Dervişoğlu'nun, böylesi nazik bir dönemde Kadir İnanır'a rahmet dilemesini ben de kabullenemiyorum.
İyi Parti, içinde bulunduğumuz bu kara günlerde istikameti doğru olan bir yolda ilerlerken, Dervişoğlu, yeri ve zamanı değilken uzun uzadiye Kadir İnanır'dan söz etmekle yol kazası yaparak kasise düştü. Bu olayı, hasarlı bir yol kazası olarak görüp konuyu kapatmalıyız derken, diğer taraftan da Musavat Beyden, parti içi kaosa sebebiyet vermeden
bu tutarsızlığının hesabı mutlaka sorulmalıdır.
Bir lider, temsil ettiği camianın hassasitlerini dikkate almak zorundadır. Şayet almazsa, o lider, liderlik vasfını yitirerek, temsil ettiği camianın, dahası, topyekun milletin celladı durumuna düşer.
''Ya İstiklâl, ya ölüm'' diyerek yola çıkan Gâzi Mustafa Kemâl Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başkenti olan Ankara'da, Türkiye Cumhuriyeti Devletini bir an önce parçalayabilmenin hesaplarının yapıldığı, sureti haktan gözüken şer odaklarının, hârici ve dâhili bedbahtların gerdeğe girecek damadın heyecanı içinde bayram yaptığı bir zamanda Türk milletine yar ve sadık olan İyi Partiye, bu yol kazasından dolayı cephe alarak, hainleri, müstevli kalıntısı soy özürlü züppeleri sevindirmeyelim muhterem kardeşlerim.
Dervişoğlu'na da;
Bundan sonra daha temkinli davranmasını, kabadayılığı ve despotluğu bırakarak, zaman zaman kendisini halis niyetle ikaz eden partili arkadaşlarını dikkate almasını tavsiye ediyorum.
Sayın Dervişoğlu!
Uçurumun kenarında olan Türk milleti son bir çare olarak sana bel bağladı, seni sahibi bildi. Bir daha konuşmadan önce, kelimeleri boğazındaki 9 boğumun her birinde ölç, biç, tart ve öyle konuş.
Size bu sitemi edip tavsiyelerde bulunan ben Orhan Kılıçoğlu, sadece bu günden değil, 1000 sene sonra bu topraklarda dünyaya gelecek kız çocuklarının iffet ve namuslarından bile kendisini sorumlu tutan bir Türk evlâdıyım.











