Geçen yıl kaleme aldığım "Sıradışı Rektör" yazımda, Prof. Dr. Yılmaz Can'ın Giresun üniversitenin haklarını korumak için gerektiğinde hukuk mücadelesi vermekten çekinmeyen bir yönetici olduğunu ifade etmiştim.
Ardından yazdığım "Fiskobirlik Arazisi: Rant mı, Kamu Yararı mı?" ve "Sayın Cumhurbaşkanım, Giresun'da Bir Arsa Değil, Kamu Vicdanı Sınanıyor" başlıklı yazılarımda da, söz konusu arazinin Giresun Üniversitesi'nin geleceği açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekmiş, kamu yararının her türlü kişisel ve ticari menfaatin üzerinde tutulması gerektiğini vurgulamıştım.
Bugün gelinen noktada, Giresun İdare Mahkemesi'nin verdiği karar, bu değerlendirmelerin hukuki açıdan da önemli ölçüde karşılık bulduğunu göstermiştir.
Mahkemenin verdiği bu karar, üniversitenin kamu yararı temelindeki hukuk mücadelesinde önemli bir ilk kazanım niteliği taşımaktadır. Böylece Giresun Üniversitesi'nin geleceği açısından son derece önemli bir hukuki gelişme yaşanmıştır.
"Sıradışı Rektör" yazımda da belirttiğim gibi Prof. Dr. Yılmaz Can, daha önce de üniversitenin elinden alınan eski rektörlük binasını hukuk mücadelesiyle yeniden üniversiteye kazandırmıştı.
Dönemin valisini ve güçlü çevreleri karşısına alma pahasına yürüttüğü bu mücadeleyi kazandı.
Bugün o tarihi bina restore edilerek dijital müze olarak Giresun'a yeniden kazandırılıyor.
Şimdi ise aynı kararlılığı Fiskobirlik arazisinde görüyoruz.
Elbette devam eden davalarda son sözü yine bağımsız yargı söyleyecektir. Ancak mahkemenin ortaya koyduğu değerlendirme; kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve üniversitenin gelişim hakkı açısından bundan sonraki süreç için önemli bir hukuki dayanak niteliği taşımaktadır.
Kanaatimce Sayın Rektör, bu haklı mücadelede de büyük ölçüde yalnız bırakılmıştır. Oysa verilen mücadele bir kişinin değil, Giresun Üniversitesi'nin ve Giresun'un geleceğinin mücadelesidir.
Giresun Üniversitesi'nin geleceği için verdiği kararlı mücadele nedeniyle Prof. Dr. Yılmaz Can'ı kutlamak gerekir.
Bu noktada Fiskobirlik'e ve Giresun Belediyesi'ne de bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Giresun'un geleceği açısından büyük önem taşıyan bu alanda, kamu yararı gözetilerek yeni bir değerlendirme yapılmalıdır.
Fiskobirlik'in satış sürecini yeniden gözden geçirmesi, Giresun Belediyesi'nin de üniversitenin gelişim alanı talebini şehircilik ilkeleri ve kamu yararı çerçevesinde tekrar değerlendirmesi, Giresun adına önemli bir adım olacaktır.
Buradan araziyi satın alan kişi ya da gruplara da samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Elbette mülkiyet hakkı kutsaldır.
Ancak büyüklük bazen sahip olmakta değil, şehre değer katacak bir fedakârlık yapabilmektedir.
Bu araziyi Giresun Üniversitesi'ne kazandıracak gönüllü bir adım, belki de yapılacak bir AVM'den çok daha büyük bir eser olarak Giresun tarihine geçecektir.
Her yatırımın bir ömrü vardır; ancak üniversiteler şehirlerin geleceğine yapılan kalıcı yatırımlardır.
Şimdi yapılması gereken, yargının ortaya koyduğu değerlendirmeyi ve kamu yararı vurgusunu fırsata çevirmektir.
Bu mesele daha fazla uzamasın.
Bu arazi Giresun Üniversitesi'ne kazandırılsın.
Kazanan sadece üniversite olmayacaktır.
Giresun Üniversitesi güçlenirse, kazanan sadece üniversite değil; Giresun olacaktır.











