• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:56
2. Mesajcı İl Milli Eğitim Müdürü İddiası
00:42
Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
  3. Ne Yapıyoruz? Ne Yapmalıyız?
Yayınlanma: 21 Aralık 2025 - 20:42

Ne Yapıyoruz? Ne Yapmalıyız?

21 Aralık 2025 - 20:42
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
=AÇI=

Fırsat buldukça sanat ve kültür sohbetlerinin olduğu mekanlara gider, düşüncemin ufuklarını genişletmeye çalışırım. İstanbul’da gerek büyükşehir  gerek il,ilçe belediyelerinin takdir ettiğim güzel faaliyetlerinden birisi de; metruk, perişan ,tarumar olmuş bazı binaların restore edilerek topluma kazandırılmasıdır. Buralarda hem tarih yeniden hayat buluyor hem de ehil sohbet erbabının anlatımlarıyla kendi kültür kodlarınızı hatırlıyor, yeni dünyaları keşfetmenin hazzını yaşıyorsunuz.

Art niyetsiz, samimi bir eleştiri yapmam bazılarını rahatsız edebilir ama ben yine de söylemeden edemiyorum. Düşündürücü olan; bu vakıf kurumlarının üzerindeki siyasi vesayet.  Çok açık ve net. Daha somut cümleler kullanmam gerekiyor. Görünen şu; mevcut sistemde her şey Cumhurbaşkanı’nın iradesine ve imzasına göre şekilleniyor. Vakıf mülklerinin tasarrufu da öyle.

Düşünün ki AKP 25 yıldır iktidarda. Belediyeler de aynı partinin elinde olunca buralarda şekillenen faaliyetlerin türü, konuşmaların içeriği farklı olabilir mi? Buralarda farklı bir düşünceyi dillendirmeniz, hür tefekkürün kıvılcımı olabilecek bir soru sormanız ,” öteki” diye yaftalanmanız için yeterlidir. Buralarda bir iki istisnayı göz ardı edemem elbette. Zaten ben de fırsat buldukça onların Türk kültürü ve Türk töresi ile ilgili sohbetlerine katılmaya gayret ediyorum. Çünkü ötekilerin ne Türklük diye bir sevdaları var ne pozitif bilim arayışları.

Ha bu küçük eleştiriyi  niçin yaptığımı da belirtmeliyim. Diyelim ki ilk seçimde iktidar değişti, belediyelerin çoğunu da CHP kazandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde güç merkezi de o zaman solun eline geçmiş olacak. Doğal olarak buralarda kimler hangi ideolojik teorilerin papağanlığına soyunmuş olacaklar kolayca tahmin edebilirsiniz. Lütfen empati yapın. Devlete ait olan kurumlar; babamızın çiftliği, partimizin özel mülkü gibi düşünülmemelidir. Başkası yapınca yanlış olan, ben yaptığımda doğru olmaz.  Özel dernekler veya vakıflar konumuzun dışındadır ama onların faaliyetleri  de milli güvenliğimiz açısından çok sıkı denetlenmelidir.

Milli güvenlik denilince ne anlaşılmalıdır? Bu konuda devletin, hükümetlere ve hükümeti oluşturan partilere göre zırt pırt değişmeyen temel ilkeleri  olmalıdır. Anayasa’nın başlangıcında değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeler bellidir. Ne yazıktır ki, Gazi Meclis’in çatısı altında  pkk terör örgütünün sözcüsü gibi davranan DEM Partili Milletvekilleri  Lozan’a da , Anayasa ‘mıza da dil uzatabiliyor; İYİ Parti ve Zafer Partisi dışında  kimseden şiddetli itiraz sesi de çıkmıyor. Ülkemiz sisli ve karanlık senaryolar ile yeniden bir kaosa sürüklenmeye çalışılmaktadır.

Genel olarak hem bireysel  hem de toplumsal anlamda milli reflekslerimizin çok canlı olduğunu söyleyemeyiz. İtiraz olarak şu söylenebilir; toplumsal dinamikleri daha canlı ve zaruri kılan, karşılaşılan iç ve dış tehditlerdir. Tepkilerin dozunu tehditlerin tehlike düzeyi belirler. Bunca pervasızlığa ve densizliğe rağmen toplum nasıl bu kadar duyarsız olabiliyor anlamak mümkün değil.

 DEM Parti’nin istekleri ile ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin ve İsrail’in talepleri nasıl aynı olabilir? Bu parti Hazinemizden yardım aldığı, milletvekillerinin maaşını bu millet ödediği halde bu düşmanlığa devletimiz nasıl izin verebiliyor?  Halkımızın bu gaflet uykusundan uyanması için daha nelerin olması beklenmektedir acaba?

Başa dönersek, derneklerin çalışmalarını bu nedenle önemli ve hayati  buluyorum. Ve zaman buldukça programlarına katılmayı görev sayıyorum. Zamanı boşa harcamamak için de seçici oluyor, düşünceme uygun olan derneklerin etkinliklerine gidiyorum. 

Dostlar paylaşımlarımı görünce “Yorulmuyor musun?”  diye soruyorlar. Tam tersine ruhum dinginlik kazanıyor, heyecanlarım inançlarımı yeniden ateşliyor, ülkülerimin peşinden koşarak Mustafa Kemal’le bütünleşiyorum.

Geçtiğimiz hafta TÜRK OCAKLARI’nın İstanbul’da düzenlediği üç etkinliğe katılmak nasip oldu. Birincisi Küçükyalı Elite World Garden Otel’de Türk Ocakları Genel Merkezi ve İlteriş Vakfı  tarafından düzenlenen  1.Uluslararası Türk Dünyasında Bozkurt Sempozyumu idi. Türk dünyasının değişik coğrafyalarından  51 akademisyenin  katılıp tebliğ sunduğu sempozyum iki gün devam etti.

Çemberlitaş’taki İstanbul Türk Ocağı’nda Cuma akşamı Dr.Selim Erdoğan “Cumhuriyetin Zorlu Yılı: 1930” konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Aynı akşam Fındıkzade’deki  Kırım Derneği’nde Gazeteci Yazar arkadaşım Ahmet Tüzün, “Kültürel Mirasın Aracılığıyla Türk Milli Değerlerinin Tanıtılması” konusunda güzel bir sunum gerçekleştirdi.

Cumartesi günü Beykoz Türk Ocağı’nın misafiri olduk. Anadolu Hisarı Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi’nde Prof.Dr.Yümni Sezen Hoca ile Araştırmacı Yazar, Sosyolog Nur Meryem Özbek; “Papa’nın Türkiye Ziyareti ve Ardındaki Gerçekler”  konulu bir konferans verdiler.
İyi sayılabilecek bir katılım olmasına rağmen Yümni Hoca, “Salon niye ağzına kadar dolu değil? “ diye hayıflandı. ”Halkımız bu kadar önemli konularda bile neden bu kadar duyarsız? Bu bir beka konusu. Sadece konuşuyoruz.Konuşmakla iş bitmiyor. Başka ne yapabiliriz, ne yapmalıyız?” diye sordu. Haklıydı. Yeni bir dünya inşa ediliyor. Yılanlar hep uyanıkken biz uyumaya devam ediyoruz.

Yapılması gerekenlerin en başına da; dinin siyasete alet edilmesinin önüne geçilmesi, Hz. Muhammed ve Sahabe Dönemi Kur’an Müslümanlığı’na önem verilmesi, Ulus Devlet kavramının siyasetin öznesi olması ve partiler üstü bir milli birlik tesisi maddelerini koydu Yümni Hoca. Görüyorsunuz ki yapılacak çok işimiz var.

Bilmiyorsak öğrenecek,öğrendiklerimizi bilmeyenlere anlatacak,atalarımızdan emanet aldığımız bu vatanı evlatlarımıza noksansız teslim etmenin mücadelesi içinde olacağız.
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı  ve Aydınlar Ocağı’nın Türk milletinin derlenip toparlanması, birleşip bütünleşmesi için yaptığı çalışmaları da hatırlatarak bitiriyorum. Şu da bilinsin ki; kimler hangi ihanet içinde olursa olsun, son sözü TÜRK MİLLETİ söyler.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Eğitim Meselemiz /Ulusal Egemenlik ve Türk Ocakları - 23 Nisan 2026
  • Söylemler Ve Eylemler - 15 Nisan 2026
  • Nevruz Coşkusu Ve Türklük Kurultayı - 31 Mart 2026
  • Bayram Vesilesiyle / Edirne Ve Uzunköprü - 24 Mart 2026
  • Oruç Bir Ruh Şölenidir - 17 Mart 2026
  • Domuzlar Diktatoryası / Emperyalist Haydutlar - 10 Mart 2026
  • Eşkıya Dünyaya Hükümdar Oldu! - 04 Mart 2026
  • Milliyetçiler Birleşmelidir - 18 Şubat 2026
  • Siyasetin Transfer Borsası - 11 Şubat 2026
  • Hangisi Daha Güvensiz? - 03 Şubat 2026
  • Karda Söyleşi - 20 Ocak 2026
  • Haydutluk Medeniyet Oldu - 06 Ocak 2026
  • Eski / Yeni Yıl Düşünceleri - 01 Ocak 2026
    ilan.gov.tr
    Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
    Köşe Yazarları
    Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
    Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
    Mesleğiniz nedir? "Cumhuriyet öğretmeniyim."
    Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
    Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
    Fındıkta Kuruma Alarmı: Felakete Mi Gidiyoruz?
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
    Eğitim Meselemiz /Ulusal Egemenlik ve Türk Ocakları
    Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
    Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
    Sende mi Hocam Diyen Öğrencimize Mektup(1)
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
    ABD İsrail Savaşı İnsanlıkladır!..
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
    Siyasi Umutsuzluk
    Bize Öğretmeniyle Barışık Siyasetçi ve Yetkili Lazım
    Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
    Bize Öğretmeniyle Barışık Siyasetçi ve Yetkili Lazım
    Aziz Dolu Atabey
    Aziz Dolu Atabey
    Şehit Muhsin Yazıcıoğlu
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
    Yazıtlarda Geçen Bazı Sözcükler
    Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
    Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
    Kalbin Sükûtuna Doğru: Bir Ramazan-ı Şerif Niyeti
    Yusuf İPEKLİ
    Yusuf İPEKLİ
    Eğitim Zorunlu Mu, Sorunlu mu?
    Elveda Gençlik
    Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
    Elveda Gençlik
    Sri Lanka Gezimizden
    Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
    Sri Lanka Gezimizden
    Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı?
    Misafir Yazılar
    Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı?
    Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
    Orhan KILIÇOĞLU
    Yazılarımı 1000 Yıl Sonrası İçin Yazıyorum.
    Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
    Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
    Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
    Türk Olmanın Gururu
    Ali Kemal Gül
    Türk Olmanın Gururu
    İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
    Türk Ocakları'ndan
    İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
    Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
    Şerife Güven
    Türk Kadını Niye Siyaset Yapmalıdır?
    Milli Şehidim
    Köksal Cengiz
    Milli Şehidim
    24 Nisan'ın Gerçek Yüzü: İhanetten Tehcir'e Uzanan Süreç
    Şevket Sezer
    24 Nisan'ın Gerçek Yüzü: İhanetten Tehcir'e Uzanan Süreç
    Çok Okunan Haberler
    'Türkçe öldü' diyen Nazif Yılmaz gece yarısı görevden alındı
    'Türkçe öldü' diyen Nazif Yılmaz gece yarısı görevden alındı
    Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
    Malatya'daki Okul Kütüphanesine Kitap Bağış Çağrısı
    Okullarda 'x-ray, turnike ve panik butonu' dönemi başladı
    Okullarda 'x-ray, turnike ve panik butonu' dönemi başladı
    Ana Sayfa
    GÜNDEM
    KAMU
    SENDİKA
    DÜNYA
    EKONOMİ
    SİYASET
    HUKUK
    TÜRK DÜNYASI
    EĞİTİM
    MEMURLAR
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Gazete Manşetleri
    • EKONOMİ
    • HUKUK
    • KAMU
    • MEMURLAR
    • SENDİKA
    • TÜRK DÜNYASI
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Üye Paneli
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Gazete Manşetleri
    sanalbasin.com üyesidir

    • Rss
    • Sitemap
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim