• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
14:09
25 yıllık öğretmene okul koridorunda saldırı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Türk Ocakları'ndan
  3. Fesih ve Ötesi*
Yayınlanma: 09 Haziran 2025 - 21:46

Fesih ve Ötesi*

09 Haziran 2025 - 21:46
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Fesih ve Ötesi*
Türk Ocakları'ndan

Türkiye’nin ve Türk milletinin başına yarım asra yakın bir süre bela olan, ülkenin ve milletin kaynaklarını heba eden, on binlerce cana kıyan, o canların ailelerini acılara gark eden PKK terör örgütü, 12 Mayıs 2025 tarihinde yaptığı bir açıklamayla kendini feshettiğini ve silahlı mücadeleye son verdiğini ilan etti. Bu açıklama ile; Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin önce Meclis açılışında DEM Partililerle tokalaşması, sonra da MHP Grup toplantısında Teröristbaşı’na yaptığı çağrı ile başlayan, hedefi devlet yetkilileri tarafından “Terörsüz Türkiye” olarak dillendirilen, adı konulmamış “yeni çözüm süreci”nde kritik bir eşiğe gelindiği anlaşılmaktadır.

Sürecin geçmişteki aşamaları hakkındaki tespit ve görüşlerimizi daha önceki yazılarımızda dile getirdiğimiz için bu yazıda özellikle söz konusu fesih açıklamasının içeriği ve bu açıklama sonrası yapılan değerlendirme ve yorumlar üzerinde durmaya çalışacağız.

Alınan kararlara dair açıklamada, ilk olarak feshin mahiyeti şu şekilde tanımlanmaktadır:

“PKK’nin Olağanüstü 12. Kongresi PKK mücadelesinin, halkımız üzerindeki inkâr ve imha siyasetini parçaladığını, Kürt sorununu demokratik siyaset yoluyla çözme noktasına getirdiğini, bu yönüyle PKK’nin tarihi misyonunu tamamladığını değerlendirdi. Bu temelde PKK 12. Kongresi, pratikleşme süreci Önder APO tarafından yönetilmek ve yürütülmek üzere PKK’nin örgütsel yapısının feshedilmesi ve silahlı mücadele yöntemini sonlandırması kararlarını alarak PKK adıyla yürütülen çalışmaları sonlandırdı.”

Bu ifadeler, Türkiye sınırları içinde zaten terör eylemi yapma kapasitesi kalmamış bir örgütün değil, âdeta zafer kazanmış bir örgütün meydan okuması gibidir. “Kürtleri inkâr ve imha siyaseti” uyguladığı iddia edilen Türk Devleti’nin, PKK’nın “mücadelesi” sonucunda “Kürt sorununu demokratik siyaset yoluyla çözme noktasına” getirildiğini iddia eden bildiri müellifleri, uygulanmasını Bölücübaşı’nın yöneteceği bir fesih ve silah bırakmadan söz etmektedir. Yani, “önder” dedikleri bebek katilinin süreci yönetmesi bir şart olarak metne derç edilmiş; Kongre’nin “PKK adıyla yürütülen çalışmaları sonlandırdığı” eklenmiştir. Bu cümleden çıkan sonuç; PKK’nın örgütsel yapısının, silahlı mücadelenin ve PKK adıyla yürütülen çalışmaların Bölücübaşı’nın uygulamayı yönetmesiyle sona erdirileceğine dair bir karardır. Devlet’in, PKK’nın taleplerini siyasi düzlemde çözme aşamasına geldiği iddiasıyla da gelinen noktada PKK, hedefini başarmış gibi takdim edilmektedir. PKK dışındaki adlarla yürütülen bölücü faaliyetlerin devam edeceği de ilan edilmektedir.

Bir sonraki paragraf ise, PKK’nın ve onun siyasi alandaki uzantısının bir sonraki aşamada hangi taleplerle arz-ı endam edeceğini açıkça göstermektedir:

“Partimiz PKK; kaynağını Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasasından alan Kürt inkâr ve imha siyasetine karşı, halkımızın özgürlük hareketi olarak tarih sahnesine çıktı. Doğuşunda reel sosyalizmin etkilerini yaşadı ve ulusların kendi kaderini tayin hakkı ilkesini benimseyerek, silahlı mücadele stratejisi temelinde meşru, haklı bir mücadele yürüttü. PKK katı Kürt inkarının, buna dayalı imha siyasetinin, soykırım ve asimilasyon politikalarının egemen olduğu koşullarda şekillendi.”

Burada açıkça Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temeli olan Lozan Antlaşması ve Cumhuriyet’in ilk anayasası hedef tahtasına konulmakta; Türk Devleti, Kürtlere karşı imha ve soykırımla suçlanmaktadır. Böylece meşrulaştırılmak istenen PKK’nın, terörist eylemleri sayesinde “Kürt varlığını kabul ettirmeyi” başardığı iddia edilmektedir. Soykırım iftirası daha sonra bugün gelinen nokta ile bağlantılı olarak tekrarlanmaktadır:

“Önder Apo Kürt-Türk ilişkilerinin sorunsallaştığı Lozan Antlaşmasının ve 1924 Anayasasının öncesini referans alarak, Ortak Vatan ve Kürt-Türk halklarının kurucu öğe olduğu Demokratik Türkiye Cumhuriyeti perspektifini ve Demokratik Ulus anlayışını Kürt sorununun çözüm çerçevesi olarak benimsedi.” denilmek suretiyle Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası’ndan önceki durumun referans alacağı bir “Demokratik Türkiye Cumhuriyeti”nden ve “Demokratik Ulus anlayışı”ndan dem vurulmaktadır. Kastedilenin ne olduğu açıktır: Ne Millî Mücadele Dönemi’nde ne de tarihimizde uygulanmış bir egemenlik bölüşümü/paylaşımı iddia edilmektedir. Bu iddianın altında, olağanüstü şartlarda hazırlanmış ve 1876 Kanun-ı Esasi’sini ilga etmeyen 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda var olduğu iddia edilen ademimerkeziyetçi yönetim anlayışı doğrultusunda yeni bir anayasal düzen talebi yatmaktadır. Totaliter zihniyeti apaçık olan ve “Önder Apo” dedikleri Bölücübaşı’nı her konuda tam yetkili, nihai karar verici kabul eden bir örgütün hangi demokratik ülkeden bahsettiği de açıktır: Kuzey Kore.

Açıklamada, “Halkımızın kadınlar ve gençler öncülüğünde, yaşamın her alanında öz örgütlerini oluşturması, dilleri, kimlikleri ve kültürleriyle kendine yeterli olma temelinde örgütlenmesi, saldırılar karşısında kendini savunur hale gelmesi ve seferberlik ruhuyla komünal demokratik toplumu inşa etmesi hayati önemdedir.” ifadesiyle önümüzdeki süreçte aslında bir anlamda sözde çözüm sürecinde yaşananlara benzer bir eylem programının tasarlandığı ihtimali belirmektedir. Yaşamın her alanında dil, kültür ve kimlik açısından kendine yeterli temelinde yapılacak ve saldırılara karşı kendisini savunacak örgütlenmenin ne anlama geldiğini izaha gerek var mıdır?

PKK elebaşılarının yaptıkları açıklamalar da terör örgütünün tabir caizse sadece kuyruğu dik tutmadığını, önümüzdeki sürece dair bir yol haritası oluşturduğunu gösteriyor. Daha da önemlisi PKK ve DEM Parti çevreleri, bu fesih kararının Suriye PKK’sı PYD-YPG ile ilgisi olmadığını söylüyorlar. Hâlbuki Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yeni Suriye yönetimi ile Mazlum Kobani arasındaki mutabakatın, YPG unsurlarının Suriye ordusuyla bütünleşmesini şart koştuğunu ama şimdiye kadar bu konuda adım atılmadığını açıkladı.

Türkiye açısından halledilmesi şart olan en kritik konu, Suriye’nin kuzeydoğusundaki yapının fiilî bağımsızlığının ne olacağıdır. Bu yapının hâkimiyetine son verilmediği takdirde gerçek anlamda bir fesih söz konusu olmayacaktır. Bir yandan fesih açıklamasında yer alan Lozan Antlaşması, 1924 Anayasası, bundan sonraki örgütlenme şekli hakkındaki ifadeler öte yandan Suriye PKK’sının ABD-İsrail desteğiyle fiilî hâkimiyet sahasındaki konumu PKK ve DEM Parti çevrelerinin bu aşamayı bir geçiş olarak gördüğü, asıl hedefin Kamışlı’daki toplantıda da açıkça dillendirilen “Dört Parça Kürdistan’da ulusal birlik”i sağlamak olduğu yönündeki endişelerin haklılığını göstermektedir. DEM Parti eş başkanlarından Tuncer Bakırhan’ın yıllardır Türk Devleti’nin teröre karşı mücadelesinde hizmet etmiş bulunan korucular hakkındaki küstah ifadeleri de aslında bu çevrelerin gerçek zihin yapılarını ve amaçlarını apaçık ortaya koymuştur.

Ülkesini seven herkes, elbette Türkiye’de huzur ve sükûnun hâkim olmasını ister. Ancak gözünü kırpmadan çoluk çocuk dâhil binlerce insanımızın katledilmesini emreden, icra eden canilerin barış meleği gibi takdim edilmesini de sindirmemiz beklenmesin. Gerçek açık: Irak, Libya, Yemen ve Suriye gibi ülkeleri parçalayan emperyalist politikaların maşası olan, aynı odakların “kötü çocuk” olarak kullandığı IŞİD’e karşı Batı kamuoyu nezdinde sempatik hâle getirilen Suriye kolu ile bölgede fiilî bir hâkimiyet alanına sahip durumda bulunan bir PKK var.

Bu süreçte, anayasa değişikliği tartışmaları ile bazı beklentilere yol açıldı. Buna ek olarak birtakım siyasilerin ve yetkililerin bazı söylemleri de, üniter millî devlet yapısı, resmî dil, eğitim dili ve vatandaşlık tanımı gibi hususların bu değişiklik kapsamında ele alınacağı yönünde kaygılara zemin oluşturmaktadır.

Anayasa’da üniter yapının korunacağı, başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere yetkililer tarafından ifade ediliyor ancak bazı çevre ve kişiler, ısrarla Türk kavramının millî kimlik, vatandaşlık kimliği özelliğini göz ardı etmeye devam ediyor. Türk milletinin bu topraklardaki egemenlik hakkına ortaklık arayışı, bu ülkede yaşayan kimsenin hayrına bir sonuç doğurmaz. Elbette ana dili farklı toplulukların kendi dillerini öğrenmeleri, öğretmeleri bir haktır; ancak bir devlette tek bir resmî dil olur ve bütün nüfusun eğitiminde de aynı dilin kullanılması şarttır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bütün vatandaşları eşit sayan ve diline, ırkına bakmaksızın vatandaşlık itibarıyla Türk milletinin bir ferdi kabul eden bir anlayış ile kuruldu. Bu sağlam ve isabetli temel ile oynamak, ülke ve millet olarak bölünmemize gidecek yola taş döşemektir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatandaşları arasında dil, din, ırk ayrımı yapmamıştır; yönetime, ekonomiye, sosyal ve kültürel hayata katılımda etnik temelde hiçbir ayırımcılığa yer vermediği gibi mahrumiyet bölgesi olarak değerlendirilen ve Kürt etnisitesine mensup vatandaşların yaşadığı bölgelere hizmet götürmeye de özel önem vermiştir.

Dünyanın ve bölgemizin yeniden tasarıma tabi tutulduğu bu süreçte devlet yetkililerinin; Anayasa’nın değiştirilemez maddeleri, Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve felsefesinden taviz verilmeyeceği istikametindeki teminat ve sözlerinde sürekli ve tutarlı olmaları hayati önemdedir. “Terörsüz Türkiye” denilen süreçte, Türk Devleti’nin kuruluş felsefesine, üniter millî devlet yapısına halel getirebilecek gediklerin açılması hâlinde, Türk milleti bunu kabul etmeyecektir. Sadece bu toprakların tarihî tecrübesi değil; Orta Doğu’da ve Balkanlar’da yaşananlar da bizim için ibret alınacak derslerle doludur. “Beş bin yıllık kıssa”ya kulak vermiyoruz, bari ibret için son iki yüz yıla iyi bakalım.

* Bu yazı, 16 Mayıs 2025 tarihinde kaleme alınmıştır.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • 2026'ya Girerken Türkiye - 17 Ocak 2026
  • Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun - 02 Kasım 2025
  • Dijital Çağda Devletsiz Veya Sözde Özerk Türk Toplulukları - 02 Ekim 2025
  • 12 Eylül Darbesinin Hedefi, Yapılış Tarzı ve Sonuçları - 12 Eylül 2025
  • Yargı, Siyaset, Sistem Ve Süreç Ekseninde Türkiye - 22 Ağustos 2025
  • Milletimizin Kimliğini Yoğuran Tarih, Adını da Koymuştur: TÜRK - 26 Temmuz 2025
  • Büyük Orta Doğu Yangını - 23 Haziran 2025
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun - 25 Nisan 2025
  • Bayramınız Kutlu Olsun - 04 Nisan 2025
  • "Hukuk ve Hakkaniyeti Kaybetmemeliyiz. Yoksa Türkiye Kaybeder." (Abdullah Gül) - 25 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye" ama nasıl? - 02 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye": Yeniden "Çözüm Süreci" mi, Terör Örgütünün Kayıtsız Şartsız Teslim Oluşu mu? - 24 Şubat 2025
  • Hamas Durum Değerlendirmesi Yapmak Zorunda - 22 Ocak 2025
  • Suriye'de Yeni Dönem Başlarken - 27 Aralık 2024
  • Osmanlı Kuruluş Ve Klasik Döneminde Bilim Ve Bilim Zihniyeti Hakkında Bazı Notlar[1] - 13 Aralık 2024
  • Ekim Ayı Türkiye Gündemine Dair Bazı Notlar - 18 Kasım 2024
  • Cumhuriyet'imizin 101. Yılı kutlu olsun - 29 Ekim 2024
  • Numan Kurtulmuş Yanlış Konuşuyor - 20 Ekim 2024
  • 801 Yıl Arayla Tarihin Seyrini Değiştiren İki Savaş: - 28 Ağustos 2024
  • Sorun ve Çözüm - 02 Ağustos 2024
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
İstiklal Marşı'nın Eğitimdeki Yeri
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Ramazan'da Kamu Aracıyla Şov Yapmayın!
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Domuzlar Diktatoryası / Emperyalist Haydutlar
Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Türkiye'de İdeolojik Olayları Hazırlayan Süreçler ve Olaylar Gerçeği(5)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Bir Öğretmen Daha Kıydılar!..
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Hedef Tahtasına Oturtulmayı Beklemek
WhatsApp'ta Müdürün Mesajına Beğeni Bırakmayan Öğretmeni
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
WhatsApp'ta Müdürün Mesajına Beğeni Bırakmayan Öğretmeni "Uyarma" Mobbingi Resmiyetleştirmektir
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
TSK; Tanrı'nın Sevimli Kulları
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Türk Halklarının İnançları-2
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Yaz Saati
Düz Yollarda Yürümek
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Düz Yollarda Yürümek
Avrupa Turundan, Yunanistan - Selânik
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Avrupa Turundan, Yunanistan - Selânik
Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı
Misafir Yazılar
Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı
Sizin Tek Hedefiniz!
Orhan KILIÇOĞLU
Sizin Tek Hedefiniz!
Bir Tatil Masalı
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Bir Tatil Masalı
Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
Dr.Sakin ÖNER
Türk milliyetçiliği tarihi kitabını niçin yazdım?
Sevgililer Günü Vesilesiyle…
Ali Kemal Gül
Sevgililer Günü Vesilesiyle…
2026'ya Girerken Türkiye
Türk Ocakları'ndan
2026'ya Girerken Türkiye
İyi Parti Meclis Toplantısında Kadınlarımız
Şerife Güven
İyi Parti Meclis Toplantısında Kadınlarımız
Türk Kadını
Köksal Cengiz
Türk Kadını
Tarihin Tekerrürü: Şark Meselesi'nden Modern Kuşatmaya
Şevket Sezer
Tarihin Tekerrürü: Şark Meselesi'nden Modern Kuşatmaya
Çok Okunan Haberler
Türk Ocakları Pendik Şubesinden Büyük İftar Organizasyonu
Türk Ocakları Pendik Şubesinden Büyük İftar Organizasyonu
Öğrenci yakını okul müdürüne okulda kafa attı!
Öğrenci yakını okul müdürüne okulda kafa attı!
Türk Ocakları Beykoz Şubesinde Nöbet Değişimi
Türk Ocakları Beykoz Şubesinde Nöbet Değişimi
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim