Belki sözüm dinlenir!
Trabzon, hedefe konularak çok yönlü saldırılara maruz kalan sahipsiz kadim bir Türk şehiri.
Trabzonlular ise gelen felâketin henüz farkında değiller. Şayet farkında olabilselerdi, Pontus propagandasının yanında bir de bölge insanını aşağılayan ''Taşacak Bu Deniz'' dizisine izlenme rekorları kırdırmazlardı.
Şehrin, Atatürkçü, ülkücü ve milliyetçi görüşlere sahip kişi ve kurumlarının, bu meselelere kafa yorup, yazılar yazıp, yazdıklarını toplumla paylaşmak gibi bir düşünceleri yok. % 1 i hâriç, geri kalan çok büyük bir kısmı sadece görüntü ve kuru kalabalıklardan ibâret olup, sadece kendi aralarında geyik muhabbeti yapmakla vakit geçirirler.
Şer güçlerin amansızca saldırdığı, türlü entrikalara sahne olan ve üzerinde her dâim kara bulutların dolaştığı kadim Türk şehri. Bu şehirde yaşayanların uyanık, ciddi, cesur ve milli hassasiyetlerinin güçlü olması şarttır. Aksi durumda ikinci bir Doğu ve Güneydoğu olmaya namzet bir şehirdir.
Trabzon üzerinde sahnelenen kirli Pontus oyunlarını ve daha birçok hayati meseleleri kaleme alıp paylaştığım yazılarım, bu şehrin Atatürkçü, ülkücü ve milliyetçi geçinenleri tarafından pek ilgi görmemektedir.
Trabzon konusunda yazdığım yazıları, Iğdırlı, Adanalı, İzmirli, Bursalı, Edirneli ve daha birçok başka İlden tanımadığım insanlar tarafından sayfalarında paylaşırlarken, birkaç Trabzonlu arkadaşın hâricinde ne paylaşır, ne de beğenirler.
İslâmi geçinen kesime ise ne sözüm olur, ne de sitemim.
Onların gözleri Erdoğan’dan başkasını görmez, milli meseleler de ise zerre hassasiyet, endişe ve merakları yoktur, olmaz da!
Trabzon AKP, CHP, İYİ PARTİ Milletvekilleri ve Parti Teşkilâtları, bunca kirli saldırılara rağmen suskunlar, kendilerine olan güvenlerini kaybetmişler, kültürsüz, bilgi fukarası ve ciddiyetsizler.
Trabzon STK’ların yanında, yazılı ve görsel medya ise her şeyi görüp bildikleri halde nedense umurlarında bile olmaz. Bu durumları çok düşündürücü olsa gerek! Acaba neden?
Bu sorumsuzluk ve adam sendeciliğin sonu;
Gelecek olan neslin esâretidir, kendi vatanında uşak, parya ve hizmetçi olarak yaşamasıdır.
Son kez diyorum ki;
Bu sorumsuzluk, bu ciddiyetsizlik ve bilgisizlikle evlâtlarınıza ihanet içindesiniz. Yapmayın, söz dinleyin, kıymayın onlara!










