Her tür kirli oyunu, sezip de bozan benim!
Türk adını tarihe, şerefle yazan benim!
Vahşet sinen çağlara sınırlar çizen benim,
Hak-hukuk-adaletli, huzurlu düzen benim!
Şükür Rabbim var etmiş asaletli bir soydan,
Hükmümle nam salmışım arzda yirmi dört boydan.
Var olduğumdan beri devlerle boğuşmuşum,
Sonunda gâlip gelip, devlete kavuşmuşum.
Hürriyete âşığım, zulmete boğun eğmem,
Zâlimlerin hasmıyım, aman diyene değmem.
Kızıl kurşun almışım, ezelden yaralıyım,
Düşmana korku salan, şehadet sıralıyım!
Sefer dendiği zaman, gözümü kırpmamışım,
Kızıl elma yolunda hedeften sapmamışım.
Boz yeleli bir bozkurt önümüzde yer almış
O şanlı mâzimizden nice zaferler kalmış.
Her devirde sinsice tefrikalar denenmiş.
Lâkin feraset ile millet hepsini yenmiş.
Asla geçit vermemiş kahpeye, uğursuza,
İtibar göstermemiş soysuza, onursuza.
Ne çetin savaşlarla bu günlere gelmişiz,
Türk'e kefen biçeni tarihlerden silmişiz.
Her daim gururluyuz imânlı ordumuzla,
Payidar kalacağız, bölünmez yurdumuzla.
Ne bu bayrak inecek, ne ezanlar dinecek!
Bozkurtlar kükreyince, tüm çakallar sinecek.
Mevlânın vâdettiği yarınlar daha yakın!
Tûran'dan tüm cihana başlayacak bir akın.
Yaradanım verecek ahfadıma cesaret.
Bitecek soydaşımın çektiği tüm esaret,
Tiranların tahtları yıkılıp devrilecek,
Zalimlerin cümlesi yerlere serilecek!
Parlayacak ufukta Türk-İslâmın ziyâsı,
Duyulacak inşallah Türküğün gür sedâsı!
Niyazkâr diliyorum bu zor günler geçecek,
Sevgimle boy verecek emsalsiz bin bir çiçek.
(Niyazkâr)











