Manisa'da 22 Eylül'de okul yakınında düzenlenen silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralanması, okullarımızda güvenlik konusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Şimdi veliler çocuklarını okula gönderirken haklı bir endişe yaşıyor. Öğrenciler ve okul yöneticileri de ister istemez tedirgin oluyor. Oysa okullar, çocuklarımızın korkarak değil, güven içinde eğitim alacağı yerler olmalı.
Manisa'daki son olay ne yazık ki tek başına değerlendirebileceğimiz münferit bir gelişme değil. Son dönemde farklı illerimizde yaşanan saldırılar, okul güvenliğinin çok daha ciddi ve bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini açıkça gösteriyor. Şöyle yakın geçmişe ve hafızalarımızı tazeleyen o acı takvime bir bakalım:
9 Mayıs 2025 – Giresun: Okulda meydana gelen silahlı saldırıda 2 kadın hayatını kaybetti.
12 Haziran 2025 – Konya: Bir rehber öğretmen silahlı saldırıda hayatını kaybetti.
2 Mart 2026 – İstanbul: Bıçaklı saldırıda 1 öğretmen hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.
14 Nisan 2026 – Şanlıurfa: Okula yönelik silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı.
15 Nisan 2026 – Kahramanmaraş: Okul saldırısında 1 öğretmen ve 9 öğrenci hayatını kaybetti, 15 öğrenci yaralandı.
22 Eylül 2026 – Manisa: Okul yakınında düzenlenen silahlı saldırıda 11 öğrenci yaralandı.
Bu üzücü olayların ardından yetkililerce gerekli tedbirlerin alındığı açıklandı. Ancak Manisa'daki son saldırı, var olan tedbirlerin sürekli gözden geçirilmesi ve gerektiğinde kararlılıkla artırılması gerektiğini bir kez daha kanıtladı. Eğitim yuvalarımızın çevresinde en küçük ayrıntı dahi gözden kaçırılmamalı, olası riskler önceden belirlenerek proaktif adımlar atılmalıdır.
Diğer yandan, Manisa'daki saldırıyla ilgili bazı medya kuruluşlarında; saldırganın sosyal medya ve bazı dizi içeriklerinden etkilendiğine ilişkin soruşturma bilgileri yer aldı. Şüphesiz ki olayın derin nedenlerini yalnızca bu içeriklere bağlamak doğru olmaz. Ancak çocuklarımızın internette ve dijital mecralarda karşılaştığı kontrolsüz içeriklere karşı çok daha dikkatli ve uyanık olunması gerektiği de reddedilemez bir gerçek.
Okul çevreleri, giriş-çıkış denetimleri, güvenlik kameralarının etkinliği, uyuşturucu ve diğer bağımlılık yapıcı maddelerle mücadele, çeteleşme ve suç gruplarının engellenmesi ile sosyal medya üzerinden yapılan tehditler mülki ve idari birimlerce yakından takip edilmelidir.
Nihai temennimiz nettir: Çocuklarımız okula korkuyla değil, güvenle gitmeli; velilerimiz de onları her sabah uğurlarken “Acaba bugün bir şey olur mu?” endişesini taşımamalıdır. Yeni eğitim öğretim yılının tüm çocuklarımız, öğretmenlerimiz ve velilerimiz için kazasız, belasız, huzurlu ve tam bir güvenlik içinde geçmesini diliyorum.











