Aktif olarak sendikacı olmasak bile sonuçta emekli bir sendikacı ve eğitimci olarak MEB de olan bitenlere kayıtsız kalamıyoruz. Bilindiği üzere EKSY başvurusu 30 Ocak-5 Şubat tarihi aralığındaydı ve bugün başvurular için son gündür. Yine bildiğiniz gibi her başvuru döneminde yeni yönetmelik çıkartmak MEB rutin işlerinden biridir. Tabi ki yeni yönetmelik yeni tartışmaları da beraber getirecektir ve bu da işin doğasında var olan bir durumdur. Bu yönetmelikte en çok göze batan ve yoğun itiraz gören husus sınıf öğretmenlerinin de ana okulu müdürlüğüne müracaat hakkı verilmesidir. Sınıf öğretmenleri bunu doğal bulurken ana okulu öğretmenleri yanlış buluyorlar. Elbette haklı gerekçeleri vardır.Bunlardan en önemlisi branş esaslı atamalardır. Bir meslek lisesine meslekçi dışında öğretmen atanmazken neden ana okullarında başka branşlarda atama yapılıyor hatta ana okulu öğretmeni ilkokula müdür olamazken neden ana okula sınıf öğretmeni müdür oluyor diye haklı gerekçelerle itiraz ediyorlar.
Bu konuda EBS Genel Başkan yardımcısı Talat Yavuz’un bir açıklaması dikkatimizi çekti ve bunun satır aralarını okumaya çalıştık, açıklaması şöyledir. “Eğitim yöneticiliği, ikinci görev değil profesyonel bir meslek olmalıdır. Ders yükü kaldırılmalı, öğretmenlik becerisi üzerinden değil yöneticilik becerisi üzerinden her okul türünü yönetecek donanıma sahip şekilde yetiştirilmeli, seçilmeli, atanmalı ve yer değiştirmelidir. Öğrencinin yaşı ve okul türü değiştikçe, yöneticinin ihtiyaç duyduğu öğretmenlik formasyon bilgisi değişmemektedir.” O halde bu açıklamada şunu mu anlamalıyız. Siz tutturmuşsunuz proje okullarına özel öğretmen, İmam Hatipler ve diğer meslek okullarına meslek öğretmeni diye. Yanlış yapıyorsunuz bu okullara her branştan öğretmen atanmalıdır.
İkinci tespiti oldukça ilginçtir. “Yakın bir zamana kadar okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinden oluşan ilköğretim okulları; sınıf öğretmenleri dâhil birçok branştan idareci tarafından başarı ile yönetilmiştir. Yine meslek liselerinde kültür branşından idarecilerin kayıtlara geçmiş başarılarına veya tersi örneklere de bakılabilir. Yeter ki adalet sağlansın ve karşılıklı atama imkânları sunulsun.” Burada sayın başkan hiç beklenmedik bir şekilde geçmiş yönetim anlayışını takdir etmekte ve bu dönemlerde işini başarıyla yürüten idarecilerden bahsetmektedir. Ayrıca adalet cümlesi kullanmaktadır. Bu olumlu bir gelişmedir. Çünkü bizden önceki müdürler müdür falan değillerdi deyip bir gecede MEB in hafızasını yok eden de kendilerinin tazyikleri ve verdikleri gaz sonucu gerçekleşmişti. Tabi ki yalnızca müdürlük değil bizden önce hiçbir şey yoktu, her şeyi biz var ettik gibi bir anlayışı da çürütmüştür. Ah adalet ne de ucuz bir kavramsındır ki seni katledenler bile dalga geçer gibi adını anıyorlar!...
Talat Başkan’ın bir diğer açıklamasına da değinmeden geçemeyeceğiz. “Geçmişte sergiledikleri keyfi uygulamaların unutulduğunu zanneden, çelişkiler içindeki siyasi tutsak bir sendikanın, fetö temizliğinden sonra uygulanmayan mülakat uygulaması için “kaldırıldı, MEB’e teşekkür ediyoruz.” uyanıklığını not ederek.” Siyasi tutsak ifadesiyle kimi veya kimleri kastediyor az çok tahmin ediyoruz. Sayın başkan sizi temin ederim ki bu konuda hiçbir sendika sizin elinize su bile dökemez. Size söylenecek en güzel söz Bahai Küfri olarak nam salan Mehmet Efendi’nin “Harf atan ehli dine sühenda olsa,
Bilse Elhamı nedir maliki irfan olsa…
Bize mülhid diyenin kendüde iman olsa
Dalh eden dinimize bari Müselman olsa”
Sonuç olarak;
Dün 4+4+4 ü alkışlayan siz bugün sakıncalarını yazan siz,
Dün zorunlu eğitimi savuna siz bugün karşı çıkan yine siz.
Dün müdürlükler branşa görev olsun diyen siz bugün ne fark eder diyen siz.
Dün proje okulları bize tahsis edilen özerk bölge olsun diyen siz bugün branş farkı gözetmeksizin her müdür her okulda görev yapabilir diyen yine siz.
Dün siyasetin sayesinde palazlanıp makam, mevki ne varsa hepsine konan siz bugün başkasını siyasetin payandası diye suçlayan yine siz.
Sonuçta çelişkiler yumağı içerisinde olan başkan ve ekibi norm fazlası sınıf öğretmenlerini ana okullarına müdür olarak atayarak bu açığı kapatmanın mantıklı olduğunu savunuyor. Bu da farklı bir çelişki bunu yapacağına Arnavutköy, Esenyurt, Esenler, Sultangazi ilçelerimizdeki sınıf öğretmeni açığını kapatmanın yollarını arasın. Ez cümle okullarda dersi varsa okula müdür olabilir zorunluluğu tüm alanlarda kalktığı zaman ana okulu öğretmenlerinin itirazı yersiz olur bu kalkmadığı sürece de bu öğretmenlerin haykırışları doğru ve yerindedir.










