Bu yazımda Kur’an-ı Kerim’de geçen seyahat etmek, gezmek dolaşmakla ilgili ayetlerin meallerini/tercümelerini paylaşacağım ve bu konuda Allah’ın emir ve tavsiyelerini aktarmaya çalışacağım.
Konuya geçmeden önce şunları belirtmek istiyorum: Avrasya Eğitimcileri Derneğimiz -iki yılda bir de olsa- Balkan turu düzenlemektedir. Bu turlara seyahati sevdiğim için genellikle katılırım. Zorunlu olmadıkça uçağa binmem; etrafı seyrederek gezmeyi sevdiğimden karayolunu yani otomobil veya otobüsü tercih ederim.
Gezilerimiz aynı yerlere de olsa tekrar tekrar gezmekten ve görmekten rahatsızlık duymam. Çünkü Balkanlar kendi kültür coğrafyamızdır. Balkan ülkelerini gezerken zaman zaman zevkle bazen de hüzünle gezerim. Son yıllarda yaptığımız Balkan turlarına Macaristan dahil edilmiş ve dolayısıyla Hun-Türk Kurultayını da görmek nasip olmuştur.
Gezilerimiz sırasında cami, mescid, medrese, tekke, türbe gibi binaların dışında kilise, katedral ve benzeri yerleri de görmek istediğimizde, bazı arkadaşlar “ne gereği var.” deyip girmemekte veya “taş yığınlarını mı göreceğiz?” diye rahatsızlıklarını ifade etmektedirler. Ben de onlara “Buralara girmekle veya görmekle dinden çıkmazsınız! Girin, bakın; bilgi sahibi olursunuz.” diyorum.
Paylaşacağım ayet meallerini, Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığının mealinden aldım. Ancak ayetlerin dizilişini, surelerin iniş sıralarını dikkate alarak düzenledim. Konuyla ilgili benim bulabildiğim ayet bu kadardır ama dolaylı olarak başka ayetler de bulunmaktadır.
Tabii bu ayetlerin önünden ve arkasından gelen ayetlere de bakmakta yarar vardır. Hatta mümkünse ayetlerin iniş sebeplerini ve tefsirlerini de (yorum) okuyunuz.
106.Kureyş (İniş sırası:29): 1-2.“Kureyş’in güvenliğini, onların kış ve yaz yolculuklarında güvenliğini sağlamak için (Allah lutuflarda bulundu).”
50.Kâf (İniş sırası 34): 36.“Kendilerinden önce, onlardan daha güçlü olup yeryüzünde şehirler kurarak aralarında gidip gelen nice toplulukları yok ettik. Kurtuluş var mı? 37.Aklı olan veya şuurlu olarak söze kulak veren kimse için bunda büyük ibret vardır.”
35.Fâtır (İniş sırası 43): 44.“Yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı ki kendilerinden öncekilerin sonu nice olmuş görsünler! Kaldı ki onlar bunlardan daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah’ın kudretine karşı durabilecek yoktur. Şüphe yok ki O her şeyi bilmektedir, her şeye kådirdir.”
20.Taha (İniş sırası 45): 128.“Kendilerinden önceki nice nesilleri helâk etmiş olmamız onları hâlâ yola getirmedi mi? Oysa onların yurtlarında dolaşıp duruyorlar! Kuşkusuz bunlarda akıl sahiplerinin çıkaracağı dersler vardır.”
27.Neml (İniş sırası 48): 69.“De ki: ‘Yeryüzünde dolaşın da günahkârların sonu nice oldu, görün!”
10.Yunus (İniş sırası 51): 22.“Karada ve denizde yol alıp ilerlemenizi sağlayan O’dur. Gemide bulunduğunuzda, güzel bir rüzgârla gemiler onları kaydırıp götürdüğü ve bu yüzden sevinç içinde oldukları sırada onları bir fırtına yakalar, üzerlerine her taraftan dev dalgalar gelmeye başlar, kuşatıldıklarını zannederler, (işte bu durumda) ‘Eğer bizi bu felâketten kurtarırsan vallahi sana şükredenlerden olacağız’ diye -din ve ibadeti yalnız O’na özgü kılarak- Allah’a dua ederler.”
12.Yusuf (İniş sırası 53): 109.“Senden önce de şehir halkı içinden seçip kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber göndermedik. İnkârcılar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Günahtan sakınanlar için âhiret yurdu elbette daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?”
6.En’am (İniş sırası 55): 6.“Görmediler mi ki, onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz onca imkânı kendilerine verdiğimiz, gökten üzerlerine bol bol yağmur indirip (evlerinin) altlarından ırmaklar akıttığımız nice nesilleri helâk ettik. Biz onları günahları sebebiyle helâk ettik ve onların ardından başka nesiller meydana getirdik… 11.“De ki: Yeryüzünde dolaşın, sonra (hakikati) yalan sayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!”
31.Lokman (İniş sırası 57): 31.“Görmez misin, varlığının kanıtlarından bir kısmını size göstersin diye denizde gemiler Allah’ın lutfuyla nasıl yüzüp gidiyor! Bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için açık işaretler vardır.”
34.Sebe (İniş sırası 58): 18.“Bereketli kıldığımız beldeler ile onlar arasında birbirini gören birçok yerleşim yeri oluşturduk ve bunlar arasında seyahati uygun konaklara ayırdık. ‘Oralarda geceleri, gündüzleri güven içinde seyahat edin’ dedik.”
40.Mü’min (İniş sırası 60): 21.“Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin âkıbetlerinin nice olduğunu görmediler mi? Onlar, güçleri ve yeryüzünde bıraktıkları eserler itibariyle bunlardan daha üstün idiler. Böyleyken Allah onları günahları yüzünden yakalayıp cezalandırdı; kendilerini Allah’a karşı koruyan da olmadı… 82.Yeryüzünde gezip de kendilerinden önce yaşamış olanların âkıbetlerini görmezler mi? Onların sayısı bunlardan daha çoktu, daha güçlülerdi, yeryüzündeki eserleri de daha sağlamdı. Ne var ki, kazandıkları onları kurtaramadı.”
43.Zuhruf (İniş sırası 63): 12.“Bütün çiftleri yaratan, bineceğiniz gemileri ve hayvanları sizin için var eden de O’dur… 36.Andolsun ki biz her ümmete ‘Allah’a kulluk edin, sahte tanrılardan uzak durun’ diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimini Allah doğru yola iletti, kimileri de saptırılmayı hak ettiler. Yeryüzünü dolaşın da hak dini yalanlayanların âkıbetinin ne olduğunu görün.”
14.İbrâhim (İniş sırası 72): 32.“Gökleri ve yeri yaratan, gökten su indirip onunla size rızık olarak türlü türlü ürünler çıkaran Allah’tır; izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize veren, nehirleri sizin için faydalı olacak şekilde yaratan O’dur.”
32.Secde (İniş sırası 75): 26.“Halen yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız, onların doğru yolu görmelerini sağlamadı mı? Bunlarda elbette ibretler var. Hâlâ kulak vermeyecekler mi?”
67.Mülk (İniş sırası 77): 15.“Yeryüzünü sizin için kullanışlı hale getiren O’dur. Üzerinde dolaşın ve Allah’ın rızkından yiyip için; (ama unutmayın ki) dönüş yalnız Allah’adır.”
30.Rûm (İniş sırası 84): 9.“Yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin sonu ne olmuş görmezler mi? Onlar kendilerinden çok daha kudretliydiler; toprağı iyice işlemişler, yeryüzünü bunların imar ettiğinden daha fazla imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri nice açık kanıtlar getirmişti. Şu halde Allah onlara asla zulmetmiş değildir, asıl onlar kendilerine zulmetmişlerdir… 42.De ki: ‘Yeryüzünde gezip dolaşın da öncekilerin âkıbeti nice oldu bir bakın. Onların çoğu şirke sapmış kimselerdi.”
29.Ankebût (İniş sırası 85): 20.“(Resulüm!) De ki: ‘Yeryüzünde gezip dolaşın ve Allah’ın ilk yaratılışı nasıl başlatıp devam ettirdiğini görün. Allah, daha sonra ikinci hayatı da işte böyle gerçekleştirecektir; Allah her şeye kādirdir.”
3.Âl-i İmrân (İniş sırası 89): 137.“Sizden önce nice uygulamalar geçmiştir. Yeryüzünde gezin de yalanlayanların sonunun ne olduğuna bir bakın.”
47.Muhammed (İniş sırası 95): 10.“Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmediler mi? Allah onların köklerini kazıdı, bu kâfirleri de benzer sonuçlar beklemektedir.”
22.Hac (İniş sırası 103): 46.“Yeryüzünde hiç dolaşmıyorlar mı ki ibret almış kalplere yahut işitmiş kulaklara sahip olsunlar! Şu bir gerçek ki gözler körleşmez, fakat göğüslerdeki kalpler körleşir.”
Herkese sağlıklı, huzurlu, güzel, kazasız-belasız bir seyahat ve Kurban Bayramı diliyorum.











