ayrılmadı ve devamlı tekbirler getirildi. Hatta cenaze namazı kılındıktan sonra bile hala insan seli devasa alana doğru gelmeye devam ediyordu.Cenazede kimler vardı?Cenazede tarih gülen yüzü, tarihi sevdiren Tarih Baba Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocamızı çok seven bütün Türkiye vardı. Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Fenerbahçeli, Trabzonsporlu, Başakşehirli, Karagümrüklü, bütün kulüp taraftarları, ülkücüler başta olmak üzere, vatanlı solcular, bölücü parti haricinde her türlü partililer, dindarlar, laikler, liberaller, siyasal takıntısı olmayan insanlar, tarih severler, kültür meraklıları, her türlü yazar-çizerler, entelektüeller, zengin insanlar, orta halli insanlar, fakir insanlar, işçiler, işverenler, esnaflar, sanatkârlar, sanatçılar, çarşaflı, başörtülü, başörtüsüz, mini etekli, at kuyruklu saçlı kişiler, yaşlı, genç, sakat, tekerlekli sandalyeyle gelen, bebek arabasıyla getirilen, genç çocuklar, yaşlı ihtiyarlar, ilim adamları, devlet adamları, polisler, emekli askerler, siyasetçiler, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite öğrencileri, her kademeden hocalar, sünnet sakallılar, rastgele sakalılar, çene üzerinde sakallılar, sarıklılar, takkeliler, açık başlılar, dua edenler, resim çekenler, dikkat edenler ve hasılı herkes oradaydı. Yalnız birkaç ülke düşmanı grup mensupları yoktu: İslam'ı Arap adetleri sanarak, Türk Osmanlı tarihinden bihaber olduğunun da farkında olmayan sahte Osmanlı torunları olan Türk düşmanları, Hizbullahçılar, vatansız marksistler ve bir de Türkiye'nin bir kısmında ABD ve İsrail güdümünde devlet kurmak isteyen bölücü hain oğlu hainler yoktu.Ünlü tarihçi Veli Şirin Bey bana dönerek, "Başkan, buraya gelen ne istediğini ortaya koydu, gördün mü?" dedi. "Ne istiyormuş?" dedim. Kendilerini yönetenlerin artık Türk olmasını istediklerinin en net kanıtı bu değil mi? Bak, "Ben Türkiyeli değilim, Türk'üm" dediği için bu kadar insan burada büyük bir mesaj vermek için toplanmıştır, dedi.Bence tarihçimiz Veli Bey çok haklı. Tarihin gülen yüzü İlber Hocamıza rahmet olsun. Mekânı cennet olsun inşallah.Kamudannethaber.com
TÜRK DÜNYASI
Yayınlanma: 17 Mart 2026 - 12:58
Güncelleme: 17 Mart 2026 - 18:38
Tarih Baba Ortaylı Hocayı Mahşeri Kalabalıkla Ebedi Âleme Yolcu ettik
TÜRK DÜNYASI
17 Mart 2026 - 12:58
Güncelleme: 17 Mart 2026 - 18:38








