• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
13:55
İlkokullarda Yetiştirme Programı'nın kapsamı genişledi
10:36
ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
01:43
20 gümrük memuru gözaltında
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
  3. Okumasanız da Olur
Yayınlanma: 01 Temmuz 2026 - 12:49
Güncelleme: 01 Temmuz 2026 - 21:53

Okumasanız da Olur

01 Temmuz 2026 - 12:49
Güncelleme: 01 Temmuz 2026 - 21:53
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
=AÇI=

Niye böyle başladım ki? Hem yazıyorum, hem de okumasanız da olur diyorum. Bu giriş elbette bir usanmışlığın, tükenmişliğin, bir çaresizliğin dışa vurumu. Yani yazıyoruz da ne değişiyor peki? Hiç! Peki toplumu kendi düşüncelerimiz ve idelerimiz doğrultusunda güdülemek midir yazarın görevi?

Aslında bir şeyler değişsin diye yazmak da okuru koşullandırmak gibi geliyor bana. Kendi düşüncesini dayatan bir yazarın okuruna saygısı yoktur diye düşünürüm. Uzun süre tahammül edemem o tür kitap sayfalarına. Sabrımı zorlayıp okumak için dirensem de sonunda harcadığım zamana acırım. Fransız şair ve denemeci Paul Valéry; "Sanat eserinde fikir, meyvenin içindeki besleyici gıda gibi erimiş olmalıdır.” Der.

Klasik tartışmayı bilir herkes; sanat sanat için mi, sanat toplum için mi olmalıdır? İki tarafın da güçlü savunucuları olmuş edebiyat dünyasında. Mesela Divan Edebiyatı şairleri genellikle sosyal konulara pek değinmemişler, kelimelerin arka odalarına girerek, mana hazinelerine nüfuz ederek hünerli söz söylemeyi, yaldızlı üslubu erişilmez kılmayı marifet saymışlardır.

 Bâkî'nin "Bu devr içinde benüm pâdişeh-i mülk-i suhen" mısraı, şairin “ söz mülkünün hükümdarı “olduğunu vurguladığı bir dizedir. Nef’İ ve Şeyh Galib’in de benzer övünme mısraları vardır. Onlarda ideolojik bir dikte veya sosyal bir eleştiri söz konusu değildir. Şair özgün bir söyleyişle kendini ifade etmekte, koca bir imparatorluğun meydan okuyan bir sanatçısı olarak kelimelere sihirli dokunuşlar yapmaktadır.

 17.YY da Avrupa’da başlayan siyasi ve sosyal dönüşümler edebi akımların doğmasına yol açmış, dolayısıyla sanat ve fikir adamları siyasi ve sosyal konulara eserlerinde yer vermeye başlamışlardır. Bu dalga bizde de toplumcu edebiyatın doğmasına yol açmıştır. O tartışma o gün bugün devam etmektedir.

Edebiyat toplumun aynasıdır. Yazar elbette toplumdan azade, bir uzlet köşesinde kendi içine doğru da keşiflere yelken açabilir, ama düşünce adamlarının toplumsal sorumlulukları da vardır. “Güzel gören güzel düşünür” demiş atalarımız. Sanat adamları gördükleri bu güzellikleri toplumla da paylaşmayı , bu konularda örnek olmayı bir görev saymalıdırlar. İşte asıl zorluk burada karşımıza çıkmaktadır. Yani sanatçı bunu nasıl yapmalıdır?

 Sanatçı elbette fikir akımlarından etkilenir. Ama sanatçı bir ideolog değildir. İdeolojilerin toplumu sürüklediği tehlikeler karşısında elbette sessiz kalmamalı, ama bir düşüncenin militanı da olmamalıdır. Çalışmalarında insanlığa ulaştırmak istediği bir takım mesajlara da yer verecektir mutlaka. Ama o eseriyle, daha da önemlisi yaşam tarzıyla, dürüstlüğü ve ahlakıyla topluma örnek olmalıdr. Lev Tolstoy; ” Gerçek ahlak, dıştan dayatılan kurallarda değil, vicdanın derin sessizliğinde filizlenir.” der.

Yazmak, insanlığın en soylu eylemidir bence. Yazmak, sesli düşünmenin en somut belgesidir. Öyle kabul ettiğimiz zaman, yazarın okurla bir problemi de kalmaz. Yazmak öznel bir var olma direncidir de aslında. Okur her yazılanı kabul etmek zorunda değildir. Zaten yazarın da böyle bir dayatması olamaz.

Şimdi bu durumda, bu denemenin veya diğer yazıların içine serpiştirilen siyasi ve sosyal eleştirileri de bu hoşgörü çerçevesinde değerlendirmeyi beklemek yazarın en temel hakkıdır.

 Örneklemek gerekirse ahlak konusundan devam edebilirim. Mesela, Milli İradenin temsilcileri diye seçip gönderdiklerimiz, senelerce bakıp beslediklerimizde bile ahlak kalmadıysa siz hangi modelin peşine takılıp adalet ve kalkınma masalları ile avunabilirsiniz? TBMM’ye Gazi Meclis diyoruz. Oylamada mevcut olmayan milletvekilleri adına sanki oradaymışlar gibi nasıl sahte oy kullanılabiliyor?! Ben yazarken utanıyorum, bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmamış diye soruyor insanlar. Bu kadar haksız ve hukuksuz uygulamalara , Meclis Başkanının azarlamasına rağmen yine nasıl teşebbüs edilebiliyor?

 Mesela, ortada Anayasa varken , onun değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek maddelerine yemin edenler emperyalizmin Truva atı olmaya nasıl teşebbüs edebilir, terör örgütü pkk’nın elebaşına nasıl siyasi bir statü hazırlığı yapılabilir! Cumhuriyet döneminin kazanımları birer birer kemirilirken Milli İradenin derin uykusu nasıl normal karşılanabilir! Bu sorular, yazarın okura dayatması değil, tam tersine milli öfke ve yazarın vicdan isyanıdır.

Herkes kendi cemaatine gömülmüş, kendi kliğinde mutlu. Hırsız bendense ne dava kalıyor ortada, ne Allah korkusu, ne Peygamber sözü. 

Niccolo Machiavelli“Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. Erdemini kaybeden bir millet bir gün vatanını da kaybeder.” demiş yıllar öncesinden.

Adam veya kadın, milletvekili veya belediye başkanı ,seçmenlerine ihanet edip baba ocağı dediği partiye geçince vicdan azabı duymuyor, utanmıyor, baba ocağından birisi başka partiye geçince onun arkasından en çok onlar çemkiriyor.

 İktidar partisi transfer şampiyonu. AKP’ye geçen paçayı kurtarıyor. Bu bir karakter erozyonu değil midir? Olan biteni herkes görüyor. Ama kimse “O zaman neden biz seçim yapıyoruz ki?” diye de sormuyor. Benim “hal ehli” diye baktıklarım keyfe ma yeşa! İblis ile muhlisi ayırmakta zorlanır olduk be kardeşim.

Hafta sonu bir derneğin sohbetindeydim. Yine Necip Fazıl denildi, yine DAVA denildi, ÜMMET denildi, hatta aşka gelinip coşkuyla TEKBİİİİR de çekildi. 

Demek ki Müslümanlar olan bitenlerden rahatsız değil. Herhalde “Dar’ül harp” maymuncuğu herkesin işini kolaylaştırıyor. Konuşan da dinleyen de halinden memnun. Geminin nereye sürüklendiği önemli değil! 

İşte o nedenle yazımın başlığını “OKUMASANIZ DA OLUR” şeklinde düşündüm. “YAZMASAM DA OLUR” da diyebilirdim. Ama can kardeşim ,sen okuma lütfunda bulunduğun için sana müteşekkirim, iyi ki de yazmışım.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Derin Sohbet - 13 Temmuz 2026
  • Türk Ocağı, Türk'ün Has Ocağı - 22 Haziran 2026
  • Kültür Ve Sanata Dair - 09 Haziran 2026
  • Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu - 19 Mayıs 2026
  • Çalınmış Ülke : Filistin - 16 Mayıs 2026
  • Mayıs,Ayı ve Gazi Turhan Beyi Anma Töreni - 05 Mayıs 2026
  • Eğitim Meselemiz /Ulusal Egemenlik ve Türk Ocakları - 23 Nisan 2026
  • Söylemler Ve Eylemler - 15 Nisan 2026
  • Nevruz Coşkusu Ve Türklük Kurultayı - 31 Mart 2026
  • Bayram Vesilesiyle / Edirne Ve Uzunköprü - 24 Mart 2026
  • Oruç Bir Ruh Şölenidir - 17 Mart 2026
  • Domuzlar Diktatoryası / Emperyalist Haydutlar - 10 Mart 2026
  • Eşkıya Dünyaya Hükümdar Oldu! - 04 Mart 2026
  • Milliyetçiler Birleşmelidir - 18 Şubat 2026
  • Siyasetin Transfer Borsası - 11 Şubat 2026
  • Hangisi Daha Güvensiz? - 03 Şubat 2026
  • Karda Söyleşi - 20 Ocak 2026
  • Haydutluk Medeniyet Oldu - 06 Ocak 2026
  • Eski / Yeni Yıl Düşünceleri - 01 Ocak 2026
  • Ne Yapıyoruz? Ne Yapmalıyız? - 21 Aralık 2025
  • 1
  • 2
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
MEB Şube Müdürlerinin İdari Amirlik Yetkisi Hiyerarşinin Vazgeçilmez Unsurudur
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Özel İdare'de Sınavlar Yine Tartışma Yarattı..
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-7
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
Ali Kemal Gül
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Şerife Güven
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Şevket Sezer
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Çok Okunan Haberler
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125 bin
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125...
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına tepki
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına...
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo