Türkiye, bölücü terör örgütü PKK’nın silah bırakma tiyatrosunu 4 Ağustos 2025 tarihinde Veryansın Tv’den öğrendi.
30 Mayıs 2025 tarihli görüşme tutanaklarına göre Öcalan, teröristlerin hasta militanlardan seçilmesi gerektiğini, PKK’lı grubun silahlarını yaksa da yeniden silahlanabileceğini söylüyordu;
“Gelsin bir grup… Silahları ile beraber Süleymaniye’ye gelsin. Hasta arkadaşlar gibi… Sağlık sorunları olanlar… İkna ederek gelmelerini sağlamak gerekir. İyi niyetli bir adım. Sonra tekrar silahlanırlar. Engelleyen mi var?”
Planı yapan teröristbaşının kendisiydi. Süreç, Öcalan’ın dediği gibi ilerledi.
11 Temmuz’da Süleymaniye’de yapılan törenin ardından militanlar terör yuvalarına dönerek yeniden silahlandı.
PKK’dan 30 teröristin dahi silah bırakmadığı ortaya çıksa da açılımın startını veren Bahçeli, “Öcalan sözünde durdu” iddiasında ısrar etti.
Hatta daha ileri giderek, silah bırakma çağrısının PKK’nın Suriye kolu PYD’yi de kapsadığını öne sürdü, Meclis heyetinin teröristbaşının ayağına gitmesine ön ayak oldu.
Bahçeli’ye en güçlü yanıt, belki de hiç beklenmediği yerden, MİT’ten geldi.
Hürriyet yazarı Nedim Şener’in 27 Nisan’da kaleme aldığı yazısına göre, “MİT Başkanı İbrahim Kalın kısa süre önce AK Parti grubuna yaptığı bir sunumda, sahada sembolik silah bırakmadan öte dikkat çekici yeni bir gelişme olmadığını dile getirdi.” İddia aynı gün, gazeteci Sabahattin Önkibar tarafından da dillendirildi.
Kalın’ın sunumu yalanlanmadığına göre PKK’nın silah bırakmasının bir masaldan ibaret olduğu konusu artık izahtan vareste…
Bu, “açılım” ittifakında ciddi bir krizin de göstergesi. DEM’den gelen son açıklamalar da bunun bir işareti.
DEM Parti’nin son grup toplantısında Tülay Hatimoğulları’nın mesajı şuydu;
“İktidar aksak, ürkek, oyalayıcı bir tutum içinde.”
Krizin adını ise PKK’lı Murat Karayılan 30 Nisan açıklamasıyla koydu;
“Şu an itibarıyla süreç dondurulmuştur.”
Talepler ise başından bu yana aynı;
“Yasal bir güvence olmadan bizim bu zeminde silah bırakmamız akıl dışı olur. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü olmadan bu sürecin gelişme şansı yoktur.”
PKK yasal adımların atılması konusunda ısrarcı. Devlet ve AKP içindeki bir kesim ise “MİT tespit etmeden hukuki adımlar atılamaz” diyor.
Perde arkasında pazarlıklar had safhada…
Süreç nereye evrilecek göreceğiz ancak kamuoyuna “Önce yasa, sonra silah bırakma” algısı yerleştiriliyor.
AKP’ye yakınlığıyla bilinen Abdülkadir Selvi, yangından mal kaçırır gibi bir an önce yasal düzenleme istiyor;
“Elimizi çabuk tutmamız lazım. Yasal düzenlemeleri bir an önce yapmalıyız. Mayıs ayı kritik önemde”
**
Aylardır anlatıyoruz; “Bu sürecin devam etme şansı yok” diye…
Bunu tutanaklara hakim birisi olarak söylüyorum.
Hatta şöyle bir iddiam var;
MİT’in PKK’nın silah bıraktığını tespit etmesi mümkün değil.
Birkaç sebebi var.
Bir…
Öcalan, yine 30 Mayıs tarihli görüşme tutanaklarında Türkiye’nin hukuki adımları atması halinde Türkiye’ye kurşun sıkılmayacağını, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi liderliği ile sözleşme yapılmadığı takdirde ise silahların kesinlikle devre dışı bırakılamayacağını vurguluyor.
“Barzani ve Talabani ile görüşeceğim. Silahı Türkiye’ye karşı stratejik olarak bırakıyoruz ama silahı ancak uygun bir yöntem ile devre dışı bırakacağız. Bir sözleşme yapacağım onlarla.”
İki…
Elebaşına göre Türkiye’ye silahlar doğrultulmasa da Barzanilerle sözleşme yapılsa da “öz savunma” kapsam dışı.
“Öz savunma nasıl olacak? HPG güçlerinin katılımı ile yeni bir savunma gücü
oluşabilir.”
“Medya savunma alanı (PKK’nın kontrol alanları) için ‘demokratik siyaset, öz savunma ve hukuki güvence şarttır’ deyin. Bundan geri tek adım atılmayacak.”
PKK’nın silah bırakmayacağı “açılım” dosyasına hakim bürokrasinin de siyasetin de malumu.
Konu zaten başından bu yana “silah bırakma” değil yasal adımlar ve statü!
PYD’nin kazandığı gibi. Devlet çatısı altında tugay, savunma bakan yardımcısı ve vali belirleme hakkı… Öcalan’a hukuki bir meşruiyet verme planı ve anayasal değişiklikler…
Savaş, cepheler, hesaplaşmalar bu eksende…
Şimdi gözler Saray ve Bahçeli’de…
MİT’in PKK’nın silah bırakmadığına dair raporu ortadayken süreci kim sırtlayacak, faturayı kim ödeyecek, göreceğiz!
Eray Çelebi
Veryansın Tv











