Muhsin Başkan’ın Talimatıyla Arif Sağ ve 34 Kişiyi BBP’liler Kurtardı.
Muhsin Yazıcıoğlu 33 yıl önce DYP-SHP hükümetini; Salman Rüşdi, Aydınlık gazetesi, ateist Aziz Nesin ve provokasyonlar konusunda defalarca uyardı. “Sivas hassas bir şehir; başprovokatör Aziz Nesin’in gelmesine engel olun, etkinlikleri iptal edin.” dedi. Hükümet, Yazıcıoğlu’nun tarihi uyarılarını dinlemedi.
Gladyo ve işbirlikçileri, 15 yıl sonra Sivas’ı yine karıştırdılar. Madımak olaylarının meydana gelmesinde; DYP-SHP hükümetinin, provokatör Aziz Nesin’in, kâfir Salman Rüşdi’nin kitabını tefrika ederek yayınlayan Aydınlık gazetesinin, Başbakan Yardımcısı ve SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’nin, SHP’li Kültür Bakanı Fikri Sağlar’ın, SHP’li valinin, emniyet müdürünün ve istihbarat servislerinin sorumluluğu ve suçu büyüktür.
Tam bir devlet adamı olan Muhsin Yazıcıoğlu’nun tarihi uyarılarına rağmen, provokasyonlara neden olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nin düzenlenmesini isteyen, 3 kez Madımak şenliklerine katılacağını il müdürlüğüne faks ile bildiren Fikri Sağlar, son anda katılmaktan neden vazgeçmişti?
Geçmişten Gelen Tehlike ve İlk Uyarılar:
12 Eylül öncesi Amerikan elçilik görevlileri; Malatya, Amasya, Sivas, Kahramanmaraş, Çorum vb. illeri gezerek sağ-sol, Alevi-Sünni çatışmaları üzerine çalışmalar yapıyorlardı. Amerikalı ajanların gittiği her yerde daha sonra çatışmalar meydana geldi, olaylar çıktı. İller, ilçeler karıştı.
İç savaş tahrikçileri, 2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta tekrar sahneye çıktı. Provokasyonları, Aziz Nesin’in başyazarlığını yaptığı Maocu Aydınlık gazetesi başlattı. Hint asıllı İngiliz kâfir Salman Rüşdi’nin 26 Eylül 1988 yılında İngiltere’de yayımladığı ve İslam dünyasında büyük tepki çeken "Şeytan Ayetleri" (The Satanic Verses) adlı küfürnamenin, 5 yıl sonra Maocu Aydınlık gazetesinde yayımı başladı.
İran’da Humeyni, kâfir Rüşdi hakkında ölüm fetvası verdi. Türkiye, Bakanlar Kurulu kararnamesi ile kitabın yasaklanmasına karar verdi. Ateist-sosyalist Aziz Nesin ise tüm bu koşullarda verilen karara itiraz ederek kitabın yayımlanmasını üstlendi. Nesin, 11 Mayıs 1993 tarihli yazısında “Şeytan Ayetleri yayımlanacak.” dedi.
Aydınlık Gazetesi ve Tepkilerin Büyümesi:
23 Mayıs 1993’ten itibaren Aydınlık gazetesi, kâfir Salman Rüşdi’nin “Şeytan Ayetleri” küfürname kitabını tefrika (bölümler halinde yayımlama) kararı almıştı. İslam’a, Kur’an’a, Peygamberimize dil uzatan, İslam’ın mukaddesatına en rezil hakaretlerle saldıran “Şeytan Ayetleri” adlı küfürnamenin yazarı Salman Rüşdi’nin kitabı, Aydınlık gazetesinde tefrikalar halinde yayınlandı. 26 Mayıs 1993’te Şeytan Ayetleri’nin ilk bölümü yayımlandı.
Aziz Nesin, 28 Mayıs 1993 günü köşesinden hükümet yetkililerine ‘Açık Mektup’ başlıklı yazısında "Aydınlık gazetesine engel olmayın" çağrısı yapıyordu. Milletimizin gösterdiği tepkiler nedeniyle 7 Haziran 1993’te, “Şeytan Ayetleri” tefikası 12’nci bölümle son buldu.
İslam’a ve Kur’an’a hakaret eden, Müslümanlarla alay eden Salman Rüşdi’ye sahip çıkan, ateist yazarın “Şeytan Ayetleri” isimli İslam’a ve İslam peygamberine hakaretler içeren küfürname mahiyetindeki kitabını tefrika halinde yayınlayan Aydınlık gazetesine ve başyazarı Aziz Nesin’e her yerde protestolar vardı. Tepkiler sonucunda Aydınlık, yazı dizisini durdurmak zorunda kalmıştı.
Sivas Olaylarının Ayak Sesleri:
Sivas olayları, göstere göstere geldi. Önce Sivas’a yeni hükümet, sol kökenli bir vali atadı. 21 Şubat 1992’de Sivas’a vali olarak gelen Ahmet Karabilgin, sol kökenli bir bürokrattı. Erdal İnönü’nün en yakın adamlarından biri olduğunu, Sivas’taki Alevi ve sol gruplar söylüyordu. Karabilgin gelmeden namı gelmişti Sivas’a. SHP cephesinde, sol çevrelerde büyük bir sevinç vardı.
Sivas olaylarının sorumlusu Maocu karanlık gazete, ateist Aziz Nesin, etkinliklere izin veren SHP’li Kültür Bakanı, SHP’li vali ve emniyet müdürüdür. Vali, göreve başladıktan beş ay sonra Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nin üçüncüsüne katıldı. Bu etkinlik Sivas merkezde değil, Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz köyünde yapıldı.
Kâfir Salman Rüşdi’nin "Şeytan Ayetleri" kitabını yayınlama teşebbüsünde bulunan Aziz Nesin’in özellikle Sivas’ta Pir Sultan Abdal’ı anmaya yönelik bir toplantıya çağrılması, konuşturulması başlı başına Sivas’taki provokasyonun başlangıcını oluşturdu.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun Tarihi Çabası ve Sağduyu Çağrısı:
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu; 25 Haziran 1993 günü kurulan ikinci DYP-SHP koalisyon hükümetini, I. Tansu Çiller Hükümeti'ni, devlet yetkililerini, siyasileri ve mülki idare amirlerini, Aziz Nesin ve çıkabilecek provokasyonlar konusunda uyarmıştı.
Aynı zamanda Sivas milletvekili de olan Yazıcıoğlu, Pir Sultan Abdal etkinliklerinin merkeze alınması, ardından Aziz Nesin’in Sivas’a geleceğini öğrenmesi üzerine “Eyvah!” demişti. “Şimdi birileri Sivas’ı yangın yerine çevirebilir.” diyerek endişelerini arkadaşlarıyla paylaşmıştı. Bir Sivaslı olarak Sivas’ın hassas yapısını biliyordu. Derhal yetkilileri uyararak Aziz Nesin ve etkinlikler konusunda bir kez daha düşünmelerini salık vermişti.
Muhsin Yazıcıoğlu, tıpkı 3-4 Eylül 1978 yılında yaşanan kanlı Sivas olaylarının bir benzerinin yaşanmaması için üstüne düşen tarihi görevi yapıyor; DYP-SHP hükümetine, Sivas Valisi’ne ve yetkililere “Yapmayın, etmeyin, bu adamı bu şehre getirmeyin.” diyerecek sesleniyordu. Yazıcıoğlu; iç ve dış mihrakların Aziz Nesin’i bahane ederek provokasyonlar yaptırıp Sivas’ı karıştıracaklarını sezinliyordu.
BBP liderine bu noktada ciddi duyumlar geliyordu. Bir siyasi parti lideri olarak Sivas halkını tahriklere kapılmamaya, sağduyulu olmaya çağırıyordu. Yazıcıoğlu, Sivas olaylarından bir süre önce Sivas il teşkilatına talimat vererek dikkatli olmalarını, kalabalık grupların içine girmemelerini, tanımadıkları, bilmedikleri kişilere karşı uyanık olmalarını, yapılacak herhangi bir gösteride hiçbir partilinin bulunmamasını açık bir şekilde söylüyordu. Zaten parti yöneticileri de sokaktaki vatandaş gibi tedirgindi.
2 Temmuz Günü ve Madımak Oteli Yangını:
Hazırlanan provokasyonlar amacına ulaşmıştır. Ajan provokatörler, 2 Temmuz 1993 Cuma namazının ardından meydana çıkmışlardır. Çıkan elim olaylar sonucunda 33 kişi Madımak Oteli’nde dumandan boğularak ölmüştür. Diğer dört kişi ise biri otelde, diğerleri sokakta olmak üzere kurşunlanarak öldürülmüştü.
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, olayları Gaziantep il kongresine giderken yolda haber almıştı. Gelişmeleri anbean takip ediyordu. Yazıcıoğlu hükümete ve yetkililere ateş püskürmüş: “Bu nasıl devlet yönetimi? Bu nasıl vali? Bunlar nasıl provokasyonlara izin verirler? Sokaktaki vatandaş bile olaylar çıkacağını söylüyor; aklı başında olan her insan, siyasi çevreler, yerel basın 'Aziz Nesin Sivas’a gelmesin, olaylar çıkar' diyor, sol örgütler Sivas’a yığınak yapıyor. Güvenlik güçleri ise gereken tedbirleri zamanında almıyor.” diyerek tepkisini ortaya koymuştu.
BBP İl Binasına Sığınanların Kurtarılması:
BBP lideri, sürekli Sivas ile ilgili haberleri parti yöneticilerinden alıyordu. Onlara, “Dikkatli olun, vatandaşlarımızı provokasyonlara karşı uyarın, tahriklere kapılmasınlar.” diyordu. Olaylar devam ederken Sivas İl Başkanı Ahmet Yıldız, tekrar lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nu arayarak Madımak Oteli’nin arkasında bulunan parti binasına yangından kaçan bir grubun sığındığını söyler. İl Başkanı, Yazıcıoğlu’na yangının başladığı ilk anda bir profesör ve 3 kişinin havalandırmadan geçtiğini, onları diğerlerinin takip ettiğini anlatıyordu. BBP lideri; sığınan herkesi kurtarmalarını, içeri almalarını ve dikkatli olmaları talimatını veriyordu.
Sivas İl Başkanlığı’nda, BBP İl Başkanı ve dava arkadaşları, yangına ve öfkeli kalabalığa hiç aldırmadan kendilerine sığınanları kurtarmışlardır. BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, İl Başkanı Ahmet Yıldız’a; partiye sığınan ve kurtarılan kişilerin parti binasına sığındıklarını göstericilerin bilmemesini, aksi takdirde galeyana gelen, kontrolden çıkmış olan yığınların parti binasına saldıracaklarını düşünerek kimseye kapılarını açmamalarını, güvenlik güçlerine haber vermelerini, olaylar yatıştıktan sonra emniyet yetkilileri ile irtibata geçerek onları teslim etmelerini söylüyordu.
Sivas BBP İl ve Merkez İlçe teşkilatı yöneticileri, her türlü riski göze alarak kendilerine sığınan 35 kişiyi kurtarmışlar, onları il binasında olaylar yatışana kadar 3 saat misafir etmişlerdi. Olayların sona ermesinin hemen ardından, binada bulunanlar ortalık sakinleştikten sonra güvenlik güçleri tarafından dışarı çıkartılmışlardı.
BBP il binasına sığınarak hayatta kalanlar arasında eski SHP milletvekili, türkücü Arif Sağ ile birlikte birçok tanınmış sima vardı. Kurtulanlardan birçoğu çeşitli gazetelerde BBP’ye teşekkürlerini dile getirdiler ve hayatlarını BBP’ye borçlu olduklarını söylediler.
Aradan 33 yıl geçmesine rağmen derin sol örgütler ve bölücüler gerçekleri tahrif etmeye devam ediyorlar. 33 kişiyi kurtaran, provokasyonları engellemeye çalışan BBP'ye ve onun şehit liderine iftira atmayı sürdürüyorlar.

Hakkı Öznur











