Bugun...
Demokrasi Bu Mu?


Niyazi Bektaş
bektaşniyazi@kamudannethaber.com
 
 

~~

Uzun yıllardan beri hem yerel hem de ulusal sorunlarla ilgili duygu ve düşüncelerimi yazılı ve sözlü  olarak Türk Milletiyle paylaştım. Çok iddialı yazar ve düşünür olduğumu söyleyemem. Beni, ben değil başkaları değerlendirsin.

Çocukluğum köyde geçti. Yoksulluk ve sefalet içinde. İlkokulu köy okulunda okudum. Sabah  kahvaltılarında peynir, zeytin, yumurta ve benzeri gıda maddeleriyle kahvaltı yaptığımızı  hatırlamıyorum.

Neyle kahvaltı yapıyordunuz, derseniz? O gün ne varsa onunla. Karalahana çorbası, mısır çorbası, yağlı suyun içine mısır ekmeği doğrayarak ya da turşu suyunu tereyağıyla ısıtarak sabah kahvaltısını  yapıyorduk. Bazen de bir yumurta. Bunların niçin yazdım? Geçmişimizi hatırlatmak için. Hayatımızın  hiçbir döneminde refah içinde yaşama şansımız olmadı. Ancak bu günkü durumumuza şükretmez  isek yaratanımıza saygısızlık ve hatta hadsizlik yapmış oluruz. Yaratanıma sonsuz şükürler olsun.

Çocukluğumun geçtiği toprakları değişik nedenlerle terk etmek zorunda kaldık. Yalova’ya  yerleştik. Şehir değiştirdik ama hayat şartları değişmedi. Biraz farklılaştı o kadar. Küçük yaşta değişik iş kollarında çalışmak zorunda kaldım. Nerelerde, hangi  iş  kollarında  çalıştığımdan   bahsetmeyeceğim.

Nihayet ilkokul, ortaokul, lise ve  üniversite de okuma şansım oldu. Okul bitti… Devletin imkânlarıyla  göreve başladım. Yıllarca değişik şehirlerde ibadet  edercesine mesai arkadaşlarımla birlikte görev yaptım. En zor şartlarda dahi mutlu ve  neşeli hayat tükettik… Asla karamsar olmadım. Her zaman geleceğe umutla bakmayı tercih ettim. Öğrencilerime de aynı düşünceyi aktaramaya özen gösterdim.

Ülkemizi, Milletimizi; Bayrağımızı, devletimizi, Cumhuriyetimizi ve Demokrasimizi korumakla görevli  olduklarını talebelerimize her aşamada söyledik. Mesai arkadaşlarımın tamamı da aynen benim gibi  davrandı.

Ayrıca  sevgiyi, saygıyı; hoş görüyü; karşılıklı konuşmayı ve özellikle de şartları zorlayarak mutlaka  okumayı, en az bir üniversite mezunu olmayı, en az bir yabancılı öğrenmeyi, ülkemizi ve dünyayı tanımak için çokça kitap okumayı her fırsatta öğrencilerimize söyledik.

Hem manevi hem de maddi varlıklarımızın değerini bilmelerini önerdik.

Milli ve manevi kıymetlerimize niçin ve nasıl sahip çıkmaları gerektiğini nakış nakış beyinlerine  işlemeyi amaç edindik.

Cumhuriyetimizin nasıl ve hangi şartlar altında kurulduğunu alışık olunan tarih kitapları dışında hem öğrencilerimize hem de çevremize dilimizin döndüğü kadar anlatmaya özen gösterdik.

Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının savaş yıllarında yaşadıklarını her ortamda ifade ettik.

Hayatımdan küçük bir kesit alarak yazmanın nedeni nedir, biliyor musunuz?

Ama nereden bileceksiniz ki…

SÖYLEYEYİM.

Kısıtlı da olsa, eksik de olsa; tam olarak anlaşılmış olmasa  dahi kendimizi ifade ettiğimizi düşündüğüm  DEMOKRASİ; maalesef 6 MAYIS  2019  PAZARTESİ Günü ülkemizde tarihe karıştı. Tozlu  raflarda yerini aldı. Bir başka ifadeyle “DEMOKRASİ ÖLDÜ. RUHUNA EL FATİHA. AMİN…”

Çok düşük olan ülkem için umudum yok oldu. 6 mayıs 2019 dan öncesi asla karamsar ve umutsuz  olmadım, en zor şartlar altında dahi.. Ne yazık ki 6 Mayıs Türk Demokrasi tarihine darbe hem de sivil  darbeciler tarafından kara bir leke sürüldü.

Müslüman olup ta tek demokratik ülke olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ sıradan  dünya ülkeleriyle  aynı seviyeye düşürüldü.

Hem ülkemize yazık edildi hem de  Milletimize hakaret edildi. Türk Milleti’nin sandık iradesine birkaç kişi üzülerek söylüyorum “tecavüz etti...” Türk Demokrasinin namusu kirletilmiş oldu.

Hür dünyaya bu güzelim ülkeyi rezil ettiler…

Demokratik olmayan, HAK ve HUKUK dan dan uzak söz ve eylemler nedeniyle Türkiye birkaç gün için, ekonomistlere göre 130 Trilyon “eski  paramıza göre 130 katrilyon” ekonomimiz   değer kaybetti..Bundan   sonra  ise  neler  olabileceğini  tahmin etmek  çok zor... Binlerce insan işsiz  kaldı. Bundan sonra kaç yüz binlerce insanın işsiz kalacağını söylemek kâhinlik değildir.

Buradan  ülkemizi yönetenlere açık çağrıda bulunuyorum..

Geliniz yapılan hatadan dönünüz.

“Zararın neresinden dönülürse kardır.” diyerek ülkemizi felakete doğru yol almaktan hep birlikte kurtaralım. Bu ülke bizim. Ülke batarsa “ALLAH KORUSUN.” Hepimiz zarar görürüz...

Siyasetçilerin tamamına da diyorum ki;

ARTIK KULLANDIĞINIZ O ZEHİR DİLİNDEN VAZ GEÇİNİZ.

AYRIŞTIRICI, İNCİTİCİ, KIRICI VE AŞAĞILAYICI SÖZLER O MÜBAREK AĞIZINIZA HİÇ YAKIŞMIYOR.

BU SÖZLERİNZİ NEDENİYLE EN YAKIN ARKADAŞINIZ BİLE SİZLERE ARKANIZI DÖNDÜĞÜNÜZDE  HAKARET, KÜFÜR EDİYOR…

Eksikte olsa, yanlış da anlaşılsa demokrasiden başka kurtuluşumuz yoktur. Demokrasi varsa; hak hukuk, adalet ve hürriyet kavramları yerini bulur. Demokrasi yoksa, biz de yok oluruz...

DEMOKRASİ… DEMOKRASİ… DEMOKRASİ… DİYORUM..

SAYGILARIMLA…





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI