• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
21:36
Borsa İstanbul'da Rüşvet İddiası: Eski Genel Müdürün Tutuklanma Gerekçesi Ortaya Çıktı
21:32
Fon skandalında 'fetva' belgeleri ortaya çıktı: Cumhurbaşkanlığı Kurulu üyesinin de imzası var
13:07
Ekim Enflasyonunda "Farklı Rakamlar" Tablosu: TÜİK, ENAG ve İTO Arasındaki Uçurum Büyüyor
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Şerife Güven
  3. Buluşmak, Direnmenin Adıdır
Yayınlanma: 03 Kasım 2026 - 20:08

Buluşmak, Direnmenin Adıdır

03 Kasım 2026 - 20:08
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Buluşmak, Direnmenin Adıdır
Şerife Güven
Asena'nın yüreğinden

İstanbul Atatürk Eğitim'in bu seneki ara toplantısı, Sandıklı Hüdai Kaplıcaları'nda gerçekleştirildi. Müdürümüz, öğretmenlerimiz ve 1975-1980 dönemi öğrencileri olarak termal otelde bir araya geldik.

Yıllardır sürdürdüğümüz bu buluşmalara genel anlamda "Ahde Vefa Toplantısı" diyoruz. Çünkü bizim için bu toplantılar, yalnızca eski arkadaşların bir araya gelerek hasret gidermesinden ibaret değil. Aynı zamanda geçmişe, dostluğa, ülküdaşlığa ve birlikte verilen mücadeleye sahip çıkmanın bir ifadesidir.

Peki, ahde vefa nedir? Ülkücülükle nasıl bir bağı vardır?

Ülkücü; Türk milletinin geleneklerini, göreneklerini, töresini ve karakter özelliklerini şahsında toplayan, bu değerleri hayatında yaşayan insandır. Maddi baskılar, nefsani arzular ve hayatın getirdiği olumsuz şartlar karşısında inandığı değerlerden taviz vermeyen, zamanın aşındırıcı etkisine karşı direnen kişidir.

Bana göre ülkücünün en önemli özelliklerinden biri de ahde vefadır.

Ülkücü; bir zamanlar uğruna ölümü bile göze aldığı ülküsüne, davasına, ailesine, dostlarına ve sevdiklerine karşı vefasını koruyabilen insandır. Eğer insan, bir zamanlar yüreğinde taşıdığı değerleri zamanla unutuyor, menfaatleri uğruna terk ediyor ve geçmişini gönlünden siliyorsa burada ciddi bir değer kaybı başlamış demektir.

İşte bu yüzden ahde vefa, bizim için vazgeçilmez bir özelliktir. Bu konuda direnmek, geçmişimize ve kendimize karşı sorumluluğumuzdur.

İŞTE ATATÜRK EĞİTİM'İN ÜLKÜCÜLERİ…

Bir dönemin adsız kahramanları, mücadele insanları… Gençlik yıllarında nice zorluklara göğüs germiş, mücadele arkadaşlarını kaybetmiş, pek çok arkadaşını kendi elleriyle toprağa vermiş insanlar…

Bugün Türkiye'nin farklı şehirlerinden kalkıp bir araya geliyor, yılların hasretini gideriyor, eski günleri yâd ediyorlar.

Bu yıl, efsane müdürümüz Namık Özer Erdoğan'ın isteği doğrultusunda Sandıklı Termal Otel'de buluştuk.

Elbette yıllar içerisinde birlikte çıktığımız bu yolda farklı yönlere savrulanlar, inandığımız değerlerden taviz verenler oldu. Şehitlerimizin emanetine ve ortak mücadelemizin hatırasına gereken vefayı göstermeyenler de çıktı.

Biz böyle bir anlayışla aynı yolda yürüyemezdik. Ahde vefayı hayatında yaşatmayanlarla yol arkadaşlığımızı sürdüremezdik.

Biz de yollarımızı ayırdık.

"Sizler bildiğiniz yolda ayrı yürüyün." dedik.

Çünkü bizim için ülküdaşlık, yalnızca geçmişte aynı sıralarda oturmuş, aynı heyecanları yaşamış olmak değildir. Ülküdaşlık; zor günlerde birbirinin yanında durmak, ortak hatıralara sahip çıkmak ve geçmişte verilen mücadelenin sorumluluğunu bugün de taşıyabilmektir.

Üç gün süren toplantımız sohbetlerimiz, hatıralarımız ve neşeli anlarımızla çok güzel geçti. Yılların biriktirdiği özlemi giderdik, eski günleri yeniden yaşadık.

Bu buluşmanın bizim için en kıymetli taraflarından biri de müdürümüzün ileri yaşına rağmen aramızda bulunmasıydı.

Namık Özer Erdoğan Hocamız, Türkiye'nin genel durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kendisine yönelttiğimiz soruları cevaplandırdı, bilgi ve tecrübelerini bizlerle paylaştı.

Namık Hocam bizim önümüzde bir meşale gibidir. Takıldığımız her konuda, aklımızın karıştığı her durumda başvurduğumuz rehberimizdir. Grubun babasıdır. Herkese bir şekilde yetişir, destek olur. Onun varlığı, bizim için yalnızca bir öğretmenimizin aramızda bulunması değil, ortak geçmişimizin ve birlikteliğimizin yaşaması demektir.

Öyle bir sevgi, öyle bir bağlılık bizimkisi…

ÜLKÜCÜ OLMAK ZORDUR!

Hele ülkücülük iddiasını bir ömür boyu korumak, inandığı değerlerden taviz vermeden yaşamak çok daha büyük bir sorumluluktur.

İşte bu toplantıların, bu buluşmaların altında yatan gerçek de budur.

DİRENMEK!

Nasıl mı?

Hayatın bütün zorluklarına karşı direnmek…

Maddi baskılara, menfaat ilişkilerine ve nefsani arzulara karşı direnmek…

Bunca haksızlığa, baskıya, zulme ve üzerimizde oynanan oyunlara karşı direnmek…

Türk milletinin birliğine ve bütünlüğüne, bölünmesine ve parçalanmasına yönelik girişimlere karşı direnmek…

Belki diyeceksiniz ki: "Siz küçük bir grupsunuz, bütün bunları nasıl başaracaksınız?"

Hani Hz. İbrahim'i yakmak için hazırlanan ateşi söndürmek amacıyla ağzında su taşıyan karıncanın hikâyesi vardır ya…

İşte bizimki de o hesap!

Karınca, taşıdığı suyun ateşi söndürmeye yetmeyeceğini biliyordu. Ama en azından safını belli etmek istiyordu.

Bizim yaptığımız da bundan farklı değil. Safımız belli olsun istiyoruz.

Bütün olumsuzluklara rağmen hâlâ davasını, ülküdaşlığını, dostluğunu ve geçmişini yüreğinde yaşatan bir grup insanız. Belki sayımız az ama ortak hatıralarımız, değerlerimiz ve birbirimize karşı sorumluluklarımız var.

Bizim için önemli olan kalabalıklar değil, inandığımız değerlerin arkasında durabilmektir.

Hâlâ arkadaşının iyi gününde de kötü gününde de yanında olan, okul yıllarında eline geçen harçlığı nasıl arkadaşlarıyla paylaşıyorsa bugün de imkânları ölçüsünde dostuna destek olan insanlar var aramızda.

İşte Atatürk Eğitim'in bu toplantısı, bütün bunların yaşandığı bir gönül birlikteliğidir.

Bizler, bir döneme imzasını atan, kendi hikâyesini yazan ve nice arkadaşını toprağa vermiş bir okulun öğrencileriyiz.

Meslek hayatımız boyunca davamızdan taviz vermemeye gayret ettik. İnandığımız değerleri korumayı, geçmişimize sahip çıkmayı ve ülküdaşlık hukukunu yaşatmayı kendimize görev bildik.

Elbette hayat herkesi farklı sınavlardan geçirdi. Yollar ayrıldı, düşünceler değişti, insanlar farklı tercihlerde bulundu. Ancak biz kendi yürüdüğümüz yolu ve değerlerimizi korumaya çalıştık.

Bugün hâlâ aynı sofranın etrafında buluşabiliyor, birbirimizin hatırını sorabiliyor, geçmişin güzel hatıralarını paylaşabiliyorsak bunun adı ahde vefadır.

Aynı ayak izlerine basarak yolumuza devam ediyoruz. Ömrümüz oldukça da bu birlikteliği yaşatacağız, inşallah.

Şimdiden gelecek yıl Elazığ'da gerçekleştireceğimiz toplantıyı dört gözle bekliyoruz.

Bu güzel buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen Mehmet Başer Başkanımıza ve Lütfi Yüksel arkadaşımıza gönülden teşekkür ediyoruz.

Unutulmamalıdır ki bazı buluşmalar yalnızca insanları bir araya getirmez; geçmişi geleceğe taşır. Bazı dostlukları zaman eskitemez, bazı değerleri hiçbir menfaat değiştiremez.

Bizim buluşmalarımızın anlamı da işte tam olarak budur.

ÇÜNKÜ BİZİM İÇİN BULUŞMAK, SADECE HASRET GİDERMEK DEĞİL; GEÇMİŞE, DOSTLUĞA VE DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR.

BULUŞMAK, DİRENMENİN ADIDIR!

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Mücadele Ateşi Sönmeyecek: Beyşehir'de Esnafın Nabzı ve İYİ Parti'nin Kararlılığı - 16 Ekim 2026
  • Sisli Havaların Çağrısı: Çelik İrade ve Türklük Bilinci - 01 Ekim 2026
  • Kutlu Rüyalar Görmeliyiz - 03 Ağustos 2026
  • Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok! - 18 Temmuz 2026
  • Destanların Gölgesinde Bir Uyanış: Tandoğan'da Yükselen Anadolu Ruhu - 28 Haziran 2026
  • Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak.. - 20 Mayıs 2026
  • Niçin Türkçüyüz - 04 Mayıs 2026
  • Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır? - 29 Nisan 2026
  • Bir Festivali Daha Geride Bıraktık: Adana Portakal Çiçeği Festivali - 07 Nisan 2026
  • Bu İşte Bizimde Vebalimiz Var - 31 Mart 2026
  • Kadınlar Gününü Türkçü Zihniyetle Kutlama. - 15 Mart 2026
  • İyi Parti Meclis Toplantısında Kadınlarımız - 08 Mart 2026
  • Ülkemizdeki yoksulluğuna Seydişehir Örneği - 05 Mart 2026
  • Renklerin Ardındaki Kadın Hikâyeleri - 15 Şubat 2026
  • Bayrak Namustur: Beyşehir'den Yükselen Milli Ruh - 07 Şubat 2026
  • Ülkücünün Kalitesi - 01 Şubat 2026
  • Ülküdaşım ve Beyim Önder Güven - 19 Kasım 2025
  • Yüce Başbuğ ,Mustafa Kemal Paşa Ruhun Şad Olsun.. - 15 Kasım 2025
  • Seydişehir'de Cumhuriyet Bayramı Coşkusu. - 31 Ekim 2025
  • Vefasızlığa Teslim mi Olalım? - 05 Ekim 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 13
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Orhan KILIÇOĞLU
Orhan KILIÇOĞLU
T. C. İsmi Bir Hadisten Alınmıştır
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Emeklinin Umudu Cumhurbaşkanımızda
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Çerçeve Yasanın Hukuki Ve Siyasi Açıdan Değerlendirmesi
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Tuz Kokmadan, Töre Bozulmadan: Titre ve Kendine Dön!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memurun Ekmeğiyle İlgilenmeyenler, Sendikal Özgürlüğüne Göz Dikti!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Cumhuriyetin Üzerine Titremek
Yarım Asırlık Bir Rüzgâr, Birkaç Damla Yaş: Sandıklı'da Vefa ve Candaşlık Destanı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yarım Asırlık Bir Rüzgâr, Birkaç Damla Yaş: Sandıklı'da Vefa ve Candaşlık Destanı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Emekliyi Umutlandıran Sözler
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Uzman Ve Başöğretmen Tazminatının Emeklilikte Devamı İçin MEB'e Ve Cimer'e Dilekçe Yazıyoruz
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
MEB, OECD ve PİSA Raporu
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Mezhep Ayrışması ve Çaldıran
30 Ağustos
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
30 Ağustos
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Misafir Yazılar
Milliyetçiliğin kalesi imişler
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Siyasal İslam'ın Analizi Ve (İslamcılığın) İflası: 2
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Ali Kemal Gül
Bilge Kağan Yasası: En Eski Türk Anayasası "Töre"
Öz Eleştiri İhtiyacı
Türk Ocakları'ndan
Öz Eleştiri İhtiyacı
Buluşmak, Direnmenin Adıdır
Şerife Güven
Buluşmak, Direnmenin Adıdır
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Köksal Cengiz
Türkçe Düşün, Türkçe Konuş, Türkçe Yaz!
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Şevket Sezer
Atatürk Neden Göktürk Alfabesine Dönmedi?
Çok Okunan Haberler
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî Gazete’de
Memur Maaşlarına Zam Çerçevesi Belli Oldu: 2027 Yılı Programı Resmî...
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve Dersleri Kapsıyor?
MEB’den Ortak Yazılı Sınav Sistemi Rehberi: Hangi Sınıfları ve...
Sağlık Hizmetlerinde Elektronik Onay Dönemi Başladı
Sağlık Hizmetlerinde Elektronik Onay Dönemi Başladı
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo