Milli Mefkure,””ÜLKÜ””bu kavram ; Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünce alt yapısını oluşturan Ziya Gökalp’ın tarafından sosyolojik manada kullanılmıştır.. daha sonra da,1950’lı yıllarda da kurulan Türk Milliyetçileri Derneği tarafında kullanılan bir terimdir..
Ülkü;sözcük manası bakımından “””ideal””,ülkücülük ise idealizmin karşılığıdır… Türkçülük akımının fikir babası HÜSEYİN NİHAL ATSIZ 1940’lı yıllarda Devletin Türkçülük ekseninden uzaklaştığını o zaman başbakan olan Şükrü Saraçoğlu’na bir mektup ile bildirir…Aynı düşüncelerini ORHUN Dergisinde açık bir ifade ile dile getirir..Atsız’ın bu düşüncesi çok tehlikeli bulunur ve Sabattin Ali tarafından mahkemeye verilir.. 3 Mayıs l944 ‘de tutuklanır..Rahmetli ALPARSLAN TÜRKEŞ o yıllarda Hüseyin Nihal Atsız ile bir çok kez bir arada bulunur..Genç bir üsteğmen olan ALPARSLAN TÜRKEŞ’TE tutuklananlar arasındadır..
Türk Milliyetçilerinin çok iyi bildiği TABUTLUK OLAYI VE TIRNAK ÇEKME” işkencesi o yıllarda yaşanır..Bu olayı kısaca anlatalım..;
1944 senesinde O dönemin Cumhur başkanı İsmet İnönü’nün meşhur söylevi ile ;Turancılar ve Türk Milliyetçileri tabutluğa konuldular..Bazılarının tırnaklarının işkence ile çekildiği biliniyor..
Resmen “”” TÜRKLÜK”””yargılanmıştır…
O günün gençliği tutuklanma olayını protesto eder..Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan sonra ilk “”GENÇLİK PROTESTOSU”” 1944 de yapılmıştır..Bu protesto aynı zamanda da düzene ilk isyan hareketidir..Türkiye’de fikir özgürlüğünün mahkum edilişi 1944 de gerekçeleşmiştir…Bu güne kadar belki ilk defa ülkücü düşünce hareketinin o yıllarda nasıl engellenmeye çalışıldığını beyan etmiş oluyoruz..
Bu günde ülkücü düşünce sisteminden korkanların varlığı ,ta o yıllara dayanır..Neredeyse ülkücü hareket cumhuriyet ile aynı yaştadır..Çile dolu bir süreç yaşanmıştır..O gün ülkeyi yönetenlerin talimatlarıyla tabutluk denilen işkence hücresinde Türk Ülkücüleri işkence ile muhatap olmuşlardır..Bütün bunlara rağmen devletine ve milletine hizmet etmekten başka bir gayesi olmayan Türk Milliyetçileri ,kin gütmemişler ,devlete küsmemişlerdir..Yakın tarihimizde de aynı duruşlarını sergilemişlerdir…
12 Eylül 1980 darbesinden sonra yüzlerce ülkücü tutuklanmış,suçsuz yere idam sehpalarında hayatlarını kaybetmiş ,hatta bizzat Türk Ordunun subaylarının ağır hakaretlerine maruz kalmış Ülkücü düşünce Hareketinin yiğit evlatları yine devletlerine ,ölüm cezası ile yargılanmalarına rağmen saygıda asla geri adım atmamışlardır..Bu kadar fedakarlığı yapan başka hangi siyasi gurup var…?
Sözde İslamcı geçinen ,son yıllarda isimleri “”hırsız,rüşvetçi,soyguncu,yalancı”” kavramlarıyla anılanlar ,ülkücülüğün ne olduğunu , ülkücünün ne düşündüğünü kavrayabilir mi?
Bir ülkücünün neleri esas aldığını kısaca tanımlayalım..
ülkücünün ilk gayesi temiz bir Müslüman Türk olarak hayatının sonuna kadar yaşamaktır..
Ülkücü;Türk’ün töresini,dilini,dinini,ülküsünü iyi bilmek ve yaşamak ,yaşatmak zorundadır..Ülkücü;Türk’ün gücünün imandan geldiğini bilir..Bu imanın özü ise kendi öz kültürüdür...Türk Kültüründe ,milletin birliği,bütünlüğünü temel esas olarak kabul eder her ülkücü..
Türk töresinde şu üç unsur çok önemlidir..Lider,doktrin ve teşkilat..Her ülkücü bu üç unsuru çok iyi bilmek zorundadır..Bu üç unsur;milletin birlik,dirlik ve güçlüğünü sağlayan temel prensiplerdir..
Bu gün ülkücü hareketin lideri ve teşkilatı tartışılıyorsa demek ki liderde ve teşkilatta ters giden şeyler var…Ülkücü hareketi yönetmek kolay değildir..Nedeni ise ülkücü düşünce sahiplerinin tamamına yakını idealist insanlardan oluşur…Yanlış işler onları rahatsız eder…Tepkileri çok sert olur…Asla biat etmezler…Biat edilmesinden de aşırı derece de nefret ederler..
Ülkücü düşünce Hareketinin mensupları ;asla teşkilatlarında şahsi çıkarları için mücadele edenleri sevmezler..Koltuk hastalığı olanlardan ülkücü hareket üyeleri nefret eder..Aynen bu gün olduğu gibi..
Ülkücünün başarısızlığa tahammülü yoktur…Riyakarlığı,iki yüzlülüğü,samimiyetsizliği kesinlikle kabul etmeyen yapıları ülkücülerin..
Ülkücü ;kendisinden yaşça büyük olanları elini öpmez;tam tersine büyüklerin elini öper..Bundan dolayı da el öptüren lidere karşıdır..
Ülkücü;hiç kimseye üsten bakmaz..Siyasi hayatında,iş hayatında,aile hayatında da mütevaziliği sürdürür..
Ülkücü;herkes daha çok insana değer verir..İnsan haklarına saygılı ve demokrasiye gönülden bağlıdır..
Ülkücü;haksızlığa uğrayan herkesin yanında yer alır..
ÜLKÜCÜ;hayatını insani ve İslami değerlere göre düzenler..Bu değerlerden asla taviz vermez..
Bir ülkücü;diğer ülkücünün kardeşinden kendisine daha yakın olduğunu hisseder..
Bu gün ülkücü düşünce sisteminin siyasi kurumu olan Milliyetçi Hareket Partisinin yönetim kademelerinde sıkıntılar yaşanıyor..Bu sıkıntılar yalnızca MHP genel merkezinden kaynaklandığı söylemek haksızlık olur..MHP;Teşkilat kaynaklı bir çok neden den dolayı ülkücülerin arzuladıkları yerde değildir.
Yaklaşık doksan yıllık siyasi mücadelenin geldiği son seviye %12 gibi çok küçük bir oranda halktan destek alıyorsa ,bu sonucun sorumluları mutlaka hesap vermelidirler..Bu hesabın nasıl verileceği de demokrasilerde bellidir.
Ülkücü Hareketin siyasi temsilcileri sorumlu davranmalı ve hiç vakit geçirmeden “””İSTİFA”” mekanizmasını işletmelidirler..Değişik bahanelerle başarısızlıklarına kılıf aramaya çalışmaları ülkücüye yakışmıyor..
Ülkücü kavramının sosyolojik tanımına uygun hareket etmelidirler..
Ülkücü ;asla ülkücü olduğunu söyleyene iftira etmez..Şahsi çıkarını düşünerek ,ülkücü hareketi siyaseten yönetmeye aday olduklarını söyleyenlere ve ya açıklayanlara karşı ahlaklı ülkücü duruşu dışında davranamaz..Üstelik asla insani ve İslam’ı değerlerle bağdaşmayan söz ve eylemlerle Ülkücü hareketin lider koltuğunda oturanların adları geçemez,geçmemelidir..
Ülkücü ,liderinde aradığı ilk temel özellik””güvenirlilik”” derecesinin çok yüksek düzeyde olmasıdır..Bu gün bu oran maalesef en alt seviyededir..Sadece bundan dolayı hareketin lideri görevini yapmalı ,yani istifa etmeli yerini liderlik vazifesini ondan daha iyi yapacaklara devretmelidir..Ülkücülük sözle olmaz..Eylemle olur..
Ben inanıyorum ki Türk Milleti’nin büyük çoğunluğu ,farklı siyasi tercihlerde bulunsalar dahi en az benim kadar ülkücüdürler..Bu büyük milleti daha fazla üzmeye,sıkıntıya sokmaya hiç kimsenin hakkı yoktur…
Milliyetçi düşünce Hareketi mutlaka değişimden yana tavır sergileyenlerin yanında yer almalıdır..Değişim derken doktrindeki değişimden bahsetmiyorum..Milliyetçilik doktrini yılların birikimleriyle oluşmuş büyük bir bilgi hazinesidir..Bu hazinenin tek eksiği ülkücü ideal sistemine inanmış ,liderdir…Lider ve ekip yenilendiğinde ülkücü düşünce sistemi sadece Türkiye ye değil,dünya ya yön verecek bilgi ve bikrime sahiptir..
.











