Emekli maaşına yapılması düşünülen zammın yeni mağduriyet ve adaletsizlik yaratması kabul edilemez. Emekli maaş zammı, sadece en düşük emekli maaşı alan kesimi memnun etmek üzerine kurulmamalıdır.
Görüyoruz ki emeklilere zam gündemde ve ne yazık ki kafaları karıştıran formüller de gündemde... Yok yaş formülü, yok çalışan emekli çalışmayan emekli formülü, yok evi olan evi olmayan emekli formülü...
Soruyoruz: Memur emeklisi bu formülün neresinde?
2023'ten beri çalışan memura yapılan seyyanen zamdan mahrum bırakılan memur emeklisi, bu sefer de bu ilginç formüllerle mağdur edilecek gibi görünmektedir. Memur emeklisinin mağduriyeti artık yeter! Bu formüller yerine memur emeklisini refaha ulaştıracak bir maaş zammı planı üstünde kafa yorulmalıdır.
Seyyanen zam mağduru memur emeklisine yapılan adaletsizlik artık son bulmalıdır. Çözüm bellidir!
Emekli maaşına zam yapılacaksa; prim gün sayısı ve yatırılan prim miktarına göre zam yapılmalıdır. Yüksek prim ödeyenler ve prim günü çok olan memur emeklisi mağdur edilmemelidir. Ülkemizde farklı emeklilik türleri vardır ve her emekliliğin kriterleri ile kesintileri farklıdır; bu bağlamda tüm emeklilere eşit zam, adil zam değildir.
Emekli maaşına zam düzenlemesi, sosyal yardım programı ile karıştırılmamalıdır. En düşük emekli maaşı alanlar için bir iyileştirme yapılacaksa bu, sosyal bir destek olarak ele alınmalı; emekli maaşı zammı ile birlikte değerlendirilmemelidir. Çünkü emekli maaşı; aktif çalışma döneminde elde edilen düzenli kazancın emeklilik sonrasındaki karşılığıdır. Bir nevi çalışma hayatı boyunca biriken primlerin devlet güvencesiyle taksitler halinde geri ödenmesidir. Kısacası çalışandan kesilen gelirin, emeklilikte geri dönmesidir.
Bu bağlamda memurdan çalışırken kesilen gelirin, aynı kriterler ve oranlar korunarak memura geri dönüşü sağlanmalı, kayıp yaşatılmamalıdır. İşte bu yüzden emekliye yapılması planlanan zam düzenlemesi; popülist bir planlama ile değil, memur emeklisine hakkı olanı verme üzerinde yapılmalıdır.
Memur emeklisine; 2023 seyyanen zammın yanı sıra, çalışırken ödediği prim gün sayısı ve prim miktarı göz önüne alınarak refahtan payı, bütçeden payı verilmelidir. Ayrıca memur ve memur emeklisine; Toplu Sözleşmeden kaynaklı kayıpları telafi edecek şekilde alacaklı olduğu enflasyon farkı da ek zam ve refah payı olarak sunulmalıdır.
Yapılacak zam çalışması en düşük emekli maaşı alanları memnun etmek üzerine inşa edilmemelidir. Memur emeklisi; yüksek prim miktarı ve fazla prim günü ödediği için cezalandırılmamalıdır.











