İmam cuma hutbesi okuyor.
Ama camide azımsanmayacak sayıda kişi telefona bakıyor, sosyal medyada geziniyor, mesaj yazıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı zaman zaman bu konuda uyarılar yapıyor.
Ancak sahadaki görüntü, bu çağrıların karşılık bulmadığını açıkça gösteriyor.
Sorumluluk sadece cemaate yüklenemez.
İmamların da hutbenin anlamını ve ağırlığını daha güçlü şekilde hatırlatması gerekiyor.
Oysa birçok camide konu, birkaç cümlelik uyarıyla geçiştiriliyor.
Hutbenin, cuma namazının en önemli bölümlerinden biri olduğu unutuluyor.
Tablo artık bireysel bir dalgınlık değil; yaygın bir alışkanlık haline gelmiş durumda.
Öğrenci de telefonda, memur da, esnaf da, yönetici de… Hatta bazen müezzin bile ekrana bakarken görülüyor.
Hutbe imamın ağzından çıkıyor, ama bazı cemaatin gözü hâlâ ekranda, kulağı ise tamamen kapalı.
Çözüm ise yasaklayıcı değil, hatırlatıcı bir yaklaşımda.
İmamların hutbe başlamadan önce ve hutbe sırasında cemaati zaman zaman süzerek, telefona yönelenleri kırıcı olmadan uyarması, dikkatlerin yeniden hutbeye yoğunlaşmasını sağlayabilir.











