• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
23:01
Bakırköy'de Yargıya Müdahale Soruşturması: Hakimin de Aralarında Bulunduğu 8 Kişi Tutuklandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
  3. Birliğe Çağrı Nasıl Olmalıdır?
Yayınlanma: 04 Ekim 2026 - 22:33

Birliğe Çağrı Nasıl Olmalıdır?

04 Ekim 2026 - 22:33
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk

Eğer toplumdaki bölünmüşlüğün nedenini tek bir cümle ile ifade edecek olursak, o da hukuka ve adalete olan güvenin azalmasıdır. Today yönetenlerin toplumu birlik ve beraberliğe davet etmesi bir anlam ifade etmiyor. Çünkü birliğe çağıranlar; "Gelin zulümde değil adalette birlik olalım, gelin haksızlıkta değil hak üzere birlikte olalım, gelin sefalette değil refahta birlik içinde olalım" demiyor. "Gelin benim etrafımda toplanın, ben ne dersem öyle yapın" diyor. Bu bir birlik ve beraberlik çağrısı değil; "Benim yaptıklarımı onaylayın" çağrısıdır.

Eğer zulümde değil adalette birliğe çağrılsaydık ve burada birleşmiş olsaydık; hukuk tarafsız ve adil işletilseydi ne fon krizi, ne MHK’deki usulsüzlükler ne de CHP’li belediyelere yapılan operasyonlar bu denli tartışma konusu olurdu. İnsanlar artık var olanın çok ötesinde başka şeylerin olduğundan şüphe duymuyor ve hukukun güçlüye işlemediğine inanıyor. Kiminin ayağı kayıp yan bassa sorgusuz sualsiz içeri alınırken ve en ağır cezalara çarptırılırken, kimisinin her hatasının sümen altı edildiği inancı toplumda ne yazık ki yaygındır.

İşte bu yüzden bölünmüşlük her olayda kendisini gösteriyor. Birileri fon yolsuzluğunun ortaya çıkmasına tepki gösterip "Neden üstü örtülmedi?" hadsizliğinde bulunarak kendilerine usulsüzlük ve yolsuzluğu hak görürken, bir başkası bu fon üzerinden başörtüsü ve dini değerleri aşağılama hadsizliğine soyunuyor. MHK’deki usulsüzlükte birileri belli bir takımı sorumlu tutarken, bir başkası yine rakip takım yöneticilerini suçluyor. CHP’li belediyelere yapılan operasyonları kimi "siyasi intikam, rakibi bertaraf etme ve hukuki darbe" olarak nitelerken, bir başkası "Efendim bir şey yapmışlar ki alınıyorlar" diyerek kestirip atıyor.

Bilindiği üzere hiçbir devlet işleyişinde idari yazışmalar ya da talimatlar "Yüce Türk Milleti Adına" başlamazken, yargı kararları "Yüce Türk Milleti Adına" verilmektedir. Bu, hukukun devleti ve milleti temsil noktasındaki yegâne güç olduğunun en belirgin göstergesidir. O halde bu kurumun kararlarına olan güvensizlik, devlete ve millete olan güvensizliği de beraberinde getirir. İnsanlarda böyle bir güvensizlik oluşmuşsa, kafasına vurarak veya baskı yaparak güven sağlayamazsınız. Toplumu güven içinde yaşatması gereken kurumların güvensizlik vermesi, herkesi umutsuzluğa sevk eder.

Eğer haksızlıkta değil hak üzere birlikte olmaya çağrılsaydık, kim haksızlık yaparsa yapsın hep birlikte karşısına dikilirdik. Tek ses olurduk; kimse kendi hırsızını, arsızını savunma pişkinliğine düşmezdi, utanırdı, yüzü kızarırdı. Kimse kirli çamaşırları, kirli bulaşıkları temizlemek için deterjan görevini üstlenmeye kalkmazdı. Hukuka güvenle birlikte, "kimsenin yaptığı yanına kâr kalmaz" inancı toplumda yaygınlaşırdı. Böylece birlik ve beraberlik kâğıt üzerinde ya da mikrofon yankılarında kalmaz, gerçekten sağlanmış olurdu.

Sefalette değil refahta birlik ve beraberliğe çağrı yapılmış olsaydı herkes hakkına razı olurdu. Milyonlarına milyon katmak için dolambaçlı yollara başvuranlar bu kadar rahat hareket edemezdi. Yetimin, fakirin, garip gurebanın hakkı korunurdu. Kimine kepçeyle, kimine çay kaşığıyla vermek dahi çok görülmezdi. Garipten alınıp zengine verilmezdi; geçinemiyorum diyen emekli polis intihar etmezdi. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınır, sosyal adalet sağlanırdı. O halde birlik ve beraberlik öyle kuru lafla sağlanmaz; bunun için önce samimi ve içten olmak gerekir.

Toplumdaki bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak için asgari ölçülerde birlik ve beraberliğin tesisi şarttır. Birlik ve beraberlik ise ancak güven ile inşa edilebilir. Güven; içten gelen vicdani, akli ve iradi bir bakışın sonucudur. Şahıslar arasındaki güven için iki tarafın da güvenilir olması gerekirken; hukuka, dolayısıyla devlete olan güven o kişiyle ilgili değil, hukukun iş ve eylemlerinin vatandaşta bıraktığı izlenimle, yönetenlerin tutum ve davranışlarıyla ilgilidir. Dolayısıyla korkutarak ve baskılayarak bir insanın güvensizlik duygusunu güvene çeviremezsiniz.

Sonuç olarak, sürekli birlik çağrısı yapmanıza bile gerek yoktur; icraatlarınızla zaten birlik ve beraberliği sağlarsınız. Bunun için vazgeçilmez ölçünüz adalettir. Adalet bir devletin lokomotifi ise diğer kurumlar birer vagon gibidir. Lokomotif nereye giderse vagonlar da onu takip eder. Tarih boyunca tüm ilim ve irfan sahipleri "Bir devletin büyüklüğü dağıttığı adalet kadardır" görüşünde birleşmişlerdir.

Devleti büyütmek için fiziki yatırımlardan çok daha önemli bir şey vardır: O da ADALETTİR.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Siyaset, Fon, Seyyanen Denklemi - 27 Eylül 2026
  • Eğitimde Yap Boz Oyunu Bitmelidir - 13 Eylül 2026
  • Çürümüşlükle Savaş Kaçınılmazdır - 03 Eylül 2026
  • Eğitimde Fırsat Eşitliği Var mıdır? - 10 Ağustos 2026
  • Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz - 12 Temmuz 2026
  • TÜİK Rakamlar Sana İnanmamam Gerektiğini Söylüyor - 04 Temmuz 2026
  • LGS üzerine!.. - 13 Haziran 2026
  • Lisedeki Protestonun Düşündürdükleri - 07 Haziran 2026
  • Müdür ve Yardımcıları Akademiye - 13 Mayıs 2026
  • ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!.. - 13 Nisan 2026
  • İki Sendika İki Genel Başkan - 29 Mart 2026
  • Bir Öğretmen Daha Kıydılar!.. - 03 Mart 2026
  • Ana Okulu Öğretmenleri İsyanda - 05 Şubat 2026
  • Emekli Dernekleri Ve Bankalar - 04 Şubat 2026
  • Öğretmen Akademileri ve Barınma Sorunu - 20 Ocak 2026
  • Öğretrmene Rotasyon Geldi - 09 Ocak 2026
  • 5 Ocak Hüsran Değil Umut Olsun - 03 Ocak 2026
  • Maaştaki Oyun - 27 Aralık 2025
  • Tadavisi Zor Haslalıklar - 17 Aralık 2025
  • Öğretmen Ataması Yetersizdir - 22 Kasım 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 21
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Kamu Makamları Çözüm Yeridir, Cümle Kapısı Kapama Yeri Değil
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Burnundan Soluyan Türk Milleti Son Sözünü Söylemeden Tarihin Akışı Değişmez.
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Ücretli Öğretmenlik Görevlendirmeleri Bakanlık Tarafından Merkezi Olarak Yapılmalıdır
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Fon Skandalı- Yatırım Dolandırıcılığı
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Geleceğin Anahtarı: Eğitim Mücadelesi Ve Ortak Sorumluluklarımız
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Birliğe Çağrı Nasıl Olmalıdır?
Okullarımızın Güvenliği Öncelikli Meseledir
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Okullarımızın Güvenliği Öncelikli Meseledir
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Türk Dil Bayramı mı?..
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Muson Yağmurlarının Gölgesinde Bir Sri Lanka Hatırası: Pettah'tan Negombo'ya(2)
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?
Misafir Yazılar
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?
Bir Ömür Sürdü Kavgam, Bir Ömür Daha Sürsün!
Orhan KILIÇOĞLU
Bir Ömür Sürdü Kavgam, Bir Ömür Daha Sürsün!
Üç Nokta (…)
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Üç Nokta (…)
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe
Türk Ocakları'ndan
Adalet, Liyakat, İstişare, Murakabe
Sisli Havaların Çağrısı: Çelik İrade ve Türklük Bilinci
Şerife Güven
Sisli Havaların Çağrısı: Çelik İrade ve Türklük Bilinci
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
"Bugünkü Ermenistan Toprakları Türklerin Yurduydu"
Şevket Sezer
"Bugünkü Ermenistan Toprakları Türklerin Yurduydu"
Çok Okunan Haberler
50 Yılın Ardından Mezun Oldukları Beşikdüzü Öğretmen Okulu Binasını Ziyaret Ettiler
50 Yılın Ardından Mezun Oldukları Beşikdüzü Öğretmen Okulu Binasını...
YKS ek tercih sonuçları açıklandı
YKS ek tercih sonuçları açıklandı
Anayasa Mahkemesi'nden Tarihi Karar:
Anayasa Mahkemesi'nden Tarihi Karar: "Süresiz Nafaka" Uygulaması İptal...
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo