TÜRKÜN BAŞARILARINI HER ÖNÜMÜZE GELENE ORTAK ETMEYELİM. SÖYLENE, SÖYLENE SONRA GERÇEK SANILIYOR
Ahmet Şara: "Kurtuluş Savaşında Türk kanı ile Suriyeli kanı birleşerek başarı geldi." demişti...
Arapların tarihi çoğunlukla rivayetlere dayanır. Bir bilgi sözlü nakil yoluyla da nesilden nesile aktarılır ama tarihte esas olan yazılı güvenilir kaynaklardır. Çünkü nesiller arasında o bilgi nakledenler yüzünden değişikliğe uğrayabilir. Fakültede iki sene İslam Tarihi dersi gördük. İlk sene hocamızdan ötürü dersi çok sevmiştim. Ama ikinci yıl bir sürü uzun Arap adı ve rivayetler öğrenmekten çok sıkılmıştım. Sözgelimi İBN ŞİHAB EL -ZUHRİ, URVE BİN ZÜBEYR'DEN nakleder ki... Şara'nın bu sözü de nesilden nesile aktarılmaz umarım.
Suriye, Mekke Emiri Şerif Hüseyin'in Batılı devletlerin kışkırtması sonucu Osmanlı'ya isyan edenler tarafından kurulmuştur.
Büyük Selçuklular zamanından beri Şam denince bugünkü bütün Suriye toprakları akla gelirdi. Bugünkü Şam ise Dımaşk adıyla anılırdı. Batılı ülkeler ise DIMAŞK adını DAMASKUS olarak söylerlerdi.
1. Dünya savaşında Osmanlı devleti yenilince Suriye toprakları da işgale uğramıştı ama bu işgale Suriyeliler de destek vermişlerdi. Çanakkale Şehitleri arasında Halep şehir adını görenler Arapların da bize destek verdiklerini sanırlar. Oysa Halep bir Türk şehriydi. Bugünkü Gaziantep ilimiz Ayıntab adıyla halep'e bağlıydı. Ayrıca Maraş, Osmaniye de Halep'in ilçesi konumundaydılar.
Bizim Kurtuluş savaşımız bitip Ankara Anlaşmasıyla bugünkü Suriye ve Hatay vilayetimiz Fransız işgalinde kalmıştı.
Atatürk Hatay'a özel bir ilgi göstermiş ve Tayfur Mürsel'i özellikle bu iş için görevlendirmişti. Ama Fransızlara karşı Hatay'da Türk direnişi başlayınca Hatay'da yaşayan Arapları yanımızda görememiştik. Türk-Fransız mücadelesinde Türklerin güçten düşüp adeta Hatay'a konmak istemişlerdi. Ama bunu başaramamışlardı. Bu Suriyeliler mi bize Kurtuluş savaşımızda yardım etmiş!










