• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:25
Adliyede görevli katip zimmetine 6,5 milyon TL geçirdi! Paraları sanal bahiste oynayarak harcadı
13:19
'Halkın sağlığıyla oynatmam' diyen Devrek Zabıta Amiri Abdurrahim Altuntaş görevden alındı
11:27
Çekmeköy'deki uyuşturucu operasyonunda çatışma çıktı: Bir polis şehit oldu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
  3. ATATÜRK'ÜN DİN ANLAYIŞI (3)
Yayınlanma: 29 Ekim 2025 - 20:01

ATATÜRK'ÜN DİN ANLAYIŞI (3)

29 Ekim 2025 - 20:01
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
 ATATÜRK'ÜN DİN ANLAYIŞI (3)
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Herşeyde hukuk

‘’GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLARIN DOGMALARI’’

‘’Mal bulmuş mağribi’’ deyiminin manasını çoğumuz biliriz de, biz yine de kısaca hatırlayalım. 16’ncı yüzyıldan itibaren Mağrip sahillerine hakim olan korsanlar için kullanılan bir deyimdir.

Hakaret etme amacıyla değilse de, biraz da dalga geçmek amacıyla bu deyim kullanılır olmuş. Daha da Türkçesi, sanki yeni bir şey keşfedilmiş veya büyük bir zenginliğe kavuşmuşçasına sevinç duymak demektir.

Yazımıza bu deyimle girmek isteyişimizin sebebi olarak, Atatürk’e atılan, ama hiç birisi de gerçeğe dayanmadığından tutmayan iftira ve yalanlara başvuranların haleti ruhiyelerini anlatmak için bu deyimle başlamak istedim.

Yalanların başlıcaları:

1- Vahdettin, Mustafa Kemal Paşa’ya, Kurtuluş savaşını başlatsın diye 40.000 altın verdi. Külliyen yalan…

2-Atatürk ezanı yasakladı,

3-Harf devrimi yüzünden bir gecede cahil kaldık,

4-Kur’an yasaklanmıştır,

5- Kurtuluş savaşı gii bir şey olmamıştır!

6- Atatürk dinsizdir!...

……

........

Bu yalan ve iftiralar mevzusu ayrı bir konu olduğundan, bunları bir başka yazı dizimizde teferruatlı olarak açıklayarak cevap veririz. Tabi ki iftiraların her birisi yalan olduğundan tutmamıştır. Tutmasa da; ‘’çamur at izi kalsın…’’ gibi bir kısmının izlerinin halen de devam etmekte olduğu da doğrudur!.

Şimdi ne kaldı ellerinde? Atatürk’ün son meclis konuşmasında ki, ‘’Gökten indiği sanılan kitapların dogmaları…’’

İşte bu sözü sakız gibi çiğneyerek, büyük bir şey bulunmuş ve keşfedilmiş gibi, bir kısım çevrelerce malzeme olarak kullanmaya çalışıldığından anlatılan deyim yazımızın konusuna girmiş oldu!..

Neymiş o?

‘’ Atatürk’ün dinsizliğine en büyük kanıt’’ olarak bu söz yetermiş!.

Şimdi elimizden geldiğince ve arşivlere dayalı olarak kaynaklardan inceleyelim.

***

Konuya ilişkin tarih araştırmacıları ve usta kalemlerin sözlerine kulak verelim. Bilhassa yakın tarih yazarı, SİNAN MEYDAN, Yalanlara, Çarpıtmalara, İftiralara PAN ZEHİR, İnkılap Kitabevi, 2015, Yayın Sanayi ve Tic. A.Ş eserinde konu detaylı olarak açıklanır.

1.Kasım 1937’de Meclisin açılış konuşmasında, ‘’Gökten indiği sanılan kitapların dogmaları’’ sözü; ATATÜRK’Ü DİNSİZ GÖSTERMEK İSTEYENLER TARAFINDAN, bu söz önünden, arkasından cımbızlanarak, ne için söylendiği, nasıl ve neden söylendiği gizlenerek, görmezlikten gelinerek, dinsiz ilan edilmek için yalanlar üretilmiştir, yani iftiralar!..

Maalesef okumayı sevmeyen toplumumuzda, bunun alıcısı da çok olmuştur. Konuşulan konuda, asıl anlatılmak istenilen maksadın gizlenmesi ve saklanması için kelimeler ve cümleler kasten cımbızlanmış ve makaslanmıştır.

Atatürk’ün, 1 Kasım 1937’de Meclis açılışında ki konuşmasını aktaralım ki, konunun bütünlüğü ve hangi maksatla söylendiği net anlaşılsın.

****

1937 MECLİS KONUŞMASI

‘’ Aziz milletvekilleri, Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizde ki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.

Bizim yolumuzu çizen içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk ulusu ve bir de uluslar tarihinin bin bir acıklı olay ve sıkıntı ile dolu yapraklarından çıkardığımız sonuçlardır. Elimizdeki programın ruhu, bizi sadece bir kısım vatandaşlarla ilgilenmekten engeller, biz bütün Türk ulusuna hizmet ederiz.

Geçen yıl içinde, parti ile hükümet kuruluşunu birleştirmekle vatandaşlar arasında ayrılık tanımadığımızı fiilen göstermiş olduk. Bu olayın bizim devlet yönetiminde kabul ettiğimiz, ‘Kuvvet birdir ve o ulusundur’ gerçeğine uygun olduğu ortadadır. Gücün tek kaynağı olan Türk milletinin seçkin vekillerini, büyük mutlulukla, eğilerek selamlarım.’’ ( TBMM Tutanak Dergisi. D.V.C 20.s. 3, I Kasım !937)

Atatürk gibi, çağın içinden çağın ötesini düşünen zeki bir liderin sözlerini idrak edebilmek için en azından onun felsefesini, yaşam biçimini, anlattıklarını anlayabilecek kapasiteye sahip olmak gerekir.

Bu sözlerin analizini yapmak için, Atatürk’ün dinimiz hakkında ki, Peygamberimiz ve Kur’an hakkındaki yukarıda yazdığımız görüş ve düşünceleriyle birlikte, Türk milletinin yükselmesi, ilerlemesi, gelişmiş olan ‘muasır medeniyetler’ çizgisini yakalayabilmek için, o zaman ki parti programı ile, ağır sanayinin kurulmasından, madenlerin işletilmesine, demir yollarından, kültür sanat politikalarına kadar, 15 yıl gibi kısa bir zamandan, 46 fabrikanın hangi gayretle kurulduğunu yapılanları ve yapılacakları sıralamıştır.

Daha sonra, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkelerinin yani 6 Atatürk ilkesinin zamana ve çağa uygunluğunu anlatmak için, bu prensipler; ‘Gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutulmayacağını, parti programı ilhamlarının yaşamın içindeki şartlardan alınacağı ‘ vurgulanmıştır.

Daha açık deyimle, parti programının, donmuş, kalıplaşmış, değişmez olmadığını, çünkü bu prensiplerin akıp giden hayatın gerçeklerinden alındığını, değişebilecek olduğunu, halbuki dini prensiplerin değişmez ve uyulması gereken kalıpları olduğunu, 1937 ‘de LAİKLİK İLKESİ DE kabul edildiğinden din ile devlet işlerinin ayrılması gerektiği vurgulanmıştır..

Yani Atatürk ‘’GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN DOGMALAR’’ sözünü, kutsal kitapları aşağılamak amacıyla değil, partinin prensiplerinin hayattan alındığını, dolayısıyla çağa uygun gelişebilir ve dinamik prensipler olduğunu biraz da radikal ve sert bir şekilde açıklamıştır. Radikal bir devrimcinin benimsediği üslubu iyi anlamak için, onun hayat felsefesini de iyi anlaşılması gerekir.

Atatürk’ün bazı konuşmalarının etkili olabilmesi için, o konuşmayı, çok güçlü ve sarsıcı bir şekilde ifade etmek adına düşündürücü ve vurgulu sözler ve deyimler kullandığı bilinmektedir.

Bu düşünceyle parti prensiplerinin, çağdaşlığını ve dinamikliğini vurgulamak için yine çok şiddetli radikal bir şekilde, kutsal kitaplarda ki, değişmezlik hükümleriyle karşılaştırırken yine tekraren belirtelim ki, asla dinlere ve kutsal kitaplara hakaret etmemiştir… (Sinan Meydan Pan Zehir, 2015, İnkilap Kitabevi San ve Tic. AŞ.)

Atatürk bir başka sözünde ise; ‘’ Ben miras olarak, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış bir kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım akıldır, bilimdir.’’

Prof. Cihan Dura ise bu sözleri şu şekilde çözümlemek istemiştir:

‘’ Anlamı açık, kısaca ifade etmem gerekiyorsa, gelecek kuşaklara bıraktığım manevi miras, akıl ve bilimdir diyor. İçerik olarak Atatürk bu sözlerinde, akıl ve bilim eşliğinde sürekli değişimden, dönüşümden, çağa uygunluktan söz etmektedir. ( Cihan Dura, Atatürk’ün Manevi Vasiyeti Üzerine, 14 Ekim 2011)

***

Bizim düşüncemiz ise kısaca şudur:

Atatürk, bazı zaman ve bazı sözlerini güçlendirmek , etki ve gücünü artırmak adına, zıt ve karşı anlamların etkisine başvurmuştur. Yapılmak istenen amaç; kuvvetli olarak karşıt gibi görünen benzetmeleri kullanmaktan çekinmemiştir.

Yani dönüşümün, çağdaşlığın en zıt kalıpları durağan ve değişmeyen kalıplaşmış ilkelerdir. Allah’ın hiçbir kutsal ayeti, sana göre- bana göre gibi tefsir anlayışlarıyla değiştirilemez. Yeni bir ayet getirilemez var olan ayet sabit ve kalıplaşmıştır. Atatürk'ün Kur'an ve Peygamberimiz hakkındaki sözlerinin nasıl, sevgi, saygı ve inanarak söylediğini açıklamıştık . (Bölüm 1 ve 2)

Dinlerin ilkesi tartışılmaz ve değişmezlik kalıpları içinde olduğundan tartışılmaya açık değildir. Ya inanırsın; ya da inanmazsın… Bu iman ilişkisi kişi ile Allah arasındadır…

Meclis konuşmasında ki bu sözlerin amacının, dinimize ve dinlere, hakaret etmek, küçük görmek veya aşağılamak değil, akla ve bilime dayalı, dönüşümü ve değiştirilmesi her zaman mümkün olan gelişmeleri, tam zıt kaynağı ile, en sarsıcı ve en çarpıcı şekilde vurucu bir özellikle açıklamak istemiştir.

Bize göre anlamı açıklamak adına da olsa, insanlarımızın kültür ve anlayış düzeyi göz önüne alındığında ileri bir radikal açıklama olarak değerlendirebiliriz.

Fakat; Atatürk ne dinsizdir ne de İslam’a hakaret etmesi dahi düşünülemez. Onun din hakkında ki görüş ve konuşmalarını bir daha dikkatlice incelemek gerekir…

Şimdi burada hemen şu soru gelecektir akla.

İslam dini gelişmelere, ilme ve tekniğe aykırı mıdır? Tabi ki değil. Kur’an’ın içinde, Tarihte vardır, astronomi, matematik, fizik, kimya, biyoloji, jeoloji hatta ilmin bütün dalları vardır. Yani hepsidir...

Ama Kur’an başlı başına ne bir matematik, ne tarih, ne fizik kitabıdır. Aksine insanlığın yararına tüm ilimlerin kaynağıdır.

İslam bir ilim ve irfan dinidir. Öğrenmeye, öğretmeye, araştırmaya, incelemeye büyük önem vermiştir. Herkesin bildiği gibi dinimizin İLK EMRİ OKU ŞEKLİNDEDİR. Allah Resulü , ‘’…İLİM MÜSLÜMAN’IN KAYBEDİLMİŞ MALIDIR. ÇİN’DE BİLE OLSA ARAYINIZ…’’ İlim ve fenler aklın seviyesini geliştirdiği için İslam dini ilim öğrenmeyi bütün Müslümanlara farz kılmıştır.

Bu konu yazımızın içine sığmayacak kadar ayrıntılı olduğundan burada bırakıyoruz.

……

.........

***

Türk/ Moğol hükümdarı, Hülagu Han, Seyyid İbn Tavus’a sorar:

‘’ Kafir, adil bir hükümdar mı yoksa, Müslüman zalim bir hükümdar mı?

İbn Tavus demiş ki:

Kafir ama adil hükümdar daha iyidir. Çünkü onun küfrü kendine, adaleti ise halkadır. Müslüman zalim hükümdarın ise, Müslümanlığı kendisine, zulmü ise halkadır.’’

Yine konumuza dönecek olursak. Tarihçi Sinan Meydan adı geçen eserde şunları yazar.

Şevket Süreyya Aydemir, ‘’ Atatürk bir doktrin adamı mıydı? sorusuna şunları söyler:

‘’ Atatürk bir doktrin adamı değildir. Çünkü o, önceden sistemleştirilmiş ve tartışılabilse dahi fikir ve hareket prensipleri belli, sınırlı bir fikir sistemine kendisini bağlamadı…

O tıpkı bir kurmay gibi memleket ve dünya ölçüsünde hareketlerini, manevralarını karşılaştığı ve içinde yaşadığı şartların açılmasına, gelişmesine göre düzenledi…

Kaldı ki kendisi zaten bir doktrin adamı sayılmazdı… Doktrine gelince, doktrin aslında ‘nas’ demektir. Yorum kabul etmez ilkeler demektir. Oysa Atatürk, tartışma kabul etmezliğin, değişmezliğin daima karşısında oldu…( Şevket Süreyya Akdemir, Tek Adam, 1922-1938, Cilt III.22 istanbul 2007, s.474)

Atatürk’ün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile bir konumasın da ise; 1923’te ve Halk Fırkasının kurulması sırasında, Yakup Kadri,

-‘’Fakat Paşam, bu fırkanın doktrini yok?’’

- ‘’Eğer bir doktrine bağlanırsak oğlum inkılabı dondururuz…’’ dediğinden bahseder. Yakup Kadri, Atatürk’ün, ‘’ Doktrin istemem, donar kalırız, biz yürüyüş halindeyiz…’’ dediğini anlatır.

Büyük lider Gazi Mustafa Kemal çeşitli zamanlarda ki konuşmalarında:

‘’ Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakkiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir…

Medeniyet yeni buluşları, fennin harikaları, dünyayı durmadan değiştirdiği bir devirde, asırlık köhne zihniyetlere, maziye takılıp ona tapmakla, maziputperestlikle varlığımızı muhafaza etmek mümkün değildir…’’

‘’ Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkın tamamıyla çağdaş ve bütün mana ve şekilleriyle medeni bir cemiyet haline getirmektir…

Şimdiye kadar milletin dimağını paslandıran, uyuşturan zihniyette bulunanlar olmuştur. Her halde zihniyetlerde mevcut bulunan hurafeler baştan başa kovulacaktır…’’

Atatürk’ün bu sözlerinde anlatılmak istenen, din adına uydurulmuş ne kadar hurafe düşünceler varsa onların kovulmasından bahseder.

Din gibi temiz duyguların vicdanlarda yaşatılarak, dinin kirletilmesine razı olunamayacağını, DİNİ KULLANANLARIN DİNE ZARAR VERDİĞİNİ ta o zamanlarda görmüştür…

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır - 08 Aralık 2025
  • Tarih Sahte Ve Çakma Milliyetçileri Affetmeyecek... - 30 Kasım 2025
  • Dini Kullananlar Dine Zarar Vermektedir - 04 Kasım 2025
  • Atatürk'ün Din Anlayışı - 23 Ekim 2025
  • Yeter ki Sabır Taşmasın... - 20 Eylül 2025
  • Türk Toplumunda Ki Sosyal Çürüme Derinleşiyor - 17 Ağustos 2025
  • Sayın Özgür Özel, Seçmenlerinin Ve Milletin Umudunu Tüketme!.. - 01 Ağustos 2025
  • Adaleti Geçtik De, Hukuk Bunun Neresinde? - 26 Temmuz 2025
  • Siyonizm Nedir Ve Siyonizmin Tarihçesi - 23 Haziran 2025
  • Ümit Özdağ Hocanın Tutukluluğu... - 11 Haziran 2025
  • Eyy Özgür Efendi, Kendine Gel, Kendine!.. - 05 Haziran 2025
  • Yeni Anayasa İle Üniter Devlet Yapımıza Tuzak Mı Hazırlanıyor?! - 29 Mayıs 2025
  • 1921 Anayasası Neden İstismar Ediliyor? - 19 Mayıs 2025
  • Şartsız, Amasız, Fakatsız Silah Bıraktırılmalıdır... - 11 Mayıs 2025
  • 3 Mayıs Türkçüler Günü Kutlu Olsun - 04 Mayıs 2025
  • İklim Anlaşması Ve İklim Kanunu Nedir. Tasarı İçindeki Tuzak Maddeler !... - 19 Nisan 2025
  • Türk Devletler Teşkilatı - 08 Nisan 2025
  • Hayırlı Cumalar Demekle, Cumalar Hayırlı Olmuyor... - 29 Mart 2025
  • Türk Devletine Vatandaşlık Bağı İle Bağlı Olan Herkes Türk'tür. - 12 Mart 2025
  • Ademi Merkeziyetçilik Nedir. - 01 Mart 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 9
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Ahlak Toplumsal Suç Oranlarını Nasıl Etkiler?
Sayın Yusuf Tekin, Hatıran Yeter!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sayın Yusuf Tekin, Hatıran Yeter!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Girit; pahalıya alınıp bedavaya verilen ada
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Al Mitolojisi-1
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Öğretmen Ataması Yetersizdir
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Ruhumuzu Kilitleyen Pranga: Mobbing
Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
Cahit Akdoğan Giresun Valiliği Esk.Halkla İliş. Md
Fıkra Gibi İhale...
Aşk
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Aşk
Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
Serdar Gündüz Şb. Müd. Liyakat-Sen Genel Seketeri
Bir Namuslu Yeter
Kahramanmaraş Olayları ve Olayları Hazırlayan Süreçler Gerçeği (2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Kahramanmaraş Olayları ve Olayları Hazırlayan Süreçler Gerçeği (2)
Avrupa Turundan,Gondollar Şehri Venedik
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Avrupa Turundan,Gondollar Şehri Venedik
İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri
Misafir Yazılar
İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri
Türk Devleti Mağlup mu Oldu?
Orhan KILIÇOĞLU
Türk Devleti Mağlup mu Oldu?
Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Anayasa'nın 66.Maddesinde İfadesini Bulan Milli Kimlik Tanımı, Etnik Ayrıştırmadan Uzak Hukuki Bir Tanımdır
Türk Kadını ve Atatürk
Ali Kemal Gül
Türk Kadını ve Atatürk
Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun
Türk Ocakları'ndan
Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun
Ülküdaşım ve Beyim Önder Güven
Şerife Güven
Ülküdaşım ve Beyim Önder Güven
Ben Deyim, Siz Anlayın!...
Köksal Cengiz
Ben Deyim, Siz Anlayın!...
Kurtuluş Savaşımızda Rus Yardımı Hakkında
Şevket Sezer
Kurtuluş Savaşımızda Rus Yardımı Hakkında
Çok Okunan Haberler
Pes artık! Üniversitede kadro benim için hazırlandı, ilan sadece prosedür!
Pes artık! Üniversitede kadro benim için hazırlandı, ilan sadece...
Zorbalık yapılan öğretmenin asil hareketi
Zorbalık yapılan öğretmenin asil hareketi
Kasım 2025 enflasyon rakamları açıklandı
Kasım 2025 enflasyon rakamları açıklandı
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim