• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNDEM
  • KAMU
  • SENDİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • HUKUK
  • TÜRK DÜNYASI
  • EĞİTİM MEMURLAR
  • Ara
SON DAKİKA:
00:11
Bilgi Üniversitesi kararı geri çekildi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Misafir Yazılar
  3. İKİNCİ ABDÜLHAMİT’İ DOĞRU ANLAMAK
Yayınlanma: 25 Eylül 2016 - 20:29

İKİNCİ ABDÜLHAMİT’İ DOĞRU ANLAMAK

25 Eylül 2016 - 20:29
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
İKİNCİ ABDÜLHAMİT’İ DOĞRU ANLAMAK
Misafir Yazılar
Misafirin Sözü

(Prof. Dr. Nurullah Çetin sayfasından alıntıdır)



Bugünlerde ikinci Abdülhamit üzerine tartışmalar yeniden alevlendi. Aslında bu tartışma, zaman zaman kamplaşma için yerli yersiz gündeme getiriliyor. Ya İslamcılık adına bazı Türk ve Atatürk düşmanları İkinci Abdülhamid’i Atatürk’e karşı Ulu Hakan diye yüceltiyor ya da tam tersine İslam, Osmanlı düşmanları güya Atatürkçülük adına İkinci Abdülhamid’e Kızıl Sultan diye saldırıyorlar. Her iki tutum da sakattır. İkinci Abdülhamid’i Atatürk’e ya da Atatürk’ü İkinci Abdülhamid’e karşı rakip olarak çıkarmak son derece yanlış bir tutumdur. Onlar birbirinin rakibi değil devamıdırlar, hatalarıyla savaplarıyla Türk milletinin iki seçkin beyidir. Osmanlı da bizimdir, Cumhuriyet de. İkinci Abdülhamit de bizimdir, Atatürk de. Ayrıca tarihe mal olmuş büyük şahsiyetler, Türklerin kamplara ayrılıp birbirini dövmeleri için bayraklaştıracağı kişiler değildir.

 Biz bugün tarihe mal olmuş büyük atalarımızı, devletlerimizi yani bir bütün olarak tarihimizi değerlendirirken bize kalan mirastan bugünü ve geleceği sahih temeller üzerine inşa etme aşamasında nasıl faydalanabiliriz diye bakarız. Tarihî mirasın işimize yarayan faydalı yönlerini alır, yanlışlarını eleriz. İkinci Abdülhamit de doğruları ve yanlışlarıyla bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

*Kızıl Sultan lafını Fransızlar, Masonlar, Yahudiler, Türk düşmanları, Avrupa’nın menfaatleri için çalışan vatan, millet, devlet hainleri taktı. Amaçları Osmanlı Devletini dağıtmak, topraklarını Avrupa’nın istediği şekilde paylaşıma açmak, İsrail devleti kurdurmak, İslam dünyasında İngiliz hâkimiyetini perçinlemek, Türklüğü ve Müslümanlığı bitirmekti. Bu amaçlarının önünde İkinci Abdülhamit bir engeldi. O yüzden sultana düşman oldular. Abdülhamit, Kızıl Sultan değildi ama Ulu Hakan da değildi. Vasat bir hakandı.

O bir muhafazakârdı. Devleti mevcut haliyle muhafaza etmeye çalıştı, başaramadı. Devlet parasını ve kaynaklarını israf etmedi. Bütün yaptığı iş, ince siyasetle Osmanlı Devleti’nin çöküşünü otuz üç sene geciktirmektir.

Şimdilerde İslamcı siyaset esnafı Abdülhamid’i öne çıkarmakta, yüceltmekte, adeta bayraklaştırmaktadır. Bu arkadaşlara tavsiyem şudur: Madem sultanı bu kadar çok seviyorsunuz, o halde bu sevginizi, onun doğru politikalarını uygulayarak, yanlışlarını da terk ederek gösterin. Bakalım:

*Abdülhamit Türkçü idi. Doğu Türkistan’a askerî yardım göndererek Çinlilere karşı onları örgütledi. Pekin’de Hamidiye Üniversitesini kurdurdu. Bugünkü İslamcı görünümlü siyaset esnafı ise Doğu Türkistan Türklüğünü yok sayıyor, vize vermiyor, vatandaşlığa almıyor. Onların yerine Filistin, Suriye, Mısır davası güdüyor. Yani Sultan Türkçü idi, bunlar ise Arapçı. Bir de şunu hatırlatalım. Harp okullarına, diğer okullara ve devletin önemli kademelerine Anadolu Türk çocuklarının en çok alındığı dönem, İkinci Abdülhamit dönemidir. Çanakkale Savaşlarını ve Millî Mücadeleyi kazanan subaylar, İkinci Abdülhamid’in Harp okulundan yetişen Türk çocuklarıydı.

*Abdülhamit, bugünkü manada millî bir devlet değil, çok milletli bir devlet olan Osmanlı Devleti için 1876’da hazırlattığı anayasa olan Kanun-ı Esasinin 18. maddesinde devletin resmî dilinin Türkçe olduğunu ve memurların Türkçe bilmesi şartını getirdi. 57.maddede de bütün heyetlerin resmî müzakerelerinin Türkçe ile olması şartını getirdi. 68.maddede ise Türkçe bilmeyenin milletvekili olamayacağı kaydını getirdi. Bizim Abdülhamitçi olduğunu iddia eden arkadaşlar ise Osmanlı Devleti gibi çok milletli değil, “tek millet: Türk milleti” esasına dayalı olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletinde bile Türkçeyi resmî dil olmaktan çıkarma, Türklüğü silme gayretlerine düştüler.

*1895-96’da Avrupa ve Rusya, Doğu Anadolu’da Ermeni Devleti kurmaya çalışıyordu. Sultan bu şeytanlığı sezdi ve bölgenin Müslüman Kürtlerinden Hamidiye Alayları kurdu ve bu kanalla Ermeni eşkiyalığının önüne geçti. Çünkü o bölgede Ermeniler Kürtleri kesiyordu. Bugün de yine aynı bölgede Amerika ve Avrupa, PKK’ya Kürt devleti adı altında aslında bir Ermeni devleti kurdurmaya çalışıyor. İslamcı arkadaşlar eğer Abdülhamitçilik yapacaksa onun bu konudaki politikasını güçlendirerek devam ettirmelidir. Yani Hamidiye Alaylarının devamı sayılabilecek olan koruculuk sistemini daha da geliştirip güçlendirerek devam ettirmeli ve PKK’ya ihale edilen Kürt Devleti etiketli Ermeni Devleti kurma projesini yok etmelidir.

*Abdülhamit, Yahudileri çok iyi tanıyordu ve Yahudi siyasetine karşı Türkleri ve diğer Müslümanları koruma konusunda çok hassastı. Yahudilere taviz vermediği için başını yediler.

 Filistin’de devlet kurmak isteyen Yahudi başkanı Theodor Herzl‘e şöyle dedi: “Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam. Zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!”. İslamcı siyaset esnafı ise bayraklaştırdıkları Sultanın yaptığının tam tersini yapıyorlar. Abdülhamid’in kurdurtmadığı İsrail Devleti ile en çok anlaşmayı bunlar yaptı, her türlü ilişki bunların döneminde dört kat arttı. Abdülhamitçi olmak demek, İsrail ve dünyadaki İsrail akrabaları ile ilişki kurmamak, onlara hiçbir taviz vermemek demektir.

*Abdülhamit, istiklalci ve anti-emperyalistti. Osmanlı Devletini emperyalist devletlerin saldırı ve yağmasından uzak tutmaya çalıştı. ABD’nin Erzurum’da konsolosluk açmasını reddetti, İzmir limanına izinsiz girmeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturdu. Şimdilerde Amerikan emperyalizmine karşı olduğunu söyleyen solcu ve sosyalistlerin Abdülhamid’e kızıl sultan diye saldırmalarını biz anlıyoruz. Bizim sosyalist geçinenler, aslında Amerika’nın beslediği, himaye ettiği yaramaz çocukları ve lejyoneridir. Ayrıca Abdülhamitçilik oynayan İslamcı tayfa ise Sultan gibi Amerika’ya kafa tutma cesaretine sahip değil. Amerika ile stratejik müttefikliğe devam ediyorlar, Amerika’nın bu bölgedeki Büyük Orta Doğu Projelerine taşeronluk yapıyorlar, PKK’ya her türlü destek veren Amerikan üslerini kapatmıyorlar.

*İkinci Abdülhamit, İslam birlikçisi idi. Bugün İslamcı zannedilen siyasetçiler ise Avrupa Birlikçi.

*Sultan, dindar bir adamdı ama onun dindarlığı kendisi içindi. İslam adına ciddi bir çalışması olmadı. Dindar kişiliği din adına bir cazibe oluşturmadı yani kimse ona bakarak dine ilgi duymadı; tam tersine Türkiye’de dinsizlik en çok onun döneminde arttı. Ona kızan aydınların pek çoğu dinden soğudu. Sultanı seven İslamcı siyaset esnafına tavsiyem: Siz de kendiniz için dindar olabilirsiniz. Ama sizin zamanınızda da maalesef dinsizleşme, dinden soğuma hızla artmaktadır. Kimse size bakarak dine heves duymamaktadır. Maalesef tam tersi olmaktadır. O halde Sultana bu yönüyle benzemeyin, gerçek ve samimi dindar olun, İslam’ın emir ve yasaklarını tam olarak uygulayın, en azından hak, hukuk, adalet gözetin, kibirden uzak durun, yetim hakkı, millet devlet parası yemeyin, tam manasıyla Kur’an ve peygamber Müslümanı olun ki insanlar size bakarak İslam’a daha çok yaklaşsın.

*Abdülhamit, kendini devlet sanıyordu. Devlet deyince sadece kendisini anlıyordu. Dolayısıyla kendisinden başka kimseye güvenmemesi, her şeyden tek kendisini sorumlu hissetmesi, kendisinden başkalarının devleti sahiplenmelerini engelledi. İslamcı siyaset esnafına tavsiyem, Abdülhamid’in bu huyunu devam ettirmesinler, demokrasiyi bütün kurum ve kurallarıyla işleterek “Devlet bütün Türk milletinindir” desinler.

*Abdülhamit, tıp eğitiminden askeriliğe, kız eğitiminden sanat eğitimine kadar eğitimin her alanında büyük ilerlemeler kaydetti. İslamcı siyaset esnafının döneminde ise eğitim yerlerde sürünüyor.

*Sultan sanat, mimarlık, askerî teşkilat, bilim ve teknolojide her türlü yeniliği hızla taşımaya çalıştı. Samimiyetsiz takipçileri ise TOKİ devrinden çıkamadı.

 *Şimdi arkadaşlar İkinci Abdülhamit Sempozyumu yapacaklarmış. Beni davet etmeyecekleri kesin. Ha bir de Yılmaz Özdil gibi ciddiyetsiz adamların şarap, kerhane muhabbetli zırvalarıyla İkinci Abdülhamid’i anlamaya çalışmayın

Prof. Dr. Nurullah Çetin

 

Yazarın Diğer Yazıları

  • Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez! - 03 Mayıs 2026
  • Türkistan Gezi İzlenimleri Ve Ahmet Yesevi İle Büyük Türk İnkılabını Yeniden Başlatmak - 02 Mayıs 2026
  • Kahramanmaraş katliamcısı toksik internet alt kültürünün kurbanı mı? - 21 Nisan 2026
  • Türklerin sınırları ve 2700 yılın intikamı - 26 Şubat 2026
  • Kafe, lokanta, hastane, mağaza... Türkiye'de tabela göçmenliği - 21 Şubat 2026
  • İhanetten geriye kalan - 19 Şubat 2026
  • Erol Çatma'nın eski TKP'ye ilişkin bir değerlendirmesi - 17 Şubat 2026
  • Bir kavramsal istila ve anayasal sabotaj: 'Eşit yurttaşlık' maskesiyle milli devletin tasfiyesi - 01 Şubat 2026
  • PKK'nın Siyasetteki Kolu DEM, Kandil'den Yönetiliyor - Nusaybin'deki Oyun Alçaklıktır - 31 Ocak 2026
  • Türkçeyi küçümseyen akademi... 307 ismi görmezden geliyor - 17 Ocak 2026
  • PKK'yı Terör Örgütü Saymamak Tatsız Bir Şaka Mı? - 15 Aralık 2025
  • İmralı Görüşmesinin Düşündürdükleri - 30 Kasım 2025
  • PKK'nın Yeni Propaganda Atağı : Çekiliyoruz - 02 Kasım 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 12 Ekim 2025
  • 1978 Kahramanmaraş Faciasının Mağdur ve Mazlumlarından Ökkeş Şendiller Hakk'a. Yürüdü - 01 Ekim 2025
  • "Paniklemiş tavuk gibi koşuşturuyorlar" - 23 Eylül 2025
  • Kürtleşen Türkmen Aşiretleri - 20 Eylül 2025
  • 43 Yıl Sonra 12 Eylül Darbesi - MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar Davası - 12 Eylül 2025
  • Hukuk Devletinin Ve Demokrasinin Olmazsa Olmazları: Kurumlar, Kurallar, Bağımsız, Tarafsız Yargı - 08 Eylül 2025
  • Etnikçi Fitne Bitmedi. Bölgede Yaygınlaşıyor - 28 Ağustos 2025
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 12
ilan.gov.tr
Gazete arşivi için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Köşe Yazarları
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Serdar Gündüz Liyakat-Sen Genel Sekreteri
Eğitimle Ulus Devlet Bilincini Geliştirmek
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Cahit Akdoğan Araştırmacı yazar
Giresun Dereli Dosyası: Vurgun İddialarının İç Yüzü Ve Denetim Zafiyeti
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Ahmet Acaroğlu Türk Ocağı Eski Başkanı
Edirne ve Uzunköprü'de Fetih Coşkusu
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Mehmet ARSLAN Eğitim Yönetimi Ve Planlama uzmanı
Yönetenlerin Yanlışlarını Göremeyen Öğrencime Mektup(2)
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Remzi ÖZMEN TES İst 8 Nolu eski Şb. Bşk, Kamu-Sen İst eski Bşk
Müdür ve Yardımcıları Akademiye
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Av.Alev SEZEN M.A. Adli Bilimler Uzmanı
Siyasi Umutsuzluk
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Kadriye Demirel (AES Antalya il Temsilcisi , Eğitim koçu)
Sendikalar Sendika Patronluğundan Kurtulmalı, Rota Yeniden Çizilmeli
Aziz Dolu Atabey
Aziz Dolu Atabey
Adalet; paylaşım ile suç ve ceza arasında orantı
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yaşar YENİÇERİOĞLU UAEF Başk
Yeryüzünde Gezin Dolaşın!..
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Reyhan Yıldız Eğitimci Yazar
Mürailer Arasında Hakikatin Vakur Adımları
Yusuf İPEKLİ
Yusuf İPEKLİ
Oku-yorum...
Şu Hayat
Namık Özer ERDOĞAN Atatürk Eğ.En.Eski Md.
Şu Hayat
Sri Lanka Gezimizden
Canan ÖZDEMİR Uzman Sosyolog
Sri Lanka Gezimizden
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Misafir Yazılar
Açılımda kritik eşik: MİT, 'PKK silah bıraktı' diyemez!
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Orhan KILIÇOĞLU
Kimsenin Vatan, Namus Emniyeti Kalmadı!
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Av.Faruk Ülker Ümraniye Türk Ocağı Eski Bşk
Din Anlayışının Ahlaki Çöküntüdeki Etkisi ve Felsefi Düşünce
Atatürk ve Din
Ali Kemal Gül
Atatürk ve Din
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Türk Ocakları'ndan
İki Menfur Saldırı Ve Katliam Çok Yönlü İncelenmelidir
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Şerife Güven
Kuvvayi Milliye Ruhuyla Bandırma Vapurunda Olmak..
Türk'üz Elhamdülillah
Köksal Cengiz
Türk'üz Elhamdülillah
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Şevket Sezer
Ermeni İftiraları ve Gerçekler
Çok Okunan Haberler
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
CHP'ye mutlak butlan kararı çıktı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Resmî Gazete’de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Türk dünyası Uygur soykırımını neden görmüyor?
Ana Sayfa
GÜNDEM
KAMU
SENDİKA
DÜNYA
EKONOMİ
SİYASET
HUKUK
TÜRK DÜNYASI
EĞİTİM
MEMURLAR
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Gazete Manşetleri
  • EKONOMİ
  • HUKUK
  • KAMU
  • MEMURLAR
  • SENDİKA
  • TÜRK DÜNYASI
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

Yeni Slow Radyo