Bir kentin veya bir ülkenin geleceğini belirleyen en temel dinamik kuşkusuz eğitimdir. Son dönemde Giresun’umuzun eğitim alanında ardı ardına elde ettiği başarılar, sadece ilimiz adına değil, Türk milli eğitiminin geleceği ve potansiyeli adına da hepimize büyük bir umut veriyor. Türkiye çapındaki derecelerin ardından uluslararası arenada kazanılan başarılar, doğru odaklanma ve disiplinli çalışmayla nelerin başarılabileceğini bir kez daha kanıtlıyor.
24 Temmuz'da kamuoyuyla paylaştığım “GİRESUN MİLLİ EĞİTİMİ'NİN BAŞARI HİKÂYESİ...” başlıklı değerlendirmemde, İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz'ün sahaya dayalı, kapsayıcı çalışma anlayışına dikkat çekmiş; Giresun eğitiminin geleceğinin parlak olduğuna inandığımı ifade etmiştim. Aradan geçen zaman dilimi, bu tespit ve inancımızı haklı çıkarmakla kalmadı, elde edilen somut sonuçlarla bu tabloyu daha da pekiştirdi.
2026 YKS sonuçlarında ortaya çıkan nitelikli dereceler, LGS'de iki öğrencimizin 500 tam puan alarak Türkiye birincileri arasına girmesi, TÜBİTAK yarışmalarında gösterilen performans ve TEKNOFEST'te kazanılan Türkiye şampiyonluğu, eğitimde çıtanın yalnızca teorik derslerde değil, bilim, teknoloji ve araştırmada da ne denli yukarı taşındığını gösteriyor. Başarının tek bir alana sıkışmayıp geniş bir yelpazeye yayılması, kurumsal bir eğitim kalitesinin yakalandığının en açık göstergesidir.
Nitekim bu yerel ivme, geçtiğimiz günlerde sınırları aşarak uluslararası bir boyuta ulaştı.
Giresun Fen Lisesi öğrencisi Batuhan Çelik'in, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Uluslararası Einstein Matematik Olimpiyatı Dünya Finali'nde dünya ikinciliği elde etmesi, göğsümüzü kabartan abidevi bir başarı oldu. Matematik gibi yüksek disiplin, soyut düşünme ve birikim gerektiren bir alanda Anadolu'dan çıkan bir evladımızın dünya devleriyle yarışıp kürsüye çıkması, Türk gençliğine fırsat ve imkân verildiğinde küresel ölçekte neleri başarabileceğinin somut bir nişanesidir.
Kuşkusuz bu tablonun arka planında; öğrencilerimizin bitmeyen azmi, öğretmenlerimizin fedakâr emeği, okul yöneticilerimizin gayreti ve evlatlarına inanan ailelerin koşulsuz desteği yatmaktadır. Ancak tüm bu bileşenleri, enerjiyi dağıtmadan ortak ve yüksek bir hedef doğrultusunda birleştiren yönetim vizyonunu da hakkıyla teslim etmek gerekir.
İşte bu noktada, İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz'ün temsil ettiği yönetim anlayışı ve tesis ettiği ekip ruhu ayrı bir takdiri hak ediyor. Göreve geldiği ilk günden itibaren bürokrasiyi makam odalarından sahaya taşıyan Tokgöz, okulları doğrudan ziyaret ederek öğretmenlerin taleplerini yerinde dinledi, öğrencilerin heyecanına bizzat ortak oldu. Sadece merkezde kalmayıp, ulaşımı ve imkânları en kısıtlı ilçelerimizden biri olan Çamoluk'a dahi defalarca giderek eğitimde fırsat adaletini vurgulaması, modern eğitim yönetiminde saha hakimiyetinin ne denli kritik olduğunu açıkça ortaya koydu.
Bugün gelinen noktada, kazanılan başarıları elbette tek bir kişiye indirgemek doğru bir yaklaşım olmaz. Ancak doğru liderlik ve koordinasyonla hareket eden bir eğitim kadrosunun, uygun iklim sağlandığında ne denli büyük dönüşümler yaratabileceğini de göz ardı edemeyiz.
Dün Türkiye çapındaki derecelerle gururlanırken, bugün dünya olimpiyatlarındaki ikincilikle seviniyoruz. Bu tablo bizlere gösteriyor ki, yerelde doğru kurulan bir eğitim ekosistemi, ulusal düzeyde fark yaratmakta ve nihayetinde küresel çapta bayrak dalgalandırabilmektedir. Yarın ülkemizin dört bir yanından çok daha büyük uluslararası başarı haberlerinin gelmesi, sistemli çalışmanın doğal bir sonucu olacaktır.
Giresun örneğinde görüldüğü üzere; aynı azim, kararlılık ve sahaya dokunan yönetim anlayışı sürdürüldüğü takdirde, Türk milli eğitimi küresel rekabette hak ettiği yeri almaya devam edecektir.
Bu vesileyle, vizyoner liderliğiyle sürece yön veren İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz'ü, il ve ilçe millî eğitim yöneticilerini, okul idarecilerini, meşaleyi taşıyan fedakâr öğretmenlerimizi, bizlere bu gururu yaşatan öğrencilerimizi ve onların arkasındaki gizli kahramanlar olan velilerimizi gönülden kutluyorum.
Eğitimde yazılan bu başarı hikâyesi, yerelden genele ve genelden dünyaya uzanan yolculuğun henüz başındadır. Şimdi çok daha büyük hedeflerle, medeniyetimizin ve geleceğimizin ufkuna yeni sayfalar açma zamanıdır.











