İnsanın; kendisiyle, toplumla ve çevresiyle olumlu ilişkiler kurmasında, ölçülü ve dengeli bir hayat yaşamasında en önemli etken, eğitim ve öğretimdir. İlim öğrenmenin ve doğru bilgi elde etmenin Allah katındaki kıymetini, “De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” ayet-i kerimesi en güzel şekilde ifade etmektedir.
*
Millive Manevi değerlerine bağlı iyi bir insan yetiştirme anlayışı, eğitimin temeli olmalıdır. Zira eğitimden maksat; imanla beslenen, ilimle güçlenen, merhametiyle tüm insanlığı kucaklayan; milletimiz ve bütün insanlık için umut olan bir nesil yetiştirebilmektir. Eğitimden maksat, ülkemizin; bilimde, teknolojide, sanatta, hâsılı hayatın her alanında söz sahibi olmasına katkı sunabilmektir.
*
Her şeyin büyük bir hızla değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte gençlerin ilgi, algı ve beklentilerinin de hızlı bir şekilde değiştiğini görüyoruz. Bu bakımdan, iyi bir eğitim için, öncelikle evlatlarımızı iyi tanımak zorundayız. Onların; zamanın ruhunu yakalamalarına, çağı anlamalarına ve geleceğin icaplarına uygun donanıma sahip olmalarına destek olmalıyız. Gençlerimizi; sapkın ideolojilerden, batıl akımlardan ve her türlü bağımlılıktan korumalıyız.
*
Bugün bize düşen; inancımızı, örf ve adetlerimizi, tarih ve kültürümüzü en doğru şekilde evlatlarımıza tanıtmaktır. Onların dünyevi başarıları için çaba gösterdiğimiz kadar, hatta daha da fazla, ahiret azığı elde etmelerine rehberlik etmektir
*
Bireylerin, bireysel olarak gelişmesi için, bilinçli bir toplumun meydana gelmesi için, ayrıca toplumun gelişmesi ve kalkınması için eğitim şarttır. Toplumun temel unsurlarından birisi de eğitimdir. O yüzden de; "Eğitim şarttır..."
İnsanların öncelikli ahlaki olarak, sosyal olarak ve zihinsel olarak olgunlaşması gerekiyor. İşte burada da eğitim devreye giriyor.
*
Eğitim seviyesi yüksek olan toplumlarda suç oranı azdır. Çünkü eğitimli toplumlarda bireyler kurallara uyar ve birbirine empati duyarlar. Kısacası; eğitimli toplumlarda refah seviyesi yüksektir. Bununla birlikte eğitimli toplumlar sosyal, kültürel, ayrıca hukuki olarak oldukça güçlüdür. Eğitim seviyesi yüksek toplumlarda kadın ve erkek eşitliği vardır. Yani cinsiyet ayrımı yoktur. Erkekler gibi, kadınlar da siyasette, sosyal hayatta ve ekonomide etkin rol oynarlar.
Eğitimli aileler, çocuklarını daha bilinçli yetiştirirler ve çocukları da kendileri gibi eğitimlidir. Çünkü iyi eğitim alan çocuklar, toplumun huzuru için çok etkin bir rol oynarlar. O yüzden de toplumlarda eğitim şarttır.
*
Maalesef ülkemizde eğitim sistemi sürekli olarak değişmektedir. Ne hikmetse ülkemizde eğitim sistemi bir türlü oturmadı. Sürekli olarak değişen bir eğitim sistemimiz var. Değişen bu eğitim sistemi öğrencileri olumsuz olarak etkiliyor. Öğrenciler, alması gereken dersler ve öğrenmesi gereken konular yerine, sırf sınavlara yönelik, ezberci düşünceye sahip bir eğitim sistemimiz var. O yüzden de okullarda eğitim gören öğrenciler hiçbir şey öğrenmeden, bom boş olarak mezun oluyorlar. Bom boş mezun olan gençler maalesef iş bulamıyor ve bunalıma giriyorlar.
*
Bilinen bir gerçek ki, Ülkemizde köylerle merkez arasında, Doğu ile Batı bölgeleri arasında da büyük bir farklılıklar var. Taşrada eğitim gören öğrenciler okullara ulaşım açısından daha rahat gidip, gelemiyor. Çünkü birçok taşrada hala ulaşım sorunu var. Bununla birlikte merkezde bulunan öğretmenlerle taşrada bulunan öğretmenler arasında da büyük farklılıklar var. Tam donanımlı okullarda, yabancı dili ana dili gibi konuşan ve laboratuar ortamında eğitim gören öğrencilerle taşrada eğitim gören öğrenciler bir olur mu hiç...?
Maalesef bu iki tip öğrenciler aynı sınava tabi tutuluyor. Bu durum ülkemizde fırsat eşitsizliği yaratmaktadır. Tabi ki sonuç ortada.
*
Ülkemizdeki eğitim sisteminin düzelmesi için öncelikle eğitim sisteminin sürekli olarak değişmemesi gerekiyor. Ayrıca eğitimin uzun süreli, bilimsel verilere dayalı, laboratuar ortamında ve iyi bir dil eğitimli olmalıdır. Bununla birlikte taşrada eğitim gören öğrencilerle, merkezde eğitim gören öğrenciler eşit şartlarda eğitim görmelidir. Özellikle de bütçe açısından eşit bütçeye sahip olmaları gerekmektedir.
*
Öğrenciler, ezbere dayalı olarak eğitilmemelidir. Ezberciliği kaldırıp, öğrencilere düşünme, öğrenme yeteneklerini kazandırmak, bu sayede öğrencilerin becerilerini ortaya çıkarmak gerekmektedir.
*
Okul ve öğrenciler bir yandan, diğer yandan da öğretmenlerin de haklarını unutmamak gerekiyor. Öğretmen atamalarında ve yönetici atamalarında hakkaniyet ve liyakat çok önemlidir. Asıl esas alınması gereken de budur; hakkaniyet ve liyakat...
Son olarak; öğretmenlerin metropolde daha rahat yaşaması ve geçim sıkıntısı çekmemesi için özlük haklarının iyileştirilmesi gerekmektedir.
*
Öğrencilerimizin daha iyi bir eğitim alması için canını dişine takan, gece gündüz demeden, öğrencilerimizi en iyi şekilde eğiten başta çok kıymetli öğretmenlerimiz olmak üzere öğrencilerimize yeni eğitim ve öğretim yılında başarılar diliyorum.











