• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
21:50
52 sivil toplum örgütünden Çin’in 'Etnik Birlik Yasası'na tepki: Zorla asimilasyonun yasal aracı
13:55
İlkokullarda Yetiştirme Programı'nın kapsamı genişledi
10:36
ÖSYM 2026 YKS sonuçlarını açıkladı
01:43
20 gümrük memuru gözaltında
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
  3. Aile Bakanı Görevi Ne Zaman Bırakacak?
Yayınlanma: 15 Temmuz 2025 - 17:17

Aile Bakanı Görevi Ne Zaman Bırakacak?

15 Temmuz 2025 - 17:17
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Hukukun Işığında

Aile toplumun yapı taşıdır, temelidir. Aileyi bir vücudun hücrelerine benzetebiliriz, ne kadar sağlıklıysa ve gelişip çoğalıyorsa o kadar hayat idame eder. Devletler kendi geleceğinin teminatı olduğu için aile müessesesine azami önemi gösterip her türlü desteği sunarlar.

Küresel bir yönetim inşa etmek isteyenlerin bir hedefi de aile müessesesini yerle bir etmektir. İdare edebileceği, yalnızlaştırılmış insan modeli oluşturmanın dışında nüfusun azalmasını da istemektedirler. Bunun için her türlü yolu denemekte ve maneviyatı da hedef alarak ahlaki çöküntü ile aile kurumunu zedelemektedirler. Bunu evliliklerin sayısını azaltmak şeklinde gördüğümüz gibi boşanmaların artması şeklinde de görmekteyiz. Her iki durumda da aile kavramı ortadan kaldırılmaktadır. Bu uğurda hiç düşünmeden LGBTİ+’nın bile normalleşmesi ve bunun sonucunda yayılmasını da desteklemektedirler. Hatta bu sapkınlığın envaiçeşidini destekledikleri için her biri için bu kısaltmaya bir harf eklenirken en son başa dahi çıkamayarak + koymuşlardır. Eşcinselliğin ve cinsiyet değiştirme ameliyatlarının artması tesadüfi değildir. Cinsiyetsiz bir toplum oluşturmaya çalışmakta ve bunu algı yönetimleri ile herkesin kabul edebileceği mücadelelerin ve kavramların arkasına gizlemektedirler. Ülkemizde de “Toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramı ile uzun süre iktidarın da öncülüğünde birçok olumsuz ve geri dönülemez icraatların gerçekleşmesine sebep olmuşlardır.

Türkiye 2025 senesini “Aile Yılı” olarak ilan etti. Cumhurbaşkanımız bu ilanı yaptığı programdaki konuşmasında aileyi milletimizin geleceği açısından bir beka meselesi olarak görüldüğünü ifade etti. Aile Bakanlığına bağlı yeni iki kurum olan Aile Enstitüsü ve Nüfus Politikaları Kurulunun ihdas edildiğini duyurdu. Verdiği istatistiki bilgiler ise ülkemizin geleceği açısından tedirgin ediciydi. Konuşmanın ilgili bölümündeki veriler şu şekildeydi:

"2001 yılında toplam doğurganlık hızımız 2,38 iken, bugün bu rakam 1,51'e düşmüştür. Nüfusun yenilenme düzeyinin 2,1 olduğu dikkate alındığında, durumun vahameti daha iyi anlaşılacaktır. Yıllık nüfus artış hızımız ise 2022 yılında binde 7 iken, 2023'te binde 1,1'e gerilemiştir. Çocuk ve genç nüfusumuz azalırken, yaşlı nüfusumuz tarihimizde ilk defa yüzde 10'un üzerine çıkmış, ortalama yaşımız da 34 sınırına dayanmıştır. Tüm bunlarla birlikte evlenme yaşı önemli ölçüde yükselmiş, boşanma oranları ise aynı nispette artmıştır. Evlenme hızı 2023'te binde 6,63 olarak gerçekleşti. 1000 nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden 'kaba boşanma hızı' ise 2,01'e çıktı. Boşanmaların yüzde 33,4'ünün evliliğin ilk 5 yılı içinde, yüzde 21,7'sinin ise evliliğin 6 ila 10'uncu yılları arasında meydana geldiği göze çarpıyor. Ülkemizde ilk evlenme yaşının kadınlar için 26'ya, erkekler için ise 28'e yükseldiğini görüyoruz. İlk anne olma yaşı, geçmişte görülmemiş biçimde, 29'u aşmış vaziyette.”

Ocak ayının başında ilan edilen “2025 Aile Yılı”ndan sonra Mayıs ayında Cumhurbaşkanımız 2026-2035 dönemini “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan etti. Bu programdaki konuşmasında da "Türkiye'nin doğurganlık hızı, tarihimizde ilk kez 1,48'e gerilemiş durumda. Bu bir felaket. Bu rakam, kritik eşik olan 2,1'in çok altında bir seviyedir.” diye ifade etti.

Ocak 2025 ve Mayıs 2025’deki iki konuşmasını karşılaştırdığımızda Ocak ayında doğurganlık hızının 1,51 olduğunu ifade ederken Mayıs ayında 1,48 olduğunu ifade etmiştir. Yani 5 ayda bile doğurganlık hızı 0,03 düşmüştür.

Yine verilerden görmekteyiz ki AKP iktidarı zamanında “felaket” diye nitelendirilen bu seviyelere düşmüşüz. AKP iktidara gelmeden 2001 yılında doğurganlık hızı olarak nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,1 oranının üstünde 2,38 oranına sahipmişiz.

Ailenin güçlendirilmesi için 3 çocuk hedefi de evlenen çiftlere nerede ise bir görev tanımı olarak verilmektedir. İçinde bulunduğumuz duruma baktığımızda değil 3 çocuk yapmak gençlerimizin evlenmek dahi istemediğini görüyoruz. Evlenmek isteyenler de önündeki ekonomik zorluklar sebebi ile bu düşünceden silkinip bekâr olarak yaşamaya devam ediyor. Bir şekilde evlenmiş olanlar da 1 çocuk yapıp daha fazlasını ekonomik olarak kaldıramayacaklarını ifade ediyorlar.

Bizim “aile”ye verdiğimiz değerin ölçüsünü belirlemede sıkıntımız var. Ailenin güçlenmesi denilince hep doğurganlık ve çocuk sayısı ile bağdaştırılıyor. Hatta Sağlık Bakanımız çıkıp “Eğer çocuğunuz yoksa aile olamıyorsunuz, sadece karı koca oluyorsunuz” diyebiliyor.

Aileyi güçlendirmek istiyorsak önce toplumsal sevginin, saygının tesis edilmesi ile işe başlamalıyız. Akabinde ekonomik ve ahlaki seviyenin yükselmesini sağlamalıyız. Bu temelleri attığımızda insanlar evlenmek de isteyecektir ve dilediği kadar çocuk da yapacaktır, ayrıca çocuk yapmak istemediklerinde de toplum yine onları “aile” olarak kabul edip kararlarına saygı duyacaktır.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımızın göreve gelmesinin üzerinden iki sene geçti. Cumhurbaşkanımızın da her konuşmasında vurguladığı üzere aile müessesemizin durumu ortada. Avrupa’da doğup büyüyen ve tüm hayatı Avrupa’da geçen Bakanımızın Türkiye’ye adapte olmasını beklerken ailelerimizin ve çocuklarımızın durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Nerede ise AKP’nin eski dönemdeki Aile Bakanlarını bile arar olduk. Ayrıca bu dönemde kadın STK’lar da fiilen bitti, STK yöneticileri Külliyedeki programlarda alkışlama için davet edilen kişiler oldular. Bu makamlar liyakat isteyen ve görevi bihakkın yerine getiremediğinde vebali taşımamak adına görevden alınmayı beklemeden ayrılmayı gerektiren makamlardır. Aile Bakanımızın da bu duruşu sergilemesini bekliyoruz.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.

Yazarın Diğer Yazıları

  • STK Anlayışımız ve Yardımlarımız - 20 Temmuz 2026
  • Siyasette Zemin Kayması - 29 Haziran 2026
  • Siyasi Umutsuzluk - 20 Nisan 2026
  • Hedef Tahtasına Oturtulmayı Beklemek - 15 Mart 2026
  • Mafyalaşan Devletler, Devletleşen Mafyalar - 06 Ocak 2026
  • Ahlak Toplumsal Suç Oranlarını Nasıl Etkiler? - 24 Kasım 2025
  • Bilinçli Fakirleştirme İle Karşı Karşıyayız? - 22 Ekim 2025
  • Küstüm Partileri - 02 Temmuz 2023
  • Türkiye İşgal Altında - 19 Haziran 2023
  • O Bahar Gelecek - 15 Mayıs 2023
  • Devr-İ Sabık Meselesi - 17 Ekim 2022
  • Promosyon T.C. vatandaşlığı ve oluşturulan yeni halk - 22 Ağustos 2022
  • Adaletin olmadığı yerde kaos olur - 07 Ağustos 2022
  • Cumhur ittifakının terörist tanımı nedir? - 07 Mart 2022
  • AŞI TACİRLERİNİN HEDEFİ OLMAK - 24 Eylül 2021
  • Akdeniz Üniversitesi'nde neler oluyor? - 13 Haziran 2021
  • Partili cumhurbaşkanı olmaz - 31 Mayıs 2021
  • Zulmü durdurmasını zalimden bekleme zavallılığı - 15 Mayıs 2021
  • Soykırım açıklamasını hafife almak - 25 Nisan 2021
  • 6284'e Dokunma! - 29 Mart 2021
  • 1
  • 2
  • 3
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Mazlumların Kanı Petrolden, Altından Daha Değerlidir!
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
MEB Şube Müdürlerinin İdari Amirlik Yetkisi Hiyerarşinin Vazgeçilmez Unsurudur
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Özel İdare'de Sınavlar Yine Tartışma Yarattı..
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Derin Sohbet
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Yetkiliyi Değil Yetkisizi Suçluyoruz
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
STK Anlayışımız ve Yardımlarımız
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Cumhurbaşkanı'mızdan Bir Kararname de Kariyer Tazminatının Emeklilikte Devam Etmesi İçin İstiyoruz!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Linkoln, Mao Size; İnatçı Kahraman Ağa Bize
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-7
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Öğretmen Ne Yapsın?
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Öğretmen Ne Yapsın?
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
Orhan KILIÇOĞLU
Atatürk'e Saldırıların Planlayıcısı Yunan ve İngiliz İstihbaratıdır!
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
''Ne Sen Beni Gördün, Ne de Ben Seni…''
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
Ali Kemal Gül
Türk Milliyetçilerinde Zihniyet Değişimi
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Türk Ocakları'ndan
15 Temmuz: Ders Aldık mı?
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Şerife Güven
Meğer Ölmüşüz de Haberimiz Yok!
Destanlar Burcundayım!
Köksal Cengiz
Destanlar Burcundayım!
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Şevket Sezer
Tarih İdeolojiyle Değil, Belgelerle Yazılır: "Kurtuluş Savaşı" Kavramı Üzerine
Çok Okunan Haberler
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125 bin
Danıştay yürütmeyi durdurdu: Hukuk fakültesi barajı yeniden 125...
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına tepki
Dışişleri'nden Yunanistan'ın Türk okullarını kapatma kararına...
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo