Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı

Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı

Hukukun Işığında
av.alevsezen@gmail.com

DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN İNSANLIK ÇAĞRISI RAPORU: 1

11 Şubat 2019 - 20:08

 

Bölüm:1

“Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.” (İbrahim Suresi, 42. Ayet-i Kerime)

Doğu Türkistan, Müslüman Türk kardeşlerimizin diyarı ve yine birçok kardeşimizin yaşadığı zulmün kol gezdiği mahzun memleket…

Cumhurbaşkanlığı forsumuzda yer alan Türk devletlerden biri olup ümmet birliğimizin yanında milliyet olarak da birliğimiz vardır. Ay yıldızın yer aldığı bayraklarımız da kardeştir… Bizim bayrağımız rengini şehitlerimizin kanlarından, onların bayrağı (Gök Bayrak) rengini özgürlüğün simgesi olan gökyüzünden almıştır.

Doğu Türkistan’ın yüzölçümü 1.828.418 km2 yani nerede ise Türkiye’nin 2,5 katı büyüklüğünde. Nüfusu ise 35 milyon yani yüzölçümüyle ters orantılı bir şekilde nüfus olarak biz onların nerede ise 2,5 katıyız. Maalesef Doğu Türkistan’ın nüfusu ile ilgili net ve doğru bir bilgiye ulaşamıyoruz. Çünkü Çin burada yaklaşık 260 senedir soykırım yapıyor ve halen de devam ediyor.

Nüfus bilgileriyle ilgili bir araştırma yaptığınızda karşınızda genelde 35 milyon olmakla birlikte çok farklı rakamlar çıkıyor. 40 milyon, 40 milyondan fazla gibi. Ancak işgalci Çin’in resmi nüfus verilerine baktığımızda Doğu Türkistan’daki Müslüman Türk nüfusunun devamlı bir şekilde az gösterildiğini görmekteyiz. Birincisi, bilinçli olarak oran katbekat fazla bir şekilde azaltılıyor; ikicisi, soykırım sebebi ile nüfusta zaten önemli bir azalma var. Verilere bakacak olursak;

1944: 15-20 milyon Müslüman Türk

1949: %75 Uygur, %11 Kazak, %5 diğer Müslüman Türk boyları

1993: Çin resmi kaynaklarına göre %47 Uygur

2010: Çin resmi kaynaklarına göre 21.82 milyon

Bugün: Çin’in iddiası 12 milyon

Doğu Türkistan’daki Müslüman Türklerin sayısı göç politikaları, doğum politikaları, soykırım ve cinayetler sebebi ile bilinçli bir şekilde azaltılıyor. Bu sebeple net ve doğru bilgiye ulaşmak da mümkün olmuyor.

Müslüman Türkler için 2 çocuk sahibi olmak yasak. Şu an bilinen kısırlaştırma oranı %22. İkinci çocuk zorla kürtajla alınıyor ve kürtaj yapılırken kısırlaştırılıyor. Kısırlaştırma demek bu oranda (en az %22 oranında) nüfusun azalacak olması demektir.

Doğum sayısına getirilen sınırlama sebebi ile fazla çocuk yaptıklarında bu çocuklara kimlik çıkartamıyorlar.

Kimliksiz nüfusa “Kara Nüfus” deniliyor. Çin bu çocukları bile sömürüyor ailelerin ellerinden alıp işçi köleler olarak kullanıyor.

Çin ayrıca Doğu Türkistan’a Müslüman olmayan Çinlileri yerleştirilip sayılarını her geçen gün arttırıyor. Yerleştirilen Çinlilere teşvikler veriliyor, ev sağlanıyor iş imkânı sağlanıyor. (Benzer İsrail; 1917 Balfour Deklarasyonu ile Filistin toprakları üzerinde Yahudilere ait bir devletin kurulmasına izin verildi Filistin’e Yahudi göçü hız kazandı ve halen de bu göçler yeni yerleşim birimleri kurularak artırılıyor.)

Doğu Türkistan’da 1945 sonrası Çinli nüfus %2,5 iken bugün resmi Çin kaynaklarına göre %44, gerçek rakamın ise %50’nin üzerinde olduğu söylenmekte.

Çin, Doğu Türkistan’da Çin yerleşim bölgeleri kuruyor ve vatanın asıl sahibi olan Müslüman Türklere hükümranlık yapıyor. Bu şekilde nüfus yapısını değiştiriyor. Çinliler verimli bölgelere yerleştiriliyor, bütün hizmet onların yaşadığı bölgelere götürülüyor ve fabrikalar bu bölgelerde açılıyor. (Benzer İsrail)

Çin 1644 tarihinden itibaren Doğu Türkistan’da zulümlere başladı. Birinci Çin istilası 1759’da, ikinci istila ise 1876’da gerçekleşti. 1884’de ismi “Xinjiang” ” (Kazanılmış Toprak / Yeni Müstemleke / Yeni Bölge / Yeni Hudut) olarak değiştirilmişti. İşgalci Çin Doğu Türkistan’ı 1949’da tekrar işgal ettiğinde adını yine “Xingjang” olarak değiştirdi. 1 Ekim 1955’de ise bölgenin adını “Xingjang Uygur Özerk Bölgesi” olarak değiştirdi. (Benzer İsrail; 14 Mayıs 1948’de de İsrail kuruldu.)  

Çin işgal ettiği her dönemde tarihi İpek Yolu’nun en önemli geçiş noktalarından olan, gerek madenleri gerekse tarımsal alanlarıyla çok zengin olan Doğu Türkistan’ı her yönüyle sömürmüştür. Çin’de çıkarılan 148 madenin 118’i Doğu Türkistan’da yer alıyor. Bu da Çin’in toplam maden ocaklarının %85’ini oluşturuyor. Bunların arasında kalitesi ve yüksek kalori değeri ile ünlü olan kömürün ayrı bir yeri bulunuyor. Çin’in toplam kömür rezervinin yarısını oluşturan Doğu Türkistan kömür madenlerinin rezervi 2 trilyon ton olarak hesaplanıyor.

Doğu Türkistan, petrol, doğal gaz, uranyum, kömür, altın, gümüş ve bakır madenlerinin zenginliği ile dikkat çekiyor ve bu yönü ile Çin’in en önemli hammadde kaynaklarından birini oluşturuyor. Petrol zenginliğinden dolayı “Umut Denizi” olarak adlandırılan Tarım Havzası’nın 10 milyar tonun üzerinde  petrol kapasitesi olduğu tahmin ediliyor. Bölgede araştırmalar yapan uzmanlar, Doğu Türkistan topraklarında 300 milyon ton petrol ve 220 milyar metre küp doğal gaz kapasitesi olan 13 yatak olduğunu ifade ediyorlar.

(Yazı dizimiz devam edecek)