• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
23:08
Öğrenci fotoğrafları ve listeleri kaldırılacak
22:41
LGS sonuçlarına günler kala radikal değişiklik
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Türk Ocakları'ndan
  3. Türk Ocakları: 108 Yıl Önce 108 Yıl Sonra
Yayınlanma: 04 Şubat 2020 - 13:41

Türk Ocakları: 108 Yıl Önce 108 Yıl Sonra

04 Şubat 2020 - 13:41
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Türk Ocakları: 108 Yıl Önce 108 Yıl Sonra
Türk Ocakları'ndan

 


Türk Ocakları bugün 83 şube ve 3 temsilcilikle yurt içinde; 2 şube ve 2 temsilcilikle yurt dışında faaliyet gösteren, bir “kamu yararına çalışan dernek”tir. 108 yıl önce kurulduğunda, çok farklı bir genel durumda, Devlet-i Aliyye’nin parçalanma ve dağılma döneminde, “Osmanlıcılık” ve “İslamcılık” siyaset tarzlarının sadra şifa olmadığı ortaya çıktığında, Türklüğü esas alan aydınların ve gençlerin öteden beri devam ettirdikleri cemiyetler kurma ve dergiler çıkarma girişimlerinin en etkilisi ve kalıcısı olarak tarihe geçti.

Türkçülüğün fikir babalarından Hüseyinzade Ali Turan ve Ziya Gökalp, bir çerçeve çizmişti: Türkleşmek, İslamlaşmak, Çağdaşlaşmak. Bu çerçevenin mahiyetini ve anlamını bugün de çok iyi anlamaya ihtiyacımız var. İlk iki ilke veya hedef, aslında üçüncüsüyle birlikte düşünülmelidir. Tarih, durağan değildir. Milletler, bir kere oluşup yüzyıllar boyunca aynı kalmadığı gibi, kültürler de değişerek devam ederler. Genelde insanlık tarihine özelde de millî tarihimize bu bakış açısından bakmak zorundayız. Aksi hâlde tarihi, Türklüğü, Müslümanlığı, uygarlığı velhasıl bizim için anlam ifade eden her şeyi şablonlarla yorumlar ve neticede bir yere varamayız.

Türk Ocaklarının kurucu neslinin fikirleri, hareketleri ve hedefleri o zamanın şartlarında oluşmuştu. Zamanla bu dönemdeki görüşleri düzelten, açıklayan hatta değiştirenler olmuştur ama ana çizgi değişmemiştir: Türk milletinin ilmî, iktisadi, kültürel ve sosyal yönden yükselmesine hizmet etmek. Millî Mücadele sonrasında Cumhuriyet rejimi kurulunca Türk Ocaklılar yeni dönemin kültür, eğitim ve toplum dayanışması ocağı olarak önemli işlevler ifa ettiler. Öyle ki, kapandığı sırada şube sayısı 270 civarında iken üye sayısının Cumhuriyet Halk Fırkasından bile fazla olduğu anlaşılmaktadır. Ama gün geldi, yüksek yerden gelen talimatla Ocak, kendini feshetti.

Burada maksadım, bu konunun ayrıntılarına girmek, sebeplerini tartışmak, müsebbiplerini bu meseleden dolayı tenkit etmek değildir. Sadece bir şeyi anlatmaya çalışıyorum: Bir zamanlar “Bu Ocağı söndürenlerin ocağı sönsün!” denirken 1930’ların şartlarında “millî kuvvetleri birleştirmek” gerekçesiyle –ki, bu da rüşvet-i kelamdan ibaret kalacaktır; zira hemen sonra Halkevleri kurulacaktır- Ocak’ın kendisini feshi emredilebilmiştir. Demek ki tarihî şartlar, bazen devleti yönetenlere içlerine sinmeyen eylemleri yaptırabiliyor veya bazı kurum, kuruluş ve fikirler zamanla değişebiliyor. Nitekim 1930’larda Türk kimliği, tarihi ve dili ile ilgili çalışmalara baktığımızda, Anadolu üzerindeki toprak iddialarının yanında yeni rejimin kökleşmesi kaygısının da etkisiyle, İslam-öncesi Türk ve Türkiye tarihinin önem kazandığı, dilde ise bir müddet sonra yine Atatürk’ün talimatıyla daha makul bir çizgiye çekilecek olan özleştirme faaliyetlerinin yoğunlaştığı bilinmektedir.

Türk Ocaklarının efsanevi başkanı, Atatürk devrinde bakanlık ve büyükelçilik yapmış olan Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ocak 1949’da yeniden faaliyete geçtikten sonra, âdeta sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemesi gibi, Ocakların yaygınlaşmasına pek sıcak bakmamıştır. Nitekim Türkçü olduğunu ilan eden Başbakan Şükrü Saracoğlu devrinde, 1944’te Türkçülerin uğradığı takibat ve Demokrat Parti iktidarında Milliyetçiler Derneğinin kapatılması olayı, Türk milliyetçilerinin hafızasında derin izler, acı hatıralar bırakmıştır. Türk milliyetçileri, elbette hiçbir zaman mücadeleyi bırakmamış, bütün olumsuzluklara rağmen teşkilatlarını ayakta tutmaya çalışmışlardır.

Türk Ocaklarının ve diğer milliyetçi teşekküllerin tarihini burada ele alacak değiliz ama bazı hususlara değinerek sözü günümüze, günümüzde Türk Ocaklarının yaptıklarına getireceğim. Peşinen belirtmeliyim ki burada savunmacı bir yaklaşımla değil; bilgiye, akla ve verilere dayalı bir eleştiri ve öz-eleştiri yaklaşımıyla meseleyi değerlendirmeye gayret edeceğim.

Bilindiği üzere, 1950’lerden 1980’e kadar Hamdullah Suphi Tanrıöver, Osman Turan, Emin Bilgiç gibi nitelikli devlet ve kültür adamlarının başkanlığında daha ziyade kültür sahasında kalarak faaliyet gösteren Türk Ocakları, 12 Eylül Darbesi’nden sonra diğer dernekler gibi faaliyetlerine ara vermek zorunda kalmış; 1983 seçimlerinden sonra ortamın nispeten normalleşmeye başlamasıyla, 1985’ten itibaren yeniden faaliyete geçmiştir. Merhum Orhan Düzgüneş Hoca’mızın fedakârca gayretleriyle başlayan bu yeni dönemde Türk Ocakları; şube sayısını arttırmış; 1990’larda Türk dünyasından gelen öğrencilere kucak açmış; Türk Dünyası Gençlik Kurultayları düzenlemiştir. Genel Merkez Yönetimi ve Hars Heyetinin bilimsel toplantılar, millî devlet ve milliyetçilik, kozmopolitizm ve kimlikten kopuş, yeni medeniyet tasavvuru üzerine çalıştaylar düzenlediği 2000’li yıllarda, şubeler de pek çok kültür faaliyetine imza atmıştır. Türklük ve Türk Dünyası ile ilgili meseleler hakkındaki görüş ve tavırlar; Türk Yurdu dergisi, basın açıklamaları ve toplantılar yoluyla kamuoyuna yansıtılmıştır. 2010’larda ise Türk Keneşi, Irak ve Suriye Türkmenleri ve Doğu Türkistan meselesi başta olmak üzere Türk Dünyası ile ilgili konularda, ülke içinde ve dışında faaliyetler yapılmıştır. Rabia Kadir hakkındaki imza kampanyası, Elini Türkmeneli’ne Uzat, Turaneli Yardım Kampanyası, Kurban kampanyaları vb. de bu bağlamda zikredilmelidir.

Şubelerde Ocakbaşı sohbetleri, kitap okumaları vb. alışılagelmiş faaliyetlerin yanında Türk Ocakları, son dönemde gençlere dönük faaliyetlerini daha sistemli bir hâle getirmeye çalışmaktadır. Türk Ocakları Akademisi veya bazı şubelerimizde Millî Mefkûre Mektebi adıyla üniversitelerin öğretim dönemlerine paralel olarak Genel Merkez ve şubelerde iktisattan tarihe, edebiyattan kişisel gelişime, dinî konulardan sanata farklı alanlarda, alan uzmanı akademisyen, sanatçı ve edebiyatçılar dersler vermektedir. Program, kapsayıcı bir muhtevayla gençlere millî şuur, tarih bilinci ve gelecek bakış açısı kazandırmayı amaçlamaktadır. Üniversitelerde kendi alanlarında en iyi şekilde yetişmeye teşvik edilen gençler, Ocaklarda âdeta millî bir donanım kazanmaktadırlar. Bu programda gençlere yalnızca yol ve yöntem gösterilmeye çalışılmaktadır. Maksadımız, kendilerine anlatılanları sorgusuz sualsiz kabul eden değil; eleştiriye açık, sorgulayıcı ama aynı zamanda milletinin değerlerine saygılı, onları özümsemiş ve geleceğe yeni yorumlarla taşıyacak nesiller yetiştirmektir.

Türk Ocakları bütün bu faaliyetleri, Genel Merkez ve şube yönetimlerinde bulunan arkadaşlarımızın ve bir kısım üyelerimizle gönüldaşlarımızın fedakârca gayretleriyle sürdürmektedir. Elbette, bazı projelerimize kamu kurum ve kuruluşları destek olmaktadır ama cari harcamalarımızı tamamen gönüllülük esasına göre ödenen aidat ve yapılan yardımlarla karşılıyoruz. Hiç şüphesiz gerek şubelerimizdeki konferans, panel, bilgi şöleni vb.ne katılan gerekse Akademi programında ders veren akademisyen, sanatçı, yazar vb. dostlarımızın tamamen hasbi katkılarını da burada şükranla anmak durumundayım.

Tarihî şartlarda aksine vuku bulan gelişmelere rağmen Türk Ocakları, kuruluş felsefesinde ve tüzüğünde yer alan temel bir ilkeye her zaman hassasiyet göstermeye çalışmıştır: Fırka/parti siyasetiyle uğraşmamak, kültür alanında faaliyette bulunmak. Tabiatıyla siyasetin hayatımızın neredeyse bütün alanlarına sirayet ettiği durumlarda, buna uymayan eylem ve söylemlerle karşılaşılmaktadır. Bu, dün olduğu gibi bugün de böyledir. Yine de Türk Ocaklarının bu temel ilkesine azami derecede uymaya özen gösteriyor, bölücü ve etnikçi siyasetler hariç -ki onlara tepkimizi her zaman gösteriyoruz- genelde siyasi alana fazla girmemeye çalışıyoruz. Bununla birlikte, memleketin ve milletin temel değerleri ve bekasıyla ilgili gördüğümüz meseleler hakkında tavrımızı veya tepkimizi ortaya koymaktan da asla çekinmiyoruz.

Ülkenin ve dünyanın kargaşa içindeki bir dönüşüm sürecinden geçtiği günümüzde, Türk Ocakları gibi millî duruşu temsil eden kuruluşların temel meselelere dair çok daha derinlikli ve kapsamlı çalışmalar yapması, millî bünyeyi güçlendirici faaliyetler yürütmesi ve Türk Dünyasının birliği istikametindeki çabalara katkıda bulunması elzemdir. 108. yılını idrak eden bu kutlu Ocak’ın Türk milletini yükseltme davası yolunda hizmet edip ebedî âleme göçen bütün büyüklerimizi ve üyelerimizi rahmetle anıyor, bu Ocak’ın ateşini harlamaya devam edenlere selam ve muhabbetlerimi sunuyorum.

 Prof.Dr. Mehmet ÖZ

Türk Ocakları Genel Başkanı

Yazarın Diğer Yazıları

  • NATO Zirvesi Ve Terörsüz Türkiye Konusu - 30 Haziran 2026
  • 14 Mayıs Seçiminin Mesajı: Cumhuriyet'in İkinci Yüzyılını Da Türk Milliyetçileri İnşa Edecektir - 16 Haziran 2026
  • İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir - 21 Nisan 2026
  • 2026'ya Girerken Türkiye - 17 Ocak 2026
  • Cumhuriyet'imizin 102. Yılı Kutlu Olsun - 02 Kasım 2025
  • Dijital Çağda Devletsiz Veya Sözde Özerk Türk Toplulukları - 02 Ekim 2025
  • 12 Eylül Darbesinin Hedefi, Yapılış Tarzı ve Sonuçları - 12 Eylül 2025
  • Yargı, Siyaset, Sistem Ve Süreç Ekseninde Türkiye - 22 Ağustos 2025
  • Milletimizin Kimliğini Yoğuran Tarih, Adını da Koymuştur: TÜRK - 26 Temmuz 2025
  • Büyük Orta Doğu Yangını - 23 Haziran 2025
  • Fesih ve Ötesi* - 09 Haziran 2025
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun - 25 Nisan 2025
  • Bayramınız Kutlu Olsun - 04 Nisan 2025
  • "Hukuk ve Hakkaniyeti Kaybetmemeliyiz. Yoksa Türkiye Kaybeder." (Abdullah Gül) - 25 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye" ama nasıl? - 02 Mart 2025
  • "Terörsüz Türkiye": Yeniden "Çözüm Süreci" mi, Terör Örgütünün Kayıtsız Şartsız Teslim Oluşu mu? - 24 Şubat 2025
  • Hamas Durum Değerlendirmesi Yapmak Zorunda - 22 Ocak 2025
  • Suriye'de Yeni Dönem Başlarken - 27 Aralık 2024
  • Osmanlı Kuruluş Ve Klasik Döneminde Bilim Ve Bilim Zihniyeti Hakkında Bazı Notlar[1] - 13 Aralık 2024
  • Ekim Ayı Türkiye Gündemine Dair Bazı Notlar - 18 Kasım 2024
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Sabri Şenel
Sabri Şenel
Maden Gelirlerinde Kamu Payı: Doğa ve Ekonomi Arasında Bir Denge Kurulmalı
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Memur ve Emeklisine Ek Zam İçin Daha Ne Bekliyorsunuz?
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Fındık Üreticilerinin Valiliklerden Beklentileri
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Okumasanız da Olur
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Eğitim Mühendislerine Yakışmayan Teslimiyet ve Sorumsuz Yetkililer Saltanatı
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
TÜİK Rakamlar Sana İnanmamam Gerektiğini Söylüyor
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasette Zemin Kayması
Emekli Öğretmenler Mağdur: Gelir Adaletsizliği Giderilmeli!
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Emekli Öğretmenler Mağdur: Gelir Adaletsizliği Giderilmeli!
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
CHP Zihniyetinden Yazıcıoğlu Suikastına
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Büyük Türk Kağanlığı-5
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
İnsan Kendinden Özür Diler Mi?
Ancak
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Ancak
Sri Lanka Kandy Seyahati
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Kandy Seyahati
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Misafir Yazılar
Sivas Katliamında Saklanan Gerçekler
Dervişoğlu'nu Kasise Düştü Kabul Edelim.
Orhan KILIÇOĞLU
Dervişoğlu'nu Kasise Düştü Kabul Edelim.
Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi.
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Türk'ün ilk başbuğlarından Bilge Kağan'dan, son başbuğ Atatürk'e uzanan milliyetçilik düşüncesi.
Bu Yazımı Çocuklarınıza Vasiyet Olarak Bırakınız!
Ali Kemal Gül
Bu Yazımı Çocuklarınıza Vasiyet Olarak Bırakınız!
NATO Zirvesi Ve Terörsüz Türkiye Konusu
Türk Ocakları'ndan
NATO Zirvesi Ve Terörsüz Türkiye Konusu
Destanların Gölgesinde Bir Uyanış: Tandoğan'da Yükselen Anadolu Ruhu
Şerife Güven
Destanların Gölgesinde Bir Uyanış: Tandoğan'da Yükselen Anadolu Ruhu
Meçhûl Bir Zaman Dehlizinde
Köksal Cengiz
Meçhûl Bir Zaman Dehlizinde
Suyun Öte Tarafı-Balkan Türkleri
Şevket Sezer
Suyun Öte Tarafı-Balkan Türkleri
Çok Okunan Haberler
Gençlik ve Spor Bakanlığı 600 personel alacak: Başvurular 13 Temmuz’da başlıyor
Gençlik ve Spor Bakanlığı 600 personel alacak: Başvurular 13 Temmuz’da...
Hakim ve Savcı Yardımcılığı mülakat sonuçları açıklandı!
Hakim ve Savcı Yardımcılığı mülakat sonuçları açıklandı!
Sizin sözünüz geçer akçe olduğu sürece burada görev yapamam
Sizin sözünüz geçer akçe olduğu sürece burada görev yapamam
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo