• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
23:08
Öğrenci fotoğrafları ve listeleri kaldırılacak
22:41
LGS sonuçlarına günler kala radikal değişiklik
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Türk Ocakları'ndan
  3. Barış Pınarı Harekâtı ve Sonrası
Yayınlanma: 09 Kasım 2019 - 23:11

Barış Pınarı Harekâtı ve Sonrası

09 Kasım 2019 - 23:11
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Barış Pınarı Harekâtı ve Sonrası
Türk Ocakları'ndan

 

“Büyük Ortadoğu Projesi” adı altında, maalesef medeniyet coğrafyamız paramparça edildi. Büyük güçlerin küresel egemenlik savaşı veya Huntington’ın deyimiyle “medeniyetler çatışması”nın savaş sahnesi olarak İslam ülkeleri seçildi. Bu coğrafyanın büyük bir bölümü, tarihte kurduğumuz en büyük cihan devleti olan Osmanlı Devleti’nin sınırları içindeydi. 19-20. yüzyıllarda, zamanın büyük güçlerinin sömürgecilik faaliyetlerinin hedefi olan bu topraklarda kurulan siyasi oluşumlar, doğal olarak tarihî derinlikten ve devlet geleneğinden yoksundu. İki savaş arası dönemde iyice pişirilen ve “Avrupa’nın Yahudilere karşı utancının Müslüman Araplara ödetilmesi” biçiminde tezahür eden İsrail Devleti’nin kurulması da o zamandan günümüze bölgemizin durumunu en çok etkileyen gelişmelerin temelini oluşturdu. Yakın geçmişte patlak veren “Suriye İç Savaşı”, esasen bir yönüyle “Büyük İsrail Projesi”nin, bir yönüyle de Küresel Egemenlik Savaşı’nın “vekâlet savaşları” yoluyla hayata geçirilmesinden başka bir şey değildir. Suriye’nin zaafları ve meseleleri, bu senaryoyu sahneye koymak için kullanılmıştır.

Irak’ta yaşananları, zamanında doğru bir şekilde değerlendirdiğimiz, tahlil ettiğimiz söylenemez. Zira asıl büyük resmi görmekten ziyade, “Arap Baharı” aldatmacasının peşinde, “İhvancı” anlayışın zaaflarıyla malul bir siyaseti uygulamaya kalkınca “stratejik derinlik” iddiamız âdeta “stratejik körlük” hâlini aldı. “Komşularla sıfır sorun”dan “değerli yalnızlık”a savrulduk. Osmanlı Devleti’nin son dönemini ve Cumhuriyet’in kurucusunun millî ve gerçekçi siyasetini tamamen yanlış değerlendiren bir takım “yalan söyleyen tarih” uzmanlarının(!) yol şaşırtması da bu süreçte etkili oldu. Neticede, içeride sözde çözüm sürecinin avantajlarından istifade eden PKK’nın Suriye kolu PYD’ye ve onun askerî kanadı YPG’ye, Suriye’nin kuzeyinde önce kantonlarla başlayan bir “Rojava” hediyesi verildi. Bu süreçte, başlangıçta bizimle birlikte hareket ettiği izlenimi veren sözde müttefik ABD de sahaya buldozer olarak sürdüğüne şüphe olmayan DAEŞ/IŞİD’i bahane ederek YPG’yi ortak hâline getirdi.

Durumun vahametini fark eden Devlet, 15 Temmuz ihanetine rağmen önce Fırat Kalkanı sonra da Zeytin Dalı operasyonlarıyla güneyimizde bir “PKK’istan” kurulmasına “Dur!” dedi. Buna rağmen sözde müttefiklerimizin alenen desteklediği ve binlerce TIR silah gönderdiği YPG, yeni adıyla SDG güçlerinin Menbiç’te ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki varlığı ciddi bir tehdit olmaya devam etti. ABD’nin sürekli oyalamalarına karşı nihayet Türk Ordusu, Barış Pınarı Harekâtı’nı başlatarak bu konudaki kararlılığımızı dünyaya gösterdi. Bunun üzerine âdeta bütün dünya karşımıza geçti. “Siyasi Ümmetçilik” hayalinin ne denli boş olduğu da Arap Birliği’nin Türkiye’yi suçlayan açıklamalarıyla bir kez daha kanıtlandı. Türk Devletleri Birliği olarak Türk Keneşi’nin yanında Pakistan, Macaristan ve Katar’ın Türkiye lehine yaptıkları açıklamalar dışında, maalesef kendi güvenliğimiz için yaptığımız Harekât’a bütün dünya cephe aldı. Bunun elbette çeşitli sebepleri var. Kısaca tahlil etmek gerekirse şunları belirtmek gerekir:

1. Hristiyan Batı’nın derin şuuraltında, Haçlı Seferlerinden bu yana Türklere karşı duyulan -nefret demeyelim- olumsuz duygu ve korkuların değiştirilip yönlendirilmesi.

2. Orta Doğu’da kendisine taşeron olarak dört parçalı sözde “Kürdistan”ı gören İsrail’in etkisi.

3. Arap devletlerinin yöneticilerinin, dış güçlerin kuklaları olmaktan öte ciddi bir halk desteğinden mahrum olmaları ve Osmanlı geçmişinden dolayı Türkiye’ye karşı besledikleri olumsuz duygular.

4. İsrail etkeniyle birlikte asıl önemlisi, “Büyük Güçler” arasındaki mücadelede bölge denkleminde Türkiye’nin fazla öne çıkmasından duyulan rahatsızlık ve tedirginlik.

Afganistan, Irak, Suriye ve dünyanın pek çok yerinde yaptıkları askerî operasyonlarda on binlerce sivilin ölümünde sebep olan, uydurma olduğunu kendilerinin de kabul ettiği iddialarla Irak’ı cehenneme çeviren, dünyanın dört bir yanından ve kendi ülkelerinden binlerce teröristin Suriye’ye gelmesine ses çıkarmayan medeni(!) Batılı ülkelerin, topraklarında 4 milyon Suriyeliyi ve 1-2 milyon da başka ülkelerden gelen sığınmacıyı barındıran Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, PKK terör örgütünün uzantısına karşı düzenlediği operasyon dolayısıyla suçlaması, “şeytanlaştırma”sı utanmazlık ötesi bir ahlaksızlıktan başka bir şey değildir. Afrika’da yaptıkları insanlık dışı soykırım ve katliamları unutan, sadece PYD’yi değil PKK’yı da açıkça destekleyen Fransa’nın Cumhurbaşkanı ve basınına aynaya bakmalarını söylemek fuzulidir.

Türkiye, 9 Ekim’de operasyon başladıktan dokuz gün sonra ABD Başkan Yardımcısı M. Pence ile Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan başkanlığındaki heyetlerin görüşmeleri sonucunda yapılan anlaşma gereğince belirli bir süreliğine (120 saat) Harekât’ı durdurdu (17 Ekim). Bu arada, Rusya’nın desteklediği Suriye rejim güçleri, Türkiye’nin güvenli bölge olarak ilan ettiği alana girdi. Ardından 22 Ekim’de, Rusya’da Soçi’de, Erdoğan ile Putin arasında yapılan uzun görüşme sonrasında varılan mutabakat çerçevesinde Türkiye, Harekât’ın durdurulduğu andaki sürer durumu (statüko) kabul etti.

ABD ile mutabakatta her iki ülkenin NATO üyesi olarak ilişkileri, DEAŞ ile mücadeledeki kararlılıkları ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne bağlılıkları teyit edildi. Kritik maddelerden biri de “Türkiye'nin, YPG ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılmaz hâle getirilmesi dâhil, millî güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık” kalındığıdır. Barış Pınarı Harekâtı sırasında ABD askerlerinin çekildiği Arap Pınarı’na (Kobani) Rus askerlerinin girmesi ve Arap Pınarı çevresinde Suriye askerlerinin görülmesinden, ABD’nin bu alanda Türkiye’yi Rusya ve rejim güçleri ile baş başa bırakarak aslında SDG denilen YPG’nin işini bir anlamda kolaylaştıracağı anlaşılmaktaydı. Çünkü Rusya destekli rejim güçlerinin Menbiç’te ve Türkiye’nin ilan ettiği Güvenli Bölge’nin diğer kısımlarında görülmesi, YPG’li teröristlere rejim ordusu içine girerek varlıklarını devam ettirme imkânını vermekteydi.

Soçi Mutabakatı’nda ise “Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazası” ve “Türkiye’nin millî güvenliğinin korunması”, “terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme” vb. hususları teyit edilmiştir. “Tel Abyad ve Resülayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki Barış Pınarı Harekâtı alanındaki yerleşik statüko”nun muhafaza edileceği ve Rusya’nın 1998’de Suriye ile Türkiye arasındaki Adana Anlaşması’nın uygulanmasında kolaylaştırıcı olarak rol oynayacağı, Barış Pınarı Harekâtı alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına girecek Rus güçlerinin YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km’nin dışına çıkarılmasını temin edeceği ve bu işlemin 150 saat içinde tamamlanacağı, Menbiç ve Tel Rıfat’tan bütün YPG unsurlarının silahlarıyla birlikte çıkarılacağı, mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacağı gibi hususlarda anlaşma sağlanmıştır. Rusya, Suriye’nin belirli bir bölgesinde Türk askerî varlığını geçici bir süreliğine de olsa tanımış olmakla birlikte Türkiye’nin 440 km genişliğinde bir güvenli bölge kurma hedefinin, ABD ile varılan mutabakattaki şekliyle, yani 120 km’lik alanla sınırlanmasını da kabul ediyordu.

Suriye’deki savaşın iki büyük tarafı olarak ABD ve Rusya ile belirli bir çerçevede mutabakata varmak, elbette ki diplomatik açıdan çok önemli bir başarıdır. Ne var ki mutabakatlar sonrasında SDG güçlerinin Suriye ordusuna katılmaları ihtimali, bu güçlerin sözde genel komutanı Mazlum Kobani kod adlı teröristin, bir yandan ABD Başkanı Trump tarafından övgülere boğulurken öte yandan Rus siyasi ve askerî yetkilileri tarafından alenen muhatap olarak kabul edilmesi, bir takım tereddüt ve şüphelere sebebiyet vermiştir.

Türkiye, sürecin bundan sonraki aşamalarında ABD’ye de Rusya’ya da bu konudaki tavrının açık ve kesin olduğunu vurgulamaya devam etmelidir. Sınırımızdan 30 km güneyden itibaren olsa da PKK’nın uzantısının şu veya bu ad altında siyasi bir varlık hâline gelmesine izin verilemeyeceği tekrar tekrar hatırlatılmalıdır. Bütün bunları da sert güç konusundaki kararlılığımızda fütur göstermeksizin diplomasiyi en iyi şekilde kullanarak, dostlarımızı çoğaltarak yapabiliriz. Misafir ettiğimiz 4 milyon Suriyeliden birkaç yüz binini, geldikleri topraklara güvenli bir şekilde geri göndermek ve güneyindeki terör devletçiği projesini engellemek isteyen Türk Devleti’ne asılsız suçlamalar yöneltenlere karşı, sığınmacı politikamızda çok önceden yapılması gerekenleri artık tatbik sahasına koymamız gerekmektedir. PYD/YPG’nin, Kuzey Suriye’nin nüfus yapısını değiştirdiği BM ve İnsan Hakları Örgütü gibi uluslararası kuruluşlarca tespit ve ilan edildiği hâlde, bugün 4 milyon Suriyeliye kucak açtığı için kendi nüfus yapısı değişen Türkiye’yi suçlayan utanmazların, bu misafirlerimizin bir kısmına ev sahipliği yapması yerinde olacaktır.

Mehmet ÖZ

Türk Ocakları Genel Başkanı

Yazarın Diğer Yazıları

  • NATO Zirvesi Ve Terörsüz Türkiye Konusu - 30 Haziran 2026
  • 14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir - 16 Haziran 2026
  • İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir - 21 Nisan 2026
  • 2026'ya Girerken Türkiye - 17 Ocak 2026
  • Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun - 02 Kasım 2025
  • Dijital Çağda Devletsiz Veya Sözde Özerk Türk Toplulukları - 02 Ekim 2025
  • 12 Eylül Darbesinin Hedefi, Yapılış Tarzı ve Sonuçları - 12 Eylül 2025
  • Yargı, Siyaset, Sistem Ve Süreç Ekseninde Türkiye - 22 Ağustos 2025
  • Milletimizin Kimliğini Yoğuran Tarih, Adını da Koymuştur: TÜRK - 26 Temmuz 2025
  • Büyük Orta Doğu Yangını - 23 Haziran 2025
  • Fesih ve Ötesi* - 09 Haziran 2025
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun - 25 Nisan 2025
  • Bayramınız Kutlu Olsun - 04 Nisan 2025
  • "Hukuk ve Hakkaniyeti Kaybetmemeliyiz. Yoksa Türkiye Kaybeder." (Abdullah Gül) - 25 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye" ama nasıl? - 02 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye": Yeniden "Çözüm Süreci" mi, Terör Örgütünün Kayıtsız Şartsız Teslim Oluşu mu? - 24 Şubat 2025
  • Hamas Durum Değerlendirmesi Yapmak Zorunda - 22 Ocak 2025
  • Suriye'de Yeni Dönem Başlarken - 27 Aralık 2024
  • Osmanlı Kuruluş Ve Klasik Döneminde Bilim Ve Bilim Zihniyeti Hakkında Bazı Notlar[1] - 13 Aralık 2024
  • Ekim Ayı Türkiye Gündemine Dair Bazı Notlar - 18 Kasım 2024
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Maden Gelirlerinde Kamu Payı: Doğa ve Ekonomi Arasında Bir Denge Kurulmalı
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Üreticilerinin Valiliklerden Beklentileri
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Okumasanız da Olur
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
TÜİK Rakamlar Sana İnanmamam Gerektiğini Söylüyor
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasette Zemin Kayması
Emekli Öğretmenler Mağdur: Gelir Adaletsizliği Giderilmeli!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Emekli Öğretmenler Mağdur: Gelir Adaletsizliği Giderilmeli!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
CHP Zihniyetinden Yazıcıoğlu Suikastına
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-5
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Ancak
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Ancak
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Dervişoğlu'nu Kasise Düştü Kabul Edelim.
Orhan KILIÇOĞLU
Dervişoğlu'nu Kasise Düştü Kabul Edelim.
Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi.
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi.
Bu Yazımı Çocuklarınıza Vasiyet Olarak Bırakınız!
Ali Kemal Gül
Bu Yazımı Çocuklarınıza Vasiyet Olarak Bırakınız!
NATO Zirvesi Ve Terörsüz Türkiye Konusu
Türk Ocakları'ndan
NATO Zirvesi Ve Terörsüz Türkiye Konusu
Destanların Gölgesinde Bir Uyanış: Tandoğan'da Yükselen Anadolu Ruhu
Şerife Güven
Destanların Gölgesinde Bir Uyanış: Tandoğan'da Yükselen Anadolu Ruhu
Meçhûl Bir Zaman Dehlizinde
Köksal Cengiz
Meçhûl Bir Zaman Dehlizinde
Suyun Öte Tarafı-Balkan Türkleri
Şevket Sezer
Suyun Öte Tarafı-Balkan Türkleri
Çok Okunan Haberler
Gençlik ve Spor Bakanlığı 600 personel alacak: Başvurular 13 Temmuz’da başlıyor
Gençlik ve Spor Bakanlığı 600 personel alacak: Başvurular 13 Temmuz’da...
Hakim ve Savcı Yardımcılığı mülakat sonuçları açıklandı!
Hakim ve Savcı Yardımcılığı mülakat sonuçları açıklandı!
Sizin sözünüz geçer akçe olduğu sürece burada görev yapamam
Sizin sözünüz geçer akçe olduğu sürece burada görev yapamam
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo