• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:55
İlkokullarda Yetiştirme Programı'nın kapsamı genişledi
10:36
ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
01:43
20 gümrük memuru gözaltında
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
  3. Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi.
Yayınlanma: 30 Haziran 2026 - 11:51
Güncelleme: 30 Haziran 2026 - 11:55

Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi.

30 Haziran 2026 - 11:51
Güncelleme: 30 Haziran 2026 - 11:55
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi.
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Herşeyde hukuk

Her iki Başbuğun devlet, millet, yönetim ve fikir anlayışları aynı kaynaktan beslenen, iki çeşmenin suyundan farksızdır.

Atatürk’ün ‘’Gençliğe Hitabe’’ sindeki sözler, Bilge Kağan’ın ‘’Orhun Abideleri’ndeki deyişler arasında hiçbir fark olmadığını görürüz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aynen Bilge Kağan’ın yolunu takip etmiş son başbuğdur.

Bilge Kağan ve Mustafa Kemal Atatürk, her iki liderde yıkılmak üzere olan bir milleti esaretten kurtararak, milli şuur ve bağımsızlık şuurunu uyandırıp, bağımsız ve güçlü devlet kurma ülküsünü yaşatan iki tarihi liderdir.

Her ikisi de dünya siyasetinde Türk milletinin adını ve istikbalini yaşatmayı ve yüceltmeyi şiar edinmiş Türk milletinin tarihi efsane başbuğlarıdır.

Bilge Kağan, Türkleri Çin esaretinden kurtarıp yeni bir devlet kurarken, Gazi Mustafa Kemal ise, yıkılan Osmanlı İmparatorluğunun küllerinin ardından, Anadolu’yu düşmanlarından temizleyerek Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuştur. Her iki lider de kahramanlıkları ve Türk milletine olan bağlılıkları ile Türk’ün kaderini değiştirmeyi başarmış liderlerdir.

Bilge Kağan Kitabesi, MS 736 yılında Türklerin devlet ve toplum anlayışını, Çinlilerle olan ilişkileri ve Türk’ün bağımsızlık mücadelesini ve karakterini anlatan en önemli tarihi kaynaklarımızdandır.

Babası İlteriş ( Kutluk ) Kağandır. İkinci Göktürk Devleti ( Kutluk) Devleti Kağanlarındandır. Türk tarihinin en önemli bilge kağanlarından biri olarak kabul edilir.

Konumuz tarih olmadığından Göktürk Devleti ve Bilge Kağanın şahsiyeti hakkında geniş bilgiyi tarihi kaynaklarda bulabilirsiniz…

Bilge Kağan’ın yazdırdığı eski Türk yasalarından, devlet ve millet yapılanmasının tarihi özellikleri bu gün de geçerliliğini aynen korumaktadır. İşte bazıları:

1- İki Türk tek bir düşmana saldırmaz.

2- Atlı bir Türk, yaya düşmana saldırmaz.

3-Türk’ten köle olmaz.

4-Yalan söylemek yasaktır.

5- Aman dileyene el kaldırılmaz.

6-Kadın ve çocuğa vurulmaz, esir edilmez.

7-Bu kurallara uymanın cezası ölümdür…

….

….

Görüldüğü üzere henüz 20. Yüz yıl anayasalarında bile yazılmayan toplum ve devlet anlayışının kuralları, Türk’ün Asil ve yüksek karakteri , devlet anlayışı vasfı ile 1300 yıl önce ki tarihi kitabelerde sabittir.

Orhun Anıtlarında ki, ‘’ Ey Türk Budunu’’ ile, Atatürk’ün hitabesinde ki ‘’Ey Türk Gençliği’’ arasındaki seslenişte hiçbir fark yoktur.

Atatürk’e göre, Türk istikbalinin evladı, muhtaç olduğu kudreti damarlarındaki asil kanda bulacaktır ifadeleri aynı pınarın musluklarından akan su gibidir.

‘’Ne mutlu Türk’üm diyene’’ seslenişinde, Bilge Kağan’ın Orhun Kitabelerinde ifadesini bulan, ‘’ Bunca yerlere Türk’ün adını, Türk’ün şanını yazdırdım’’ anlayışının verdiği mesaj ile aynıdır.

Yine Atatürk’ün, ‘’Bir Türk dünyaya bedeldir’’ ifadesinde ki mana, Bilge Kağan’ın; ‘’Ey Türk Beyleri, Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe, senin ilini, töreni kim bozabilir’’ ifadesinin altında yatan mana ve anlam ile verilen mesajlar bire bir aynıdır. Her iki sözde de Türk milletinin güçlülüğüne, karakter yapısına vurgu yapılmıştır.

Diyebiliriz ki Atatürk’ün ‘’Türk Gençliğine Hitabe’ ’sinde ki sözler ve gençliğe tavsiyelerindeki vurgular, Bilge Kağan’ın yazıtlarından ilham alınmış düşüncelerin tıpkısının aynısı gibidir.

Atatürk, Bilge Kağan’ın yönetsel ve Türkçülük fikirlerinin uygulayıcısı en son Türkçü liderdir.

Dolayısıyla Bilge Kağan’ın Türk Milletine yazıtlarındaki öğüt ve hitabesi ile, Atatürk’ün Türk Gençliğine hitabesi arasında gerek öz, üslup, gerekse seçtikleri kelimeler arasında ki büyük benzerlikler bir tesadüf olmaktan öte, Atatürk’ün binlerce yıl sonra bile olsa, Bilge Kağan’ın fikirlerinden esinlendiği ve onu takip eden son başbuğdur.

Atatürk Bozkurt Efsanelerini, Oğuz Kağan Destanını bilmeseydi, Wilhelm Thomsen’in Orhun Yazıtları adlı orijinal eserinin her kelimesinin altını kalemle çizerek ve not alarak okumasaydı, Kül Tegin’in ve Bilge Kağan’ın metinlerinin orijin asıllarını okumamış olsaydı, Türk tarihinin kökünü ve geçmişini çok iyi araştırıp bilmeseydi, kısaca Türk tarihinin milli pınarlarından o suyu içmemiş olsaydı Atatürk olabilir miydi?

Şüphesiz hayır. O büyük lider, Türk’ün geçmişini ve köklerini çok iyi bildiği için, Batılıların yanlış yorum ve yanlış tarih bilgilerini önlemek için Türk Tarih Kurumunu kurmuştur.

Elbette Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Batıda ki Ulus Devlet düşünce ve modelleri geliştikten sonra kurulmuştur ama; esas olarak Türk’ün kendi kaynaklarından ve Bilge Kağan modelinden esinlenerek ve düşünülerek kurulmuştur.

Türk tarihine damgasını vuran Başbuğlarımız derken, bizzat yeni kurulan ve kurdukları devlete Türk ismini veren büyük şahsiyetlerden bahsediyoruz.

Elbette, bir Atilla, Cengizhan, Emir Timur, Oğuz Kağan, Mete Han, Alparslan, Osman Gazi , Fatih Sultan Mehmet, Yıldırım Bayezid, Kanuni Sultan Süleyman... gibi daha nicelerinin yanında devletin kurucusu, Han, Kağan, Sultan ve Padişah gibi sıfatları olmasa da Türkeş gibi başbuğluk unvanı verilen Türk tarihinde sayısız yönetici ve liderler de mevcuttur...

Türk tarihinin kutuplarından ve zincirin ilk halkası Bilge Kağan ve son halkası Mustafa Kemal Atatürk'ün bilge ve kahramanlık kişilikleri, tarihe yön vermiş ve akışını değiştirmiş yalnızca Türk tarihinin değil, dünya tarihinin en büyük siyasi ve askeri dehalarıdır...

Dün kovduklarımız ve savaş meydanlarında mağlup ettiklerimiz, bugün büyük bir hırsla ve büyük bir hınçla, içimizdeki yerli iş birlikçi çevrelerini de arkalarına alarak, sözde barış havariliğine soyunmuş ve ‘’ Terörsüz Türkiye’’ söylemi altında, yeni bir anayasa ile federatif bir yapılanmanın ve çok dilliğin özlemini çekenler Türk Milletine ve Türk Devletine karşı gizli ve açık saldırıya geçmişlerdir.

Buna karşı tüm Türk Milliyetçileri parti, mezhep, çıkar çatışmalarını bir yana bırakarak uyanık, dinamik, donanımlı ve zinde olmalıdırlar…

ÇÖZÜM YENİDEN KURULUŞ FELSEFESİNİN KODLARINA DÖNMEKTİR.

Bugün milliyetçilik yerine ‘’Ulusalcılık’’ kavramı ikame edilmek istenilmektedir. Bize göre bunun sebebi şudur. Dilde sadeleşme ve Türkçeleşme bizim de çok önem verdiğimiz bir konudur. Fakat ülkemizin geldiği şartlarda Sağ- sol teriminin bir anlamı kalmamıştır.

‘’Siyasi Osmozculuk’’ dediğimiz yani dünün farklı siyasi görüşlerin ya da ideolojilerin zorlayıcı bir müdahalesi olmadan, zaman içinde ve kendiliğinden fikirlerin karışıp etkileşimini ifade eden sosyolojik bir kavramdan bahsediyoruz. Türkiye’de de bu kavramlar tamamen iç içe girerek harmanlaşmıştır.

Dolayısıyla sol yapıdan gelen ve gerçekten ruhen de milliyetçi, vatansever olan insanlar kendilerini bir siyasi parti ile yani milliyetçiliği tekeline almış adı milliyetçi olan ama, kendisinde milliyetçilik düşüncesinin esamesi bile okunmayan bir parti düşüncesi ile özdeşleştirmemek için böyle bir kavramı tercih etmiş olduklarına inanıyorum.

Yani aslen ve fiilen milliyetçi olan solun içindeki bu görüştekiler, dün karşı oldukları için bugün kendilerine milliyetçi yerine, ‘’Ulusalcı’’ demeyi tercih edenlere ‘’Mahçup Milliyetçiler’’ olarak değerlendiriyorum.

Her neyse…Zaman içinde liberalleşmiş olan bazı sol cenah, ‘’bizim düşünce anlayışımız milliyetçilik değil, yurtseverlik’’ deseler de artık bu kavramlara çok takılmadan, milliyetçilik zaten aynı zamanda vatanseverlik ve yurtseverlik olduğundan terimler farklı olsa da hepsi milliyetçilik içindedir.

Vatan olmadan milliyetçilik olamaz. Vatan olmadan, yurtseverlik, ulusalcılık, milliyetçilik nereye koyulacaktır?

Dolayısıyla yurtseverliği ve vatanseverliği milliyetçiliğin karşısına; ulusalcılığı da her ikisinin karşısına koymanın hiçbir anlamı yoktur. Zaman kaybıdır…

Yeniçağ yazarı Sayın Arslan Bulut’un da Türk’ün Kimlik Cüzdanı isimli yazısında belirttiği gibi; ‘’Türkiye’de milliyetçilik açısından temel sorun nedir derseniz?

Sorun aslen Türk olmadığı halde, Müslümanlık ortak paydasına sığınarak ve İslam’ı etnik ırkçılığa dayalı hedeflerinin maskesi olarak kullanıp her türlü ideolojik kalıba giren, böylece bütün fikirleri içinden çıkılmaz bir karmaşaya sürükleyen nesillerden kaynaklanmaktadır…

Bunların sayıları bellidir ama örgütsüz Türk Milleti’nden daha fazladır. Ermeni tehciri sırasında 300 bin civarında Ermeni’nin Müslümanlığı benimsemiş görünerek Türkiye’de kaldığı tahmin edilmektedir. Yani üçte biri şeklen Müslüman olarak Türkiye’de kalmıştır.

Bunlar nüfus artışlarıyla da paralel olarak etnik dayanışma duygusu içinde ve devlet bürokrasisinde, Üniversitelerde, iş dünyasında ve medyada önemli mevkiler edinmiş durumdadırlar

.

Dolayısıyla Türklük kavramını, Türkiye Cumhuriyetini kuran milletin adı değil de, sadece bir ırkın adıymış gibi gösteren bu çevrelerin başlattığı propaganda, diğer etnik unsurlar arasında da etkili olmuştur…’’

Tabi ki kimsenin diline, kültürüne karışmamak ve saygı duymak gerekir. Fakat milliyetçilik ve milli kimlik anlayışını da kimsenin sulandırma, hafife alma, Türk’e karşı ırkçılık yapma hakkı ve yetkisi de yoktur.

Buna izin de verilemez.

Bu tür hasmane ve etnik düşünce gayretleri ile devletin ve milletin birliğine yönelik saldırılara karşı da göz yumulmaz ve müsamaha edilemez…

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • ''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…'' - 18 Temmuz 2026
  • Coğrafya Kader midir? - 29 Mayıs 2026
  • Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce - 18 Nisan 2026
  • İsrail İdeolojisinin Temeli Ve Siyonizm Gerçeğini İyi Anlamak… - 05 Nisan 2026
  • Bir Tatil Masalı - 09 Mart 2026
  • İnsan Olabilmenin Sessiz Yükü - 31 Ocak 2026
  • İç Derinlikleriyle Yalnızlaşan İnsan - 14 Ocak 2026
  • İnsan Denen Meçhul!... - 04 Ocak 2026
  • Aldatma ve Aldatılmanın Psikolojisi - 15 Aralık 2025
  • Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır - 08 Aralık 2025
  • Tarih Sahte Ve Çakma Milliyetçileri Affetmeyecek... - 30 Kasım 2025
  • Dini Kullananlar Dine Zarar Vermektedir - 04 Kasım 2025
  • ATATÜRK'ÜN DİN ANLAYIŞI (3) - 29 Ekim 2025
  • Atatürk'ün Din Anlayışı - 23 Ekim 2025
  • Yeter ki Sabır Taşmasın... - 20 Eylül 2025
  • Türk Toplumunda Ki Sosyal Çürüme Derinleşiyor - 17 Ağustos 2025
  • Sayın Özgür Özel, Seçmenlerinin Ve Milletin Umudunu Tüketme!.. - 01 Ağustos 2025
  • Adaleti Geçtik De, Hukuk Bunun Neresinde? - 26 Temmuz 2025
  • Siyonizm Nedir Ve Siyonizmin Tarihçesi - 23 Haziran 2025
  • Ümit Özdağ Hocanın Tutukluluğu... - 11 Haziran 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 10
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
MEB Şube Müdürlerinin İdari Amirlik Yetkisi Hiyerarşinin Vazgeçilmez Unsurudur
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Özel İdare'de Sınavlar Yine Tartışma Yarattı..
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-7
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
Ali Kemal Gül
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Şerife Güven
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Şevket Sezer
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Çok Okunan Haberler
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125 bin
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125...
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına tepki
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına...
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo