Yaz tatili başlıyor şimdi çocuklara hem dinlenmeli hem verimli bir tatil planlama zamanı...
Çocuklarımız için yaz tatilini tamamen eğlence ve konfor üzerine palanlama hatasına düşmemeyemdikkat etmeliyiz.
Hele hele "Aman çocuğum çocuğum sıkılacak" kaygısına asla düşülmemeli. Çocuğum yaz okuluna mı gitse? Acaba ne kursuna göndersek? Hangi etkinlik popüler? Hangi kitapları alsak, okur mu acaba? Tatil ödevleri yok mu? Daha birçok soru ve cevapları… Çocuklar için birçok uğraş bulabilirsiniz ama mutlu olmayacaklar. Kısa bir süre içinde onun için hazırladığınız tatil planlarından, mutlu olsun diye aldığınız oyuncaklardan hemen sıkılacak. Oflar, puflar başlayacak. İzin verin onlara, sıkılsınlar, sıkılmak harekete geçirir insanı...
Çocuğum sıkılmasın, mıtsuz olmasın derlen herşeyi çabuk ve kolay elde edebilen, memnun olmadıkça yeni alternatifler sunulan, doyumsuz bir nesil yetiştirildi. Ve artık doyurmakta zorlanıyorsunuz.
Bırakın onları, başlarının çaresine bakmayı öğrensinler. Hayatı tanısınlar.
Hayatın sıkılmaya fırsat vermediğini yaşayarak öğrensinler.
O halde sorumluluk yükleyin onlara. Kendi çocukluğunuzdaki yaşantıyı yaşama fırsatı verin mesela…
Evde görevleri olsun. Yükünüzü paylaşırken, becerileri de gelişsin.
“Ne zormuş” desin. Empati geliştirsin. Sizi anlasın, hiçbir şeyin kolay olmadığını öğrensin.
Siz konuşmadan, hatırlatmadan, “Seni anlıyorum. hayat zor, hayat bir mücadele...
Ve sen beni bu mücadeleye hazırlıyorsun.” desin. Öğrensin prens ya da prenses olmadığını, bir masal ülkesinde de yaşamadığını… Yaşadığı gerçek dünyanın mücadele istediğini, mücadelenin de beceri gerektirdiğini, sorumluluk gerektirdiğini öğrensin.
Oysa öyle mi, ne mümkün izin vermek…
Ayakkabısını bağlayamayan, tuvalette düğmesini açamadığı için, pantolonun kaçıran, öğle araları anneleri tarafından kaşıkla beslenen, elma soyamayan ve daha birçok becerilerden yoksun olan çocuklar. Ev ödevini yapmadığında “Annem yaptırmadı.”ya da evde okul eşyasını unuttuğunda, “Annem çantama koymamış.” Mazeretinin arkasına sığınan sorumluluk duygusundan mahrum çocuklar…
Hatasını sorun etmeyip, küçücük bir suçluluk duygusu taşımayan, umursamaz çocuklar…
Evet, anne – babalar, yeni nesil sizin eseriniz!
Bırakın bu yaz farklı bir yaz tatilleri olsun. Bırakın kendi işlerini kendi yapsın. Evin temizliğinin ve düzenin sağlanmasında ona da görev verin.
Süpürsün, silsin, dağınıklığı toplasın, çamaşır assın, katlasın, toz alsın mesela. Mutfakta görev verin; yumurta kırsın, pişirsin, size kek yapsın, masaya tabakları yerleştirsin, çöpü atsın, ekmek alsın, bir saksıda bitkisi olsun, onun canlı kalması için bakımını üstlensin ve yapılabilecek birçok yaşa uygun görevler verin. Önceleri zorlanır belki… Ona güvenin, birkaç denemeden sonra başaracaktır. Başardıkça daha zorunu denemek isteyecektir. Yeter ki izin verin ona…
Yaşam becerileri edinsin.
Hatta bir esnafın yanatta zanaatkarın yanına verin; üretsin, emeğin kıymetini öğrensin.
Birlikte pazara gidin, alışveriş yükünü taşıtın, pazarın telaşını, emeğin paraya dönüşümümü, gelir giderdeki denge çabasını hissetsin, hayatın eğlenceden, çikolata yemekten, dondurma yalamaktan ibaret olmadığını görsün.
İnsanların hayata tutunma çabasını görsün.
Sorumluluk verin, el ve vücut becerileri gelişsin, motorsal yetenekleri artsın, özgüvenleri oluşsun. Hata yapsınlar, öz eleştiri yapıp çözümler üretsinler.
Başarı için plan ve disiplinin önemini kavrasın, özdenetimleri oluşsun.
Alın ellerinden tabletleri, ancak almak yetmez, tabletin yerini dolduracak uğraşlar sunun ona. Beraber kitap okuyun, yürüyüş yapın, onunla sohbet edin. Resim kağıdı verin, resim yapsın düzenli olarak. Legolar verin tasarımlar yapsın. Kendi buluşları olsun , sonra yaptığı tasarımın ne olduğunu, hangi amaçla yaptığını, nasıl çalıştığını anlatsın ve siz de önemseyerek dinleyin.
Sadece bir tane fiziksel etkinlik imkanı sunun ona. Mümkünse takım oyunu formatında olsun.
Takımla uyum içinde hareket etme bilinci kazansın. Müzik dinlemeyi de ihmal etmesin ayrıca..
Müziğe karşı özel bir yeteneği varsa, geliştirmesi için uzman kişilerden yardım da alın elbet. Somut malzemeler kullanarak onu sanal dünyadan kurtarın.
Eğer tabletsizliğin yarattığı boşluğu başka bir etkinlikle doldurmazsanız, onu tablet tutkusundan kurtaramazsınız. Bunu da unutmayın!
Ve olmazsa olmazımız kitap okumak...
Kitap okuma asla atlanmamalı, günlük düzenli olarak aynı saatte o kitap okunmalı...
Önemli bir ayrıntı da ebeveyn tutumu elbet.
Bir ebeveyn olarak yaptığınız, söylediğiniz her şeyde kararlı olun, çocuğunuz sizin kararlılığınızı kabullensin.
Siz kararlı değilseniz, istediğiniz davranışların çocuğunuzda yerleşmesini beklemeyin.
Bu sadece hayal olur. Düşünceden öteye geçemez, asla hayat bulmaz.
Unutmayalım, çocuklar her şeyi gözlemler sonucunda taklit ederek öğrenirler ve yaşantıya dönüştürürler.
Sizi izledi; gördüklerini, dinlediklerini yaşadıklarını taklit etti. Taklit ederek konuşmayı öğrendi, yürümeyi öğrendi, yemek yemeyi öğrendi, gülmeyi öğrendi, sevgiyle sarılmayı öğrendi, kavga etmeyi öğrendi, istediği olmadığında şiddete başvurmayı öğrendi.
O halde bu yaz doğru model olmayı da ihmal etmeyelim.










