Kılıç çatma soruşturmasında ihraç edilen teğmenlerin komutanı Albay Alper Topsakal’ın ‘TSK’dan ayırma’ kararı Ankara 19 İdare Mahkemesi’nin kararıyla iptal edildi. Topsakal hakkında verilen kararın Milli Savunma Bakanlığı tarafından bir ay içerisinde işleme konulması gerekiyor.
30 Ağustos 2024’te gerçekleştirilen Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde Subaylık Andı’nı okuyarak “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atan teğmenler ve komutanları TSK’dan ihraç edilmişti. Teğmenlerin komutanları Alper Topsakal ile Halit Türkoğlu, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilen “ihraç” kararına yönelik idare mahkemesine “iptal” davası açmıştı. Ankara 19. İdare Mahkemesi teğmenlerin Alay Komutanı Albay Alper Tosakal hakkında verilen “ihraç” kararını iptal etti.
‘KANUNSUZ SUÇ VE CEZA OLMAZ’
Ankara 19. İdare Mahkemesi’nin kararının ilgili kısmı şöyle:“Kamu görevlilerine disipline aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için anılan eylem ve işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun yürütülen soruşturma ile ortaya konulması gerektiği ile tespit edilen disipline aykırı davranışlar nedeniyle de yasa ve yönetmeliklerde yer alan uygun cezasının verilmesi gerektiğine ilişkin hususlar disiplin hukukunun temel ilkelerindendir. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara da neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuştur. ‘Kanunsuz suç ve ceza olmaz’ ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır. Diğer bir ifade ile bir fiilin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için fiilin kanunda öngörülen tipe uygun olması (tipiklik ilkesi) yani, yasal düzenlemedeki içerik ile sübut bulan soruşturma konusu fiilin birbiriyle örtüşmesi gerekmektedir. Bu koşulların sağlanmadığı durumlarda ise en azından "o ceza için" suçun oluşmadığı kabul edilmektedir. Uyuşmazlıkta, Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutan Vekili olarak görev yapan davacının, 30 Ağustos 2024 tarihinde Kara Harp Okulu Komutanlığı'nda icra edilen mezuniyet töreninin resmi bölümünün bitimi ve protokolün ayrılmasını müteakip, yeni mezun teğmenlerden bazıları tarafından, yürürlükte olmayan yemin metninin okunmasına ilişkin eylem sebebiyle, astlarının ve emri altındakilerin denetim, kontrol ve gözetiminde ihmal gösterdiği dolayısıyla astlarının eylemlerinden bireysel ve eşdeğer sorumluluğu bulunduğu değerlendirilerek "hizmete engel davranışlarda bulunmak" disiplinsizliğini işlediğinden bahisle silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 6413 sayılı Kanun'un 20. maddesine göre "hizmete engel davranışlarda bulunmak" disiplinsizliğinden söz edilebilmesi için söz konusu davranışın, Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte olması veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil etmesi gerektiği açıktır. Söz konusu olayda, davacının yeni mezun teğmenlerin gerçekleştirdiği eyleme ilişkin, Tabur Komutanı P.Kur.Yb. Halit Türkoğlu tarafından mezun öğrenci taburuna yasaklayıcı emir verilirken söz konusu talebe muttali olması sebebiyle bilgisi bulunduğu kabul edilmekle birlikte gerçekleştirilen eyleme ilişkin herhangi bir izni, onayı veya dahli bulunduğunun ortaya konulamadığı, eylemin resmi törenin sona ermesinin akabinde gerçekleştirildiği, bu durumda davacının astlarının eylemlerinden bireysel ve eşdeğer sorumlu kabul edilerek silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasının ölçülü olmadığı, davacıya isnad olunan fiilinin maiyetindekileringözetiminde ihmal gösterme kapsamında değerlendirilebileceği, isnad olunan fiil ile verilen cezanın örtüşmediği dolayısıyla "tipiklik" şartının da gerçekleşmediği, davacının fiilinin ancak 6413 sayılı Kanun'un "Aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplinsizlikler" başlıklı 18. maddesinin (ç) bendinde yer alan "Maiyetinin gözetiminde ihmal göstermek: Astlarının ve emri altındakilerin denetim, kontrol ve gözetiminde ihmal göstermektir." fiili kapsamında değerlendirilebileceği sonucuna varıldığından, davacının silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 16.01.2025 tarihli ve Dosya No:2025/2, Karar No:2025/2 sayılı işlemi ile bu işlem uyarınca TSK ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin 01.02.2025 tarihli işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.”İhraç edilen Albay Alper Topsakal
ALPER TOPSAKAL KİMDİR?
Albay Alper Topsakal, TSK'da uzun yıllar boyunca çeşitli görevlerde bulundu. Güneydoğu başta olmak üzere Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan Topsakal, ilk kez masa başı göreve atanarak Kara Harp Okulu’na 2024’te geldi. Yemin töreninin olduğu gün, okul komutanı izinli olduğu için yerine vekaleten yer alıyordu.2003-2004 yılları arasında, PKK lideri Öcalan’ın bulunduğu İmralı Adası’nı olası dış tehditlere karşı koruyan bordo bereli timin komutanlığını yapan Topsakal, Irak’ın kuzeyi ve Güneydoğu Anadolu’da ‘girilemez’ denen bölgelere bordo bereli timiyle sayısız başarılı operasyon düzenledi. Pençe-Kilit Harekat Bölgesi’nde görev yaptı.İhraç kararının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde görev alan albay Topsakal, TSK'ya geriye dönüş için davalar açmıştı.Topsakal, bir gazetede verdiği demeçte "Geçmişte olduğu gibi, bugün ve gelecekte de savaşma azim ve kararlılığımızı yok etmeye, inancımızı kırmaya yönelik bu tür hareketler her daim olacaktır. Vatan sağolsun” demişti.
NE OLMUŞTU?
30 Ağustos Zafer Bayramı'nda yapılan Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde mezun olan öğrencilerin bazıları, kılıçlarını havaya kaldırarak hep bir ağızdan "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" demişti. Öğrenciler, dönem birincisi Ebru Eroğlu'nun öncülüğünde şu sözlerle hep bir ağızdan ant içmişti: "Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında bizi bulacak ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız. Şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacağız. Ne mutlu Türküm diyene!"Bu görüntüler sosyal medya hesaplarında da paylaşılmış, ardından siyasetin gündemine yerleşti. Mezuniyet töreninin ardından başlatılan idari soruşturma sonucu teğmenler Ebru Eroğlu, İzzet Talip Akarsu, Serhat Gündar, Deniz Demirtaş ve Batuhan Gazi Kılıç ile komutanlar Alper Topsakal, Halit Türkoğlu ve Murat Ertürk TSK’dan ihraç edildi.Teğmenler Ebru Eroğlu, İzzet Talip Akarsu, Deniz Demirtaş, Serhat Dündar ve Batuhan Gazi Kılıç ile teğmenlerin komutanları Alper Topsakal, Halit Türkoğlu TSK’ya geri dönmek için idare mahkemesine “yürütmeyi durdurma talepli iptal davası” açmıştı.