• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
12:23
Öğretmenlerin dikkatine! MEBBİS üzerinden yeni sınav görevi başvuruları açıldı (İşte kritik tarihler)
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mehmet Yazar SBF Eski Eğ. Göv. Talim Terbiye Eski Müşaviri
  3. Karatepe'den hükümete ekonomi dersi
Yayınlanma: 29 Ekim 2021 - 23:38

Karatepe'den hükümete ekonomi dersi

29 Ekim 2021 - 23:38
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Karatepe'den hükümete ekonomi dersi
Mehmet Yazar SBF Eski Eğ. Göv. Talim Terbiye Eski Müşaviri
Yazı + yorum



Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden değerli öğrencim, iktisatçı Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Yeniçağ’da çıkan söyleşisinde kurların yükselmesiyle halihazırda yüksek olan enflâsyonun artmaya devam edeceğini, satın alma gücünün düşeceğini, yoksulluğun daha da derinleşeceğini söyledi. Bankalardaki toplam mevduatın yaklaşık yüzde 55’inin döviz hesaplarından oluştuğunu, son alınan faiz kararıyla artmaya devam edeceğine dikkat çeken Karatepe, “Madem faiz ve kur artışı arasında bir ilişki yoktur, o zaman neden 128 milyar dolar sattılar” diye sordu. “Yarın nasıl bir Türkiye’ye uyanacağımız konusunda öngörüde bulunmakta bile zorlanıyoruz” ifadesini kullanan Prof. Dr. Yalçın Karatepe ekonomideki son gelişmeleri sıraladı.

Prof. Dr. Yalçın Karatepe, "Dolar kurunun yükseliyor olmasının sebebi iktidardır. Uygulanan kötü ekonomik politikalar nedeniyle artan belirsizlikler ve riskler, ilk etkisini kurların yükselişinde gösteriyor. Yarın nasıl bir Türkiye’ye uyanacağımız konusunda öngörüde bulunmakta bile zorlanıyoruz. Durum bu olunca, herkes kendisini ekonomik olarak korumaya çalışıyor. Bugün TL cinsi enstrümanların getiri oranı enflasyonun altındadır" dedi. "TL tasarruf edenler paralarının satın alma gücünü bile koruyamıyorlar" diyen Prof. Dr. Yalçın Karatepe "Bu nedenle eline bir miktar para geçen dövize yöneliyor. Bankalardaki toplam mevduatın yaklaşık yüzde 55’i döviz hesaplarından oluşmaktadır ve bu son alınan faiz kararı ile birlikte artmaya devam edecektir. Tabiî, döviz alan sadece vatandaş değil, yabancılar da çıkıyor. Bütün bunlara bir de dış politikada yaşanan gelişmeleri eklediğimizde kurların yükselmeye devam edeceğini öngörüyorum. Artık kimse dolar 10 lira olur mu diye sormuyor, o seviyeye çok yaklaştı. Artık merak edilen doların nereye kadar gidebileceğidir. Her yere gidebilir; bir tek yer hariç, aşağıya gitmez" diye konuştu.

Prof. Dr. Yalçın Karatepe "Döviz kuru artışının vatandaşa en hızlı etkisi enflâsyon üzerinden olacak. Halihazırda yüksek olan enflâsyon artmaya devam edecek, satın alma gücü düşecek. Bu da aslında açık bir biçimde vatandaşın daha fazla yoksullaşması anlamına gelecektir. Ücretlerde enflasyona paralel bir artış da olmayacağı için yoksulluk derinleşecek" dedi.

MB Başkanı, Meclis komisyonunda yaptığı sunumda “Kurlardaki yükseliş ile bizim faiz indirme kararımız arasında bir ilişki yoktur” açıklamasına değinen Prof. Dr. Yalçın Karatepe “Bunun doğru olmadığını geçen hafta Merkez’in almış olduğu faiz indirimi kararı sonrası kurlarda yaşanan sıçramada gördük. 200 baz puanlık indirim sonrası anında 9.50’ye kadar çıkan kurlar buradan da yükselmeye devam etti. Madem faiz ve kur artışı arasında bir ilişki yoktur, o zaman neden 128 milyar dolar sattılar?" dedi. "Maalesef bizde şöyle bir durum var. Yetki bende, söz bende, ben bildiğimi yaparım. İyi güzel, siz bildiğinizi yapıyorsunuz da sizin bildiğinizin yanlış olduğunu herkes görüyor ve bunun ağır faturası da geniş halk kesimlerine çıkıyor. Bunu ne yapacağız? Hatada ısrar etmenizin bedelini ödemeye mahkûm muyuz?

Türkiye sizin yanlış fikirlerinizi test edeceğiniz bir oyun alanınız değildir" diyen Karatepe "Özellikle, bağımsızlığı kanununda yazılı olan bir kurumun başkanı bu tür değerlendirmeler yaparken ekonomik gerçeklik ile talimatına uymak zorunda hissettiği siyasî irade arasında sıkışmamalı, özgürce doğru kararların altına imza atmalıdır. Ama maalesef Türkiye’nin yönetim modeli, bir kişinin her alanda söz söyleme yetkisine sahip olduğu inancı ve kurumsal yapının da bunun karşısında dur(a)maması sorunlarımızın giderek büyümesine yol açıyor. Günün sonunda, olan çalışan halk kesimine oluyor: Daha fazla yoksulluk" dedi.

"Türkiye’nin temel sorunu kötü yönetiliyor olması" diye devam eden Prof. Dr. Yalçın Karatepe "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adını verdikleri ve tüm yetkinin bir kişide toplandığı, kurumların işlevsiz hâle geldiği, kuralların bağlayıcılığının olmadığı, bir kişinin hayatın her alanına ilişkin istediği gibi kararlar alabildiği bu sistem, diğer alanlarda olduğu gibi ekonomide de çok kötü sonuçların ortaya çıkmasına yol açıyor. Ekonomik anlamda en önemli ve giderek artan sorunumuz yoksullaşmadır. Özellikle kurların artmasıyla birlikte artan enflâsyon, bu yoksullaşmayı derinleştiriyor. Çalışanlar karınlarını doyuracak bir gelire bile sahip değiller. Ama maalesef, üzülerek görüyoruz ki “rekabetçi kur politikası” dedikleri yaklaşımla çalışanların reel anlamda daha da yoksullaştırılması üzerinde kurgulanmış bir politikayı benimsemiş görünüyorlar" diye konuştu.

Prof. Dr. Yalçın Karatepe "10 ülke büyükelçisinin 'istenmeyen kişi' ilan edilme çağrısı, Türkiye’nin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından 'Kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanı' ile mücadele konusunda üzerine düşeni yapmadığı gerekçesi ile 'Gri listeye' alınması, dış finansman konusunda sorunlara yol açabilir. Ama şunu söylemek mümkün. Her koşulda dış finansman maliyetimiz artacaktır. Hem yurt dışı piyasalarda faizlerin artırıldığı bir döneme girmiş olmamız hem Türkiye’nin risklerinin artıyor olması birlikte değerlendirildiğinde, dış borcun çevrilme maliyetinin artacağı açıktır. Artan bu finansman maliyeti, borçlu şirketlerin bilançoların olumsuz etkileyecek. Özellikle dış borç ödemesi yapan ve geliri ağırlıklı olarak TL olan şirketlere etkisi daha yüksek olacaktır. Hem ülke riski primi hem de kurlar artıyor. Bunun, finansman gideri anlamında faturası ağır olacaktır" dedi.

"Büyüme rakamının yüksek geleceği anlaşılıyor" diyen Prof. Dr. Yalçın Karatepe "Ama refah artışına yol açan bir büyüme durumu söz konusu değildir. Geniş tanımlı işsizlik neredeyse yüzde 30’a ulaşmış durumda. Bir taraftan yeni istihdam üretemezken diğer taraftan refah artışına yol açmayan büyüme verisine de çok fazla anlam yüklememek gerekir diye düşünüyorum. Enflasyonun artmaya devam edeceği açık. Faizlerde yapılan indirimin banka kredilerine yansımasını pek beklemiyorum. Halkbank’ın 'Faizlerde bir indirim söz konusu değil' açıklamasından birkaç dakika sonra üç kamu bankasının kurumsal kredi ve konut kredilerinde faiz indirimine gidildiğinin duyurulması, Halkbank’ın bile faizleri indireceğini bilmediği anlamına gelir. Çünkü faizlerin indirilmesi kararını veren de iktidardır. Banka yöneticileri de bizim gibi kenardan seyrediyor. Bunun talimatla yapıldığı aşikâr. Üstelik ticari kredi ve konut kredisi faiz oranları indirilirken, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığı ihtiyaç kredisi faiz oranlarında bir indirime gidilmemiş olması, iktidarın ekonomik tercihlerinin ne yönde olduğunu açıkça gösteriyor" diye konuştu.

Yalçın Karatepe "Risklerin belirgin bir biçimde arttığı bir dönemde özel bankaların, sadece TCMB’nin bir haftalık faiz oranı düştü diye, uzun vadeli ve düşük faizden kredi kullandırmalarını beklemiyorum" dedi. "Döviz kurunun istikrar kazanabilmesi için öncelikle Türkiye ekonomisine olan güvenin tesis edilmesi gerekir. Bunun tesis edilmesi de bu iktidar anlayışı nedeniyle pek mümkün görünmüyor. Bunu açıkça belirmek gerekir. İktidarın ülke gerçekliği ile bağı kopmuş, tüm karar ve icraatlarını sınırlı bir zümrenin menfaatine ve bunların iktidar olmalarının olanaklarından ve dolayısıyla kamu kaynaklarından yararlanması üzerine kurulmuştur" diye konuştu.

Prof. Dr. Yalçın Karatepe konuşmasını şöyle bitirdi: "Durum bu olunca bizim ekonomi kitaplarından öğrendiklerimizle yapacağımız önerilerin bir anlamı kalmıyor. Eğer Türkiye’de halkın refahını önceleyen ekonomi politikalarının uygulanması bekleniyorsa bunun ilk adımının mevcut iktidar anlayışının değişmesi olduğu açıktır. 20 yıldır iktidarda olanların ve şimdiye kadar uyguladıkları politikalar ile halkı derin yoksulluğa sürükleyenlerin değişmelerini beklemek de aşırı iyimser bir beklenti olur. Bu nedenle, Türkiye’de bir an önce seçime gidilmesi ve hukukun üstünlüğünü, ifade özgürlüğünü, temel hak ve hürriyetleri, akıl ve bilimi önceleyen, halkçı ekonomik politikaları hayata geçirecek bir anlayışın iktidar olması gerekir."

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kılıçdaroğlu yollarda; seçmeni, Recep Bey için kararlı - 24 Ağustos 2022
  • Türkiye'de milliyetçilik algısı - 10 Temmuz 2022
  • İşte AKP – MHP ittifakının getirdikleri yer ! - 11 Haziran 2022
  • Çin, her zamanki gibi zoru görünce boyun eğdi - 10 Mayıs 2022
  • Son Başbuğ Alparslan Türkeş'in özlü sözleri - 12 Nisan 2022
  • Hayatımda ilk defa Hasan Cemal'le aynı görüşteyiz - 10 Mart 2022
  • KEMAL KILIÇDAROĞLU YİNE CUK OTURTTU ! - 22 Şubat 2022
  • 0y deposu dindar kesim AKP ve Erdoğan'ı terk etti - 08 Ocak 2022
  • Bakalım halkımız millet olabilmiş mi, seçimde göreceğiz... - 12 Kasım 2021
  • Atatürk'ün Cuma namazı hatıraları - 01 Ekim 2021
  • Hâlâ MHP'li ülkücü ! Bak partin kimi meclise başkan yaptı ! - 04 Nisan 2021
  • 12 Mart Günü! - 13 Mart 2021
  • Balyoz kumapasının 10.yılı - 14 Şubat 2021
  • Türk Milleti çalışkandır. Türk Milleti zekidir - 20 Aralık 2020
  • Türkiye'yi Araplaştırma planı yürümüyor - 28 Kasım 2020
  • Olay aslında budur - 12 Kasım 2020
  • Geçmişin hatırlanması için eski bir yazımı tekrarlıyorum - 30 Eylül 2020
  • 9 Eylül İzmir'in değil Türkiye'nin Kurtuluşudur - 11 Eylül 2020
  • Piyasalar, toz duman altında - 12 Ağustos 2020
  • AKP-MHP Uygurlara Karşı Çin'in Yanında - 14 Temmuz 2020
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Çalınmış Ülke : Filistin
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
 Toplumsal Yozlaşmada Nirvana
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Toplumsal Yozlaşmada Nirvana
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Türk Milletinin Kültürel Değerleri
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Anneler Günü'nün Sessiz Çocukları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Tek Adama Yönelik Rejim
Ali Kemal Gül
Tek Adama Yönelik Rejim
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Niçin Türkçüyüz
Şerife Güven
Niçin Türkçüyüz
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet Etti
Eğitimci Yıldırım Demirci Tarifsiz Baskıyı Cumhurbaşkanına Şikayet...
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür kayıp, kayıtlar eksik, projeler hayali..
Tarım ve Orman Müdürlüğünde 600 milyon liralık vurgun! Müdür...
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
ÖSYM, 2026-ALES/1 Heyecanını Geride Bıraktı: Sonuçlar 5 Haziran’da!
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo