• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:55
İlkokullarda Yetiştirme Programı'nın kapsamı genişledi
10:36
ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
01:43
20 gümrük memuru gözaltında
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Orhan KILIÇOĞLU
  3. Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
Yayınlanma: 18 Nisan 2026 - 22:59

Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.

18 Nisan 2026 - 22:59
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
Orhan KILIÇOĞLU
Trabzon Dedem Korkut'u

ÇÜNKÜ BEN ÜLKÜCÜYÜM, BU BENİM GÖREVİMDİR.

Aleyhimde dava açan Avukat Bey!

Bu yazımı okuduktan sonra gecenin geç vaktinde evinizin bir köşesine çekilip, başınızı iki diz kapağınızın arasına alıp, 1000 sene sonra bu toraklarda dünyaya gelecek olan o kız çocuğunun ağlamaklı sesini ve yargıya aleyhinde dava açtığınız Orhan Dedesine ne dediğini anlamaya çalışın!

Allah ile beraber olup;

Türklüğü benliğime, İslâm imanımı gönlüme kuşanarak çıktığım bu kutlu yolda yürürken, Türk düşmanı, bölücü, açılımcı, Cumhuriyet ve Atatürk muhalifi siyâsiler, sözde aydınlar, mâneviyat, tarih ve milliyet düşmanı kiralık kalemler ayağımın altında toz mesabesinde bile değiller.

Vatan hainlerini, içimize sızmış siyâsi şarlatanları her dinleyişimde ve karşılaşmamda; genlerimde mevcut ''Türklük mağması'' İslâm imanımla ısınıp harekete geçerek, tüm hücrelerimi her an patlamaya hazır birer yanar dağa çevirir ve yazılarımla LAV OLUP akarım üzerilerine ve anında her birinin Vezüv Yanardağı'nın eteklerindeki Pompei şehrinin sapıkları gibi taşlaştıklarını hissederim.

Ben, bırakın bugünü veya 100 yıl sonrasını, bu topraklar üzerinde 1000 yıl sonra dünyaya gelecek olan kız çocuklarımızın ırzlarının, namus ve bekâretlerinin selâmeti için 1000 sene evvelinden bir şeyler yapmaya çalışan bir Türkeş'in rahle-i tedrisinden geçerek vatanda yok olup vatanlaşan ve 814 Bin kilometre karelik bir beden gezdiren ÜLKÜCÜ BOZKURTUM.

Ömrümün tam elli senesi vatanım, milletim, tarihim, kültürüm ve dinim adına yazmakla geçti.

Bu elli yıl içinde, her biri azgın birer Türklük- Vatan- Cumhuriyet- Din- Ahlâk- Namus düşmanı olan akrep, yılan ve nice çıyanlarla vuruştum.

BU VURUŞMADA DÖRT SİLÂHIMDAN;

Biri kalbimdeki İslâm imanım...

İkincisi, her an volkanik patlamalara hazır genlerimde ki Türklük mağması...

Üçüncüsü, sizlerin ve beni tanıyanların hayır duaları...

Dördüncüsü ise, sadece Allah, vatan ve milletimin adına elime aldığım kalemimdir...

Bazen kendime;

''Acaba, bunca zahmete katlanıp çeşitli riskleri hiçe sayarak boşuna mı yazıyorum, emeklerim heba mı oluyor. Acaba ben de mi sıvışsam?'' diye sormadan edemiyorum.

Yazmayı bırakıp sıvışsam dediğim anlarda;

1000 yıl ötelerden gelen bir kız çocuğunun ağlamaklı sesi çınlıyor kulaklarımda ve o ses odamın duvarlarında yankılanarak beni benden alıp bedenimi sarsan müthiş bir uğultuya dönüşüyor!

Kulaklarımda çınlayıp odamda yankılanan o sesin sahibi olan henüz dünyaya teşrif etmemiş bu kız çocuğu ağlamaklı titrek sesiyle soruyor;

Orhan Dede!

Orhan Dede!

Sen de yazmayı bırakıp rahatına bakarsan, bu vatanı ve bu vatanda 1000 yıl sonra doğacak olan bizlerin ırz, namus ve bekâretlerimizi kimler savunacak ve bizlerin halleri nice olacak hiç düşündün mü?

Ve ben o sesin sahibi olan henüz doğmamış kızımıza diyorum ki;

Korkma kızım!

Sizi sahipsiz koymayacağım!

Yarın üzerinde doğacak olduğunuz bu vatana kast eden hainlerle vuruşmaya devam edip sizlerin namuslarınıza helâl gelmemesi için başım ecel yastığına düşünceye kadar yazacağım!

O SESİN SAHİBİ KIZ ÇOCUĞUNA, YAZMAK NEDİR DİYE ANLATIYORUM.

Yazmak; bazen derdi ve elemi kalemle deşerek beyinden dışarı atmaktır!

Yazmak; vatan hainlerine karşı kükremek ve pimi çekili bir bomba olup beyinlerinde patlamaktır!

Yazmak; dünya rahatını bırakıp, derde, sıkıntıya, eleme ve ölüme tâlip olmaktır!

Yazmak; ibâdettir, vatan, namus ve din adına olursa!

Yazmak; tebliğ ve cihattır Allah içinse!

Yazmak; şehadettir herkese nasip olmaz kaderde varsa!

Yazmak; bir meçhule götürürlerken son kez göz göze gelmektir eşinle, çocuğunla!

Yazmak; sevdiğin torununun başını son defa okşaman olduğunu acı acı hissetmendir!

Yazmak; bir daha dönmemek üzere son kez çıkmaktır evinden!

Yazmak; giderken, eksiğini soramamaktır evinin ve çocuğunun kışı botsuz, kazaksız geçirip okula harçlıksız gitmesidir!

Yazmak; vedalaşamadan dünya değiştirmektir, hainin, hoyratın, kahpenin elinden!

Yazmak; malum olunca ölüm, oğluna mezar yerini vasiyettir!

Yazmak; çoğu kez, yazılarından rahatsız olan birilerinin, aleyhinde dava dilekçesi yazarak seni yargıya ispiyonlamasıdır...

Yazmak; bazen namlulara hedef olman ve bir kahpe kuşunun can evinden vurmasıdır seni!

Yazmak; dar ağaçlarında urganların halkasından son kez bakmaktır gönderdeki, yıldızı bir çocuk gibi kucağına almış hilâlli Türk bayrağına!

Yazmak; yılanın gömleğinden sıyrılışı misâli dünya sevgisinden sıyrılarak, Allah, Türklük, vatan, bayrak ve namus uğruna ölüme atılıp şehadete koşmaktır!

Yazmak; gönüllerdeki korkuyu korkutmak, ölümü öldürmektir!

Yazmak; her gün bin defa ölmektense, mertçe ve yiğitçe sadece bir kere ölmektir!

Yazmak; seni anlamak istemeyen dostlarının sitemlerini, hakaretlerini sineye çekmektir!

Yazmak; namusları için ömür tükettiklerin tarafından horlanıp, itilip kakılmaya katlanmaktır!

Yazmak; kibir ve nifak saraylarını basarak krallara had bildirmek ve sonra, Kürşad' ın 40 çerisinden biri olarak Vey Irmağı kenarında uçmağa varmaktır!

Henüz doğmamış o çocuk, bunları dinledikten sonra, bana diyor ki;

Orhan Dede!

Orhan Dede!

Sakın ha! Yazmanın zorluklarını bahane edip bizi sahipsiz,bizi vatansız koyup gitme!

YAZMAK BU DENLİ ZOR OLUNCA;

''Acaba, bunca zahmete katlanıp, çeşitli riskleri hiçe sayarak boşuna mı yazıyorum, emeklerim heba mı oluyor?'' diye kendime sormadan edemiyorum.

Lâkin kulaklarımda çınlayan o sesin sahibi kız çocuğumuzun ‘’Bizi bırakıp gidemezsin’’ çığlıklarıyla silkinerek, Allah’ımdan güç, ömür ve kuvvet istiyorum 1000 yıl sonra doğacak kız çocuklarımızın iffet ve bekâretlerinin selâmeti uğruna vuruşmak- vurulmak, yazmak ve hep yazmak için.

Yazmak!

Allah için,

Din için,

Vatan için,

Gönderdeki bayrak için,

Minarelerden yükselen ezan için,

Bin yıl ötelerden gelen o sesin sahibi kızlarımızın iffet, namus ve bekâretleri için.

Secdede ölmek!

Cephede canı teslim etmek!

Yazarken kalem elimde, Allah kelâmı dilimde son nefesimi vermek!

SÖZ YAVRUM!

SÖZ HENÜZ DOĞMAMIŞ KIZIM!

SİZİN İÇİN VURUŞACAĞIM VE BİR ADIM BİLE GERİ ATMAYACAĞIM!

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır! - 14 Temmuz 2026
  • Dervişoğlu'nu Kasise Düştü Kabul Edelim. - 30 Haziran 2026
  • Trabzon 14 Yıldır Kimsesiz Kaldı! - 16 Haziran 2026
  • Susma Haykır! Farz et ki Müstevli Çocukları Azdılar! - 06 Haziran 2026
  • Kıymayın Bu Çocuklara! - 01 Haziran 2026
  • Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı! - 13 Mayıs 2026
  • Ürkek Bir Ceylan Gibiyiz. - 03 Mayıs 2026
  • Türkeş, Türkün Kabul Olan Duasıydı - 05 Nisan 2026
  • Yargıya Şikâyet Edilmem Sebebiyle Bu Yazım Sizlere Vasiyetim Olsun! - 30 Mart 2026
  • Sizin Tek Hedefiniz! - 09 Mart 2026
  • TBMM'de Türk Devletin Tek Sahibi İyi Parti Kaldı - 27 Şubat 2026
  • Trabzonlular! Neslinize ihanet içindesiniz. - 08 Şubat 2026
  • Kalandar Üzerinden Pontus Propagandası. - 16 Ocak 2026
  • Kürt Kardeşim! - 15 Aralık 2025
  • Türk Devleti Mağlup mu Oldu? - 08 Aralık 2025
  • Herkes Bilmelidir ki - 30 Kasım 2025
  • AKP, MHP ve Haim Nahum Doktrini. - 12 Ekim 2025
  • Liderine Dokundurduğum İçin Şahsıma İğrenç Yorumlarla Saldıran Şaşkınlara! - 05 Ekim 2025
  • Neler Oluyor Neler! - 29 Eylül 2025
  • Hoca Kılıklı Hergele Puşta Sözüm Var! - 20 Eylül 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 18
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
MEB Şube Müdürlerinin İdari Amirlik Yetkisi Hiyerarşinin Vazgeçilmez Unsurudur
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Özel İdare'de Sınavlar Yine Tartışma Yarattı..
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-7
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
Ali Kemal Gül
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Şerife Güven
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Şevket Sezer
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Çok Okunan Haberler
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125 bin
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125...
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına tepki
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına...
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo