Turgutlu’nun (Nam-ı Diğer Kasaba) milli mücadele tarihimizdeki yeri, küllerinden yeniden doğan bir halkın ve o çetin günlerde yaşanan inanç dolu anların özetidir. Bugün Turgutlu’da “50. Yıl Alanı” ya da yerli halkın deyimiyle “Heykeller” olarak bilinen mevkide, tarihe #KURTULANBAYRAK adıyla geçen unutulmaz bir hadise yaşanmıştır. Her Turgutlu’nun bildiği, tarihe tanıklık eden bu anlamlı olayı hatırlamak ve aktarmak boynumuzun borcudur.
Ulusal Kurtuluş Ordusu, 7 Eylül günü Yunan ordusunu demiryolu doğrultusunda batıya doğru püskürtmeyi başarmıştır. Küller ve enkaz altında kalan Kasaba’nın efradı; Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının bugün “Karpuz Kaldıran” adı verilen, o zamanlarda Bodos Rum Fabrikası’nın bulunduğu yerin bahçesine karargâh kurduğunu öğrenmiştir. Kurtarıcılarını bağırlarına basmak amacıyla oraya akın akın koşan halkın şahitliğinde gerçekleşen bu olayı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle nakletmektedir:
"Kasaba’ya geldik. Yanımda Fevzi Paşa hazretleri, bizim İsmet (İnönü), Nuri (Conker), Ruşen Eşref (Ünaydın), Salih (Bozok) ve daha bazıları var. Baktık, Kasaba’nın kenarında bir kilise, kubbesine de Türk bayrağı çekilmiş. “Bizden korunmak için mi, bize yaranmak için mi?” diye düşünürken, birden bir bomba patladı, kilisenin bir duvarı çöktü ve çökmesiyle birlikte de koca bina yanmaya başladı. Saatli bir bomba koydukları anlaşılıyor.
Belki de Türk bayrağı çekerek merak uyandırmayı ve buraya giren olursa, kiliseyle birlikte havaya uçurmayı düşünmüşler. Hemen bütün Kasaba halkı ile birlikte biz de yangını seyrediyoruz. Ateşte kubbe kurşunlarının bükülüp eridiğini görmekteyiz.
Fakat herkesin gözü bayrakta. Kimse bayrağın gözümüzün önünde yanmasına razı değil. Fakat kurtarmanın da imkânı yok. Alevler yükseldi, yükseldi, kubbenin ucuna geldi. Hepimiz bayrak ha tutuştu, ha tutuşacak diye hüzünle beklerken, birden aklı almaz bir olay oldu. Alevler bayrağı tutan ipi yakınca, sıyrılan bayrak, esen rüzgârla birlikte şişip, havada uçmaya başladı. Bütün göğüslerden “Oooohh!” diye bir sevinç sesinin boşaldığını duydum. Bayrak uçtu, uçtu, bir çınar ağacının dalları arasına takılıp kaldı.
Ben öyle fala, keramete falan inanmam. Fakat ne yalan söyleyeyim, bayrağın bir ucundan bile yanmadan koca çınar ağacına düşmesini zaferi kazandığımıza yordum. Ertesi günü (2 gün sonra olacak) de İzmir’deydik…”
Türkiye’nin her köşesinde bu toprağın bağımsızlık mücadelesini anlatan buna benzer nice hikâyeler mevcuttur. Tarihle sabittir ki; o bayrağı göklerden indirmeye hiçbir gücün nefesi yetmemiştir, yetmeyecektir.
Bu elim olayların ve büyük acıların yaşandığı günlerde "kutlama" kelimesi belki mahzun kalabilir; fakat bağımsızlık meşalesinin yandığı #TURGUTLU'nun Kurtuluşu Kutlu Olsun.
Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.











