• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:55
İlkokullarda Yetiştirme Programı'nın kapsamı genişledi
10:36
ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
01:43
20 gümrük memuru gözaltında
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Ali Kemal Gül
  3. Bu Yazımı Çocuklarınıza Vasiyet Olarak Bırakınız!
Yayınlanma: 06 Temmuz 2026 - 00:13
Güncelleme: 06 Temmuz 2026 - 00:15

Bu Yazımı Çocuklarınıza Vasiyet Olarak Bırakınız!

06 Temmuz 2026 - 00:13
Güncelleme: 06 Temmuz 2026 - 00:15
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Bu Yazımı Çocuklarınıza Vasiyet Olarak Bırakınız!
Ali Kemal Gül
Bakış

Muhterem okuyucu, Karadenizin Dedekorkutu Trabzon Lisesinden sınıf arkadaşım,  usta kalem, Orhan Kılıçoğlu’nun bu yazısını okuyun, eğitim çağındaki çocuklarınız için yazının bir çıktısını alın, lütfen.
*
Önce bir hatırlatma;
Dün Osmanlıyı çökerten dönme ve devşirmelerin torunları son yıllarda ''Osmanlıcılık'' kisvesine bürünerek bu sefer de Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmanın peşindeler!
Bunların gerçekten samimi birer Osmanlıcı olduğuna inanmamız için, o mel'un dedelerinin mezarları başına giderek ''Ey dede, sen ne aşağılık bir şerefsizmişsin ki, sizi yedirip barından koca Osmanlı'ya puştluk yaparak içeriden çökerttiniz'' demelerini bekliyoruz.
Derler mi?
Asla demezler!
Çünkü yeni Osmanlıcılar da en az dedeleri kadar puşt ve alçaktırlar
638 YILLIK OSMANLI DÖNEMİNE BAKILDIĞINDA;
215 Sadrazamdan;
78 i Türk,
137 si Ermeni- Rum- Sırp vesaire.
161 Kaptan-ı Deryadan;
48 i Türk,
118 i dönme ve devşirme.
166 Baş Defterdardan (Maliye Bakanı)
24 ü Türk,
142 si Ermeni- Rum vesaire.
NE BÜYÜK BİR GAFLETTİR Kİ;
1453 den sonra ki 469 yıl dönmelerin devridir.
TÜRK KELİMESİ AŞAĞILIK SIFATI İDİ.
Atatürk'ün ''Ne Mutlu Türk'üm Diyene'' sözünü söylemesine kadar ki geçen zaman süresince, Osmanlıyı kuran milletin adı olan Türk kelimesi, imparatorluğa sızan dönme- devşirmeler ve şımaran azınlıklarca ''AŞAĞILIK SIFATI'' olarak kabul ediliyordu.
TÜRKLERE REVA GÖRÜLEN AŞAĞILIK SIFATLARI;
Pis Türk- Kokar Türk- Hırsız Türk- Namussuz Türk- Beyinsiz Türk- Akılsız Türk.
Şimdi anladınız mı ''Ne Mutlu Türk'üm Diyene'' sözünü dağlardan taşlardan, kitaplardan silmeye kalkanların soylarını cibilliyet ve ne denli hain olduklarını?
ELİN GAVURU VE İÇİMİZDE Kİ HAİNLER!
Sözlerime önce, ünlü bir Alman Düşünürünün şu sözleriyle başlamak istiyorum;
‘’Şu Türkler keşke Almanya’yı da alsalardı, ancak bu sayede insanca bir hayat yaşayabilirdik’’
Bugün üzerinde yaşamış olduğumuz Anadolu coğrafyasından gelip geçmiş olan irili ufaklı kavimlerin hayatlarını en ince teferruatlarına kadar anlatan ‘’ANADOLU KAVİMLER TARİHİ’’ yazılarak bir kitap hâlinde okumamız için elimize verilseydi; inanıyorum ki daha kapağını açar açmaz etrafa yayılacak olan iğrenç ve ağır ceset kokularından burnumuzun direği kırılır, şiddetli mide bulantısından mütevellit kusabilmek için en yakınımızda bulunan lavaboya koşar, kitabı da kazdığımız derince bir çukura gömüp üzerini kapatmayla da kalmayıp, bolca da kireç dökerdik….
Çünkü okumak için elimize aldığımız bu kitap; sayfa araları irili ufaklı onlarca millet, devlet ve kabile cesetleriyle dolu olan bir milletler kabristanlığından farksızdır….
İrili ufaklı bir ‘’KAVİMLER KABRİSTANLIĞINDAN’’ ibaret olan Anadolu coğrafyasında huzura hasret bir şekilde yaşayan, çeşitli dilleri konuşan ve farklı soylara mensup olan halk tabakaları, Türklerin Selçuklular olarak Anadolu’ya gelmelerine kadar geçen çok uzun seneler içerisinde; kan, gözyaşı ve tarifi imkânsız acılarla kıvranarak çok büyük işkencelere katlanmışlardır…
Önce Selçuklu, daha sonraları Osmanlı Türkü’nün hâkimiyet sahasına dâhil olan Anadolu toprakları asırlar süren Türk hâkimiyetinin sonucunda, daha önceleri büyük acılar içinde kıvranan gayr-i Müslim kavimler için bile sulh ve sükûn içinde, MAL, CAN ve NAMUS EMNİYETİ SAĞLANMIŞ OLARAK insan haysiyet ve onuruna yakışır bir hayat sürmeye müsait ve müstesna bir ortama dönüştürülmüştür…
Böylesine âdil ve merhamet ehli bir millete, bu milletin devletine, kimliğine, tarihi ve kültürüne düşman olabilmenin tek bir sebebi vardır ki bu sebep de iman fukaralığı, alçaklık ve soysuzluktur!
Hiç kimseden;
Nimetini,
Şefkatini,
Merhametini
Ve de adaletini esirgememiş böylesine asil ve soylu bir milletin kurmuş olduğu, Selçukluyu da içine alan Osmanlı'nın devamı niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve bu devleti kuran başta Atatürk ve bütün Komutanlarına düşman olan, kin ve husumet besleyen kişilerin damarlarında mutlaka başka bir milletin necis kanı, gönlünde ise İslâm'dan başka bir dine iman vardır.
TÜRK'ÜN EN BÜYÜK HATASI;
Türk'ün halen daha devam eden en büyük hatası ki bu aynı zamanda Türk'ün kendi kendine de ihanetidir; gayri millileri ve gayri Müslimleri devletin içine sokmalarıydı. Gayri milli ve gayri İslâmi olanlara adaletinin, merhametinin, nimetinin dışında devlet içinde en küçük bir görevi dahi vermemeliydi.
Osmanlı Türk İmparatorluğu’nu işte bu hatası yıkmıştır.
Osmanlıyı çökerten bu hata Atatürk ile son bulmasına rağmen, Atatürk'ten sonra Osmanlının bu hatasını işlemeye devam ettik.
Yusuf Halaçoğlu'nun tespitleri bunun en güzel delilidir.
Halaçoğlu, zamanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün makamına çıkarak kendisine ''Bakanlar Kurulunda TÜRK OLAN sadece iki kişi mevcut'' demişti.
Daha söylenecek söz mü kaldı ki?
Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Osmanlıcılık gibi bahanelerle tasfiye etmek isteyenlerin her biri, dün koca Osmanlıyı çökerten gayri milli çetelerin gayri mili ve gayri insani torunlarındır.
Ey Allah'ın dini İslâm'a iman edenler!
Ey haysiyet ve şeref sahibi olduğunu söyleyenler!
Ey vatanını sevip, karısının- kızının ırzını ve namusunu düşünenler!
Türkiye Cumhuriyeti Devlet’inin de, Osmanlı Türk İmparatorluğu gibi gayr i milli hainler tarafından çökertilmesine dur demek için tek çaren var!
O çare;
Mili birlik ve beraberlik şuuru ile kenetlenerek, başına geçireceğin insanların kanlarının Türk kanı olmasına dikkat etmek üzerine vacip olan ana görevindir. 

"1908 yılında Osmanlı genel nüfusu 32.101.384 kişi idi. Bu nüfusun 26.625.993'ü Müslüman Türkler, Araplar, bir kısım Arnavut, Boşnak ve Kürtlerdi. Geriye kalan 5.475.391 kişi de çeşitli millet ve mezheplerden Hristiyanlardı.
1911-1912 Trablusgarp Savaşı nedeni ile 1.310.000 kişi, 1912-1913 Balkan Savaşı ile de 3.490.656 kişi elden çıktı. 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı'na 27.300.278 genel nüfusu ile girildi. Nüfusun yüzde 41'i Türk, yüzde 28'i Arap ve yüzde 5'i Kürt, geri kalanı ise Müslüman olmayan diğer unsurlardı.
1919 yılında İstanbul Hükümeti barış konferansında verdiği muhtırada savaş sonrası nüfusu şöyle açıklamıştı:
Anadolu ve vilayetlerinde kalan 11.750.000 nüfusun yüzde 78'i yani 9.291.346'sı Müslüman Türkler ve Kürtler, yüzde 9'u yani 1.014.612'si Rumlar, yüzde 5'i yani 542 bin 572'si Ermeni, yüzde 8'i ise Musevi ve diğer yabancı unsurlar...
Anadolu'nun kontrolü dışında İstanbul'da 823.482 (580.482'si Türk ve 242.550'i Rum ve Ermeni olmak üzere 823.482 kişi yaşamaktaydı.) Doğu Trakya'da 631.094 nüfus bulunmaktaydı. Yabancılar ile iş birliği içindeki yaklaşık 1.5 milyon Rum ve Ermeni nüfustan çıkarıldığında İstiklal Savaşı'na giren Türk nüfusunun 9.441.894 olduğu anlaşılır.
Bu durumda Osmanlı Devleti 1908'den 1920 yılına kadar 12 yıl zarfında 22.659.490 insanını kaybetmiştir.
1911 yılında 22.5 milyon olan Türk nüfusu ise 1923 yılına gelindiğinde 9.5 milyona inmiştir.
Yani 12 yılda 13 milyon Türk katledilmiştir."
*
Peki ABD'nin o zamanki hedefi neydi? ABD Kongresi, 1896 yılında Türkiye'nin Hristiyanlaştırılması için yapılacakları karara bağlamıştı. 100 yıl geçtikten sonra açıklanan belgeyi emekli amiral İlker Güven 2007'de bulup yayınlamıştı. Ben de o tarihten beri zaman zaman bu belgeye atıf yaparım.
Gizli kararın c ve d paragrafları şöyleydi:
* "Uluslararası Hıristiyan Komitesince geçici bir Hıristiyan yöneticinin Türkiye'nin başkanı olarak seçilmesini müteakip, Osmanlı İmparatorluğu'nun mevcut bölgelerinin sınırlarla ayrılması, bu bölgelerin Hıristiyan eyaletleri kabul edilip, Hıristiyan gücünün Türkiye Birleşik Devletleri adında toplanması sağlanacaktır.
* Geçici hükümet Türkiye Birleşik Devletlerinin sınırlarının içerisindeki etnik özelliklerine uygun olarak oluşacak Ermeni devleti müttefikimize, tüm Hıristiyan devletlerinin askerî destek sağlamaları istenecektir."
*
Kısacası, Türkiye topraklarını işgal etmek için "Ermeni soykırımı" iddialarını uydurdular. Türk Milleti, milyonlarca evladını şehit verdikten sonra Atatürk dehası ile bu tehdidi savuşturdu.
Son dönemde bu yalanları yeniden pişirdiler. Maksat bugün de aynıdır. Nüfusu 83 milyonu aşan Türk kimlikli Türkiye işlerine gelmiyor.
İçeride kim ki Atatürk'e düşmanlık ediyor; biliniz ki ABD Kongresi'nin bu kararına hizmet etmektedir!..

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi - 18 Temmuz 2026
  • 15 Temmuz İhanetini Kavramak - 14 Temmuz 2026
  • Başbuğumuz Atatürk'ü Kavramak - 11 Temmuz 2026
  • Dil Milli Birliğin Çimentosudur - 28 Haziran 2026
  • Aile Kavramı - 26 Haziran 2026
  • Kerbelâ Olayı ve Çağları Aşan Mesajı - 20 Haziran 2026
  • Türk Kadını - 16 Haziran 2026
  • Hicri Yeni Yıla Girerken - 13 Haziran 2026
  • Duyarlılık - 09 Haziran 2026
  • Osmanlıda Hor Görülen Türk - 03 Haziran 2026
  • Bayram Vesilesiyle - 26 Mayıs 2026
  • Atatürk ve Din - 23 Mayıs 2026
  • 19 Mayıs 1919 'un Yol Haritası - 19 Mayıs 2026
  • Tek Adama Yönelik Rejim - 13 Mayıs 2026
  • Anneler Gününe Dair - 09 Mayıs 2026
  • Türk Olmanın Gururu - 05 Nisan 2026
  • Sevgililer Günü Vesilesiyle… - 13 Şubat 2026
  • Allaha İnanç Üzerine - 31 Ocak 2026
  • Satılık Olmak Da Zor Zanaat Arkadaş! - 24 Ocak 2026
  • İbadetlere Dair - 17 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 20
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
MEB Şube Müdürlerinin İdari Amirlik Yetkisi Hiyerarşinin Vazgeçilmez Unsurudur
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Özel İdare'de Sınavlar Yine Tartışma Yarattı..
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-7
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
Ali Kemal Gül
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Şerife Güven
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Şevket Sezer
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Çok Okunan Haberler
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125 bin
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125...
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına tepki
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına...
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo